Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5167
2023/5319
15 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/146 E., 2023/89 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı şirket vekili ile davalı kurum vekilinin temyiz istemleri hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin davalıya ait işyerinde 1999 yılından 10.05.2013 tarihine kadar kepçe operatörü olarak çalıştığını, 1999 yılından beri davalı yanında çalışan müvekkilinin SGK girişinin 01.07.2002 tarihinde yapıldığını, davalı tarafın bu tarih itibariyle müvekkilin aralıksız çalıştığı halde çıkış gösterdiğini ve müvekkilin primlerini eksik yatırdığını, bu nedenle müvekkilin 1999 yılından 01.07.2002 tarihine kadar geçen sürede bulunan hizmetlerinin ve davalı tarafından yapılan çıkışlar nedeniyle gözükmeyen 2003 yılında 148 gün, 2006 yılında 95 gün, 2007 yılında 93 gün, 2008 yılında 93 gün ve 2009 yılında 123 gün hizmetlerinin tespitini gerektiğini belirterek müvekkilinin 1999 yılından 01.07.2002 tarihine kadar geçen sürede bulunan hizmetlerinin tamamının 2003 yılında 148 gün, 2006 yılında 95 gün, 2007 yılında 93 gün, 2008 yılında 93 gün ve 2009 yılında 123 gün eksik hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kayıtlarının tetkikinde davacının, davalı işverenin şirketinde 01.07.2002 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiği fasılalı çalışmalarının olduğu görülmekte olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği yıllarda başka işyerlerinde çalışmalarının mevcut olduğunu, kurum kayıtlarının esas olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2017/124 Esas, 2020/27 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı ...'in davalı iş yerinde 01 Mart 2002 01 Temmuz 2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak, 2003 yılında 148 gün, 2006 yılında 95 gün, 2007 yılında 93 gün, 2008 yılında 93 gün, 2009 yılında 123 gün süre ile hizmet akdi ile dönemin asgari ücretlerine göre çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2021 tarihli ve 2020/634 Esas, 2021/906 Karar sayılı kararıyla; İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nun madde 353/1 b.1 hükmü gereğince davalı kurum ve davalı şirket vekilinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Dairenin 30.09.2021 tarihli 2021/5543 2021/11390 sayılı kararında; "Somut dosyada; davacının hizmetinin geçtiği ve davalı şirkete ait olduğu anlaşılan... sicil numarasıyla kayıtlı işyerleri ile davalı şirketin ortağı olan Yılmaz Gelebür adına kayıtlı 34265 sicil numaralı işyerinin kuruma bildirilen mahiyetleri incelendiğinde, söz konusu işyerlerinin Taş Ocağı, Kum Ocağı ve Toki Duvar Yapım işine ilişkin oldukları anlaşılması karşısında, kabule konu dönemde yapılan işin mevsimlik iş kapsamında kaldığı iddiasının aydınlatılmadığı görülmektedir. Mahkemece, yapılması gereken iş, davacının çalışmalarının mevsimlik iş kapsamında kaldığı iddiası hakkında, işyerinde mevsimsel çalışma yapılıp yapılmadığı yöntemince belirlenmeli, mahkemece daha önce dinlenen bordro tanıkları hakkında işveren tarafından yapılan bildirimlerin de kesintili oldukları nazara alındığında, davacının Kuruma bildirilmeyen ve talep konusu edilen dönemlerdeki bordrolarda çalışması bulunan kişilerden re'sen tanık tespiti yapılarak dava konusu ile ilgili beyanları alınmalı, bu şekilde yapılacak araştırma sonucunda davacının çalışmasının mevsimlik çalışma olduğu iddiası hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile; davacı ...'in davalı iş yerinde 01 Mart 2002 01 Temmuz 2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak, 2003 yılında 148 gün, 2006 yılında 95 gün, 2007 yılında 93 gün, 2008 yılında 93 gün, 2009 yılında 123 gün süreyle hizmet akdi ile dönemin asgari ücretlerine göre çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyizi; davacının işe giriş bildirgeleri ile bordroların kesintili çalıştığına karine teşkil ettiğini, aksinin yazılı delil ile ispatı gerektiğini, mahkemece eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini, davacının 18 yaşında teknik sorumluluk ve tecrübe isteyen bir iş olan kepçe operatörü olarak çalıştığının tespitine karar verilmesinin hayatın olağan akışına terk olduğunu, alınan bilirkişi raporunda da çelişki olduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, ayrıca yasal hasım durumunda olan Kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili temyizi; davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerekirken eksik inceleme ile kısmen kabulüne karar verildiğini, davacının kesintisiz çalıştığı iddiasının samimi olmadığını, inşaat sektöründe çalışan davalı şirketin kış aylarında aktif bir çalışmasının bulunmadığını, davacının çalışmalarının kesintili olduğunu, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporunun eksiklikler taşıdığını usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarının birbiri ile çeliştiğini, çelişkinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, sigortalının aynı işverene ait işyerinden veya işyerlerinden birden fazla sigortalı işe giriş bildirgesi olması çalışmanın fasılalı geçtiğinin karinesi olduğunu, müvekkili firmanın inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, kış mevsiminde çalıştığını, davacının çalışmalarının kesintili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 1999 10.05.2013 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekili ile davalı kurum vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40