Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/12831

Karar No

2023/566

Karar Tarihi

23 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/392 E., 2021/1575 K.

vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ: 04.03.2016

KARAR: Kısmen Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/175 E., 2020/185 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.08.2010 tarihinde, üretimi yapılan buzdolaplarının test aşamasında bantta takılan ve sıkışan buzdolaplarının elle ayrım işlemini yaparken, bantta koruma olmaması nedeni ile elinin bandın dişlilerine sıkışması sonucunda sağ el 1.parmağının kopması ile sonuçlanan iş kazası geçirdiğini, SGK kararı ile %16,2 oranında sürekli işgörmezlik derecesi üzerinden davacıya gelir tahsis edildiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurlu olduğunu beyan ederek, maddi ve manevi zararının kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde;kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davacının kaza tarihinden sonra 4 yıl daha davalı şirket bünyesinde çalıştığını, davacının iş göremediği dönemlerde SGK tarafından karşılanmamış herhangi bir maddi zararının bulunmadığını, mezkur olay nedeniyle herhangi bir ruhsal zorluk yaşamadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirketin ...'daki işyerinde 13.08.2007 tarihinde çalışmaya başladığı, kaza tarihinde davalı şirketin buzdolabı fabrikasında test operatörü olarak görev yaptığı, davaya konu kaza olayının 13.08.2010 tarihinde davacı konveyör bandı üzerinden gelen teste girmeyecek olan buzdolaplarının ayırma işlemini yaparken konveyör bandın dönen rulolarının dişlisine sağ el baş parmağını kaptırması sonucunda sağ el başparmağının uç kısmının kopması şeklinde meydana geldiği, kusur raporu ile davalı işveren şirketin kaza olayında %60 oranında kusurlu olduğu ,kazazede işçinin % 40 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, SGK tarafından davaya konu kazanın iş kazası olduğuna karar verildiği, sürekli iş göremezlik derecesinin %16,20 olduğunun belirlendiği, aktüerya bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olup denetime elverişli olması nedeni ile mahkemece hükme esas alındığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulüne; olayın oluş biçimi, davacının bedensel bütünlüğünün zedelenmesi, tarafların kusur durumu, davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranı, paranın satın alma gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının kaza olayı ve sonrasında gördüğü tedavi süreci nedeniyle duyduğu elem ve üzüntünün bir nebze giderilebilmesi amacıyla, takdiren davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiği belirtilerek, 86.658,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı istinafı, mahkemece belirlenen tazminat oranının düşük olduğunu, kararın manevi tazminatı yönünden düzeltilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı istinafı, bilirkişi raporuna dayanarak davalı tarafça sunulan yazılı deliller ve tanık ifadeleri değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, %60 kusuru kabul etmediklerini, davacı işçinin kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve talimatlara uymaması sonucu kazanın davacının ağır kusuru ile kazanın meydana geldiğini, illiyet bağının kesildiğini, davacının maddi bir kaybı olmadığını, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının kaza sonrası çalıştığı 4 yıl boyunca iş kazası nedeniyle ruhsal zorluk yaşamadığını, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kusura ilişkin 20.05.2019 tarihli makine mühendisi ve iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınmaya yeterli nitelikte olduğu, rapora göre olayda davacı işçinin kusur oranının %40, davalının işverenin kusurunun ise %60 olarak tespit edildiği, buna göre hesaplanan maddi zarar miktarında da bir hata olmadığı ,manevi tazminat bakımından ise, meslekte kazanma güç kaybı oranı (%16,2) ve davacının kusur durumu (%40), kaza tarihi, dava dilekçesinde davalının tam kusurlu olduğunun iddia edilmesi dikkate alındığında, davacı için mahkemece takdir olunan 40.000,00 TL manevi tazminat miktarı yüksek olup hakkaniyete ve olayın özelliğine uygun görülmediği , davalının istinaf başvurusunun bu nedenle yerinde olduğu, 30.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle "86.658,88 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmaksızın ve kusur durumuna ilişkin başka bir inceleme yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının zincir koruma kapağı olmadığını gördüğü halde durumu zaman kaybetmemek amacıyla yetkililere haber vermediği ve üretimi aksatmamak için strafor sıkıştırmaya çalışırken yaralandığını, bu kapsamda iş kazasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ikrar ettiği, hesaplanan 86.658,88 TL maddi tazminatın fahiş olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasına maruz kalan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 50, 51, 52, 54, 55, 56 ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 ncü maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim