Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2396

Karar No

2023/5572

Karar Tarihi

18 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2698 E., 2022/3765 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/224 E., 2022/358 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile aylıktan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'un babasının ölmüş olması nedeniyle yapılan başvuru sonrasında davalı Kurum gerekli araştırmayı yaparak kanun gereği dul ve yetim aylığı bağladığını, davalı Kurum herhangi bir gerekçe dahi bildirmeden müvekkili nezdinde borç oluşturulduğunu adi posta yoluyla bildirdiğini, müvekkilinin haciz baskısı altında ödemeyi gerçekleştirdiğini, davalı Kurum 2013/26 sayılı Genelge sebebiyle müvekkilinin gelirleri üzerinde denetim yapıldığını ve asgari ücret üzerinde kazancı olduğundan bu borcun doğduğunun belirtildiğini, arz ve izah edilen nedenler ve re'sen gözetilecek nedenlerle, davanın kabulü ile; ödeme emrinin iptalini, ödenen tutarın Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan istenmesi ve anayasa aykırı işlemlerinin iptalini, kesildiği günden bugüne değin müvekkiline ödenmeyen maaşlarının tutarı tespit edilerek kesildiği tarihten itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesini, müvekkiline gönderilen ödeme emrinin iptalini, müvekkiline gönderilen ödeme emri nedeni ve haciz baskısı altında kalarak ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili; 5510 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesi ile 01.10.2008 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun'un ölüm aylığı koşulları ve bağlanmasına ilişkin maddelerin yürürlükten kaldırıldığını, ölüm aylığı koşulları ve başlanmasına ilişkin düzenlemelerin 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 32 37 maddeleri arasında yer aldığını, her iki Kanunda da Sosyal Güvenlikten kaynaklanan hakların terekeye dahil edilmediğini, hak sahipliği ile mirasçılıktan ayrı tutulduğunu, mirasın reddi durumunda ölüm aylıklarının terekeye dahil olmadığının yargı kararları ile vurgulanarak hüküm kurulduğunu, davacının eşinin 2012 yılında vefatı üzerine 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi gereği hak sahipliği sıfatını kazandığını, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinde birden fazla dosyadan gelir, aylık veya aylığa hak kazanılması durumunda, uzun vadeli sigorta kollarından, hem eşinden, hem de ana veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve veya babasından, kısa vadeli sigorta kollarından, hem eşinden, hem de ana ve veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve veya babasından aylık veya gelir bağlanacağının öngörüldüğünü, yönetmeliğin hükmünün iptal edilmemiş veya yürürlükten kaldırılmamış olup halen yürürlükte olduğunu, davacının tercihini eşinin aylığından yana kullandığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davacının 1479 sayılı Kanun'un, 2.8.2003 tarih ve 25187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile değiştirilen 45 inci maddesinin c fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.04.2017 tarih, 2015/1490 esas ve 2017/794 karar sayılı kararı gereği 1479 sayılı Kanun'un 45 nci maddesinin c fıkrasındaki değişikliğin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihi itibariyle babasından ölüm aylığına almaya hak kazandığı, davacıya 1479 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin c. fıkrası gereğince 01.11.2012 tarihinden başlamak kaydıyla babasından bağlanan ölüm aylığının iptal edilmesi ve yersiz ödeme gerekçesiyle borç çıkartılmasına ilişkin davalı kurum işlemlerinin yerinde olmadığı, iptal edilen ölüm aylığının iptal edildiği 01.11.2012 tarihi itibariyle bağlanması ve süresi içerisinde ödenmeyen ölüm aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği tespit edilmiş ve davanın kabulüne davacıya babasından bağlanan aylığın iptal edilmesi ve davacıya borç çıkartılmasına ilişkin kurum işleminin iptali ile, aylığın iptal edildiği tarih itibariyle yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının eşinden dolayı almakta olduğu aylıklardan yapılan kesintilerin 8.091,13 TL asıl alacak ve 4.432,44 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.523,57 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1 b 1 maddesi uyarınca davalı Kurum tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, söz konusu kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.

  1. Değerlendirme

Dosya kapsamı incelendiğinde, 11.08.2012 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 5434 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının, 30.11.1991 günü ölen 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı babası üzerinden de ölüm aylığı bağlandığı, 03.04.2015 tarihli denetmen raporu nazarında, babadan bağlanan ölüm aylığı yönünden 01.11.2012 tarihi olan başlangıçtan itibaren gerçekleştirilen borç tahakkuk işleminin iptali ile yapılan kesintilerin iadesi istemli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.

Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 11.08.2012 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetlerine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,

18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

(M)

  1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “Bağ Kur sigortalısı 1991 yılında ölen babadan ve eşi 2012 yılında ölen ve 4/c sigortalı eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır.

  2. Kararın davalı Kurum tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

  3. Anılan Dairemizin 2021/11008 E, 2021/16908 K sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır (2021/10 228 E, 2021/10 146 E, 2021/10 165 E, 2021/10 408 E, 2021/459 E).

  4. Somut uyuşmazlıkta davacının babası 30.11.1991 tarihinde ölmüştür. Babadan dolayı 1479 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacının eşi ise 5434 sayılı Kanun kapsamında 11.08.2012 tarihinde ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/c kapsamında ölüm aylığı bağlanmıştır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 1479 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir kesme nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim