Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3636
2023/5923
25 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/3074 E., 2022/3127 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 20. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/316 E., 2022/205 K.
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalılara ait işyeri sigortalılarından ...'in geçirdiği iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle hak sahiplerine ... sayılı tahsis dosyası ile 349.547,60 TL tutarında peşin değerli gelir bağlandığını, tedavisi esnasında 556,71 TL tedavi gideri yapıldığını, İGA Havaalanı inşaatı işyerinde "Silindir operatörü" olarak çalışan sigortalının dinlenmek için gittiği işçi koğuşunda geçirdiği kalp krizi sonucunda vefat etmesi neticesinde meydana gelen iş kazasının soruşturulmasıyla düzenlenen Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığının 17.05.2018 tarih 93205.10/İR/9 sayılı "inceleme raporunda" olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini belirterek kurum zararından şimdilik 2500,00 TL'nin gelirler bakımından onay, masraflar bakımından sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketlerden Kalyon Gayrimenkul'ün pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, ayrıca mecburi dava arkadaşlarına karşı davanın beraber ikame edilmesi gerektiğinden eksik husumet yöneltilmesi sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, rücu taleplerinin belirsiz alacak davası olarak yöneltilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, sigortalının vefat sebebinin kalp krizi olup müvekkili şirketlerin hiçbir kusuru bulunmadığından davacı kurum tarafından bağlanan peşin sermaye tutarının rücu edilmesinin mümkün olmadığını belirterek öncelikle davacının talebinin belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacak olması nedeniyle dava değeri tamamlatılması için davacıya kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usul yönünden davanın reddine, her halükarda müvekkili şirket Kalyon Gayrimenkul yönünden sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine, adı ortaklığı oluşturan bir diğer ortak olan Kalyon Havacılık'a yöneltilmesi için davacı kuruma kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde davanın yöneltilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı vekilinin 31.03.2022 tarihli dilekçesinde takibe dayanak borcunu 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma yapılarak ödendiği belirtilmekle dava konusu borcun kapandığı, davanın konusuz kaldığı, borcun yapılandırma nedeniyle ödenerek son bulması nedeniyle davacı Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı Kurum vekili, "davalıların yapılandırma başvurusu yapması ve neticesinde ödeme yapmaları hukuki yönden hatalı değerlendirilmiştir. Kurumun rücuan alacak talebi dayanağını, davalıların kusur oranları oluşturmaktadır. Yapılan yargılama ile kusur oranınının İstinaf ve gerektiğinde Yargıtay denetiminden geçip kesinleşmesi ile müvekkil kurumun alacağı miktar, ancak o zaman netleşmektedir. Kusur oranının kesinleşmemesi hali söz konusu olduğu için dava konusuz kalmamıştır. Karar usule ve yasaya aykırıdır. Kusur bilirkişi raporunda davalıların müştereken %50 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ancak bu kusur oranı ne mahkemece ne İstinaf ne de Yargıtay denetiminden geçmemiştir. Davalıların yapılandırma başvurusu, dosyanın derdest olduğu sırada yapıldığından kurum zararı dosyada mevcut bilirkişi raporunda belirlenen %50 kusur üzerinden hesaplanarak bildirilmiştir. Kurum zararı, alacağı, yapılandırma ödemesi kadar değildir. Yargılamanın devam edip, kusur oranının kesinleşmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi usule ve yasaya aykırıdır. Yapılandırma yasasının hiç bir yerinde derdest davalarda borcun ödenmesinin davayı sonuçlandıracağına ilişkin bir hüküm yoktur. Taraflar arasında imzalanan her hangi bir sulh sözleşmesi yoktur. Yapılandırma başvurusunu bu şekilde yorumlamak hakkaniyetli değildir. Sulh sözleşmesinde vekalet ücreti ve yargılama gideri hususları da gözetilir. Ancak, mevcut durumda asla böyle bir şey söz konusu değildir. Yargılama aşamasında da şifahi olarak da bu husustaki beyanımız alınmamıştır. Davanın açılmasına sebebiyet veren davalıların, kurumun ilan etmiş olduğu imkandan faydalanması karşısında kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri verilmemesi usule ve yasaya aykırıdır. " gerekçeleriyle, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile,
-
5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi, 7326 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05