Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/2692
2023/5456
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/53 E., 2020/127 K.
KARAR: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Van 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/16 E., 2019/766 K.
Taraflar arasında ilk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 06.03.2012 19.11.2014 tarihleri arasında kalan dönem bakımından, davalı iş yerinde geçen çalışmalarının 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı ... Turizm Basım Yayın Reklam Dağıtım Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahil ve davalı vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK vekili ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dilekçesinde ayrıntılı beyanda bulunarak, müvekkilinin 06.03.2012 19.11.2014 tarihleri arasında davalı ... Turizm Basım Yayıncılık Reklamcılık Dağıtım Tic. Ltd. Şti. kuruluşu olan Önce Vatan ulusal günlük gazetesinde işe başladığını, 19.11.2014 tarihine kadar söz konusu gazetenin Van Temsilcisi olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca sürekli olarak davalı gazeteye haber geçtiğini, müvekkiline hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden haksız bir şekilde iş akdinin feshedildiğini bu nedenle söz konusu tarihler arasındaki kesintisiz olarak Basın İş Kanunu kapsamında hizmetlerinin tespitine, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ihbar tazminatı, 100,00 TL yıllık izin ücreti, 100,00 TL ücret alacağı, 100,00 TL fazla mesai ücreti, 100,00 TL resmi ve dini bayram tatili ücreti, 100,00 TL hafta sonu tatil ücreti olmak üzere toplam; 700,00 TL'nin 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar arasındaki münasebetlerin tanzimi hakkında kanun hükümleri uyarınca; normal çalışma ücretinin % 50 fazlası olarak hesaplanarak ve ödenmesi gereken günü geçecek her gün için % 5 fazla ödeme ile birlikte iş akdinin fesih tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteleselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Fer'i Müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde ayrıntılı beyanda bulunarak, davada 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının müvekkil kurum SGK aleyhine hizmet tespiti davası ile birlikte işçi alacağı davası açmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın haksız yere ikame edildiğini, usul ve yasalara açıkça aykırı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde ayrıntılı beyanda bulunarak, müvekkil şirketin adresinin Van olmaması sebebiyle yetki itirazında bulunduğunu, müvekkili şirketin yayınladığı gazetenin Marmara Bölgesinde yayınlanan bir gazete olduğunu, müvekkil şirket yetkililerinin davacıya inanarak yardım amaçlı olarak kendisine 06.03.2012 tarihli yazıyı verdiklerini, davacının kendi adına ve hesabına çalışan biri olduğunu, davacının internet haber sitesini işlettiğini ve kendi haberlerine de o sitede yer verdiğini, müvekkil şirket ile herhangi bir iş sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkil şirketin Van'da bir işyerinin bulunmadığını belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince, "....Dosya kapsamı, getirtilen kayıtlar, taraf beyanları, dinlenen taraf, bordro tanıklarının beyanları, alınan bilirkişi raporlarına göre davacının davalı şirketin yayınladığı Önce Vatan Gazetesi için haber yaptığı, davacının faaliyetinin 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında geçtiği anlaşılmış olup, dosyaya sunulan banka kayıtları ile bordro tanıklarından ...'ın dolaylı beyanına göre, davacıya davalı şirketçe çalışmalarının karşılığı ücret ödendiği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan davacının yaptığı işin gazetecilik faaliyeti olması sebebiyle, faaliyetinin haber kaynağına göre değiştiği, buna göre davacının çalışmalarının bir mekan ve zamanla sınırlandırılamayacağı, benzer şekilde Van İş Mahkemesinin 2009/139 E. 2012/405 K. sayılı ilamı ile muhabirlik faaliyeti bakımından hizmetinin tespitine karar verildiği, anılan dosyanın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2012/17204 2012/22013 E/K sayı ve 04.12.2012 günlü kararı ile Onanmasına karar verilerek kesinleştiği, tüm bunlara göre taraflar arasında hizmet alım sözleşmesinin kurulması için gerekli olan bağımlılık ve zaman unsurlarının da gerçekleştiği ve taraflar arasında hizmet sözleşmesinin kurulmuş olduğu kanaatine varılmıştır.
Taraflar arasında hizmet sözleşmesinin kurulmuş olduğu kabulüne göre de taraf beyanları, dinlenen taraf, bordro tanıklarının beyanları, dosyaya sunulan haber belgeleri, Valilik yazısı ile bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde; davacının talep ettiği sürelere ilişkin hizmetinin tespitine engel bir durumun bulunmadığı da nazara alınrak davacının davalıya ait işyerinde 06.03.2012 ila 19.11.2014 tarihleri arasında çalımasının bulunduğu, buna göre davacının mahkememizce hükme esas alınan 29.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda hesap edildiği üzere tespit olunan 973 gün hizmet akdine ve eylemli çalışmaya dayanarak davalı iş yerinde 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalıştığının ve bu sürelerin SGK'ya bildirilmediği anlaşılmakla SGK kayıtlarına yansıtılmayan bu hizmet sürelerinin kabulüne, davacının davalı ... Tur. Bas. Yay. Reklam Dağ. Tic. Ltd. Şti.'ye bağlı olarak 06.03.2012 ila 19.11.2014 tarihleri arasında olmak üzere toplam 973 gün çalıştığının ve kuruma bildirilmeyen gün sayısı olduğunun tespitine, dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil SGK vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı işveren vekili özetle, sigortasız çalışma iddiasının ispatlanamadığını, davacının çalışmalarının fikir ve sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden basın iş kanunu kapsamında bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Feri müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, çalışmanın basın iş kapsamında olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münesabetlerin Tanzimi Hakkında Kanun'un 1 inci maddesinde, “Bu Kanun hükümleri Türkiye'de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajanslarında her türlü fikir ve sanat işlerinde çalışan ve İş Kanunundaki "işçi" tarifi şümulü haricinde kalan kimselerle bunların işverenleri hakkında uygulanır. Bu Kanunun şümulüne giren fikir ve sanat işlerinde ücret karşılığı çalışanlara gazeteci denir” şeklinde kurala yer verilerek kanunun kapsamı ve gazeteci tanımı ortaya konulmuştur. Buna göre Kanunun kapsamında kalan işyerleri Türkiye’de yayınlanan gazete ve mevkutelerle haber ve fotoğraf ajansları olarak sıralanabilir. Somut olayda, davalıya ait gazetede davacının Van ilindeki olaylara dair yaptığı haberlerinin yayımlandığı, muhabir olarak çalıştığı anlaşıldığından tespitine karar verilen hizmetinin 5953 sayılı Kanun kapsamında olduğu açıktır bu sebeple davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK nın 353/1 b 1 inci maddesi uyarınca reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmekle yasanın 353/1 b 2 nci maddesi uyarınca kararın kaldırılarak düzeltilip esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiş, davalı işveren ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nun 353/1 b 1 inci maddesi uyarınca reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Van 2.İş Mahkemesi'nin 07.11.2019 tarih 2016/16 Esas 2019/766 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1 b 2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının davalı ... Tur. Bas. Yay. Reklam Dağ. Tic. Ltd. Şti.'ye bağlı olarak 06.03.2012 19.11.2014 tarihleri arasında geçen toplam 973 gün çalıştığının ve bu çalışmasının 5953 sayılı Basın İş Kanuna tabi olarak geçtiğinin tespitine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı işveren vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının çalışmalarının kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, çalışmanın basın iş kapsamında olmadığını, kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
2.Davalı şirket vekili, sigortasız çalışma iddiasının tam olarak araştırılmadığını ve bu nedenle ispatlanamadığını, davacının çalışmasının fikir ve sanat eseri olarak değerlendirilemeyeceğinden basın iş kanunu kapsamında bulunmadığını, mahkemece itibari hizmet süresinden faydalanma şartları araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında hizmet tespiti istemi ile beraber iddiaya konu tüm hizmetlerin 5953 sayılı Basın İş kanunu Kapsamında geçip geçmediği hususu ile bu nedenle davacının itibari hizmet süresinden faydalanma hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi hükümlerine ilişkindir.
- Değerlendirme
1.Yetki konusunda getirilen kurallar, bazı hallerde tarafların yani davacı veya davalının (çekişmesiz yargıda ilgililerin) durumuna ya da dava konusunun niteliğine göre belirlenmiştir. Yetki meselesi, görevden farklı olarak hukukumuzda kural olarak kamu düzeni ile ilgili görülmemiştir. Buna bağlı olarak çoğunlukla tek mahkeme yetkili olarak kabul edilmemiş, davacının davasını açabilmesi için genel yetki kuralı yanında, ona seçim hakkı tanıyan özel yetki kuralları da düzenlenmiştir. Ancak bazı hallerde mahkemenin yetkisi kamu düzeni ile ilişkili kabul edilerek kesin yetki kuralları getirilmiştir ( H. Pekcanıtez/O. Atalay/ M.Özekes, Medeni Usul Hukuku, 14. Bası, 2013, s.163).
2.Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere Hukuk Muhakemeleri Kanununa tabidir.(m.5). HMK’nın 6.maddesine göre bir davada genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, Türk Medeni Kanunu’na göre belirlenir (m.6/2). Genel yetki kuralı dışında, genel yetkiyi kaldırmayan özel yetki kuralları da kabul edilmiştir. Davacının seçimine göre dava hem genel yetkili mahkemede hem de özel yetkili mahkemede açabilir ( HMKm.8,m,10,m.16,m11/2 ve 3,m.15 gibi).
3.Yetki kuralları; kural olarak kamu düzeninden değildir. Kanun bazı hallerde kesin yetki kuralları öngörmüştür. Bu durumda, dava sadece kanunda öngörülen mahkeme veya mahkemelerde açılabilir. Kanunun ifadesinden, kanunda belirtilen yer veya yerler dışında başka bir yerde açılamayacağı anlaşılan davalarda yetki kuralı kesin yetki kuralıdır. Kesin yetkili olarak tek bir mahkeme öngörülmüş olabileceği gibi birden fazla mahkeme de öngörülmüş olabilir. HMK’ da düzenlenen kesin yetki kurallarının başında taşınmazın aynından doğan davalara ilişkin yetki kuralı gelir. Taşınmazın aynına ilişkin davalar, taşınmazın bulunduğu yerde açılır(m.12). HMK. m.14/2, m.11/ 1 a ve 11/1 b, m.15/2 ’de düzenlenen yetki kuralları da kesin yetki kuralıdır. Kural olarak yetki, dava şartı olmayıp ilk itirazdır. Bu sebeple mahkeme yetkiyi kendiliğinden dikkate alamaz. Ancak kesin yetki hallerinde, davanın mutlaka kesin yetkili mahkemede açılması gerekir. HMK 114 /1 ç maddesine göre, yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (Pekcanıtez/Atalay/ Özekes, a.g.e., s.416).
4.HMK’nın “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19.maddesi “ (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
"(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” düzenlemesini içermektedir.
Kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı hallerde mahkemelerin yetkisine yönelik itirazlar, ilk itirazlardan olup (6100 s. HMK. m.116/1 a) bu husus, mahkemece öncelikle ve esasa girilmeden ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır. (6100 s. HMK. m.117/3) Ön sorunun incelenme yöntemi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 164 üncü maddesinde gösterilmiştir.
5.5521 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinde bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
6.6100 sayılı HMK 6/1 inci maddesi genel yetki kuralını düzenlemekte olup; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." denilmektedir. Öte yandan tüzel kişilere karşı açılacak davalarda yetkili mahkeme tüzel kişinin ikametgahının (merkezinin) bulunduğu yer mahkemesidir. (6102 sayılı TTK'nın 213, 339, ve 576 ncı maddeleri) HMK'nın 14. maddesi ise bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olabileceğini hüküm altına almıştır.
7.25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ise, “İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.” aynı şekilde 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesinde yer alan "İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz" hükmü ile işçi işveren arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin kesin yetki kuralı düzenlenmiş olup, Kanun'un 1/B bendinde "İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakarlar" hükmü doğrultusunda 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan davalar iş mahkemesinde görülmekle birlikte Kurumun taraf olduğu uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin neresi olacağına dair Kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
8.Yukarıdaki belirlemeler karşısında, tespit davalarında şu dört yer yetkili sayılır. Birincisi, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesi gereğince işçinin işini yaptığı iş yerinin olduğu yer mahkemesi, ikincisi, yine İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5 inci maddesi ile genel yetki kuralını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 ncı maddesi gereğince işverenin (davalının) ikametgahı mahkemesi, üçüncüsü, genel yetki kuralını düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 ncı maddesi ile Sosyal Güvenlik Kurumunun merkezi bulunduğundan ... Mahkemeleri, dördüncüsü ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince hizmetin geçtiği yerin bağlı olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu şubesinin bulunduğu yer mahkemesidir.
9.Eldeki davada ise, davalılardan Akosman Turizm Basım Yayıncılık Reklamcılık Dağıtım Tic. Ltd. Şti. Vekilinin usulüne uygun şekilde ileri sürdüğü, yetkisizlik iddiası nedeniyle, öncelikle yetkili mahkemenin usulünce belirlenmesi gerekmekte olup, 15.01.2016 tarihinde açılan eldeki dava bakımından, 6552 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda hizmet tespiti istemi ile beraber bu çalışmaların Basın iş Kanunu kapsamında geçtiğinin tespiti istemi nedeniyle, feri müdahil konumunda olan Sosyal Güvenlik Kurumu bakımından yetki itirazı irdelenemeyecektir. Buna göre, davalı şirketin ticaret sicilinden, iş yerinin merkezinin ... olduğu ve ... dışında işçinin işini yaptığı iş yerinin olduğu yer mahkemesi niteliğinde sayılabilecek şekilde Van ilinde herhangi bir iş yerinin bulunmadığı, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun da açıklandığı şekilde Van İl Müdürlüğü tarafından herhangi bir işlem yapılmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, yetkili mahkemenin, genel mahkeme olarak davalının ticaret merkez adresi olan ... Mahkemeleri olduğunun kabulü gerekli olup, hatalı değerlendirme ile yetkili mahkeme sıfatıyla yargılamanın yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
10.O hâlde, davalı ve fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
2 Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:56