Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8543

Karar No

2023/6109

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/952 E., 2020/78 K.

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul Kısmen Ret

Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen direnme kararı hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesi ile davacıların murisi 17.10.1993 tarihinde geçirdiği kazada elektrik direğinin devrilmesi sonucu murisin direkten düşerek ayağının topuğunun kırıldığını, ... Kemik Hastanesinde olduğu ameliyatın akabinde 26.06.1998 tarihinde vefat ettiğini, davacıların maddi destekten yoksun kaldıkları gibi manevi çöküntüye maruz kaldıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için ayrı ayrı 3.000 TL olmak üzere toplam 21.000 TL manevi tazminat, her bir davacı için 10.000 TL maddi tazminat olmak üzere; davacı vekilinin ıslah dilekçesi ile Anne ... için 50.000,00 TL, her bir çocuk için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere genel toplam 191.000,00 TL nin davalıdan tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı T. Telekom vekili cevap dilekçesi ile olay tarihinden iki yıl sonra ölümün gerçekleştiğini, olayda müvekkil Kurumun kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile haksız ve mesnetsiz davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2002 tarihli kararı ile SSK müfettiş raporuna göre ölümün iş kazası sonucu değil kanser dahil değişik hastalıklardan meydana geldiği, SSK müfettiş raporunun iptal ettirilip ortadan kaldırılmadığı sürece hükümlerini yürüteceği, başka bir deyişle...'ın hak sahiplerine gelir bağlanmayacağı, öncelikle ölümün iş kazası sonucunda meydana geldiğinin belirlenmesi ve davacılara gelir bağlanmasının esas olduğu, davacı vekiline mahkemece 06.06.2002 tarihli oturumda dava açması için süre verildiği, davacı vekilinin 16.07.2002 tarihli oturumda dava açmayacağıını belirtip duruşma tutanağını imzaladığı, bu durumda mahkemece yapılacak bir işlem bulunmadığı, SSK' nın taraf olmadığı bir davada ölümün iş kazası sonucunda meydana geldiğini sonuçlandırmak ve olayın iş kazası sayılarak SSK'yı gelir bağlamaya zorlamak taraf olmayan SSK hakkında hüküm kurmak anlamına geleceğini, 506 sayılı Kanun'un 23 24 ve 26 ncı madde hükümlerinin buna engel olduğunu, davacı vekilinin dava açmayacağını belirtip duruşma tutanağını imzaladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 23.09.2002 tarihli ve 2002/7205 E. 2022/7290 K. sayılı ilamında özetle; SSK müfettişletrince hazırlanan 29.04.1999 tarihli müfettiş raporu içeriğinden...' ın ölümüne neden olan 17/10/1996 tarihli kazanın 506 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi koşullarına uygun iş kazası niteliğinde olduğunun belirtildiği ve ancak bu ölüm nedeninin bir iş kazasına bağlı olduğu konusunda yeterli bir araştırma yapılmadan ve uzman kuruluşlardan görüş alınmadan davacılara kurumca gelir bağlanmadığı, oysa ki davanın açılmasının temelinde yatan asıl nedenin, mirasçıların ölenin desteğinden yoksun kalmaları sonucu mahrum kalmaları desteğini Kurum ve işveren tarafından giderilmesi isteği olduğu, bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak, ölüm ile kaza arasındaki illiyet bağının belirlenmesi amacıyla tüm bilgi ve belgeler eksiksiz olarak getirtilmek, 506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde öngörülen prosedür işletilmek suretiyle bahsi geçen illiyet bağı tereddütsüz bir şekilde ortaya konulmak ve davada menfaati olduğu kuşkusuz olan ssk kurumu mahkemece doğrudan davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili de yapıldıktan sonra davaya bakılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2022 tarihli ve 2002/1063 E., 2002/964 K. sayılı kararı ile bozma ilamına direnilmesine, davanın reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.02.2003 tarih ve 2002/21 23 Esas ve 2003/56 Karar sayılı ilamında özetle; Mahkemece, davanın bu niteliği göz önünde tutularak ölüm ile kaza arasındaki illiyet bağının belirlenmesi için tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak getirilmesi ve inceleme yaptırılması gerektiği, inceleme sonucu illiyetin saptanması halinde kurumun 506 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre hak sahiplerine gelir bağlamak zorunda olup, Kurumca bağlanacak peşin değer karşılanmamış zararın tespitinde gözetileceğinden illiyetin saptanması Kurumun menfaatini doğrudan etkileyeceğini, bu nedenle Kurumun, yasal hasım durumunda olduğundan Mahkemece doğrudan sosyal sigortalar Kurumuna husumet yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekirken davacıların ayrı bir dava açmayacaklarını bildirdikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ayrıca mahkeme, dava sürekli iş görmezlik durumunun saptanmasına ilişkin olmadığından 506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin uygulanma yerinin bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki bozma kararına da direnmiş ise de, husumet yöneltilmek suretiyle kurumun taraf olacağı bu davada kaza ile ölüm nedeni arasındaki illiyet bağı ancak 506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesindeki prosedürün işletilmesi ve ilgililerin YSK kararına itirazları halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili kürsü konseyinden rapor alınması suretiyle saptanabileceği, aksine bir uygulamanın sonuca ulaşmayı geciktireceği gibi davanın da uzamasına neden olacağı, bu durumda mahkemece doğrudan SSK' ya husumet yöneltilmesi gerektiği, tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz getirtilip 506 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesindeki prosedür ve YİBBGK kararı göz önünde tutularak kaza ile ölüm nedeni arasındaki illiyet bağı saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, davacıların murisi...' ın 17.10.1996 tarihinde görevli olarak çıkmış olduğu ağaç telefon direğinin devrilmesi suretiyle yere düşerek iş kazası geçirmesi sonucunda 26.06.1998 tarihinde ölümü nedeniyle hak sahibi davacılara iş kazası tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması ve sigorta yardımlarının yapılması gerektiğinin tespiti istemine ilişkin olduğu, söz konusu dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Genel Kurulu tarafından düzenlenen 29.04.2010 tarih ve 162 karar numaralı rapora göre... ' ın 17.10.1996 tarihinde geçirmiş olduğu kazadan sonra Kronik Oste Omyelik tedavisi sürmekte iken iyileşmeden öldüğü dikkate alındığında geçirmiş olduğu bildirilen iş kazası ile kişinin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun oy çokluğuyla kabul edildiği, SGK tarafından 10.05.2002 tarih ve B. 13.2.SSK.0.20.00.00/II 241 sayılı yazısı ile düzenlenen tahkikat raporunda olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, ... 2. İş Mahkemesince bir makine mühendisi, bir hukukçu, bir iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda olayın meydana gelmesinde davalı ...Ş ' nin %70 oranın, kazazede...'ın % 30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olup denetime elverişli bir şekilde hazırlanmış olup meydana gelen iş kazasının hangi iş güvenliği kurallarının ihlali neticesinde gerçekleştiği net şekilde ortaya konulduğundan hükme esas alındığı, hesap Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 26.09.2019 tarihli raporda, davacılar murisi ...için 46.429,92 TL, ... için 32.214,71 TL, Eda için 24.285,84 TL, ... için 20.659,18 TL, .... için 16.622,89 TL, ... için 4.133,61 TL ..... için 667,87 TL, .... için 27.345,58 TL maddi tazminat alacağı tespit edildiği, ölüm aylıklarının ilk peşin sermaye değerlerinin tenzili gerektiğinin belirtildiği, SGK'dan ilk peşin sermaye değerlerinin istendiği, olayın meydana gelmesinde tarafların kusuru, olay tarihi, paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile ölümle sonuçlanan iş kazasının kişi üzerindeki etkileri dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle;

1 Davanın kısmen kabulü ile,

a. Maddi Tazminat bakımından;

Davacı ... için 27.345,58 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

Davacı ... için 20.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ... için 16.622,89 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

Davacı ... için 4.133,61 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,

Davacı... için 20.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ... ... için 20.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ......için 20.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b.Manevi tazminat bakımından;

Davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ... ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı ......için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26.06.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffa işçiye tamamen varsayımlara dayalı olarak, sırf tecrübeli işçi diye, hiçbir somut vakıa ve delil bulunulmamasına rağmen kusur izafe edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müteveffa işçinin tamamen kusursuz olduğunu, çürük ve mevzuata uygun olmayan elverişsiz telefon direği diken, direğin gerekli bakım ve sağlamlaştırma işlemlerini yapmayan, teknolojinin imkanlarını kullanarak işyerinde sepetli veya kovalı vinç ya da kaldırma araçları, yükselebilen platformlu araçlar tahsis etmeyen, direğe çıkılmadan evvel lente veya payanda ile direğin kuvvetlendirilmesini sağlamayan, işçisine gerekli eğitimi vermeyen, işyerinde etkin bir kontrol mekanizması kurmayan ve takip etmeyen davalı işverenin tam kusurlu olduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... Telekom A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, dava konusu kaza ve zararın doğumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı için, sorumluluğunun olmasının da mümkün olmadığını, zira, kazanın tamamen müteveffa...’ın dikkatsiz ve tedbirsiz davranması sonucu meydana geldiğini, gerek zamanla gerekse müvekkili şirketçe verilen eğitim programlarıyla gerekli tecrübe ve beceriyi kazanmış olan davacının, işlemi yapmadan önce gerekli kontrolleri yapması daha sonra ise işe başlaması gerektiği, karara dayanak teşkil eden 26.09.2019 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edilebilmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda davacının kaza tarihindeki maaşı ile o yıl uygulanan asgari ücretin kıyaslanarak hesaplama yapıldığını, bu nedenle illa bir kıyas yapılacak ise Türk Telekom’da, müteveffa...’la aynı unvan, kıdem, derece, kadro ve ek göstergeye sahip emsal çalışanın maaşının esas alınarak veya 1996 yılı sonrasına ilişkin memur/işçi maaş artış oranları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kaldı ki aksi kanaatin hasıl olması durumunda da davacı ...’a iki pay üzerinden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uyarlı olmadığını, davacının 13.06.2008 tarihli ıslah dilekçesine itibar edilmeyerek hüküm tesis edilmesi gerektiğini, davacılardan ...’ın 24.11.2009 tarihinde vefat ettiği ve davacı olan çocukların tamamının reşit ve evli olduğu hususları dikkate alınmayarak hüküm tesis edildiğini, dava/ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen ilk kararın,Yargıtay 21.Hukuk Dairesince, Kurumun davaya dahil edilmek sureti ile sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulması,Yerel Mahkemenin direnme kararı vermesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının bozulması neticesinde, Kurumun davaya dahil edidiğini, davacı tarafından Mahkemeye sunulan ve Kuruma tebliğ edilen dahili dava dilekçesine bakıldığında, maddi ve manevi tazminat talebinin bulunduğu ve başkaca bir talebinin bulunmadığının görüldüğünü, sigortalı... ile Kurum arasında hizmet akdi ilişkisi olmadığından davacıların maddi ve manevi tazminat talep etme hakları olmadığını, Kurumun taraf sıfatı bulunmadığından, usulden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca dahili dava yolu ile Kuruma husumet yöneltilmesi de usul hükümlerine aykırı olup,husumet yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, çünkü davacıların murisinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun Kurum müfettişi tarafından hazırlanan 29.04.1999 tarih ve Ar Sor:37 sayılı iş kazası soruşturma raporunda tespit edildiğini, davacıların murisinin geçirdiği kaza ile vefat arasında uygun illiyet bağı olup olmadığını yerel mahkemenin resen tespit etmek zorunda olduğunu, işverene karşı açılan davada, illiyet bağı tespit edilirken Kurumun davaya dahil edilmesinin yersiz olduğunu, davacıların, ... 24.İş Mahkemesi'nin E:2016/602 sayılı dosyasında (ilk esası :2009/880) Kurum aleyhine açılan davada, murislerinin geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeni ile iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması gerektiğinin tespitini talep ve dava ettiklerini, bu dava sonunda, davacıların Kuruma başvuru tarihi olan 20.02.1999 tarihinden itibaren ölüm gelirlerine hak kazandıklarının tespitine karar verildiğini ve kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini ve bu davada kaza ile vefat arasında uygun illiyet bağı bulunduğu ve iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması gerektiği tespit edildiğinden,iş bu davada Kurumun dahili davalı olarak gösterilmesinde hukuki yarar da bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaldı ki yerel mahkeme davacıların talebi ile bağlı olduğunu, davacıların maddi ve manevi tazminat talep ettiklerini, Talep aşılarak hüküm verilemeyeceği göz önüne alınarak, davacıların geçirilen kaza ile vefat arasında uygun illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin ayrıca bir talebi olmadığından, talepten başkasına da karar verilemeyeceği, davada yer alması zorunlu olmadığı halde taraf sıfatı verilerek davaya dahil edilmesi ve yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasının da açıkça hukuka aykırı olduğu, Yargıtay bozma kararı sonrasında ıslah mümkün olmadığından ıslah dilekçesinin dikkate alınmaması gerektiği, aksine yukarıda açıklanan nedenlerle davanın Kurum açısından reddine karar verilmesi ve red kararı ile birlikte Kurum lehine davanın tümden reddi dikkate alınarak masraf ve vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği, davacıların murisinin geçirdiği kazadan yaklaşık 2 sene sonra vefat eden sigortalıya uygulanan tedavilerin yerinde olup olmadığı, sağlığına kavuşup kavuşamadığı, sağlığına kavuşamadı ise bunda hekimlerin ve uyguladıkları tedavinin bir etkisi olup olmadığı, sigortalının başkaca bir hastalığının olup olmadığı, tedaviye uyup uymadığı konusunda tam bir açıklık yokken ve ölüm raporunda murisin; “Beyin kanaması, beyin tümörü, beyin hücrelerinin ve sinirlerinin iltihabı, tüm vücudu kaplayan yaygın enfeksiyona bağlı kalp ve damarların işlevini yitirmesi, SAK+C.tümör+sepsis+encephaktrs” tanılarına bağlı solunum ve dolaşım durması neticesinde vefat ettiği belirtilirken ve bu husus Numune Hastanesince de tetkik edilerek kaza ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı olmadığı yönünde görüş bildirilirken ve SSK Yüksek Sağlık Kurulunca sigortalının ölümünün geçirdiği iş kazası ile bir ilgisinin olmadığı belirtilirken, Adli Tıp genel Kurulu tarafından, zamanında otopsi yapılmayarak iç organ değişimlerinin araştırılmadığı ve eldeki verilerle kesin ölüm sebebinin ve mekanizmasının belirlenemediği ifade edilerek devamla tamamen varsayıma dayalı olarak sadece ve sadece sigortalının ayağındaki tedavinin sürmekte olduğu gerekçe gösterilerek, ölüm ile iş kazası arasında illiyet bağının olduğu yönünde görüş bildirilmesi ve mahkemenin bu görüşe itibar ederek karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, 5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun “vergi ve fon muafiyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde,her türlü harçtan muaf olduğumuz belirtilmesine rağmen ve "HÜKÜM" kısmının 2 nci maddesinde de harçtan muaf olduğumuz belirtilmesine rağmen, 3 üncü maddede hangi davalının sorumlu olduğu belirtilmeksizin muğlak şekilde harçtan sorumluluğumuza karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davacılar ve davalı ... Telekom A.Ş. vekillerinin tüm, dahili davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2.Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; mahkemece verilen direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilamı ile " kurumca bağlanacak peşin değer karşılanmamış zararın tespitinde gözetileceğinden illiyetin saptanmasının kurumun menfaatini doğrudan etkileyeceğini, bu nedenle kurumun, yasal hasım durumunda olduğundan mahkemece doğrudan Sosyal Sigortalar Kurumuna husumet yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği" gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece işbu bozma kararına uyulduğu, davacılar vekili tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun davaya dahil edilmesi için dilekçe sunulduğu ve Kurum'un mahkemece davaya dahil edildiği, öte yandan eldeki yargılama sürecinde diğer taraftan aynı olaya ilişkin olarak, ... 24 .İş Mah.nin 2016/602e. sayılı dosyası ile olayın iş kazası olduğunun, illiyet rabıtasının bulunduğunun, davacıların kuruma başvuru tarihi olan 20.02.1999 tarihinden itibaren ölüm gelirlerine hak kazandıklarının tespitine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 10. HD. Onama kararı ile kesinleştiği, eldeki dosyaya gelindiğinde ise Kurum hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmadığı ve aleyhine vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.

3.Mahkeme kararlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde tanımlanan unsurları taşıması ve kararda taraf sıfatlarının ve taraf isimlerinin doğru bir biçimde gösterilmesi gerekmektedir. Eldeki dosyada; Mahkemece, ...’nın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamında belirtilen kaza ile ölüm nedeni arasındaki illiyet bağı saptanması maksadıyla davaya dahil edildiği ancak yargılama sırasında kesinleşen ... 24. İş Mahkemesi kararıyla kaza ile ölüm nedeni arasında illiyet bağı bulunduğunun kabul edildiği ve davacıların ölüm gelirine hak kazandıklarının tespitine karar verildiği, böylelikle eldeki dosyada dahili davalı Kurum bakımından davanın konusuz kaldığının anlaşılması karşısında; öncelikle ... hakkında bu hususta olumlu olumsuz hüküm kurulmamış olması, öte yandan aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olması ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca dahili davalı olmasına ve davalı sıfatı bulunmamasına rağmen karar başlığında davalı olarak gösterilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

  1. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  2. O halde, temyiz eden davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları gözetilerek hüküm bozulmalıdır. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesi dikkate alınarak 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, ... 23. İş Mahkemesi'nin 06/02/2020 tarih ve 2016/952 E 2020/78 K sayılı ilamında;

1.1. Karar başlığında davalı olarak yer alan ...’nın karar başlığında dahili davalı olarak yazılmasına,

1.2. Hüküm fıkrasına eklenmek üzere;

"Dahili davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına"

1.3. Hüküm fıkrasının 6. Bendi silinerek yerine geçmek üzere;

"6 Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi Hükümlerine göre maddi tazminat yönünden; takdiren 16.119,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, takdiren 6.246,73 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Manevi tazminat yönünden; takdiren 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " ibarelerinin yazılmak

suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,

2.Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapdüzeltilerekrettemyizyargılamakısmenyibbgkkabulkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim