Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3648

Karar No

2023/5221

Karar Tarihi

11 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/74 E., 2020/610 K.

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında Mahkemece görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, 16.07.2008 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası nedeniyle %39 oranında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değeri, geçici iş göremezlik ödemesi ve tedavi masrafları nedeniyle katlanılan Kurum zararının kusurlu taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılardan Tasfiye halinde Dadaşlar Tekstil İnş.Gıda Alüminyum Oto.San. ve Tic.Ltd.Şti vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu trafik kazasının iş kazası olmadığını, meydana gelen trafik kazasında davalının kusurunun bulunmadığını, Kartal 4. İş Mahkemesinin 2010/164 E sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, 5510/21 inci madde hükmüne göre kaza üçüncü bir kişinin kusuru sebebiyle meydana gelmişse ilk peşin sermaye değerinin yarısının zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı Aksigorta A.Ş. vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın Kartal 4. İş Mahkemesinin 2010/464 E sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, dosyaların birleştirilmemesi halinde diğer davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, kurumun rücu hakkının bulunmadığını, olayın iş kazasından kaynaklanmadığını, ilk peşin sermaye değerli gelirlerdeki artışların istenemeyeceğini, davacı kurumun geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin olarak talep ettiği miktarın 14.05.2010 tarihinde 2.834,07 TL olarak ödendiğini, 6111 sayılı Kanun gereğince trafik kazaları ile ilgili tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, davacının tedavi taleplerinin teminat harici olduğunu, sorumlulluklarının poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, faizden temerrüt tarihinden itibaren sorumlu olduklarını beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 20.11.2014 tarih ve 2012/351 Esas ve 2014/715 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne toplam 112.672,48 TL kurum alacağından 103.776,02 TL'sinin ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 16.09.2011 tarihinden tibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, geri kalan 8.896,46 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve Tasfiye halinde Dadaşlar Tekstil İnş. Gıda Alüminyun Oto San. Ltd. Şti.'den müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden davalı ...'in kusuru nedeni ile poliçe limiti olan 100.000,00 TL ile sınırlı kalmak üzere ve Anadolu 17. İş mahkemesinin 2013/182 Esas 2014/284 Karar sayılı dosyası ile infazda tekerrür oluşturmayacak şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine (Tedavi gideri talebinin reddine) karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı TH Dadaşlar Tekstil İnş. Gıda Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; "... 1 )Davalılardan Tasfiye Halinde Dadaşlar Tekstil İnş. Gıda Al. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 9 ve 10 uncu maddeleridir...Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında, zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda davalı işveren şirketin kusurunun bulunmadığı gözetilerek, 506 sayılı Kanun'un 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında, davalı işverenin sorumluluğu belirlenirken, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44 üncü maddeleri uyarınca, % 50'den aşağı olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2 ) Davalı ... Sigorta Sigorta AŞ. yönünden;

a Dava; 16.07.2008 tarihli trafik iş kazasında yaralanan sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan masraflardan oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 26 ıncı maddesidir...Dava konusu somut olayda; üçüncü kişi konumunda olduğu belirgin olan davalı ... Sigorta AŞ. vekili dava dilekçesine ve ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunmuş olup, Mahkemece, sigortalıya bağlanan gelirin onay, yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin ayrı ayrı ödeme tarihleri Kurumdan sorulup belirlendikten sonra yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hem zararın, hem de tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren başlayan zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

b Zorunlu mali sorumluluk sigortası; “Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına, bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan mali ve hukuki sorumluluğunu belli limitler dahilinde güvence altına almak” üzere oluşturulmuştur. Dolayısıyla sigorta şirketinin, zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında Kurumun rücu alacağından sorumluluğu; kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçede yazılı sorumluluk limiti ile sınırlıdır. Sigorta şirketi tarafından, 2918 sayılı Kanun kapsamında poliçeye dayalı akdi sorumluluk nedeniyle poliçe limiti dahilinde, sigortalı ya da hak sahiplerine ödeme yapıldığının geçerli belgelerle kanıtlanması durumunda, sigorta şirketinin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından, ödediği miktar oranında tazmin sorumluluğundan kurtulduğunun kabulü gereklidir.

Dosya kapsamına göre, Kurumca, 18.02.2010 tarihli yazı ile bir kısım sosyal sigorta yardımlarının ödenmesi için talepte bulunulması üzerine, davalı sigorta şirketi tarafından %25 kusur oranına tekabül eden 2.834,07TL'sının ödendiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalı ... Sigorta AŞ.'nin mükerrer ödeme ile karşı karşıya bırakılmaması bakımından, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarih itibariyle geçerli olan zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesindeki limit kapsamında 18.03.2010 tarihinde yaptığı ödeme olan 2.834,07TL'nın, poliçe limiti olan 100bin TL'dan düşülmesi gerektiği gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir

c 2918 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesinde, sigortacıların, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan tutarları hak sahibine ödemek zorunda oldukları belirtilmiş olup bu tür rücu davalarında sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcına karşılık gelen temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekmektedir. Kurumca şirkete başvurulmasına karşın 8 iş günü içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde, anılan sürenin sonunda temerrüt olgusu gerçekleşeceğinden faiz başlangıcı 9 uncu güne karşılık gelen tarih olarak kabul edilmeli, başvuru yapılmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise şirketin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, faiz başlangıcı olarak icra takip günü, takip yapılmaksızın dava açılması durumunda dava tarihi ve ıslah yapılmış ise ıslah ile talep edilen kısım yönünden ıslah tarihi esas alınmalıdır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek, Kurumdan, davalı sigorta şirketinin usulünce temerrüde düşürüp düşürmediği araştırılıp, varılacak sonuca göre, faiz başlangıcı yönünden hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

3 ) Yasa Koyucu tarafından, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 13.02.2011 tarih 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı esası getirilmiştir.

6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren Geçici 1 inci maddesi ile de, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri, yine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 inci maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 91 inci maddesine göre de, “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”

Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.

Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleten ile sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçenin varlığı halinde; bu kişilerin tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir.

Hal böyle olunca, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan davalı ...'un tedavi masrafları yönünden de Kuruma karşı sorumluluğunun devam ettiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

4 )Kabule göre ise; davalı sigorta şirketinin de belirlenecek poliçe limiti kapsamında diğer davalılarla birlikte teselsüle dayalı olarak sorumlu olduğuna dair infaza elverişli hüküm kurulmaması, sigorta şirketinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden sorumluluğunun, poliçe limiti kapsamındaki ödeme yükümlülüğüyle orantılı olarak belirlenmesi..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, açılan davanın kısmen kabulüne, toplam 112.672,48 TL kurum alacağından 103.776,02 TL'sinin ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihi olan 16.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, geri kalan 8.896,46 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 09.08.2010 ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., Ak Sigorta A.Ş. ( Ak Sigorta A.Ş. yönünden; poliçe limiti olan 97.165,93 TL ile sınırlı olarak, Anadolu 17. İş Mahkemesi'nin 2013/182 Esas, 2014/284 Karar sayılı dosyası ile infazda tekerrür olmamak kaydıyla ve ıslah edilen kısım zaman aşımına uğramış olmakla dava dilekçesinden talep edilen 51.888,01 TL ilk peşin sermaye değeri ve 5.435,13 TL geçici iş göremezlik olmak üzere; toplam 57.323,14 TL ve bu miktar yönünden dava tarihinden itibaren yasal faizi ile sınırlı olmak üzere) ve Tasfiye Halinde Dadaşlar Tekstil İnşaat Gıda Alüminyum Oto Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden (Tasfiye Halinde Dadaşlar Tekstil İnşaat Gıda Alüminyum Oto Sanayi Ticaret Limited Şirketi yönünden sadece 51.888,01 TL ilk peşin sermaye değeri ve 4.448,23 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 56.336,24 TL'den sorumlu olmak şartıyla) müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tedavi masraf alacağı yönünden; davalı ...'ın söz konusu zararın % 75 kusur karşılığı olan 2.201,12 TL tutarından sorumlu olduğunun tespiti ile dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak 1.897,50 TL'nin kurum zararına ilişkin rapordaki listede belirtilen masraf sarf tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, tedavi masraf alacağı talebinin diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı Kurum vekili eksik araştırma ve inceleme sonucu verile kararın bozulması gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 10 uncu, 26 ncı maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizvı.mahkemekararıonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim