Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14163
2023/596
24 Ocak 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/152 E., 2022/240 K.
DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ... 2 ... vekili Avukat ... 3 ... 4 ... 5 ... 6 ... 7 ... 8 ... 9 ... 10 ... 11 ... 12 ...
MÜTEVEFFA: ...
DAVA TARİHİ: 05.06.2007
KARAR: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverenlere ait işyerinde 01.09.1974 – 30.04.1986 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının ilk olarak işyerinde 13.02.1977 tarihinde çalışmaya başladığını, 03.01.1979 tarihine kadar aralıklı ve kesintili olarak çalıştığını, davacının 01.07.1977 tarihinde başka bir işyerinde işe başladığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; fiilen çalışma olgusunun davanın kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle mahkemece resen araştırılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek, reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2011 tarihli ve 2007/1069 2011/164 E.K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.03.2013 günlü ve 2011/15776 2013/4464 E.K. sayılı ilamı ile; davacının davalıya ait işyerinde 13.12.1977 03.01.1979 arasında geçen çalışmalarının SGK'ya kısmi olarak bildirildiği, mahkemece davacının davasını ispatlamadığı belirtilerek davanın reddedildiği, bordro tanığı ...'nın davacının işyerine ayda bir geldiğini, Kuruma eksik bildirilen 10 günlük bir süresinin olabileceğini beyan ettiği ve diğer tanıkların ise ihtilaflı dönemde çalışması kayıtlara geçmiş bordro tanıkları olmadığı, bu bakımdan tanık sözlerinin çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmadığı soyut düzeyde kaldığı, giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olmadığı belirtilerek, yapılacak işin, öncelikle davalı işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarında çalışmaları bulunanlar içerisinden adları resen belirlenecek diğer bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bordro tanıklarının beyanlarının yetersiz olması durumunda davanın kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınarak araştırmanın genişletilip bu dönemlerde çalışması bulunan komşu işyeri işverenleri ve bu işverenler tarafından çalışmaları Kuruma bildirilen kimseler Kuruma yazılacak müzekkere ve zabıta marifetiyle belirlenip beyanlarına başvurularak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2018 tarihli ve 2013/394 2018/466 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının çalışması konusunda bordro tanıklarının ve komşu işyeri çalışanlarının beyanları alınmış ise de, dinlenen tanıkların davacının çalışma süresi konusunda bilgi sahibi olmadıklarını beyan ettikleri, davacı tanığı ...'in davacının 1974 1979, 1984 1986 dönemlerine ait çalışmalarını doğruladığı, adı geçen tanığın kesinleşen mahkeme kararı ile 01.03.1972 03.01.1979 ve 01.10.1984 01.10.1997 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verildiği, tanığın ilk dönem çalışmasının sona erdiği 03.01.1979 dönemi öncesi ile ilgili olarak 5 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden tespit yapılmasının mümkün olmadığı, ancak tanığın beyanları ve çalışma süreleri nazara alınarak, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalı SGK Başkanlığı dışındaki diğer davalılar murisleri ... ve ...’a ait 22591.34/05 SSK işyeri sicil nolu işyerinde hizmet akdi ile; 01.10.1984 31.12.1984 tarihleri arası 90 gün, günlük 793,00 TL, 01.01.1985 30.06.1985 tarihleri arası 180 gün, günlük 890,00 TL, 01.07.1985 31.12.1985 tarihleri arası 180 gün, günlük 948,00 TL, 01.01.1986 30.04.1986 tarihleri arası 120 gün, günlük 1.083,00 TL, ücretle çalıştığının tesbitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 18.03.2021 günlü ve 2020/6912 2021/3575 E.K. sayılı ilamı ile; bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, bozma sonrası yapılan yargılamada, mahkemece, davacı talebine konu olan, 01.09.1974 tarihi ile 30.04.1986 tarihlerindeki çalışmanın tanık ...’in kesinleşen davası ve beyanları gerekçe gösterilerek kısmen kabulüne dair karar verildiği, hükme dayanak bordro tanığı ...’in 01.03.1972 01.10.1987 ve 1996/1 – 1997/ 2. dönem arası hizmet tespiti yapılmış olması ve bu kararın kesinleşmesi karşısında 01.10.1984 tarihinden itibaren çalışma ilişkisinin kabul edilmesinin çelişkili olduğu, öncelikle bu çelişkinin giderilmesi gerektiği, kabule göre de; davacının dava dışı işyerinde kısmi bildirimlerinin bulunması ve davacının çalışmalarının kesintiye uğradığı dikkate alındığı zaman 08.01.1979 01.10.1984 tarihleri arasındaki çalışmanın bulunmaması halinde, kabule konu edilen 1984 1986 yıllarındaki çalışma sürelerinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı hususunun değerlendirilmemesinin isabetsiz olduğu belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2021/152 2022/240 E.K. sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ve davalı işveren karşı açmış olduğu davası kesinleşen ...'in ... 12.İş Mahkemesi'nin 2013/758 Esas sayılı dava dosyasında; davalı işyerinde 01.03.1972 03.01.1979 ve 01.10.1984 01.10.1997 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tesbitine karar verildiği, tanığın 01.10.1984 tarihinden önceki dönemde davacı ile birlikte çalışması bulunmadığından bu yönde bir tespit yapılamadığı, 01.10.1984 tarihinden itibaren tespiti mümkün olan dönem açısından ise 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talepte bulunulmadığı nazara alındığında tespit yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dosya kapsamında dinlenen tanıkların ifadeleri, diğer deliller ve özellikle tanık ...'in beyanları ile davacının davalılar yanında çalıştığı sabit olduğu halde verilen kararın hukuka aykırı ve hatalı olduğunu belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işverenlere ait işyerinde 01.09.1974 – 30.04.1986 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:17