Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3498

Karar No

2023/5917

Karar Tarihi

25 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1478 E., 2023/21 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/239 E., 2020/5 K.

Taraflar arasındaki yersiz ödenen ölüm aylığının yasal faiziyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Kurum vekili, eşinden 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı, babasından 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan ancak vefat eden davalılar murisi ve müteveffa Mehmet Keser'in hak sahibi olan ...'ın, toplam gelirinin brüt asgari ücretin üzerinde olduğunun tespiti üzerine, baba üzerinden bağlanan ölüm aylığının kesildiğini, yersiz ödenen 8.018,40 TL'nin borç bildirim belgesinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili, haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davacı hakkında, ölüm aylığına müstahaklık yönünden yapılacak irdelemede, 506 sayılı Kanun kapsamındaki eşinden dul aylığı almasının, geçimini sağlayacak başka bir geliri bulunduğu anlamına gelemeyeceği dikkate alınmalı, bu kapsamda davacının 01.04.1996 tarihinde eşinden elde ettiği net ücret dikkate alınarak, 02.08.2003 tarihi öncesinde, gelir getirici başka bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı ile toplam gelirinin ölüm tarihindeki net asgari ücretin altında olup olmadığı araştırılmalı, bulunamaz ise, davacı hakkında 02.08.2003 tarihine kadar aylığa müstehak olduğu kabul edilmelidir.

Diğer taraftan, geçimini sağlayacak başka bir gelirinin olması halinde dahi, bu kanuni şarta dair ibare, 02.08.2003 tarihi itibari ile yürürlükten kalktığı için, 1479 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinde yer alan “bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmama, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almama” şartlarını taşıyan davacı hakkında, ölüm aylığı hakkını doğuran olaya göre, en azından, yasanın yürürlüğe girdiği tarihi takip eden 01.09.2003 tarihi itibari ile ölüm aylığına müstehak olacağı ve bu tarih sonrası bakımından, 506 sayılı Kanun kapsamındaki eşi üzerinden dul aylığı alması olgusunun, her bir Yasanın kendi sigortalıları açısından hüküm ifade etmesi gereği dikkate alınarak, 1479 sayılı Kanun kapsamında uygulama olanağının bulunmaması nedeniyle, 46 ncı maddesi anlamında bir kesme nedeni oluşturmadığı, buna göre, 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alan davacının aylığının kesilmesine dair kurum işleminin, hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmış, ..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davacı Kurum vekili, davalıların borç bildirim belgesinin tebliğinden bir ay içinde borcu ödemediğini, davaya konu borçtan davalıların sorumlu olduğunu beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Davacı tarafından davacının sorumluluğu yönünden yönünden istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına göre..." gerekçesi ile davacı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 12.12.2011 tarihinde vefat eden eşi üzerinden 506 sayılı sayılı Kanun kapsamında aylık alan davacıya 08.04.1981 tarihinde vefat eden babası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 12.12.2011 tarihinde vefat eden eşi üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında aylık alan davacının, 08.04.1981 tarihinde vefat eden babası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlandıktan sonra, 28.07.2017 tarihli yazı ile davalıların murisi ...'ın toplam gelirinin brüt asgari ücretten yüksek olduğu gerekçesi ile, baba üzerinden bağlanan ölüm aylığının kesilerek 01.01.2012 tarihinden itibaren ödenen 8018,00 TL'nin yersiz aylık borcu olarak çıkarılması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2.Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

3.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgindir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  1. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla 25.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

  1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacılar murisi hak sahibinin “Bağ Kur sigortalısı 1981 yılında ölen babadan ve eşi 2011 yılında ölen ve 4/a sigortalı olan eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır.

  2. Davacı tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile ilk derece mahkemesinin “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki (2011) ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı, davalı kurum tarafından yapılan işlemin yerinde ve geçerli olduğu, davacıya tercih hakkı tanındığı, davanın reddi gerektiği” gerekçesi verdiği kararın bozulmasına karar verilmiştir.

  3. Anılan Dairemizin 2021/11008 E, 2021/16908 K sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır(2021/10 228 E, 2021/10 146 E, 2021/10 165 E, 2021/10 408 E, 2021/459 E).

  4. Somut uyuşmazlıkta davacının babası 1981 yılında ölmüştür. Babadan dolayı 1479 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı, bu kanun hükümlerine göre bağlanacaktır. Davacının eşi ise 5510 sayılı kanunun 4/c kapsamında 2011 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlanacaktır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir kesme nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafesastancevaptemyizkaldırılmasınagerekçesikararımahkemesiderecebozulmasınaortadankarşıred

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim