Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5239
2023/5427
16 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1726 E., 2022/1601 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2014/75 E., 2018/306 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının SGK emekliği olduğunu, SGK Eskişehir İl Müdürlüğü aracılığı ile emekli maaşını aldığını, emekli olduktan sonra maaşından kesinti yapılmasını gerektiren nitelikte herhangi bir işte çalışmadığını, buna raağmen 2013 Haziran ayından itibaren emeklilik aylığından aylık yaklaşık 420,00 TL kesinti yapıldığını, davalı kurum bünyesinde yapılan görüşmelerde davacının ...'de 2008 yılında kurulmuş olan dava dışı Beren Kimya Ltd. Şti. isimli bir şirketin temsilcisi ortağı olarak gözüktüğünü ve bu sebeple sosyal güvenlik destekleme prim borcunun oluştuğunun bildirildiğini, dava dışı Beren Kimya Ltd. Şti. adlı şirketin sahte belgelerle kurulmuş olduğunu, davacının temsilciliği ya da ortaklığının da sahte belgelere, işlemlere dayandığını, SGK nezdinde gözüken kayıtların dayanağının da bu sahte işlemler olduğunu, davacının mevcut kesintiler nedeniyle mağdur olduğunu beyan ederek, ihtiyati tedbir kararı verilerek, davalı kurum nezdinde SGDP borcu nedeniyle emekli maaşından yapılan kesintilerin tedbiren durdurulmasına, davacının davalı kurum nezdinde gözüken 9.426,36 TL SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti ile bu kayıtların iptaline, bu kapsamda davacının 9.426,36 TL SGDP borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin UYAP kanalı ile gönderdiği 11.12.2017 tarihli beyan dilekçesinde özetle, mahkemece bekletici mesele yapılan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/2071 Esas sayılı dosyasının kendi lehlerine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, davacının emekli maaşından kesinti yapılmasına esas alınan belgelerin sahte olduğunun belirlendiğini beyan ederek, davalı kurum nezdinde asıl alacak+gecikme olarak 2013 yılı mayıs ayı itibariyle gözüken 9.724,36 TL SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti ile bu kayıtların iptaline, bu kapsamda davacının 9.424,36 TL SGDP borcu bulunmadığının tespitine, 9.424,36 TL'nin davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu SGDP tescili ve prim tahakkuku işleminin, davalı kurumun ... İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle yetkili mahkemenin ... İş Mahkemeleri olduğunu, davanın esasına girilmeden öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini gerektiğini, davacının dava dışı Beren Kimya Boya Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'deki ortaklığı nedeniyle ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından SGDP tescili gerçekleştirildiğini, Ticaret Sicil Gazatesi'nin 24.04.2006 tarih 6541 sayılı 210 uncu sayfasında adı geçen şirketin yetkilisi ve kurucusu olarak davacının adının bulunduğunu, bu nedenle kurumca SGDP tescil ve tahakkuk ettirilmiş olması ile tahakkuk eden prim tutarlarının davacıdan tahsili işlemlerinin gerçekleştirilmesinin hukuka uygun olduğunu, kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının maaş kesintisinin durdurulması hususundaki tedbir talebinin reddine, verilmiş bir tedbir kararı var ise kaldırılmasına karar verilmesini, kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 09.10.2018 tarihli celsesinde davalı vekili, "Önceki beyanlarımızı tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz, davacı taraf dava dilekçesi ile talep ve sonuç kısmında borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olmasına rağmen uyap kanalıyla gönderdiği 11.12.2017 tarihli beyan dilekçesinde borçlu olmadığının tespiti ile bu tutarın yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Faize yönelik talep HMK uyarınca iddianın genişletilmesi kapsamındadır. Bizim bu talebe muvafakatimiz yoktur." şeklinde imzalı beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda, davalı kurumun, davacının, dava dışı Beren Kimya Boya Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu ve ortaklığının devam ettiğinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nden tespit edilerek resen yapılmış olduğunu, davacının ... Ticaret Sicil Memurluğu bünyesinde bulunan imza örnekleri ile mahkeme huzurunda alınan imza örneklerinin kıyaslanmasında, söz konusu ticaret sicil müdürlüğü bünyesindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığına dair Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından raporun dosya arasına alınması, davacı aleyhine yürütülen ceza yargılamalarından, dava dışı şirkete ait çekler nedeniyle çek altındaki imzaların davacıya ait olmadığının tespiti sonucu davacı hakkında beraat kararları verilmesi, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarihli, 2014/2071 Esas ve 2016/1317 Karar sayılı kararı ile, davacının ... Ticaret Sicil'inin 28398 sicil numarasında kayıtlı Beren Kimya Boya Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olmadığının tespitine karar verilmesi, bu kararın 24.01.2017 tarihinde kesinleşmesi karşısında, davacının, dava dışı Beren Kimya Boya Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve yetkilisi olmadığı anlaşıldığından, davalı kurumdan yaşlılık aylığı aldığı tarihten sonra söz konusu dava dışı şirketin ortağı olmaması nedeniyle, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde belirtilen şartları taşımadığının, bu gerekçe ile davalı kurum tarafından davacıya yüklenen 9.424,36 TL SGDP borç tutarında borcu bulunmadığının, ancak SGK kayıtlarında SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen herhangi bir imzanın bulunmadığının bildirilmesi nedeniyle davacının davalı kurum nezdinde 9.424,36 TL SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti yönündeki talebinde herhangi bir hukuki yararın bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Her ne kadar davacı vekili 11.12.2017 tarihli beyan dilekçesi ile, davalı kurum nezdinde asıl alacak+gecikme olarak 2013 yılı mayıs ayı itibariyle gözüken 9.724,36 TL SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti ile bu kayıtların iptaline, bu kapsamda davacının 9.424,36 TL SGDP borcu bulunmadığının tespitine, 9.424,36 TL'nin davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmişse de, davalı vekilinin mahkemenin 09.10.2018 tarihli celsesinde, faize yönelik talebin dava dilekçesinde talep edilmemesi nedeniyle HMK uyarınca iddianın genişletilmesi kapsamında olduğunu ve bu talebe muvafakatleri olmadığını imzalı olarak açık bir şekilde beyan etmeleri karşısında, HMK'nun 319. maddesi uyarınca, dava dilekçesindeki talep sonucu doğrultusunda hüküm kurulması gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarihli, 2014/2071 Esas ve 2016/1317 Karar sayılı kararı, SGK kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı kurum nezdinde 9.424,36 TL SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu 9.424,36 TL SGDP borcuna ilişkin davalı kurum kayıtlarının iptali ile davacının davalı kuruma 9.424,36 TL SGDP borcu bulunmadığının tespitine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından;
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile,
Davacının, davalı kurum nezdinde 9.424,36 TL SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti talebinin reddine,
Dava konusu 9.424,36 TL SGDP borcuna ilişkin davalı kurum kayıtlarının iptali ile davacının davalı kuruma 9.424,36 TL SGDP borcu bulunmadığının tespitine, karar vermiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Emeklilik tarihinden sonra şirket ortağı olması sebebiyle sosyal güvenlik destek primi borcu tahakkuk ettirildiğini,ortak olduğu şirketin kurulması ve ortaklığına ilişkin belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığının tespitiyle ortak olmadığının tespiti talebinde hukuki yararı olduğunu,hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle usulden reddine şeklinde gerekçeyle borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti talebinin reddine, karar verilerek davalı SGK vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
2.Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Ticaret sicil kayıtlarına dayalı olarak işlem yapıldığını, SGKB lığının dava açılmasına sebebiyet vermediğini, Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C.Gerekçe ve Sonuç
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarihli, 2014/2071 Esas ve 2016/1317 Karar sayılı kararı ile, davacının ... Ticaret Sicil'inin 28398 sicil numarasında kayıtlı Beren Kimya Boya Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olmadığının tespitine karar verildiği, kararın kesinleştiği, Ticaret Mahkemesine açılan davanın işbu dava tarihinden sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Prim borç tahakkuk işlemi ,davacının emeklilik tarihi sonrasında şirket ortağı olmasına dayanmaktadır.Bu durumda ortak olunan şirketin kurulması ve davacının ortaklığına ilişkin belgelerdeki imzaların kendisine ait olmadığının tespitini talep etmekte; Ticaret Mahkemesine açılan davanın işbu dava tarihinden sonra açıldığı da gözetildiğinde borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti talebinde hukuki yararının olduğunun kabulü gerekir. Bu konuda Ticaret Mahkemesince karar verilmiş olduğundan; bu gerekçeyle hukuki yarar yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerekirken mevcut gerekçeyle usulden red kararı verilmesi hukuka aykırı olmuştur. Kurum tarafından yapılan prim tahakkuk işlemi de işlem tarihi itibariyle hukuka uygun olarak yapılmıştır. Dolayısıyla davalı Kurum tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle her iki taraf lehine ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hüküm kurulmamasına karar vermek gerektiği, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK’nin 353/1 b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle;
Davacı ve davalı SGK vekillerinin, istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nin 353/1 b maddesinin (2) numaralı alt bendi gereğince ... 1. İş Mahkemesinin 09.10.2018 Tarih, 2014/75 Esas 2018/306 Karar sayılı kararının kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;
Borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti talebinde; bu konuda Ticaret Mahkemesince karar verilmiş olduğundan hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,
Dava konusu 9.424,36 TL SGDP borcuna ilişkin davalı kurum kayıtlarının iptali ile davacının davalı kuruma 9.424,36 TL SGDP borcu bulunmadığının tespitine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; menfii tespit talebinin İİK md 72 gereği kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceğinden bu konuda da karar verilmesi gerektiğinden temyiz talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı kurum nezdinde asıl alacak ve gecikme zammı olarak 2013 yılı mayıs ayı itibariyle gözüken 9.724,36 TL SGDP borcunun dayanağı olan belgelerde davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olmadığının tespiti ile bu kayıtların iptali ve menfi tespit ile istirdat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4/1 b (3) maddesinde, "Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
-
Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar,
-
Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
-
Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
-
Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
-
Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
-
Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar sigortalı sayılırlar.
Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) İşçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenler,
b) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar,
c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülke uyruğunda olanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar,
d) 02.07.1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanuna göre çalıştırılanlar,
e) 24.04.1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununda belirtilen umumî kadınlar,
f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar,
g) (Ek: 11.10.2011 KHK 665/29 md.) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen Toplum Yararına Çalışma Programlarından yararlananlar hakkında da uygulanır. (Ek cümle: 11.10.2011 KHK 665/29 md.) Bu fıkranın (g) bendinde sayılanlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte bu Kanun kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz.
Birinci fıkranın (b) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; 10.7.1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler hakkında da uygulanır.
Birinci fıkranın (c) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler;
a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b) Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, belediye başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri,
c) Birinci fıkranın (c) bendi kapsamında iken, bu kapsamdaki kişilerin kurduğu sendikalar ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne ayrılanlar,
d) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Milli Savunma Bakanlığı hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbi tutulan adaylar, (1)
e) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler ile polis nasbedilmek üzere Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde polislik eğitimine tabi tutulan adaylar, (2)
f) (Ek: 02.01.2017 KHK 680/73 md.; aynen kabul: 01.02.2018 7072/71 md.) Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile fakülte ve yüksekokullarda Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına okumaya devam edenler ile subay ve astsubay naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar hakkında da uygulanır.
Dördüncü fıkranın (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen okulları tamamlamadan ayrılanlar ile bu okulları tamamlamalarına rağmen görevlerine başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri sigortalılıklarından sayılmaz. (3)
Bu Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara bu kapsamda oldukları sürece uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
3.Değerlendirme
1 Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 Davacının 11.12.2017 tarihli beyan dilekçesinde, yaşlılık aylığından SGDP kesilmemesini ve kesilen miktarın yasal faiziyle istirdatını istediği anlaşılmakla; eldeki menfii tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü ve davanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamına da girmeyeceği, talebin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece kesilen primlerin yasal faiziyle davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, sadece borçlu olmadığının tespitine dair karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.05.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:04:56