Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5139

Karar No

2023/5190

Karar Tarihi

11 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/974 E., 2023/258 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 19. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/1 E., 2019/310 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin davalı işyerinde 01.03.2010 ve 01.03.2014 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız sona erdirilmesi nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bir kısım işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla dava açıldığını, söz konusu davada mahkemenin 01.03.2010 ve 01.03.2014 tarihleri arasında davalı yanında çalışan davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü ile diğer işçilik alacaklarından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini (... 32.İş Mahkemesinin 2014/96 E. 2015/405 K.) belirterek, davacının davalı yanında 01.03.2010 ve 01.03.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle;hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin ve resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu, fiili çalışma olgusunun somut, inandırıcı delillerle ispatlanamaması halinde red karan verilmesi gerektiğini, ayrıca yüksek kazanç iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, çalışmanın Yargıtay tarafından belirlenen ilkelere göre kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; " Davacı, davalı 1097081 sicil numaralı iş yeri bünyesinde hizmet dökümünde çalışmaları gözükmemektedir.

Davacının, 03.11.2010 11.01.2011 tarihleri arasında dava dışı 1216851 sicil numaralı ... adlı iş yerinde hizmet dökümünde çalışmaları gözükmemektedir. Bu süreler hesaplamada dışlanmıştır.

Ancak, davacının 03.11.2010 11.01.2011 tarihleri öncesindeki çalışma iddialarının hak düşürücü süre yönünden değerlendirilmesi açısından; tanık beyanlarında davacının kesintisiz çalıştığı belirtildiğinden; davacının görevlendirme ile bu iş yerinde çalıştığı ve bu iş yerinin şube olduğu beyan edildiğinden ve işçilik alacakları davasında dinlenen davalı tanıkları ...' nin davalı iş yeri mağaza sorumlusu olarak ...' u belirttiği ve davacının bu kişi ile tartışığını beyan ettikleri görüldüğünden, dava dışı 1216851 sicil numaralı ... adlı iş yeri ile davalı iş yeri arasında organik bağ olduğu kabul edilmiş ve çalışmaların blok halinde geçtiği kabul edilerek, hak düşürücü sürenin gerçekleşmediği kabul edilmiştir.

Davacının, davalı bünyesinde sigortasız çalıştığı iddiasına yönelik olarak;

Davalı 1097081 sicil numaralı iş yerinin dosya içerisine celp edilen tescil kayıtlarının incelenmesinde; 22.01.2003 tarihinde kanun kapsamına alındığı halen kanun kapsamında olduğu görülmüştür.

Davacının sigortalı gözükmediği 01.03.2010 02.11.2010 ve 12.01.2011 01.03.2014 tarihleri arasına yönelik çalışma iddiası açısından; bu dönem aralığında çalışmaları gözüken iş yeri bordrolu davacı tanıklarının, davacı çalışmalarının başlangıcı bitişi ve varlığı yönünden açıklayıcı beyanlarının olduğu görülerek, bu beyanlara itibar edilmiş; dava tarihi itibariyle iş akdinin feshi tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği ve ücrete yönelik iddiaların yazılı delil ile ispat edilemediği görülerek, 01.03.2010 02.11.2010 ve 12.01.2011 31.01.2014 tarihleri arası asgari ücret üzerinden ve işçilik alacakları dosyasında hükme esas alınan son aylık ücret olan 1.678,00 TL üzerinden hesaplanan alacakların icra kanalıyla tahsil edildiği görülerek, son ay ücreti açısından aylık 1.678,00 TL / günlük 55,93 TL brüt ücret üzerinden dosya içerisindeki 12.03.2019 tarihli bilirkişi kök raporu esas alınarak hizmetlerin tespitine karar verilmiştir. Bu ay öncesindeki gerçek ücrete yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir." hususları belirtilerek 1 Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine,

Davacının davalı 1097081 sicil numaralı işyeri bünyesinde 01.03.2010 02.11.2010 ve 12.01.2011 31.01.2014 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden sigortasız çalıştığının tespitine,

Davacının davalı 1097081 sicil numaralı işyeri bünyesinde 01.02.2014 01.03.2014 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak günlük brüt 55,93 TL ücret üzerinden sigortasız çalıştığının tespitine,

Fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kesintisiz olarak davalı firmada çalışmadığı, part time olarak ve ekstra elemana ihtiyaç olduğu zamanlarda çalıştığı ve bu sebeple davacı açısından hak düşüm süresinin uygulanması gerektiğini, davacının sadece belirli zamanlarda ekstra işçi olarak çalıştığını, davacının tanık olarak dinlettiği şahısların davalı firma ile husumetli ve iş yerinden ayrılan, davaları olan tanıklar olduklarını, davacı tanıklarının beyanlarının da tamamen gerçek dışı ve senaryodan ibaret olduğunu ve söz konusu beyanları doğrular nitelikte tek bir dayanak belge, bilgi ve somut bir delil sunulmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Fer'i Müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit isteminin hak düşürücü süreye uğradığını, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, kamu düzenine ilişkin eldeki davada resen inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, başvuru koşulunun yerine getirilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki dava dosyası ile işçilik alacakları dava dosyasında dinlenen bordro tanıklarının beyanlarıyla davacının 01.03.2010 01.03.2014 tarihleri arasında davalı şirket adına işlem gören 1097081.034 sicil sayılı işyerinde tam zamanlı ve kesintisiz olarak çalıştığının kanıtlandığı; yine ... 32. İş Mahkemesinin 04.11.2015 tarih ve 2014/96 Esas, 2015/405 Karar sayılı kararıyla davacının davalı işyerinde 01.03.2010 01.03.2014 tarihleri arasında çalıştığı ve brüt maaşının 1.678,00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarihli kararıyla onanarak kesinleştiği, bu kararın eldeki dava bakımından güçlü delil niteliğinde bulunduğu; hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, davacının 03.11.2010 11.01.2011 tarihleri arasındaki hizmetinin 1216851.34 sicil sayılı Telsiz Mah. Zeytinburnu adresinde bulunan ... ünvanlı işyerinden Kuruma bildirildiği, dava konusu dönem içerisinde başka bir işyerinde çalışma bulunmakla ve bunun sonucunda çalışma kesintiye uğradığından ilke olarak bu çalışma öncesi ve sonrası hizmet tespiti talebinin hak düşürücü süre bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmekte ise de davacının bir dönem çalışmalarının bildirildiği ... isimli kişinin 2010/1 2014/3 aylarına ait aylık prim ve hizmet belgelerinde davalı işyerinin sigortalısı olarak Kuruma bildirildiği, dinlenen tanık beyanlarına göre bu kişinin mağaza müdürü olduğu ve davacının davalı işyerindeki çalışmasının kesintisiz olması nedeniyle gerçekte çalışmasının aynı işyerinde devam etmesine karşı aralarında organik bağ bulunan başka bir işyerinden hizmetinin bildirildiği, davacının davalı işyerindeki çalışması kesintiye uğramadığından hizmetin sona erdiği 01.03.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığı ve bunun sonucunda işin esasına girilmesinin yerinde olduğu; davacının dava dışı işyerinden Kuruma bildirilen hizmetin iptali ve davalı işyerinden tespite yönelik bir istemi bulunmadığından dava dışı işverenin davaya dahil edilmesine ve 03.11.2010 11.01.2011 tarihleri arasındaki dönem bakımından hüküm kurulmasına gerek olmadığı; işçilik alacaklarına ilişkin kesinleşen mahkeme kararı ile hüküm altına alınan ücret benzerlerinin icra yoluyla tahsil edilmesi nedeniyle son ay sigorta primine esas kazancın 5510 sayılı Kanun'un 80/1 d bendi gereğince belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla; istinaf kanun yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355'inci maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Fer'i Müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararııdavamahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim