Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/8479

Karar No

2023/563

Karar Tarihi

23 Ocak 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2012/390 E., 2021/556 K.

DAVALILAR: 1 ... vekili Avukat ...

2 ... vekili Avukat ...

3 ... vekili Avukat ...

4 TRT Bölge Müdürlüğü vekili Avukat ...

5 ...

6 ...

7 ...

DAVA TARİHİ: 01.08.2003

HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul ve kısmen ret

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılardan TRT Genel Müdürlüğü, ..., Türkiye Sigorta A.Ş. vekilleri ile ..., ... ve ... tarafından temyiz edildiği davalı TRT Genel Müdürlüğü vekilinin duruşma talep ettiği anlaşılmakla, duruşma yapılmak üzere tayin olunan 22.03.2022 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davalı ... Radyo Televizyon Kurum Genel Müdürlüğü adına Av. ... ile davacı adına Av. ... ve davalı ... adına Av. ... , davalı ...Ş. adına Av. ... , davalı asil ..., davalı asil ... ve davalı asil ... geldiler. Davalı ...Ş. adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, incelemenin aynı gün öğleden sonraya bırakılmasına karar verilip, tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten ve mahallince noksanlar ikmal edilerek dosya Dairemize gönderildikten ve kesinlik, süre, temyiz şartı ile diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ardahan'daki Öğretmenler Günü kutlamaları için davalı TRT Bölge Müdürlüğü tarafından kendisi ile birlikte 4 sanatçı daha görevlendirilerek Ardahan'a gönderildiğini, müvekkili ve diğer sanatçıların Ardahan Valiliğine ait ve davalı ... yönetimindeki ... plakalı resmi araç ile götürülürken yolda davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malül kaldığı, olayda davalı TRT Genel Müdürlüğünün işveren, Ardahan Valiliğinin araç maliki, ... ve ...'nun araç sürücüsü ... 'ın araç maliki sigorta şirketlerininde sigorta eden sıfatı ile sorumlu olduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla iş gücü kaybı nedeniyle 100 TL, tedavi gideri nedeniyle 400 TL olmak üzere 500 TL maddi tazminat ile, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini sigorta şirketlerinin maddi istemlerden poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. Yargılamanın devamında fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere iş göremezlikten kaynaklı tazminat istemini 20.631,40 TL'ye, tedavi gideri istemini 500 TL'ye ıslah etmiştir.

  1. Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle iş bu dosya davalılarından fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 11.385,04 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. Yargılamanın devamında bu istemini 116.323,08 TL'ye ıslah etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, yetki itirazında bulunmuş, ayrıca davacının hazırlık aşamasında tüm dava ve şikayetlerinden vazgeçtiğini, davacının tüm tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, kusur oranını kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... AŞ'ne devrolan ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracı şirketlerinin sigortaladığını, şirketlerinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ...Ş.'ne devrolan ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkil şirketçe sigortalandığını, sigortacının sigortalısının kusur oranına isabet eden zarardan poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

4.Davalı TRT Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının TRT kurumu personeli olmayıp, kurumda zaman zaman görev yaptığı, bu görevlendirmeler için yapılan akitteki ücreti aldığı, bu akdin de istisna akdi olduğunu, TRT kurumu yönünden de tazminat yükümlülüğünün doğmadığını, kaza yapan aracın Ardahan Valiliğine ait olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

5.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve görev itirazında bulunup, davacının her iki araçta sigortalı olduğundan tedavi giderlerini dava açılmadan sigorta şirketinden talep ve tahsil etmesinin mümkün olduğunu, ayrıca müvekkili kuruma ait aracın aynı zamanda güvenli araç sigortası poliçesi ile de sigortalandığını, davada zaman aşımı süresininde dolduğunu, davacının her hangi bir zararının söz konusu olmayıp tamamen iyileştiğini, ayrıca davacının sürekli iş göremezlik derecesinin SGK tarafından belirlenip dosyada ki Adli Tıp raporununda bir hükmünün kalmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

  1. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; olayda müvekkilinin kusursuz olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI

1.Mahkemenin 28.09.2010 tarihli ilk kararında birleşen davanın reddine, asıl davada davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;

a)13,317,00 TL (sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle) maddi tazminatın ve 500 TL hastane masrafının ( sigorta şirketleri açısından poliçe limitleri ile sınırlı ve dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ) sürekli iş göremezlik kaybından oluşan maddi tazminatın kaza tarihinden hastane masrafını 13.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine.

b) 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketlerin dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine.

c) Davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmişti

  1. Mahkemenin ilk kararının davacı ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 28.06.2012 tarih ve 2011/3322 E 2012/12334 K sayılı ilamında özetle; Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranının tesbitine dair rapor ile Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranına dair rapor arasındaki çelişkinin Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmak suretiyle giderildikten sonra kesinleşen iş göremezlik oranına göre tazminatları yeniden yöntemince belirlenmesi, inandırıcı güç ve nitelikte olmayan ve İş Kanunun 77 inci maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunun hükme dayanak alınmasının hatalı olduğu belirtilerek iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak heyetten yeniden kusur raporu alınması, açılan ek davanın da usuli kazanılmış hak nedeniyle reddinin hatalı olduğuna işaretle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

IV. BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR

1.Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davacının meslekte kazanma gücünün %19,2 olarak kesinleştiği, kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla dosyaya sunulan heyet raporunda davalı ...’nun %62,5, davalı ...’ın %37,5, davalı ...’ne ait araç sahiplerinin KTK madde 85 uyarınca sorumluluğunun olduğu, davalı ...’ın araç sahiplerinin KTK madde 85 uyarınca sorumluluğunun olduğu, davalı TRT Genel Müdürlüğü’nün ve davacı kazazedenin kusurlu olmadığı belirlenmiş ve TRT ile davacı arasında istisna akdi mevcut olduğundan bahisle her hangi bir ihmal olmadığından kusur değerlendirmesi yapılmamış ise de, yapılan bu değerlendirmeye bozma öncesi gerekçede belirtildiği şekilde itibar edilmediğini, olay bir trafik kazası neticesinde meydana gelmiş olsa da çalışanlarının can ve mal ehliyetlerini sağlama noktasında en yüksek tedbirleri almaması, çalışanlarını uygun araç ve güvenli araçlarla ulaşacakları noktaya sevklerini sağlamaması itibari ile olayın meydana gelmesinde işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerine ve kullanılan araçların yeterli emniyet tedbirlerine uygunluk arz edip arzetmediğini denetleme noktasında sorumluluğu bulunduğu kabul edilerek davalı TRT Bölge Müdürlüğü de tazminatlardan sorumlu tutulmuş, 15.03.2021 tarihli hesap bilirkişi ek raporunun sonucuna göre, davacının maddi zararının iş gücü kaybı nedeniyle; 129.640,08 TL, tedavi giderleri nedeniyle; 500 TL olmak üzere toplam 130.140,08 TL olup, davalı ... şirketince ödendiği ispat olunan 13.317 TL’nin tenzili ile bakiye 116.823,08 TL maddi zarardan 116.323,08 TL’nin iş gücü kaybı nedeniyle hak kazanılan tazminat miktarı, 500 TL’sinin ise hastane masrafı yani tedavi gideri olduğu kanaatiyle her ne kadar davacı vekilince birleşen dosya için ıslah dilekçesi sunulmuş ve bu dilekçeye davalı tarafça 2. Kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle itiraz edilmişse de itirazın manevi tazminat yönünden yerinde olduğu, ancak maddi tazminat yönünden asıl davada ıslah edilen miktar olan 21.131, 40 TL sürekli iş göremezlik nedeniyle davacı yanın maddi tazminata ve tedavi giderleri için 500,00 TL maddi tazminata hak kazandığı birleşen dosya yönünden ise bakiye 95.191,68 TL sürekli iş göremezlik nedeniyle davacı yanın maddi tazminata hak kazandığı hükme esas alınan 15.03.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan gerçek zarar belirlemelerinin hüküm kurmaya elverişli olduğu; bu miktarlardan ilk peşin sermaye değerinin indirildiği gözetilerek maddi tazminata hükmedildiğini, manevi tazminat yönünden ise talep edilen miktarda tarafların kusur oranı ve dosya kapsamında aldırılan maluliyet raporu nazara alınmak suretiyle TMK madde 4 uyarınca hak ve nesafet kuralları göz önünde bulundurularak hüküm kurulduğuna dair gerekçe oluşturulmuştur.

2.1.Asıl Davanın Kısmen Kabul ve Kısmen Reddi ile;

a) Maddi Tazminat Yönünden; 21.131,40 TL (sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle) maddi tazminatın ve 500 TL hastane masrafının ( sigorta şirketleri açısından poliçe teminat limiti ile sınırlı ve bozmadan sonra yapılan ödemenin tenzili ile dava tarihi 01.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ) sürekli iş göremezlik kaybından oluşan maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.11.2002 tarihinden; hastane masrafını 13.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine.

b) Manevi Tazminat Yönünden; olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sıfatları, işgal ettikleri makam, sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi ve paranın o tarihteki alım gücü, ekonomik koşullar, hak ve nasafet kuralları ile davacının olay nedeniyle yaşadığı acı ve üzüntü dikkate alınarak; 8,000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketleri dışındaki davalılardan alınarak davacıya verilmesine.

c) Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,

2.2.Birleşen 2010/153 E 273 K sayılı dosyasındaki maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 95.191,68 TL (sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle) maddi tazminatın (sigorta şirketleri açısından poliçe teminat limiti ile sınırlı ve bozmadan sonra yapılan ödemenin tenzili ile dava tarihi 01.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile) sürekli iş göremezlik kaybından oluşan maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.11.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine. Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan TRT Genel Müdürlüğüne izafeten Bölge Müdürlüğü, ..., Türkiye Sigorta A.Ş., ..., ... ve ...'ın temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı ... ve ... temyiz dilekçesinde özetle; davacının halen saz sanatçısı olarak çalıştığını bu nedenle mesleki güç kaybının olmadığını, sürekli iş göremezlik oranının %19,2 olarak tespitinin hatalı olduğunu, taraflarına verilen %37,5 kusur oranını kabul etmediklerini keşif yapılması gerektinği, yasal olarak Valilik aracıyla yolcu taşınmasının mümkün olmadığını, araçlarının trafik sigortasından yapılan ödemelerin tenzil edilmesi gerektiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunun mevcut bilgi ve belgelere uygun olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davalı TRT Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporunda müvekkiline kusur verilmediği halde tazminattan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, aracın müvekkiline değil Ardahan Valiliğine ait olduğunu, manevi tazminat yönünden önceki kararın bozulmamasına karşın manevi tazminatın artırılmasının hatalı olduğunu, dava ve ıslahın zamanaşımına uğradığını ve bozmadan sonra ıslah yapılamayacağını, bilirkişi raporlarında usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, sürekli iş göremezlik oranının önceki kararda kabul edilen %11 olarak esas alınması gerekirken %19,2 oranının alınmasının hatalı olduğunu, davacıya bağlanan geliri peşin sermaye değerinin tamamının tenzili gerektiğini, hükümdeki faiz oranlarının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

  3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazının ve zamanaşımı Defilerinin dikkate alınmadığını, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, hükmün sigorta hakkında verilmesi gerektiğini, davacı ile arasında işçi işveren ilişkisi olmadığından ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının Ceza Davasında maddi haklarını saklı tutmadan şikayetten vazgeçmiş olması nedeniyle iş bu davanın dinlenemeyeceğini, müvekkilinin olayda kusurunun olmadığını, davacının tamamen iyileştiğini, mesleki kaybı olmadığını, ıslaha ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

  4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; manevi tazminat miktarının önceki kararda hükmedilen 2.000,00 TL’den 8.000,00 TL’ye artırılmasının hatalı olduğunu, davada iki kez ıslah yapılmasının mümkün olmadığı halde birleşen davanın ıslahına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet oranının tespiti davasında taraf olmadığı için o dosya sonucunda maluliyetin %19,2 olarak tespitinin kendisini bağlamayacağını, maluliyet oranları arasında çelişkinin bu davada giderilmesi gerektiğni, %19,2'den bağlana gelirlerin peşin değerleri düşülmediğini, kasko poliçesindeki teminatların mahkemece dikkate alınmadığını bu teminatlar içerisinde tedavi giderinin de olduğunun gözetilmediğini, tazminatlara işletilecek 19 yıllık faizin mahvına neden olabilecek nitelikte olduğunu kamuda görev yaptığının dikkate alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

  5. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıya 27.12.2010 tarihinde 13.317,00 TL ödeme yapılmakla 18.000 TL’lik poliçe teminatından 4.683 TL kaldığı halde poliçe teminatı miktarı belirtilmeden sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, harç yargılama gideri ve vekalet ücreti bakımından da bakiye teminat limitiyle sınırlı sorumluluğa hükmedilmedini, bu tutara oranlanarak vekalet ücreti belirlenmesini, manevi tazminatın vekalet ve karar ilam harcından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 11 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesi ile kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gözetilerek; 818 sayılı Borçlar Kanunun 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 55 ve 332 nci maddesi, 1475 sayılı İş Kanunun 73 ncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85 ve 91 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun 11 ve 26 ncı maddeleridir.

  1. Değerlendirme

A.1.Dava iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.Somut olayda; davacı sigortalınını TRT Erzurum Bölge Müdürlüğünde sanatçı olarak çalıştığı, olay günü olan 24.11.2002 tarihi itibariyle Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında Ardahan Valiliğince düzenlenecek programa katılmak üzere TRT Bölge Müdürlüğünün izniyle, ... tarafından görevlendirilmiş olan davalı ... tarafından kullanılan ve ... adına kayıtlı ... plakalı minibüs şeklindeki araçta diğer sanatçılar ile beraber yolcu olarak bulundukları sırada Oltu ilçe sınırları içerisinde 6,90 m genişliğinde çift yönlü bölünmemiş yolda şoför ... ’un viraja orta şeride taşacak şekilde girmesi, karşı şeritten gelen davalı ... adına kayıtlı ve ... tarafından kullanılan ... plakalı aracın da orta şeride yakın aracını sürmesi neticesinde, bu aracın davalı ...’u selektörle uyarmasına rağmen ... 'un kendi şeridine geçmemesi nedeniyle her iki aracın yolun orta hattında birbirlerine sürtünerek çarpıştıkları, davacının içinde bulunduğu davalı ... idaresindeki minibüsün 60 metre lastik ve fren izi bırakıp yoldan çıkıp şarampole yuvalarnması ile beraber araçtakilerle beraber davacının da yaralandığı diğer aracın ise yol üzerinde bankette durduğu iş kazasının bu şekilde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

  1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış görüşüne göre maddi hata kazanılmış hak oluşturmaz. (Yargıtay HGK 17.01.2007 gün 2007/9 13 E.,2007/17 K. ve Yargıtay HGK 25.06.2008 gün 2008/11 448 E., 2008/454 K.). Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 esas, 1959/5 karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay'ca maddi hata sonucunda verilen bir karara mahkemece uyulsa dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz.

4.Gerek ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 73 gerekse de bozmadan sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 27 nci maddesi kapsamında tarafların "hukuki dinlenilme hakkı" kapsamında dava dosyasından ve verilen karardan haberdar olma hakları bulunmaktadır.

5.7201 sayılı Tebligat Kanunun 11 inci maddesi kapsamında da vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı düzenleme altına alınmıştır.

6.Somut olayda Mahkemece bozma kararından önce yapılan yargılamada davalı TRT Genel Müdürlüğü kendisini vekille temsil ettirmiş olmasına ve dosya kapsamına iş bu vekilin karar verilmesinden önce çekilmesi veya azledilmesine ilişkin bir kaydın bulunmamasına göre 28.09.2010 tarihli kararın iş bu davalıyı temsilen vekile tebliğ edilerek davalıya temyiz hakkı sağlanması gerekirken, yapılan temyiz incelemesinde bu husus gözden kaçırılarak davacı ve davalı ... Valiliğince ileri sürülen temyiz itirazları incelenerek sonuca gidilmesinin açıkça maddi hataya dayalı olduğu, bu kapsamda davalı TRT Genel Müdürlüğünün önceki karar kapsamında tazminattan sorumlu tutulmasının davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinin açıkça anlaşılabilir olmasına, trafik iş kazasının gerçekleşmesine ve dosya kapsamında gerek bozmadan önce gerekse de bozmadan sonra alınan kusur raporlarına göre davalı TRT Genel Müdürlüğüne açıkça kusur verilmemesine, davalı TRT Genel Müdürlüğünün işleten veya adam çalıştıran olarak kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durumun da mevcut olmamasına göre davalı işveren TRT Genel Müdürlüğü hakkında davanın reddi gerekirken yazılı şekilde tazminat alacaklarından sorumluluğuna hükmedilmesi hatalı olmuştur.

B.1. Yargılama sürecinde 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.”hükmüne yer verilmiştir.

2.Davanın hukuksal niteliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından da söz edilemeyecektir.

  1. Bununla birlikte ifaya yönelik ödemelerin tenzilinde Kural olarak yapılmış ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde Yargıtay kabulüne göre ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık orantısızlığın bulunmaması koşulu aranıyordu, ancak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Tür Borçlar Kanunu dönemi için ise işçi ve hak sahibine yapılacak ödemenin hakkın gerçek tutarını karşılaması gerekmektedir, ödemeden artan yani davacının karşılanmayan bakiye alacak kısmı için tazmin talep etme hakkı devam etmektedir. (Dairemizin 24/11/2020 tarih ve 2020/7249 E 2020/6918 K sayılı ilamı da bu yöndedir)

  2. Somut olayda mahkemece verilen kararda sigorta şirketleri tarafından yargılama sırasında 13.317,00 TL ödeme yapıldığı kabul edilmiş ise de bu ödemeye ilişkin belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, öte yandan mahkemece verilen son karardan sonra dosya kapsamına giren davacı ile davalı ... AŞ arasında düzenlendiği anlaşılan "Sulh Protokolü ve İbraname" başlıklı belge kapsamında maddi tazminat asıl alacağına mahsuben 4.683,00 TL daha ödenmiş olduğunun anlaşılmasına ve bu ödemeyle beraber ... Sigorta AŞ'nin ibra edilmiş olmasına göre mahkemece yapılan bu ödemelerin yapıldıkları tarih itibariyle davacının tazminat alacaklarını belirleyip, denkleştirme oranı tespit edilerek bu oranının hükme esas alınan 15.03.2021 tarihli hesap raporunda tespit edilen maddi tazminat alacağına uygulanarak ödemeler ile karşılanmayan maddi tazminat tutarlarından sorumluluğa dair karar verilmesi gerekmektedir.

C. 1.Bilindiği üzere sigorta şirketlerin sorumluluğu sigorta poliçesi ve sigortanın tabi olduğu genel şartlara göre belirlenir.

  1. O halde sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu teminat miktarını ödediğinin anlaşılması halinde dava konusuz kalacağı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmektedir.

  2. Bu kapsamda, davacı tarafın davalı ... AŞ ile düzenlediği "Sulh Protokolü ve İbraname" kapsamında anılan davalı hakkında davanın konusuz kalıp kalmadığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin ve giderek davacının davanın açılmasındaki haklılığı gözetilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

  3. Öte yandan davalı ... AŞ (devrolan ... Sigorta AŞ)'nin ise iş bu dava kapsamında sorumluluğunun 00014974 sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesine dayalı olduğunun anlaşılmasına, anılan sigorta şirketinin savunmalarında maddi tazminata mahsuben ödeme yaptığını iddia etmiş olmasına göre yukarıda açıklandığı şekilde maddi tazminatta yaptığı ödeme var ise denkleştirme yöntemiyle maddi tazminat miktarında gözetildikten sonra var ise kalan poliçe limitiyle sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken bu hususun inceleme konusu yapılmaması, ayrıca davalı şirketin isabetli şekilde manevi tazminat alacağını teminat altına almaması nedeniyle sorumlu tutulmaması yerinde olmuş ise de iş bu manevi tazminat hükmü nedeniyle hesap edilen harç, yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden de sorumlu olmayacağının gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi de hatalı olmuştur.

D. 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

2.Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 ..., 1974, sayfa 395 vd.)

3.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

  1. Somut olayda bozmadan önce verilen kararda davacı lehine 2.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, davacı vekilinin o kararı temyiz için verdiği dilekçede manevi tazminata yönelik açık bir temyiz itirazının olmadığı gözetildiğinde davalı lehine bu maddi tazminat miktarı yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin son kararda yazılı şekilde manevi tazminatın 8.000,00 TL olarak hüküm altına alınması hatalı olmuştur.

E. 1.Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmakta ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunlu bulunmaktadır. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir. Sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hak sahibi ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun belirlenmesi, bunun neticesinde, dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler, o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası hakkında inceleme yapılmaksızın, davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerekmektedir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesinde (HUMK. 187 m.) yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek, mahkemece, gerekse, Yargıtay'ca tarafların bu yönde bir savunmalarının olup olmadığına bakılmaksızın, kendiliğinden nazara alınır.

2.Anayasa m.123/3'e göre, kamu tüzel kişilikleri ancak kanun ya da kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulurlar. Bakanlıklar, Devlet kamu tüzel kişiliğinin bir davada taraf ehliyetine sahip organlarıdırlar. Bunun dışında bazı genel müdürlüklerin, il özel idarelerinin, köylerin, belediyelerin ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunlara bağlı müesseselerin de tüzel kişilikleri vardır. Valilik ve Kaymakamlık makamının tüzel kişiliği bulunmadığından, bu yönüyle, husumetin İçişleri Bakanlığına ait olduğu gözetilerek davalı ... yönünden husumetin İç İşleri Bakanlığına yöneltilmesi gerekirken Ardahan Valiliğinin temsili ile yargılama yapılıp hüküm kurulması da hatalı olmuştur.

  1. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  2. O halde, davalılardan TRT Genel Müdürlüğüne izafeten Bölge Müdürlüğü, ..., Türkiye Sigorta A.Ş vekilleri ile ..., ... ve ...'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine,

Dosyanın kararı veren Erzurum 1. İş Mahkemesine gönderilmesine,

Dairemizce icra edilen duruşma nedeniyle 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren TRT Genel Müdürlüğü, ..., Türkiye Sigorta AŞ'ne verilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararcevaptemyizyargılamavı.kararıbozulmasınaöncesisonrasıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim