Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4836

Karar No

2023/5673

Karar Tarihi

22 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1220 E., 2022/1371 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/121 E., 2022/115 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esasdan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, davalı işverenin Nato Deca sözleşmeleri gereği İncirlik'te kurulu olan hava üssünde konuşlandırılmış ABD hava kuvvetleri personellerinin, kendileri ve aileleri için yürütülmesi gereken hizmetleri ABD hava kuvvelerinden ihale ile alan ve ABD personeli ve ailelerine hizmet sunan işveren konumunda olduğunu, davacının 1986 yılında davalı işverence bahçıvan olarak işe alındığını, aralıksız ve kesintisiz bir şekilde halen çalışmaya devam ettiğini, ücretlerin elden ödendiğini, davacı ile aynı iş yerinde aynı koşullarda çalışan işçilerin açmış olduğu davaların sonuçlandığını, davanın reddedildiğini ancak Yargıtayca kararın bozulduğunu, sonrasında mahkeme tarafından davanın kabul edildiğini ve Yargıtayca onandığını, çalışmalarının çoğunun Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmediğini belirterek davacının 1986 yılından günümüze kadar davalıya ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen, kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, şirketin 2015 yılında ABD'nin Türkiye'de bulunan müşterek savunma tesislerinin aracı üs bakım müteahhitliği ihalesini kaybettiğini ve Türkiye'den tamamen çekildiğini, davalı şirketin davacının halen işvereni konumunda olmasının imkansız olduğunu, müvekkili şirketin NATO anlaşmaları uyarınca ABD'nin Türkiye'de bulunan müşterek savunma tesislerinin aracı üs bakım müteahhitliğini yaptığını, bakım, onarım, iaşe ve ibate hizmetleri ile çalışan Türk işçilerin istihdam edilmesi işlerini beş yılda bir Amerikan şirketlerine ihale yolu ile verdiğini ve ihale edilen hizmetler için bir sözleşme yaptığını, işlerin ve istenilen hizmetlerin tanımının yapıldığı bu sözleşmenin, Türkiye Üs Bakım Sözleşmesi (Turkey Base Maintenance Contract TBMC) olarak anıldığını, müvekkili VBR şirketinin 2015 yılında söz konusu ihaleyi kaybettiğini ve yerine VBR'den tamamen bağımsız Vectrus Systems Corporation şirketinin geldiğini, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, ayrıca görev ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, dava tarihinden beş yıl öncesine kadar olan hizmet tespiti talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, hizmet tespitine yönelik davanın kamu düzenini ilgilendirdiğini, kurum kayıtlarında davacının çalışmalarının hizmet dökümüne işlendiğini, davaya konu dönemlerde isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğunu, ancak davalı iş yerine ilişkin işe giriş bildirgesi veya çalışmasının olmadığını, davacının davalı işveren yanında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, gerek işe giriş bildirgeleri gerekse bordrolardan davacının çalışmalarının kesintili olduğunu, bunun aksinin ancak eşdeğer bir belge ile ispatlanması gerektiğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Her ne kadar davacı 01.01.1986 10.11.2003 tarihleri arasında çalıştığını ifade etmiş ise de davacının hizmet cetvelinde 02.08.1996 tarihinden beri 4b kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı olduğu, davacının 17.07.2008 15.03.2019 tarihleri arasındaki çalışma iddiası yönünden ise davacının hizmet cetvelinde 14.07.2008 yılından sonra işveren ile bağlantısı olmayan iş yerleri üzerinden bildirim bulunduğu, Davacının 10.11.2003 14.07.2008 tarihleri arasındaki talepleri yönünden ise davacının bahçıvan olarak görev yaptığı, devamlı ve sürekli olarak asgari ücret ile çalıştığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davacının davalı ... 18005.001 sicil numaralı iş yerinde, 10.11.2003 14.07.2008 tarihleri arasında toplam 1.684 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 402 günün kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili, davaya cevaplarını tekrarlamış, davacı gibi çalışanlara yangın eğitimi verilmesinin, davacının davalının işçisi olduğunu ortaya koymayacağını, itfaiye hizmetlerinden sorumlu davalının, hizmet verilen üssün niteliğini de göz önünde bulundurarak, istisnasız üste bulunan herkese yangın eğitimi verdiğini, üs çalışanlarının konaklama ihtiyaçlarının da davalı şirket tarafından organize edildiğini, çalıştığı süre boyunca konutu kullanan kişinin, konutu sağlam teslim etmek zorunda olduğunu, bu teslim alma işleminin davalı tarafından yapıldığını, ancak konutun temizletilmesi gibi zorunluluğun bulunmadığını, bazı oturanların konutu kendi çalışanına temizletmiş olabileceğini, bu temizliğin zorunlu olmadığı gibi, davalıyla da ilgisinin bulunmadığını, aynı konularda açılan hizmet tespiti davalarının husumetten reddine dair verilmiş mahkeme kararlarının da bulunduğunu savunmuş Mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Feri müdahil Kurum vekili, yapılan incelemeler neticesinde kurumun yapmış olduğu işlemler tamamen mevzuat dahilinde gerçekleştiğini, herhangi bir hukuka aykırılık söz konusu olmadığını, davacının iddiaları maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olup usul ve yasaya uygun olmayan ilk derece mahkeme kararının kaldılması talebi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 1986 tarihinde işe girdiğini iddia etmekte olup, dinlenen bordro tanıklarının özellikle Meryem Ataş ve ...'nın birbirini doğrular şekilde davacının 2003 yılında davalı işyerinde çalıştıklarını beyan etmişlerdir. İşyeri giriş çıkış kayıtları ile tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı işyerinde çalışmasının sabit olduğu, davacının çalışmasının kesintisiz olduğu anlaşılmakla davada hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, dinlenen tanıklarının, iddia konusu çalışma olgusunu doğrulayan, işyeri ve davacının yaptığı işin niteliğine ilişkin somut, net anlatımları dikkate alındığında davacının davalı işyerinde 10.11.2003 14.07.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığına dair kabulünün yerinde olduğu kanaatine varıldığı belirtilerek, HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1–b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Fer'i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesinde yer alan itirazlarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının 1986 yılından 15.03.2019 tarihine kadar çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim