Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1247

Karar No

2023/5739

Karar Tarihi

23 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/3734 E., 2022/2163 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/804 Esas, 2021/764 Karar

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı Fansa Ams İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğu anlaşıldığından duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 23.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı Fansa Ams İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti. adına Av. ......ile davacı adına Av. ... ve davalı Lares Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ..... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 18.12.2015 tarihinden itibaren Kundu Otel inşaatında sıvacı ustası olarak asıl işveren davalı Lares Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş.'nin alt işvereni davalı Fansa Ams İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti.'nde çalışmaya başladığını, davacının 24.01.2016 tarihinde davalı işverenlikte harç kararken iş kazası geçirdiğinden bahisle 280.561,06 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Lares Tur. İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin ... İş Mahkemesi olduğunu, davanın Mapfre Genel Sigorta A.Ş.'ne ihbarının gerektiğini, davanın haksız ve hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, kazanın nerede ve nezaman meydana geldiğinin belirsiz olduğunu, iddiaları kabul etmediklerini, müvekkili davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zarara ve malûliyete karşı itirazlarının bulunduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı Fansa Ams İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı işverenliğin merkezinin .../Manavgat olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazında bulunduklarını, davaya konu kazanın iş kazası olmaması nedeniyle görev itirazında bulunduklarını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının davalı işverenlikte çalıştığı süreçte iş kazası geçirdiğine ilişkin bir delil ve kaydın bulunmadığını, davacının nerede ve nasıl yaralandığının belirsiz olduğunu, kazanın iş kazası olmasının düşünülmesi halinde kusurun davacıda olacağını, davalı işverenliği gerekli önlemleri aldığını, koruyucu malzemeleri verdiğini, davacının emekli olduğunu, iş gücü kaybı nedeniyle maddi tazminat talebinin yersiz olduğunu, davacının asgari ücretli olarak çalıştığını, oluşan görme engelinin çalışmasına engel teşkil etmeyeceğini, bu nedenle maddi tazminat talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle iş kazası neticesinde davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %51,00 oranında olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %15, davalı alt işveren Fansa şirketinin %75, davalı üst işveren Lares şirketinin %10 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 85.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle davacı işçinin meydana gelen iş kazasında yüzde 15 kusurunun bulunmadığını, davacının kaza neticesinde ATK tarafından belirlenen iş göremezlik oranının yüzde 51 den fazla olduğunu, davacının ücretinin yevmiye usulü olmak üzere günlük 120,00 TL olduğunu, ücretin eksik tespit edildiğini, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı Lares şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı şirketin işveren olmaması sebebiyle hakkında husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada davalı şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının ücretinin fazla belirlendiğini, mahkemenin hükme esas aldığı kusur oranlarının hatalı olduğunu, davacı işçinin iş göremezlik oranının yüksek olduğunu, davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı Fansa şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemenin kabulünde olan kusur oranlarının hatalı olduğunu, davacının iş göremezlik oranının yüksek olduğunu, davacı lehine takdir ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının ücretinin eksik tespit edildiğini, aktif dönem sürekli iş göremezlik zararı ve pasif dönem sürekli iş göremezlik zararlarının oldukça düşük hesap edildiğini, çünkü kazadan sonraki yıllarda "asgari ücrette" meydana gelebilecek "artış" oranı / oranları çok düşük hesap edildiğini, ilk derece mahkemesi kararına dayanak olan raporda müvekkilinin aktif döneminin kaza tarihi itibariyle 2 yıl olarak dikkate alınması, peşin sermaye değeri indirimi ve müvekkilinin bakiye ömrü dikkate alınarak yapılan hesaplamaların davacının aleyhine olacak şekilde hatalı ve yanlış yapıldığını, hükme esas alınan kusur raporunda müvekkiline izafe edilen %15 kusuru kabul etmediklerini, tüm kusurun davalılarda olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik oranın kabul etmediklerini, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı Lares şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın yetkisiz mahkemede görüldüğünü, müvekkili şirketin asıl işveren olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunda müvekkiline herhangi bir hukuksal dayanak gösterilmeden kusur izafe edildiğini, müvekkili şirket ile davalı diğer şirket arasında yapılan ve dosyada mübrez sözleşmenin 12 nci maddesi ve ilgili maddelerinde iş sağlığı ve işçi güvenliğinden diğer davalı şirketin sorumlu olduğunun taahhüt altına alındığını, davacının kazanın oluşumuna bizzat kendisinin sebebiyet verdiğini, hatta kaza sonrası işverenine bilgi vermemesi ve kendi kendini tedavi etmeye çalışması ile de tedaviyi geciktirip hasarı çoğalttığını, zaten emekli olan davacının herhangi bir maddi zararının da bulunmadığını, davacının da kabulünde olduğu üzere davacı 30 yıldır bu işi yapmakta olup zaten ileri yaşından ötürü eskisi gibi çalışamayacağını, davacının sürekli iş göremezlik oranının %51,00 olmasının mümkün olmadığını, tespit edilen oranın fahiş olduğunu, hesap raporunda davacının gelirinin hatalı belirlendiğini, emekli olan davacının yaşı itibariyle ancak asgari ücretle çalışabilecek durumda olduğunu, davacının ücret iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, hesabın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının hesap raporunda belirtilen fahiş aktif dönem süreleri boyunca çalışmasının mümkün olmadığını, davacıya verilen kusurun az olduğunu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının geçmiş sağlık durumu, illiyet bağı, zarar ve maluliyete, bilirkişi raporlarına yaptıkları itirazlar dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğini, zaten emekli olan davacının işbu davaya konu olduğu iddia edilen kaza nedeniyle herhangi bir maluliyeti ve iş görememe halinin söz konusu olmadığını, davacının görme kaybı ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığını, hüküm altna alınan manevi tazminatın fazla olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı Fansa şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, dava konusu olayın tamamen davacının kendi ihmal ve kusuru sonucu gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından tüm çalışanlarına işe başlarken gözlük de dahil olmak üzere işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin gerekli tüm koruyucu ekipmanların imza karşılığı teslim edildiğini, davacıya da, özlük dosyasından anlaşılacağı üzere, söz konusu koruyucu ekipmanların imzası karşılığında teslim edilmiş ve ayrıca işe başlamadan önce kendisine iş güvenliğine ilişkin tüm eğitimlerin verilmiş olduğunu, davacının kişisel koruyucu ekipmanlarını keyfi olarak kullanmayarak olaya sebebiyet verdiğini, buna rağmen itiraza uğramış bilirkişi raporundaki kusur oranlarına dayanarak ve bu şekilde müvekkiline kusur atfedilerek, müvekkili şirket aleyhinde karar verilmesinin doğru olmadığını, tahkikat raporunda müvekkiline %75 oranında, ilk kusur raporunda ise %35 oranında kusur atfedildiğini, her iki rapora da itiraz etmelerine rağmen itirazlarının göz önüne alınmadığını, davacı tarafın talebi doğrultusunda dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, ikinci kusur raporunda müvekkili şirkete sebepleri tam olarak açıklanmaksızın sadece Kurum tahkikat raporunda iştirak edildiği belirtilerek %75 oranında kusur atfedildiğini, söz konusu rapor incelendiğinde, birinci kusur raporuyla içerik olarak aynı olduğunun görüleceğini, buna rağmen diğer rapordan farklı kusur oranı izafe edilmesinin sebebinin belirtilmediğini, mahkemece kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davacının sürekli iş göremezlik oranı her ne kadar %51,00 olarak tespit edilmiş ise de kaza ile sürekli iş göremezlik oranı arasında illiyet bağı bulunmadığını, sürekli iş göremezlik oranının %51,00 olarak tespit edilmesinin hatalı olduğunu, emekli ve icra ettiği meslek için oldukça ilerlemiş bir yaşta olan davacının, ağır iş gücü gerektiren inşaat sektöründe sürekli olarak iş bulabilmesi de mümkün olmadığını, hesap bilirkişisinin kusur raporlarında yer alan tüm kusur oranlarına göre alternatifli hesaplama yapması gerekirken bunu yapmayıp, kendisini mahkeme yerine koyarak seçtiği kusur oranı olan %75 üzerinden hesaplama yaptığını, davacının müvekkili şirkette asgari ücretle çalıştığını, buna ilişkin ücret bordroları ve banka kayıtları kesin delil niteliğinde olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosya kapsamından, yargılamaya konu iş kazasından dolayı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan tahkikat sonucunda düzenlenen inceleme raporunda kazalı sigortalınun %15, davalı alt işveren Fansa şirketinin %75, davalı üst işveren Lares şirketinin %10 oranında kusurlu oldukları yönünde tespit yapıldığı aynı zamanda anılan raporda kazanın sebepleri açıklanırken çalışırken koruyucu gözlük veya yüz siperliği kullanılmaması, işveren tarafından yüz ve göz korumasına ilişkin herhangi bir kişisel koruyucu donanım verilmemesinin de nedenler arasında sayıldığı, İlk Derece Mahkemesi'nce alınan 30.12.2019 tarihli ilk kusur raporunda davacı sigortalının %30, davalı alt işveren Fansa şirketinin %35, davalı üst işveren Lares şirketinin %35 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, Kurum inceleme raporu ile aynı yönde olup hükme de dayanak kılınan 01.02.2021 tarihli ikinci kusur raporunda davacı sigortalının %30, davalı alt işveren Fansa şirketinin %35, davalı üst işveren Lares şirketinin %35 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, anılan ikinci kusur raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinin tahkikat raporuna iştirak ettiklerini belirtmelerine karşın mahkemece alınan birinci kusur raporuna hangi nedenlerle katılmadıkları, kusur oranları yönünden hangi gerekçelerle birinci kusur raporundan ayrıldıkları yönünde bir açıklama yapmadıkları, davacı vekilinin hükme esas alınan 01.02.2021 tarihli bu ikinci kusur raporuna karşı ibraz ettiği 05.02.2021 tarihli beyan dilekçesinde aynen “bilirkişi heyet raporundaki aleyhe hususları ve müvekkile yüklenen kusuru kabul etmemekle beraber, yargılamanın daha fazla uzamaması için duruşma günü beklenilmeksizin dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edilmesini” talep ettiği, ikinci kusur raporunda davacıya kusur verilme nedenleri arasında koruyucu malzeme olarak koruyucu gözlük kullanmaması, işveren ya da yetkililerinden bu konuda gözlük talep etmemesinin de sayıldığı, yine davalı şirketlere kusur verilme nedenleri arasında sıva işleri yapan personellerine kişisel koruyucu malzeme olarak özellikle koruyucu gözlük kullanımını sağlamadıkları, çalışanların koruyucu gözlük kullanmadan çalışmalarını kendi inisiyatifine bırakmalarının sayıldığı, davalı Fansa şirketinin vekili ...'ın Kurum incelemesi sırasında başmüfettişe verdiği 03.10.2017 tarihli ifadesinde her ne kadar kazalı tarafından imzalanan zimmet belgesinde yüz/göz koruyucuları belirtilmemiş ise de iş yerinde her türlü koruyucu malzemenin bulunduğunu beyan ettiği, buna karşılık iş yeri şahsi sicil dosyası olarak temyiz incelemesine konu eldeki dosyaya ibraz edilen dosya içerisindeki zimmet tutanağında ...'ın müfettiş ifadesinin aksine koruma gözlüğünün yer aldığı, yine baş müfettişe ifade veren davacı kazalı ve aynı işyeri işçilerinden Murat Teke'nin işveren tarafından kendilerine koruyucu gözlük verilmediğini beyan ettikleri, tanık ...'ın duruşmada alınan ifadesinde kendilerine koruyucu malzeme verilmediğini, çalışırken davacının gözlüğünün olmadığını beyan ettiği, tanık ...'ın talimatla alınan ifadesinde işe başladıkları sırada baretlerini, sıvacı ustası oldukları için gözlüklerini ve çeşitli güvenlik kıyafetlerini kendilerine verdiklerini ancak kimi çalışanların bu güvenlik aletlerini kullandığını, kimi çalışanların da bunları kullanmadığını, davacının bu güvenlik önlemlerini kullanıp kullanmadığını hatırlayamadığını, ... Kendileri sıvacı oldukları için gözlük taktıklarında duvardan devamlı olarak gözlüklerine kireç geldiğini, elleri kirli olduğu için devamlı gözlüğü silmek zorunda kaldıklarını, bunun da çalışırken kendilerine engel olması nedeniyle kendisi, davacı ve çalışan birçok işçi arkadaşlarının bu güvenlik önlemlerini almaktan vazgeçtiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır.

İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Zira maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında davacının kendi kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi yine manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.

Somut olayda, davacıya koruyucu gözlük verilip verilmediği konusunda mevcut olan çelişki ile ikinci kusur raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinin Kurum tahkikat raporuna iştirak ettiklerini belirtmelerine karşın mahkemece alınan birinci kusur raporuna hangi nedenlerle katılmadıkları, kusur oranları yönünden hangi gerekçelerle birinci kusur raporundan ayrıldıkları yönünde bir açıklama yapmadıkları dikkate alındığında, bilirkişi kusur raporları arasındaki çelişki yöntemince giderilmeksizin sonuca gidilmiş olması hatalı olmuştur.

İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak iş, davalılar tarafından davacıya koruyucu gözlük verilip verilmediği konusunda tanık beyanları arasındaki ve özellikle davalı Fansa şirketinin vekili ...'ın başmüfettişe verdiği 03.10.2017 tarihli ifadesinde kazalı tarafından imzalanan zimmet belgesinde yüz/göz koruyucularının belirtilmemiş olduğunu beyan etmesine karşın dava dosyası arasındaki zimmet tutanağında ...'ın müfettiş ifadesinin aksine koruma gözlüğünün yer alması şeklindeki çelişkinin, gerektiği takdirde zimmet tutanağı üzerinde koruyucu gözlüğe ilişkin kaydın sonradan eklenip eklenmediği noktasında bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle giderip, davacıya koruyucu gözlük verilip verilmediğini tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit ettikten sonra iş kazasının meydana geldiği iş kolunda yetkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan farklı bir bilirkişi heyetinden davacı vekilinin 05.02.2021 tarihli beyan dilekçesi nedeniyle davalılar lehine %15 davacı kusuru üzerinde oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözetip mevcut bilirkişi kusur raporları arasındaki çelişkileri gerekçelerini de belirtmek suretiyle gideren yeni bir kusur raporu alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Davalılar avukatları yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine,

Davacı avukat yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim