Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5453

Karar No

2023/5635

Karar Tarihi

22 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1046 E., 2023/197 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/484 E., 2021/14 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 12560514 sigorta sicil numarası ve 1362548093 Bağ Kur numarası ile işlem gördüğünü, davacının 1980 yılından itibaren emeklilik talebinde bulunduğu, 11.05.2012 tarihine kadar geçimini 4/a sigortalısı olarak sürdürdüğünü, eşinin işlettiği kuruyemiş dükkanında kendi rızası olmadan Ltd. Şti ortağı yapıldığını, fakat 4/a sigortalılığına hiç ara vermediğini, kuruyemiş dükkanının 2 3 yıl kadar faaliyette kaldığını, 2006 yılında kapandığını, 4/a sigortalılığının 4/b sigortalılığından önce olup geçimini 4/a sigortalısı olarak sağladığını, şirket ortaklığının kağıt üzerinde kaldığını, 11.05.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 01.06.2012 tarihinden itibaren emekli aylıklarının bağlanması gerekliğinin tespiti ile birikmiş aylıklarının hak ediliş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini gerektiğinin tespiti ile aksi yönde kurumun 24.05.2012 tarih 8815668 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ne istediğinin açıkca belli olmadığını, davanın yetkisiz yer mahkemede açıldığını, davacıya ait sicil dosyasının Kocaeli SGK İl Müdürlüğünde olduğunu, davanın Kocaeli İş Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, 6552 sayılı Kanun gereğince davanın açılmadan önce kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Açılan davanın reddi ile, davacının 01.06.2012 tarihinden önce yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bu tarihten itibaren birikmiş aylıkların davacıya ödenmesinin tespitine dair talebi ile Kurum tarafından 24.05.2012 tarihli 8815688 sayılı kararın iptaline dair taleplerinin ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının ortağı olduğu şirketteki ortalığından dolayı 01.10.2003 tarihi itibarıyla zorunlu Bağ Kur sigortalısı olduğu 09.05.2005 tarihli yoklama fişinden de anlaşılacağı üzere 30.06.2005 tarihinden itibaren şirketin vergi mükellefiyetinin resen terkin edildiğini, ortağı olduğu Limited Şirketin 03.11.2003 tarihinden sonra hiçbir mükellefiyetini yerine getirmediğini, 05.05.2011 tarihli fesih kararına kadar ortaklar kurulunun hiç toplanmadığını, hiçbir hazirun cetvelinin bulunmadığını, emsal kararlar ile Bağ Kur Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri gereğince meslek kuruluşu ve esnaf odasına kayıtlı olmak yeterli bulunmamış ayrıca vergi mükellefi olma zorunluluğu getirildiğini, bu nedenle davacının zorunlu sigortalı olmasının mümkün olmadığını, davacının ortağı olduğu şirketin faaliyet gösterdiği adreste yapılan araştırma ile 2006 yılından itibaren şirket merkezi olarak gösterilen adreste başka ünvanlı bir iş yerinin faal olduğu, söz konusu adreste 2006 2011 arası Sevnur Öztürk isimli bir şahsın iş yerinin olduğunun tespit edildiğini, vergi kaydının 30.06.2005 tarihinde resen terkin edildiği gibi, 17.11.2006 tarihinden itibaren iş yerinin fiilen kapalı bulunması sebebiyle sadece kağıt üzerinde şirket ortaklığının devam etmesi, herhangi bir vergi kaydı olmasızın 18.11.2006 31.05.2012 tarihleri arası 4/a sigortalılığının iptali ile bu primlerin 4/b primine dönüştürme işleminin yasal dayanağı bulunmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... 1. İş Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli, 2016/484 Esas 2021/14 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının çakışan sigortalılıklarından 4/1 a kapsamındaki sigortalılığının geçerliliği ile yaşlılık aylığı talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, "sosyal sigortalarda çokluk", bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, "yararlanmada ve yükümlülükte teklik" ilkesi egemendir. Buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz. Çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü, kanun hükümleriyle engellenmiştir. Belirtilmelidir ki, anılan düzenlemelerde yer alan "emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar" ibareleri, "başka sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olanlar" şeklinde anlaşılmalı, "sosyal güvenlik kuruluşları ibarelerinin de aynı zamanda "sosyal güvenlik kanunları" terimlerini içerdiği kabul edilmelidir.

01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca; sigortalının aynı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında sigortalılık yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır.

5510 sayılı Kanun'un anılan 53 üncü maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değiştirilmiş; sigortalının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (a) ile (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışması halinde ise (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlemesi getirilmiş; ancak, değişikliğe ilişkin anılan 33 üncü madde de ayrıca söz konusu değişikliğin maddenin yürürlük tarihinden öncesi için uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe dair 215/b maddesiyle; “...33... maddesi yayımı takip eden ayın birinci günü yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihinde yayımlanmış olup; bu durumda anılan değişiklikler 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanabilecektir. Başka bir deyişle 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ve bu maddede yapıılan değişikliklerin ancak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren uygulanabilecekleri dikkate alınmalıdır.

5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için ise, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır. Şu durumda 506 sayılı (hizmet akdine dayalı olarak işveren/işverenler tarafından çalıştırılma) ve 1479 sayılı (hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma) Kanunlar kapsamında veya 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak; 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir.

  1. Değerlendirme

Dosya içindeki kayıt ve belgelerden; davacının 11.05.2012 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, 23.01.2002 01.06.2012 tarihleri arasında Merve Kuruyemiş ve Baharat Gıda İnş. Ltd. Şti. unvanlı şirketin ortağı olduğu, limited şirkette ortak olması sebebiyle aynı anda 4/a kapsamında sigortalı çalışamayacağı gerekçeleriyle davalı Kurumca başka bir işyerinden 18.11.2006 tarihinde başlayan sigortalılık sürelerinin 2011 yılının 2. ayına kadar iptal edildiği, davacının 01.10.2003 tarihi itibariyle şirket ortaklığı sebebiyle resen kurumca 4/1 b maddesi kapsamında sigortalılığının tescil edildiği, iptal edilen 4/a çalışmalarına ait prim tutarlarının ise 4/b servisine aktarıldığı, buna göre davacının 01.10.2003 28.02.2011 tarihleri arasında Bağ kur sigortalılık sürelerinin de dikkate alınmasıyla 4/b aylığı bakımından şartları taşımadığı gerekçesiyle aylık bağlamadığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; mahkemece öncelikle davalı Kurumdan davacının 4/a çalışmalarına ait prim tutarlarının 4/b servisine aktarma işlemi olmadan davacı tarafından Bağ kur sigortalılığı kapsamında iradi prim ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi dönemde geçerli olduğu, ayrıca davacının aktarma işlemi olmadan 4/b sigorta kolundan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 63 üncü maddesi kapsamında durdurulan sürelerinin de hangi döneme ait olduğu hususları sorularak netleştirilmeli, buna göre 4/b sigorta kolundan durdurulan süreleri ile davacının 4/a kapsamında geçen çalışmalarının da çakışıp çakışmadığı irdelenmeli, neticeten tüm dosya kapsamına göre davacının 4/a sigortalı olarak çalışmasının bulunduğu dönemde aynı zamanda 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak tescil edildiği dönemler netleştirilip; uyuşmazlık konusu dönem bakımından 18.11.2006 01.10.2008 tarihleri arasındaki baskın çalışma yeterince araştırılmalı, bu kapsamda davacının bu dönemdeki gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda, vergi ve maliye kayıtları getirtilmek, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler saptanmak suretiyle bu çerçevede davacının; emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınmalı ve 01.10.2008 tarihinden sonra 28.02.2011 tarihine kadar devam eden dönem hakkında hangi çalışmaya üstünlük tanınması gerekiyorsa o sigortalılığın geçerli olacağının dikkate alınması suretiyle toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim