Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5301

Karar No

2023/5892

Karar Tarihi

24 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/195 E., 2023/49 K.

DAVA TARİHİ: 09.11.2016

KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen kararın davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı Kurum vekili, kurum sigortalısı ...'ın, ... ve ...'a ait villa inşaatında 03.10.2009 tarihinde sıva ustası olarak çalışmaya başladığını, 13.10.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle yaralandığını, kaza sonrası kurumca sigortalının meslekte kazanma gücünün %100 olarak tespit edildiğini, denetmen raporuna göre olayın iş kazası olarak tespit edildiğini, kurumca sigortalıya 139.978,68 TL PSD geliri bağlandığını, kurum zararının şimdilik 34.994,67 TL'sinin tahsis onay tarihi olan 15.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili 28.11.2016 havale tarihli cevap dilekçesi ile; dava dışı sigortalı ...'ın, müvekkili ...'a ait herhangi bir villa inşaatında çalışmadığını, çalıştığı iddia edilen villanın vefat eden babası ...'a ait olduğunu, meydana gelen kazanın da iş kazası olmadığını, olayla ilgili olarak müvekkilinin işveren sıfatının olmadığını ve herhangi bir kusurunun da olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... mirasçıları olan dahili davalılar ...... ve...; davayı kabul etmediklerini, muris ...'ın mirasını reddettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

3.Diğer davalı ...'ın mirasçıları mirası reddetiklerinden tasfiye memuru olarak atanan ... duruşmalara katılmamış, iş bu davaya da cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.02.2018 tarihli ve 2016/564 E., 2018/57 K. sayılı kararı ileavalı ... mirasçıları dahili davalılar Yunus Işık, Güllüzar Işık ve... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, ... yönünden davanın kabulü ile 13.10.2009 tarihinde meydana gelen ve sigortalı ...'ın %100 oranında maluliyeti ile sonuçlanan iş kazasında davalı işveren ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu ve 111.982,94 TL PSD gelirinin davacı kurumca davalı taraftan rücuan talep edilebilirliğinin tespiti ile 34.994,67 TL PSD geliri alacağının tahsis ve onay tarihi olan 15.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum ve davalı davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında;davalı ... vekilinin bu süreden sonra söz konusu hükmü 19.04.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine, davacı Kurum vekilinin temyiz talebi yönünden; Davalı işverenlerden ...’ın davadan önce 07.05.2015 tarihinde vefat ettiği,mirasçıların vefat üzerine süresi içerisinde açılan ve kesinleşen ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1794 Esas 2015/1901 Karar sayılı ilamıyla, tüm mirasçılar mirası reddine karar verildiğinden mirasın reddi durumunda tasfiye sonucu terekeden arta kalan olursa, bunlar ikinci zümreye geçmeyerek mirası reddetmiş olan birinci zümreye verileceği hususu, yine tahsiline hukmedilecek alacak miktarı, bunun sonucu olarak da terekeden ödenecek kısmı etkileyeceği gözetildiğinde, rücuan tazminat davasının mirası reddetmiş olanların da hak alanını ilgilendireceğinden davacı Kurum tarafından talep edilmesi halinde terekeye temsilci tayin ettirilerek yargılamaya devam edilmesi ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vefat eden davalı ...'ın terekesine atanan temsilci ... davaya dahil edilerek ustabaşı...’in olay sebebiyle kusuru olup olmadığı ve dosyada ve kazazedenin açtığı davada rapor düzenleyen kişilerin dışında iş güvenliği uzmanı bilirkişiler ...... ve ...'den 15.04.2019 tarihinde rapor alınmış ve alınan raporda dava dışı asıl işverenin %75 oranında, ustabaşı...'in %5 oranında ve kazazade ...'ın %20 oranında kusurlu olduğunu tespit edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilmiş tarafların kusur oranlarına göre aktüerya bilirkişisi Mümtaz Bahri Şeflek'den aldırılan rapor içeriğine doğrultusunda yapılan hesaplama ya göre kurumun davalılardan toplam 125,980,81 TL zararı rücu edebileceğinin tespit edildiği, mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmalar ve alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalı ... mirasçıları olarak davaya dahil edilen Yunus Işık, Güllüzar Işık ve... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, diğer davalı ...'ın ise davanın kabulü ile 13.10.2009 tarihinde meydana gelen ve sigortalı ...'ın %100 oranında maluliyeti ile sonuçlanan iş kazasında davalı işveren ...'ın %75 oranında, dava dışı 3. kişi...'in %5 oranında, sigortalı kazazede ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu ve 125.980,81 TL PSD gelirinin davacı kurumca davalı taraftan rücuen talep edilebilirliğinin tespitine karar vermek gerektiği belirtilerek;

Davacının davalılardan ... yönünden ve ayrıca ... terekesinin tasfiye halinde olduğu anlaşılmakla tasfiye memurluğuna karşı olan davasının kabulü ile 13.10.2009 tarihinde meydana gelen ve sigortalı ...'ın %100 oranında maluliyeti ile sonuçlanan iş kazasında davalı işveren ...'ın %75 oranında, dava dışı 3. kişi...'in %5 oranında, sigortalı kazazede ...'ın %20 oranında kusurlu olduğu ve 125.980,81 TL PSD gelirinin davacı kurumca davalı ... ve ... Terekesi tasfiye memurluğundan taraftan rücuen talep edilebilirliğinin tespiti ile 34.994,67 TL PSD geliri alacağının tahsis ve onay tarihi olan 15.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum, davalıların tam kusurlu oldukları, mahkemenin mirasın reddi sebebi ile diğer davalılar yönünden red kararı verirken, mirasın reddi kurum alacağının reddini teşkil etmediğine dikkat edilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371'inci ve 5510 sayılı yasanın 21'incimaddesi hükümleridir.

  3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün temyiz edenin sıfatı neden ve kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmakla davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim