Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4350
2023/5593
18 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/131 E., 2023/108 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/114 E., 2021/38 K.
Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverenlere ait ....... İzmit Adresinde mukim hara işyerinde 06.05.1999 tarihinden 20.04.2015 tarihine kadar seyis olarak sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalıştığını, davacının işe girişi 06.05.1999 tarihi olmasına rağmen SGK ya girişinin 2001 yılı Eylül ayında yapıldığını, 2013 yılından itibaren de sigorta primlerinin yatırılmadığını, davacının Lojmanda oturduğunu, elektrik, su ve odun gibi ihtiyaçlarının işverence karşılandığını, ödemelerin elden yapıldığını, davalılardan ...'nin haranın gerçek işleteni olup sigorta bildirimlerinin diğer davalı üzerinden gösterildiğini, bu nedenle davacının davalılara ait işyerinde 06.05.1999 tarihinden 20.04.2015 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz bir şekilde hizmet akti ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davacı ile müvekkili ... arasında hiçbir zaman iş ilişkisinin mevcut olmadığını, diğer davalı... Turizm A.Ş'nin müvekkili ...'ye ait gayrimenkulde at harası işlettiğini, davacının da davalı... Turizm A. Ş.' ye bağlı olarak çalıştığını, bu nedenle açılan davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili; hak düşürücü süre geçtiğini, davacının iddia ettiği çalışma süresinin ve davalı ... yanında herhangi bir çalışmasının olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket tarafından davaya karşı cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karan ile davanın kısmen kabulü ile; davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davacının 06.05.1999 20.04.2015 tarihleri arasında ... sicil numaralı davalı... Turizm San. ve Tic. A Ş.'ye ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, bu dönemde kuruma eksik bildirilen prim gün sayısının 1651 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince prime esas kazancın tespiti istemlerine ilişkin olarak hüküm kurulmamış olmasının hatalı olduğunu, yine davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ikinci alternatife göre yapılan tespit ve hesaplamaya göre her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dosyasında tanık beyanları ve davacı iddiası dışında bir delil bulunmadığını, Kurumca yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"1.1.Dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davacının 26.02.1994 26.08.1995 tarihlerinde askerlik yaptığı, davalı... Turizm Sanayi Ticaret A.Ş'nin 01.11.1992 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, halen faal göründüğü, işyeri sicil numarasının ... olduğu, bu davalı şirkete ait işyerinden 17.09.2001 tarihinden itibaren 30.01.2013 tarihine kadar asgari ücret üzerinden kesintisiz bildirim yapıldığı, Ticaret Sicil kayıtlarında 14.09.1991 de ana sözleşmesi tescil olunduğu ve son kayıtlarda tasfiye halinde olduğu eski yönetim kurulunda Hattat soy adlı ......'ın bulunduğu, 2004 ten sonra farklı kişilerin yönetim kuruluna seçildiği, davalı ... işyerinden bildirim yapılmadığı, 506 sayılı Kanun kapsamında ... adına bir işyeri kaydı bulunmadığı, davalı şirketin tasfiye olması nedeniyle ticaret sicilinden silindiğinden bu davaya münhasır olmak üzere ihya kararı alındığı ve taraf teşkilinin sağlandığı, Mahkemece tanıklar Musa Yeşilbudak, ..., ..., ..., ... ve ...'ın dinlendiği, tanıkların beyanlarında çalışmayı doğruladıkları, kaldırma kararından sonra hizmet cetvellerinin, 1997/1 2013/1. dönem arası dönem bordroları bulunduğu, 2004/5.dönemden itibaren dönem bordrolarında isim yazıldığı, daha önce sigorta sicil numarası yazıldığı, diğer davalı ...'nin vergi kayıtlarının celb edildiği 01.01.2005 2007/12 tarihlerinde vergi kaydı bulunduğu, davalı... Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin tasfiyesi sonrası davacının çalıştığını iddia ettiği Hara işyerinin kim tarafından işletildiğinin yine vergi kaydı ve kurum kayıtlarıyla belgelenmesi gerektiği, Mahkemece dinlenen tanıkların hiçbirisinin T.C. kimlik numarası tespit edilmeden ve zapta yazılmadan beyanlarının alındığı, tanıkların T.C.kimlik numaralarının ve sigorta sicil numaralarının tespiti ile hizmet cetvellerinin davalı kurumdan celb edilmeksizin dinlenlemeleri, dinlenen tanıkların T.C. kimlik numaraları ve hizmet cetvellerinin bulunmaması nedeniyle dava konusu hangi dönem yönünden beyanlarının hükme esas alınacağının belirsiz olduğu açıktır.
1.2. Kaldırma kararından sonra davalı şirket ve komşu işyerlerinde dava konusu dönemde çalışması olan tanıklar dinlenmiş, tanıkların hizmet cetvelleri dosyaya alınmış, davacı ve bordro tanıkları davacının dava konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını beyan etmişlerdir.
1.3. Yukarıda yer alan maddi ve hukuki bilgiler ışığında; kaldırma kararı sonrasında tanıkların hizmet dökümleri, tarafların ve komşu işyerlerinin vergi kayıtları, davalı işverenlerin tapu kayıtları, ticaret sicil kayıtları toplanıp tanık dinlenmiş bilirkişi raporu alınmış, davacının, davalı... Turizm... işyerinde kesintisiz sürekli çalıştığının kabulü ile eksik prim gün sayısının 1651 gün olduğunu belirtildiği, davacının ...'nin işvereni olduğu konusunda bir iddiasının olmadığı, tanık beyanlarının da bu durumu doğrular nitelikte olduğu, dosya kapsamındaki kurum kayıtlarından davacı ile davalı ... arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı kanaatine varılarak davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davacının 06.05.1999 20.04.2015 tarihleri arasında ... sicil numaralı davalı ...ye ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının ve bu dönemde kuruma bildirilen eksik prim gün sayısının 1651 gün olduğunun tespitine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b 1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir" gerekçesine dayalı olarak;
- "Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 09.02.2021 tarihli, 2019/114 Esas 2021/38 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz dilekçelerinde; istinaf dilekçeleri ile ileri sürdükleri itirazlarını yinelemek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ile prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri,
2.506 sayılı Kanun'un 77 ve 79/10 uncu maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu maddeleri,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci vd. maddeleri hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ve feri müdahil vekillerinin aşağıda yer alan paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi yerinde görülmemiştir.
-
Dava ehliyeti, kişinin bizzat veya vekili aracılığıyla bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usuli işlemleri yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekildir; dolayısıyla, medeni hakları kullanma ehliyetine (fiil ehliyetine) sahip gerçek ve tüzel kişiler dava ehliyetine de sahiptirler.
-
Taraf sıfatına gelince; bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakkın sahibinin kim olduğu, dolayısıyla o hakkı dava etme yetkisinin kime ait olduğu, (o davada davacı sıfatının kime ait olacağı) tamamen maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. Ancak, bir davanın davacısının o dava yönünden davacı sıfatına sahip bulunmadığının belirlenmesi halinde, mahkeme dava konusu hakkın mevcut olup olmadığını inceleyemeyeceği ve sıfat yokluğundan davanın reddine karar vermek zorunda olduğu için, taraf sıfatı usul hukukunun da düzenleme alanındadır.
-
Eş söyleyişle, sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir.
Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru Ramazan Arslan Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231).
-
Bu nedenle davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; yada hükmi şahıs olmak gerekir. Zira taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I II, 7. Baskı, ... 2000, s. 288 ).
-
Ticaret şirketlerinin taraf ehliyetinin son bulması konusuna ilişkin; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Tüzel kişiliğinin devamı" başlıklı 269 uncu maddesine göre, (1) Tasfiye hâline giren şirket, ortaklarla ilişkilerinde de, 293'üncü madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, ehliyeti tasfiye sonuna kadar bu amaçla sınırlı olarak tüzel kişiliğini korur ve ticaret ünvanını buna "tasfiye hâlinde" ibaresini ekleyerek kullanmakta devam eder." yine aynı Kanunun Tasfiyenin sonu" başlıklı 303 üncü maddesinde; " (1) Tasfiyenin sona ermesi üzerine, şirketin ticaret ünvanının sicilden silinmesi ve bunun tescil ve ilanı için durum, tasfiye memurları tarafından ticaret sicili müdürlüğüne bildirilir" denilmektedir.
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 547 nci maddesine göre "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." Bu nedenle yeniden ihya ve tescil edilen şirkete tasfiye memuru atanması kanunun emredici hükmü gereğidir.
-
Bir ticaret şirketinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, ... 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, ... 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder. (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)
-
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.06.2009 gün ve 2009/11 173 E. 2009/247 K. sayılı ve 14.03.2012 tarih ve E. 2011/12 850, K. 2012/147 sayılı ilamlarında da; iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir.
-
Eldeki davada, davacı tarafından ... Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2017/336 E. 2017/723 K. sayılı dosyada, Selin İnşaat Taahhüt Turizm San. ve Tic. A. Ş. (Eski ünvanı: Selin Turizm Sanayi ve Ticaret A. Ş.) 'nin ticaret sicilinden re'sen silinmesinden dolayı ihya için dava açıldığı; Mahkemece, iş bu dosya ile sınırlı olmak üzere ihyaya dair karar verildiği ancak ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda izah edilenler ışığında, şirkete yöntemince tasfiye memuru atanması sağlanmalı, tasfiye memuruna tebligat yapılıp şirketin varsa savunma ve delilleri de toplanmalı ve sonucuna göre infazı kabil bir karar verilmelidir.
-
O hâlde, temyiz eden davacı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
-
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32