Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1719
2023/5302
12 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/195 E., 2020/359 K.
KARAR: Red
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen resen tahakkuk ettirilen fark işçilik primi nedeniyle Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ile Kuruma ödenen tutarın faizi ile birlikte tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise, feragat nedeniyle reddine dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili ve davacılardan... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü murafaalı temyiz eden ... ve ... adına gelen olmadı. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Adına Av. ......geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I. DAVA
Davacı ... vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde, müvekkilinin Kontek Kontrol Müh. San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, müvekkiline davalı kurumca gönderilen 23.10.2009 tarih ve 13.860,530 sayılı yazı ile 28.08.2009 tarih ve 11.186.453 sayılı yazı ile fark işçilik ihtiva eden tebligatın posta idaresince bila tebliğ iade edilmesi nedeniyle yazı ekindeki belgeler ile 103.902.75 TL prim borcu olduğu ve borcun 20.05.2009 tarihli 93240/INC/25 sayılı müffettişlik raporu ile tahakkuk ettirildiği, söz konusu borcun gecikme zammı ile birlikte 30 gün içinde yatırılması aksi takdirde icra takibi yapılacağının beyan edildiğini ancak müvekkiline tebliğlerin yapılmadığını ayrıca müvekkilinin şirketini devrettiğini ve 21.03.2005 tarihihli sicil gazetesinde bu durumun yer aldığını,müvekkilinin aleyhine çıkartılan prim ve işlemiş faiz nedeniyle borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ... vekili Kontek Kontrol Müh. San. Tic. Ltd. Şti.'nin almış olduğu ihale işinde salt işçilik fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturalar incelemeye alındığını,işveren tarafından işyerine ait kayıtların talep edildiğini ancak işverene bu husus tebliğ edilmesine rağmen kayıt ve belgelerin ibraz edilmediğini, müffettiş incelemesi sonucunda hesaplanan işçilik miktarının 353.343,44 TL olması gerektiği ancak işveren tarafından 47.747,12 TL.kuruma bildirim yapıldığını, 305.596,32 TL sigorta primine esas kazanç tutarının bildirilmiş olması gerektiği, kuruma bildirilmeyen bu tutar üzerinden kurumca resen 130.902,75 TL ek prim tahakkuk ettirilerek işverene 28.08.2009 tarih ve 11186453 nolu yazı ile bildirildiğini, bu nedenle davanın kabulüne prim borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Her iki davacı tarafından ayrı ayrı açılan davalar dava konusunun aynı olması nedeniyle usul ekonomisi gereğince birleştirilmiş ve yargılamaya birlikte devam olunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar hakkında ihaleli iş nedeniyle yapılan kurum işlemlerinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 04.10.2012 tarihli kararı ile "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: Türk Loydu vakfı iktisadi işletme ve germanisher services GMBH ortaklığı BOTAŞ petrol boru hattı şirketi Bakü Tiflis Ceyhan proje müdürlüğü ile BTC boru hattı Türkiye kesimi yurt içi ve yurt dışı imalat işleri ile ilgili 3. taraf denetim hizmetleri sözleşmesi aks etmiştir. Türk loydu vakfı ile Botaş arasındaki sözleşmede yapılan işleri yapmak üzere Türk loydu vakfı ile davacıların ortağı olduğu kontek isimli şirket arasında 27.01.2003 tarihinde yürürlüğe girmek üzere serbest sözleşmeli sörveyör sözleşmesi aktedilmiştir. Davalı ... kontek isimli şirketten belgeleri incelemek için defter ve belgeleri istemiş istenilen belgelerin süresinde ödenmemesi üzerine davalı toplam hak ediş tutarı üzerinden %54 işçilik oranı tespiti ile 103.902,75 TL prim borcu tahakkuk ettirilmiştir. 26.02.1995 tarihli 22214 sayılı resmi gazetede yayınlanan sigorta pirimleri takip ve tahsilatı genel tebliğine göre yapılan incelemer sonucunda konusu yanlızca işçilik olan ve müteahidin malzeme kullanılmasını gerektirmeyen ihaleli işlerde uygulanacak asgari işçilik oranı %54 olacaktır. 29.09.2005 tarih 25951 sayılı resmi gazetede yayınlanan asgari işçilik tespit komisyonunca belirlenen çeşitli iş kollarında belirlenen asgari işçilik oranlarını gösterir tebliğe göre müşvirlik hizmetlerine uygulanacak oran %10 dur. Davacıların üstlendikleri iş vasıf gerektiren yüksek nitelikte bir özellik göstermektedir. Bu nedenle denetim ve ölçüm işi için ön görülen ihale bedelinin de yüksek olması işin niteliği gereğidir. İhale bedelinin yüksek olması yapılan işin değerinden kaynaklanmaktadır. Yoksa beden gücüne dayanan emeğin üzerine belirli bir kar payı eklenerek yapılan işlerden değildir. Davalı kurumun ihale bedelinin %54 oranında prim tahakkuk edilmesine ilişkin işleminde kullandığı ölçü kol gücüne dayanan çalımalara ilişkindir. Uyuşmazlık konusu olay kol gücüne dayanan nitelikte olmayıp yüksek vasıf gerektiren fikri nitelikte bir faaliyettir. Bu tür faaliyetlerde çok az personel istihdamı ile büyük katma değer üretmek olağandır. Davalı kurum istenilen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle asgari değerleri göz önüne alarak prim tahakkukunda bulunmuştur. Davacının üstlendiği işin az personelle yüksek katma değer üretilecek işlerden olması nedeniyle ve davalı tarafça bunun aksine belirtilen asgari tutarlar üzerinden yani hak ediş üzerinden %54 oranında prim tahakkukunu gerektiren kol gücüne dayalı bir çalışma olduğu davalı tarafından ıspatlanamadığından davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
- Dairemizin, 20.01.2014 tarihli ve 2012/25521 Esas, 2014/755 K. sayılı kararında;
" ....mahkemece, öncelikle Kontek Kontrol Mühendislik ve Teknik Hizmetler San. Tic. Ltd. Şti’nin ortak ve adreslerine ilişkin ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, davalı Kurumca fark işçilik prim borcu çıkartılmasına ilişkin 13.860.530 Kurum kayıt sayılı ve 23.10.2009 tarihli yazının davacılara ayrı ayrı tebliğine ilişkin tebligat parçaları olup olmadığı, bu davacıların veya şirketin Kurumca bildirilen fark prim borcuna süresinde itirazları olup olmadığı, itirazlarına ilişkin dilekçeleri bulunup bulunmadığı, davacıların itirazlarına karşı Kurum ilgili ünitesince herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı ve sonucundan davacıları bilgilendirip bilgilendirmediği hususunda yukarıda anılan prosedür çerçevesinde inceleme yapılmalı, davanın hak düşürücü süresi içerisinde açılıp açılmadığı ve bu kapsamda tebligatların usulünce yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeli, ayrıca davacılardan ...’ye karşı Kurumca yapılan takip olup olmadığı sorulmalı ve var ise takip dosyasının ve tebligatların okunaklı bir örneği getirtilerek dosya arasına alınmalı, davanın süresinde açıldığı anlaşıldıktan sonra işin esasına girilmeli, ve davacıların itirazları incelenmeli, %54 oranında Kurumca esas alınan asgari işçilik oranının dayanağı belirlenmeli, davaya konu ve esasen müşavirlik hizmeti olduğu anlaşılan ihaleli işin 28.03.2003 31.12.2004 tarihleri arasında yapıldığı ve 2004 tarihinde geçerli olan Kurum genelgesine ekli listede işçilik oranı olup olmadığı belirlenmeli, yok ise sonraki genelgelerle getirtilen oranların davacılar lehine uygulanabileceği gözetilmeli ve sonucuna göre fark prim borcu olup olmadığı konusunda bilirkişiden rapor aldırılmak suretiyle belirlenmelidir." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2014 2014/301 Esas 2015/596 Karar sayılı kararı ile;
"Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş olup Yargıtay 10. Hukuk dairesi başkanlığını 20.01.2014 tarih ve 2012/25521 Esas ve 2014/755 karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememize iade edilmiş mahkememizce bozma ilamına uyalarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamından sonra SGK dan istenen belgelerden birleşen davanın davacısı ... adına çıkarılan idari para cezası ödeme emri tebligatının 12.10.2009 tarihinde o dönemki şirket yetkilisi Fuat Kıymacıya tebliğ edildiği, bu sebeple tebligatın usulüne uygun yapılmadığı, bundan başka da tebligat olmadığı, davacı ...'ın 11.12.2009 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği, itiraz üzerine itiraz komisyonunca verilen red kararının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir tebligat bulunmadığı ayrıca davacının 08.01.2010 tarihli dilekçe ile ödeme emrinin kendisine tebliğ edilmediğini bu sebeple içeriğini bilmediğini, kurumda haricen yaptığı araştarmada bir müfettiş raporu olduğunu öğrendiğni ancak bu raporun kendisine tebliğ edilmediğini beyan ederek gönderilen yazıya yeniden itiraz ettiğini beyan etmiştir.Davacının bu itirazı üzerine komisyonca bir değerlendirme yapılmadığı gelen belgelerden anlaşılmıştır. bu sebeple davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının kabulü gerektiği, öte yandan davacı ...'a tebligat yapıldığı yönünde hiç belge olmadığı sadece 2009/12436 sayılı takipte ödeme emri tebliğ edildiği ve 7 günlük süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı ... hakkında ise bir takip olmadığı gelen belgelerden anlaşılmaktadırb.
Mahkememizce bozma ilamındaki eksiklikler giderildikten sonra dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: Türk Loydu vakfı iktisadi işletme ve germanisher services GMBH ortaklığı BOTAŞ petrol boru hattı şirketi Bakü Tiflis Ceyhan proje müdürlüğü ile BTC boru hattı Türkiye kesimi yurt içi ve yurt dışı imalat işleri ile ilgili 3. taraf denetim hizmetleri sözleşmesi aks etmiştir. Türk loydu vakfı ile Botaş arasındaki sözleşmede yapılan işleri yapmak üzere Türk loydu vakfı ile davacıların ortağı olduğu kontek isimli şirket arasında 27.01.2003 tarihinde yürürlüğe girmek üzere serbest sözleşmeli sörveyör sözleşmesi aktedilmiştir. Davalı ... kontek isimli şirketten belgeleri incelemek için defter ve belgeleri istemiş istenilen belgelerin süresinde ödenmemesi üzerine davalı toplam hak ediş tutarı üzerinden %54 işçilik oranı tespiti ile 103.902,75 TL prim borcu tahakkuk ettirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müfettiş raporunun eksik incelemeye dayandığı anlaşılmıştır. Ayrıca 29.09.2005 tarih 25951 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Asgari İşçilik tespit komisyonunca belirlenen çeşitli iş kollarına ait asgari işçilik oranlarını gösterir tebliğle önceki tebliğin hükümlerinin kaldırıldığı ve 2005 yılından evvel başlayıp biten ancak kesinleşmiş bir asgari işçilik uygulaması yoksa bu tebliğ hükmünün uygulanacağı hükmü gereği %54 asgari isçilik oranı uygulaması mümkün değildir. 2010 ve sonrası yıllarda asgari işçilik tespit komisyonunca yapılan tespitler gereği yeni durumlara uygun asgari işçilik oranları belirlenmiş, 2005 yılı tebliğinde mevcut olan asgari işçilik oranı müşavirlik hizmetleri sırasında müşavirlik mühendislik kontrollük hizmetleri olarak yeniden tespit edilerek aynı asgari işçilik oranı olan %10 takdir edilmiştir. Bu sebeple inceleme konusu işin de %10 asgari işçilik oranı üzerinden incelenmesi gerekirdi böyle incelendiğinde 17.686,85 TL noksan SPEK olduğu belirlenmiştir.
Yargılama devam ederken davacı ...'ın payına mahsuben 73.320,00 TL ödediği sgk dan gelen belgelerden anlaşılmıştır. Davacı ... vekili de yargılama sırasında ödeme yaptıklarını ve davaya istirdat olarak devam ettiklerini beyan etmiştir.
Davacıların şirket ortağı olarak %10 oranı üzerinden belirlenen noksan işçilik alacağı olarak toplam 17.686,85 TL den hisseleri oranında sorumlu oldukları anlaşılmış, davacı Burhanın yargılama sırasında ödeme yapmış olması sebebiyle belirlenen 17.686,85 tlden hissesine düşen miktar üzerinden ödenen gecikme zammı da mahsup edilerek bakiyesinin davacı ...'a iadesine, davacı ...'ın ise davasının kabulüne" karar verilmiştir.
C.2 nci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2014 2014/301 Esas 2015/596 K sayılı Kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin verdiği 28.03.2017 tarihli ve 2016/18249 E. ve 2017/2628 K sayılı ilamı ile ".... Davacılardan ..., karardan sonra vediği 29.11.2016 tarihli dilekçesi ile 6736 sayılı Kanun'dan faydalanmak için davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
Bu itibarla; somut olayda davadan vazgeçildiği (feragat edildiği) bildirdiğinden, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu hukuki olgu çerçevesinde, davacılardan ...’nün 6736 sayılı Kanun'dan yararlanmak amacıyla davadan feragat ettiği gözetilerek yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Şeklindeki yazım ile karar 2. kez bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince 2 nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2017 tarih ve 2017/193 Esas 2017/372 Karar sayılı ilamı ile, Dava borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizin 2014/301 E. ve 2015/596 K. sayılı ilamı ile asıl dava ve birleşen dava yönünden davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karaların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. HD nin 2016/18249 E. ve 2017/2628 K sayılı ilamı ile “Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. ....Somut olayda davadan vazgeçildiği (feragat edildiği) bildirdiğinden, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu hukuki olgu çerçevesinde, davacılardan ...’nün 6736 sayılı Kanun'dan yararlanmak amacıyla davadan feragat ettiği gözetilerek yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. O hâlde, davacı ... ve davalı Kurum avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.” gerekçesi ile bozularak mahkememizde yeniden esasa kaydedilmiş ve bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Mahkememiz asıl dosyası davacı ... ... hakkında verilen karar bozma ilamına konu edilmediğinden 2015/596 K. sayılı ilama göre “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre: Türk Loydu vakfı iktisadi işletme ve germanisher services GMBH ortaklığı BOTAŞ petrol boru hattı şirketi Bakü Tiflis Ceyhan proje müdürlüğü ile BTC boru hattı Türkiye kesimi yurt içi ve yurt dışı imalat işleri ile ilgili 3. taraf denetim hizmetleri sözleşmesi aks etmiştir. Türk loydu vakfı ile Botaş arasındaki sözleşmede yapılan işleri yapmak üzere Türk loydu vakfı ile davacıların ortağı olduğu kontek isimli şirket arasında 27.01.2003 tarihinde yürürlüğe girmek üzere serbest sözleşmeli sörveyör sözleşmesi aktedilmiştir. davalı ... kontek isimli şirketten belgeleri incelemek için defter ve belgeleri istemiş istenilen belgelerin süresinde ödenmemesi üzerine davalı toplam hak ediş tutarı üzerinden %54 işçilik oranı tespiti ile 103.902,75 TL prim borcu tahakkuk ettirilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müfettiş raporunun eksik incelemeye dayandığı anlaşılmıştır. Ayrıca 29.09.2005 tarih 25951 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Asgari İşçilik tespit komisyonunca belirlenen çeşitli iş kollarına ait asgari işçilik oranlarını gösterir tebliğle önceki tebliğin hükümlerinin kaldırıldığı ve 2005 yılından evvel başlayıp biten ancak kesinleşmiş bir asgari işçilik uygulaması yoksa bu tebliğ hükmünün uygulanacağı hükmü gereği %54 asgari isçilik oranı uygulaması mümkün değildir. 2010 ve sonrası yıllarda asgari işçilik tespit komisyonunca yapılan tespitler gereği yeni durumlara uygun asgari işçilik oranları belirlenmiş, 2005 yılı tebliğinde mevcut olan asgari işçilik oranı müşavirlik hizmetleri sırasında müşavirlik mühendislik kontrollük hizmetleri olarak yeniden tespit edilerek aynı asgari işçilik oranı olan %10 takdir edilmiştir. Bu sebeple inceleme konusu işin de %10 asgari işçilik oranı üzerinden incelenmesi gerekirdi böyle incelendiğinde 17.686,85 TL noksan SPEK olduğu belirlenmiştir. Yargılama devam ederken davacı ...'ın payına mahsuben 73.320,00 TL ödediği sgk dan gelen belgelerden anlaşılmıştır. Davacı ... vekili de yargılama sırasında ödeme yaptıklarını ve davaya istirdat olarak devam ettiklerini beyan etmiştir. Davacıların şirket ortağı olarak %10 oranı üzerinden belirlenen noksan işçilik alacağı olarak toplam 17.686,85 TL den hisseleri oranında sorumlu oldukları anlaşılmış, davacı Burhanın yargılama sırasında ödeme yapmış olması sebebiyle belirlenen 17.686,85 tlden hissesine düşen miktar üzerinden ödenen gecikme zammı da mahsup edilerek bakiyesinin davacı ...'a iadesine” dair verilen karar aynen kalmış, davacı ... Zinnar Güllü'nün ise 25.11.2016 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği anlaşıldığından birleşen dava yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
E. 3 üncü Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2017 tarih ve 2017/193 Esas 2017/372 Kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin verdiği 08.05.2018 tarihli ve 2018/1384 Esas, 2018/4429 Karar sayılı ilamı ile;
"...1 Davacılardan ... yönünden, karardan sonra verdiği bildirilen 29.11.2016 tarihli dilekçe kapsamında 6736 sayılı Kanun'dan faydalanmak için davadan feragat ettiğinden bahisle istemin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafından doğrudan kuruma verilen 25.11.2016 günlü dilekçenin, usulüne uygun bir feragat niteliğinde olmayıp, sadece feragat taahüdü özelliğinde bulunması ve özellikle de anılan dilekçe kapsamında yapılan başvuruya rağmen 6736 sayılı Yasanın öngördüğü yapılandırmadan kurumca yararlandırılmadığının anlaşılması karşısında; davacı ... Zinnar Güllü yönünden işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmelidir.
2 Davacı ... ... yönünden; anılan davacının, 2009/12436 sayılı takip dosyası üzerinden toplam prim borcunun 17.686,85 TL olduğunun ve bu tutar ile bu tutar üzerinden hesaplanacak gecikme zammının, davacı tarafından yapılan 73.320,00 TL’den mahsubuyla bakiyesinin davacıya iadesine karar verilmiş ise de, sorumluluğa hükmedilen 17.686,85 TL prim asıl tutarının hesabı davacı aleyhine olarak hatalı yapılmıştır.
654.339,71 TL’lik toplam hak ediş tutarına, müşavirlik hizmeti için uygulanması gereken %10 asgari işçilik oranının uygulanması (654.339,71 TL*%10=65.433,71 TL) suretiyle bulunacak işin yürütümü için gerekli en az işçilik miktarından, bildirilen SPEK tutarının (47.747,12 TL) mahsubuyla elde edilecek fark işçilik tutarına (17.686,59 TL), %34 prim oranı ve %30 hisse oranlarının uygulanması suretiyle davacının sorumluluğunu gerektirir asıl prim tutarının (gecikme zammı hariç) 1.804,03 TL olarak alınması ve anılan bu tutara, ödeme tarihine (07.01.2010) kadar ki gecikme zammı ilave edilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekir." denilmiş ve karar 3. kez bozulmuştur.
F. İlk Derece Mahkemesince 3 üncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2020 tarih ve 2018/195 Esas, 2020/359 Karar sayılı ilamı ile,
"Tüm deliller toplandıktan sonra bozma ilamı doğrultusunda davacı ... ... yönünden; davacının 654.339,71 TL’lik toplam hak ediş tutarına, müşavirlik hizmeti için uygulanması gereken %10 asgari işçilik oranının uygulanması (654.339,71 TL*%10=65.433,71 TL) suretiyle bulunacak işin yürütümü için gerekli en az işçilik miktarından, bildirilen SPEK tutarının (47.747,12 TL) mahsubuyla elde edilecek fark işçilik tutarına (17.686,59 TL), %34 prim oranı ve %30 hisse oranlarının uygulanması suretiyle davacının sorumluluğunu gerektirir asıl prim tutarının (gecikme zammı hariç) 1.804,03 TL olarak alınması ve anılan bu tutara, ödeme tarihine (07.01.2010) kadar ki gecikme zammı ilave edilerek hesaplama yapılması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. 21/07/2020 tarihli raporun dosya içeriğine, mevzuata ve Yargıtay kararlarına uygun bulunması sebebi ile bu rapor hükme esas alınmıştır.
Davacıların ortağı olduğu Kontek Ltd. Şti.'ne sözleşme gereği ödenen toplam hakediş bedeli 654.339,71 TL, sözleşme konusu müşavirlik işine uygulanması gereken işçilik oranı %10, kurumca tahakkuk ettirilip 2004/Aralık ayına mal edilen prim aslı tutarı 103.902,75 TL, kurumca tahakkuk ettirilen borcun ait olduğu dönemde davacıların şirketteki ortaklık hisseleri; ... yönünden %50, ... yönünden %30 olup sözleşme konusu iş sebebiyle kuruma bildirilmesi gereken asgari işçilik tutarı; 654.339,71 X %10 = 65.433,97 TL'dir. Buna mukabil Kontek Ltd. Şti. tarafından kuruma tevdi edilen bildirge muhteviyatı SPEK tutarı 47.747,12 TL nin mahsubu ile prime esas fark işçilik tutarı; 65.433,97( )47.747,12 = 17.686,85 TL'dir. Fark işçilik tutarına %34 prim oranının uygulanması ile Kontek Ltd.Şti.nden tahsili gereken prim aslı tutarı;17.686,85 X %34 = 6.013,53 TL'dir. 6.013,53 TL prim aslı borç tutarından, davacıların her birinin borçlu şirketteki ortaklık hisse oranlarına göre sorumlu oldukları prim aslı tutarı;
... : 6.013,53 X %50 = 3.006,76 TL, ... :6.013,53 X %30 = 1.804,06 TL'dir.
Davalı kurumca tahakkuk ettirilip 2004/Aralık ayına mal edilen fark prim aslına mahsuben her bir davacı tarafından yapılan ödeme tutarları ve ödeme tarihleri; ... : 69.380,92 TL ödeme 31.08.2018, ... : 73.380,00 TL ödeme 07.01.2010 şeklindedir.
Davacı ... ...'in sorumlu oluğu 1.804,06 TL prim aslının 2004/Aralık ile 07.01.2010 ödeme tarihi arasındaki süreye ilişkin gecikme zammı tutarı;1.804.06 X %89,82 = 1.620,41 TL, prim aslı ve gecikme zammı dahil toplam borcu; 1.804.06 + 1.620,41 = 3.424,47 TL olup ödediği 73.380,00 TL'den mahsubu ile yersiz ödenen ve...'e iadesi gereken miktar; 73.380,00( )3.424,47 = 69.955,53 TL'dir.
Davacı asil ...'nün 14.08.2018 tarihli dilekçe ile davadan feragat dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragate feragat edilen kısmın dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
İncelenen dosya içeriğine göre davacı asil ...'nün 14.08.2018 tarihli ve usulüne uygun kimlik tespiti yapılmış dilekçesi ile davasından feragat ettiği anlaşılmakla davanın geçerli feragat nedeniyle bu davacı yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılardan... vekili ile davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ise, verilen kararın hatalı olduğunu, esasen davalı Kurumca davacılar hakkında yapılan işlemlerin yerinde ve hukuki mevzuata da uygun olduğunu buna göre davanın reddi gerektiğini belirterek, kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacılardan ...' ın istirdada konu talebi hakkındaki davasında nispi harç yatırmadığının, bu nedenle verilen kararda maktu vekalet ücretinin yerinde olması karşısında ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40