Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4993
2023/5263
11 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2005 E., 2023/94 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 25. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/141 E., 2021/192 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; davacının Azerbaycan vatandaşı olduğunu, 1993 yılında Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde öğretim üyesi olarak çalışmak üzere sözleşme imzaladığını, Bilkent Üniversitesi Bilkent Senfoni Orkestrasında keman sanatçısı olarak tam zamanlı çalıştığını, keman öğrencilerine ders verdiğini, bugüne kadar aralıksız aynı görevini sürdürdüğünü, halen çalışmaya devam ettiğini, işe giriş bildirgesinin 22.09.1993 tarihinde verilmesine karşın sigorta primlerinin yatırılmadığını beyan ederek; davacının 22.09.1993 31.05.2000 tarihleri arasındaki davalı işveren nezdindeki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışmalarının yabancı statüsünde olduğunu, misafir değil daimi ve tam zamanlı bulunduğunu, 506 sayılı Kanun'un 3/11 maddesi uyarınca yazılı istekte bulunanlar hakkında uzun vade sigorta kolunun uygulanabileceğini, Türkiye Azerbaycan arasında 17.07.1998 tarihinde sosyal güvenlik sözleşmesi akdedildiğini, buna göre 01.06.2000 tarihinden itibaren çalıştırıldığını, Türk Soylu yabancı olarak 2527 sayılı Kanun ile tanınan haklardan yararlanabilmesinin belli koşullara bağlandığını, işe giriş bildirgesinin yazılı istek olarak kabul edildiği takdirde ise istek tarihinden sonraki ay başından itibaren uygulanması gerektiğini belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ihbar olunmuş Kurum vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu dönemde yabancıların Türkiye'de sigortalı olabilmesi için 506 sayılı Kanun'un 3/II A maddesinin gereği yazılı talebinin olması gerek ise de davacının çalışmasına ilişkin olarak 22.09.1993 tarihinde işe girdiğini gösterir, davacının imzasını içeren işe giriş bildirgesi göz önünde bulundurulduğunda, davacının kuruma yapılan sigortalılık hizmet bildirimi, yazılı beyan yerine ve bu işe giriş bildirgesinin malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak çalışmak istediğine dair başvuru olarak kabulü gerekeceğinden 506 sayılı Kanun'un 3/II a fıkrası uyarınca; "Malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları (...) istek tarihinden sonraki aybaşından başlayarak uygulanır" düzenlemesi karşısında 01.10.1993 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasının uygulanması gerektiği, davacının davalıya ait işyerinde 22.09.1993 tarihinde çalışmaya bayladığı ancak 506 sayılı Kanun'un 3/2 a fıkrası uyarınca yazılı istek tarihinden sonraki ay başından başlayarak 01.10.1993 31.05.2000 tarihleri arasında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının işe giriş bildirgesinin yazılı ister sayılamayacağını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, davanın reddi gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
Fer’i Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, kurum işlemlerinde hata bulunmadığını, davanın yersiz açıldığını, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında,506 sayılı Kanun'un 3/II A maddesini değiştiren 4958 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihine kadar olan dönemde, yabancıların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları için yazılı istek arandığı, davacının 22.09.1993 tarihinde işe girdiğini belirten işe giriş bildirgesinin süresinde Kuruma intikal ettirildiği ve bildirgede kısa vadeli sigorta kollarına tabi olmayı içeren bir kayıt bulunmadığı, bu şekilde verilen işe giriş bildirgesinin önceki dönem bakımından yabancı uyruklu sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 3/II A maddesinde öngörülen yazılı istek yerine geçeceği kabul edilerek, davacı adına kısa vadeli sigorta kollardan prim yatırılan dava konusu dönem çalışmalarının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında çalışma olduğuna ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II A fıkrası ile 79/10 uncu maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27