Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4500
2023/5901
25 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/755 E., 2021/262 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/306 E., 2020/104 K.
Taraflar arasındaki haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 28331.02021078289.006.07.08 ve 24008.0202.1096833.006.07.25 sicil numarası ile işlem gören borçlu Tunç Telekomünikasyon Bakım ve İşletim Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin sigorta primi ve işsizlik prim borçlarının 6183 sayılı Kanun'un 48 inci maddesine göre taksitlendirme yolu ile ödenmesini temin etmek amacıyla müvekkili tarafından imzalanın 12.12.2007 ve 17.12.2007 tarihli muvafakatname başlıklı dilekçelerin davalı kurum kayıtlarına işlendiğini, bu dilekçelere istinaden davalı kurum tarafından müvekkiline ait ... İli ... İlçesi...Köyü ... ... mevkinde bulunan 8 pafta 2816 parselde kayıtlı bulunan 45.000 metre kare tarla vasıflı taşınmazın, ... İli Ayaş İlçesi ... köyü Kavakyazısı mevkinde bulunan 52 parselde kayıtlı bulunan 2400 metrekare tarla vasıflı taşınmazın, ... İli ... İlçesi Kuşçu Köyü Deretürkmen mevkinde bulunan 756 parselde kayıtlı bulunan 17.600 metre kare tarla vasıflı taşınmazın, ... İli Ayaş İlçesi ... Köyü Suludere mevkinde bulunan 72 parselde kayıtlı bulunan 3880 metrekare tarla vasıflı taşınmazın, ... İli Ayaş İlçesi ... ( imar ) Köyü Sevindirik mevkinde bulunan 243 parselde kayıtlı bulunan 3035 metrekare arsa vasıflı taşınmazın, ... İli ... İlçesi...Köyü Körkuyu mevkinde bulunan 39 pafta 1286 parselde kayıtlı bulunan 30.200 metrekare vasıflı taşınmazın, ... İl ... İlçesi Poyraz köyü Arpadere mevkinde bulunan 5 pafta 96 parselde kayıtlı bulunan 47.200 metrekare tarla vasıflı taşınmaz kayıtları üzerine 12.12.2007 tarihinde ve yine müvekkiline ait ... İli ... İlçesi...Köyü Körkuyu mevkinde bulunan 39 pafta 1261 parselde kayıtlı bulunan 43.800 metrekare tarla vasıflı taşınmaz kaydı üzerine ise 17.12.2007 tarihinde 6183 sayılı Kanunun 10/5 maddesi gerekçe gösterilerek haciz konulduğunu, haciz işlemlerine dayanak teşkil eden 12.12.2007 ve 17.12.2007 tarihli muvafakatname başlıklı dilekçelerin 6183 sayılı Kanun'un 10/5 inci Maddesine göre değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu dilekçelerin müvekkili tarafından değil başka bir şahıs tarafından kuruma verildiğini muvafakatnamelerin kurum tarafından kabulü esnasında gerekli kimlik tespitinin yapılmadığı, noter tarafından düzenlenmesinin istenmediğini, müvekkilinin imzaladığı muvafakatnamelerin gerek içeriği ve gerekse taşıdığı şartlar dikkate alındığında, bizzat müvekkili tarafından kuruma sunulmayan, noter tarafından tanzim edilmeyen, üzerinde borç miktarı bulunmayan mevzuatın öngördüğü muvafakatnameden uzak olup, yalnızca taşınmazın teminat olarak kabulü istemini içeren bir dilekçe niteliğinde olduğunu belirterek, davacı müvekkiline ait belirtilen tarla vasıflı taşınmazlar üzerindeki 12.12.2007 ve 17.12.2007 tarihli hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
"Dosya içerisindeki 12.07.2007 ve 17.12.2007 tarihli muvafakatnameler incelendiğinde, 17.12.2007 tarihli muvafakatnamede ''2003 yılının 5. ayından 2007 yılının ...'' şeklinde ibare bulunduğu ve borcun döneminin 2007 yılının hangi ayına kadar olduğunun açık şekilde belirtilmemiş olduğu, yine 12.12.2007 tarihli muvafakatnamede ''2003 yılının 5. ayından 2007 yılının.... '' şeklinde ibare bulunduğu, borcun döneminin 2007 yılının hangi ayına kadar olduğunun açık şekilde belirtilmediği, öte yandan muvafakatnamelerin tahsil dairesine bizzat teslim edildiğine ilişkin belge de bulunmadığı, nitekim davalı idarenin 09.04.2019 tarihli yazısında muvafakatnameleri kuruma sunan kişi ile ilgili kimlik tespit veya teslim tesellüm tutanağı düzenlenmediği ancak tecil ve taksitlendirmeye istinaden alınan teminatlar hakkında görüşme işlem kağıdının mevcut olduğunun belirtildiği görülmekte olup, yazı ekindeki 2003/05 ile 2007/10 aylarına ilişkin prim ve işsizlik borçlarının 24 ay tecil ve taksitlendirilmesi ile ilgili teminat hususunda yapılan görüşmeye ilişkin görüşme işlem kağıdında da davacının isminin yer almadığı görülmektedir.
Dava dosyası kapsamında yapılan yargılama sonunda borçlu şirketin iflasının açılmasından sonra, konuyu düzenleyen yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri de gözetilmeden tesis edildiği anlaşılan 12.07.2007 ve 17.12.2007 tarihli muvafakatnamelere dayanan haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. " gerekçesiyle davanın kabulüne, 2 12.07.2007 ve 17.12.2007 tarihli muvafakatnamelere dayanılarak tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelenen davada, davacının kamu borçlusu dava dışı şirketin davalı kuruma olan borçları nedeniyle verdiği muvafakatnamelerin hiç biri noterden düzenleme veya tasdikli şekilde olmadığından, 6183 sayılı Kanun'un 11 inci ve 57 nci maddeleri kapsamında şahsi kefalet sayılamayacağı ve yükümlülük doğurmayacağı, 6183 sayılı Kanun'un 10 uncu, 54 üncü ve 56 ıncı maddeleri kapsamında ise dava dışı şirket borcuna davacı üçüncü kişi tarafından teminat olarak gösterilen taşınmaz üzerine haciz konulduğu, ancak teminat tarihine kadar olan borçlar için davacıya gönderilecek bir bildirim ile borcu 7 gün içinde ödemesi, aksi halde teminat olarak gösterilen mahcuz taşınmaz satış işlemlerinin başlanılacağının bildirilmesi gerekirken davacıya ödeme emri tebliğ edilmek suretiyle hakkında cebri takip başlatıldığı görülmüştür. tüm dosya kapsamından davacı hakkında davalı kurumca başlatılan dava konusu ödeme emirlerine ilişkin takibin bu yönüyle usule ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile taşınmaz üzerine konan haczin kaldırılmasına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun'un 56 ıncı maddesi
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05