Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2969
2023/5521
17 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/751 E., 2022/2785 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2019/4 E., 2021/1 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı kurumdan 20.07.2013 tarihinde vefat eden eşi Ahmet Hardal'dan ölüm aylığı aldığını, müvekkilinin babasının 20.07.2013 tarihinde vefat ettiğini, Yargıtay 21. HD ve Hukuk Genel Kurul Kararı ile kurumdan ölüm aylığı alan kadının hem ölen eşinden hem de ölen babasından ölüm aylığı alabileceğini hükmettiğini belirterek davanın kabulü ile 02.07.2005 tarihinde kabul edilen 5386 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile 506 sayılı SSK'na eklenen geçici 91 inci madde ile getirilen düzenlemeye göre davacı müvekkiline davalı kurumdan ölen eşi Ahmet Hardal dan almakta olduğu dul maaşı yanında olmak üzere 23.07.1996 tarihinde vefat eden babası Akif Taş'dan ölüm tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili; açılan davanın haksız ve dayanaksız olup reddi gerektiğini, SGK Başkanlığının yayınlamış olduğu genelgesinde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlük tarihinden önce ölen sigortalılardan dolayı hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanması için gerek sigortalıya gerekse hak sahiplerine ilişkin şartların mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeple 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için mülga kanun hükümleri, kanunun yürürlük tarihinden sonra ölen sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ise 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağını, yasa hükmüne göre hem eşinden hem de ana veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara tercihine göre eşinden veya ana veya babasından ölüm aylığı bağlanacağını, davacının 01.08.2013 tarihinden bu yana eşinden ölüm aylığı aldığının tespit edildiğini, 1479 sayılı Kanun'a göre ölüm aylığına hak kazanmış olsa da statüleri aynı olduğundan her iki aylığın ödenmesinin mümkün olmadığı için kurumca davacının talebinin reddedildiği belirtilerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili; davanın davacının hem babası hem eşinin Bağ Kur sigortalısı olmasından dolayı reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'la değişen 68 inci maddesi uyarınca ayrıca 5386 sayılı Kanun'un 2 nci maddesiyle 506 sayılı Kanun'a eklenen geçici 91 inci madde ile 06.08.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarının bağlanan gelir ve aylıklarının bunların evlenmeleri, sosyal sigortaya, emekli sandığına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir veya aylık almaları halleri hariç olmak üzere geri alınamayacağı hükme bağlandığı, Yargıtay kararları ile kurumdan ölüm aylığı alan kadının hem ölen eşinden hem de ölen babasından ölüm aylığı alabileceğine hükmedildiğini, davacı müvekkiline davalı kurumdan 20.07.2013 tarihinde vefat eden eşinden dolayı almakta olduğu dul maaşın yanında 23.07.1996 tarihinde vefat eden babası ...'tan da yetim aylığı bağlanması gerekirken bu yöndeki talebi doğrultusunda işlem tesis edilmediği gibi herhangi bir cevap ta verilmediğinden talep, red edilmiş sayıldığını, idarece işlem yapılmayışının yasalara aykırı olduğunu, davacının eşinin kız kardeşi olan T.C No: ...kimlik nolu..., Bağ Kur emeklisi olan eşinden dul maaşı almakta iken 17.04.2012 tarihli talebi üzerine yine Bağ Kur emeklisi olan babasından dolayı da aylık bağlanmış ve halen ödenmeye devam ettiğini, eşitlik ilkesi ihlal edilerek mağdur edildiğini, tüm delillerinin toplanmadığı ve eksik ve yetersiz inceleme ile hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda “davanın kabulüne ”karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı eşi üzerinden tahsis edilen ölüm aylığı daha fazla olan davacıya ayrıca babası üzerinden de aylık bağlanamayacağı, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşamlarını yitiren sigortalı eş ve baba üzerinden hak sahibi sıfatıyla çift ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü, 54 üncü maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:15