Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3566
2023/5182
11 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1158 E., 2022/2233 K.
KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/206 E., 2021/513 K.
Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından müvekkiline vefat eden eşi ...'dan dolayı 01.01.2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığını, 31.03.2016 tarihinde 1910575 sayılı müfettiş raporu doğrultusunda emeklilik işleminin iptal edildiğini, usulsüz olarak yapılan ödemelere ilişkin borç bildirim belgesi gönderildiğini, müvekkilinin yapılan işleme itiraz ettiğini, ancak itirazının davalı kurum tarafından reddedildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, dava konusu kurum işleminin iptalini, müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum müfettişinin düzenlediği rapor doğrutusunda işlemlerin yapıldığını, yapılan işlemin kanuna uygun olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, müteveffa sigortalı ve müteveffa eşinin davalı kurum müfettişi tarafından iptal edilen prim ve tevkifatları nedeniyle, toplamda 5533 günlük süre 168.535,18 TL prim borçlarının bulunduğu, Bağ Kur primlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlendiğini, Kurum memurlarının karşılıksız olarak prim ve tevkifatları şahısların hesaplarına yatırmasının söz konusu olamayacağı, müteveffa ...'ın kurumun yönetmelik esaslarına uygun bir şekilde prim ve tevkifat ödemesi yapmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca, iyi niyet esaslarına uygun bir şekilde davranmadığı mahkememizce kabul görmüş, Eskişehir Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen müzekkere cevabında, müfettiş raporunda usulsüz olarak çıkartılan prim ve tevkifatların sigortalı hesabına yüklenmemesi halinde sigortalılığının bulunmadığı görülmüştür. Mahkememiz dosyası davacısı ... müteveffa Ahmet Teber'in eşi olmakla, yapılan usulsüz işlemden haberdar olup olmadığı dosya kapsamı ile tespit edilememekle, 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı doğrultusunda, 48.224,16 TL borç aslından 5 yıllık zamanaşımı da gözetilerek 31.489,56 TL'sinden sorumlu olduğu, bakiye 16.734,60 TL borçtan sorumlu olmadığı anlaşılmakla, davacının davasının kısmen kabulüne davacının kurum işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanması talebinin reddine, davacının 94,206,22 TL borçlu olmadığının tespiti talebinin kısmen kabulü ile davacının davalı Kuruma yersiz ödenen aylık ve ek ödemeler asıl alacağı olan 16,734,60 TL borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin anayasal bir hakkı olan mülkiyet hakkının korunması gerektiğini, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili; mahkeme kararının hukuka uygun olmadığını davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, kurumca yapılan işlemlerde yasaya ve mevzuata aykırı olduğunu, davanın kabulüne yönelik verilen kararın hukuka uygun olmadığını, gerekçeleri ve resen tespit edilecek gerekçelerle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan araştırmada muris adına herhangi bir tevkifat ve prim ödemesi olmadığı, tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun bulunduğu ve yaşlılık aylığı ve ölüm aylığı şartlarının oluşmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, sahte işlemlerle muris hesabına tevkifat ve prim yüklenmiş olduğundan davacının da iyi niyetli kabul edilemeyeceği, bu nedenle borcun tamamından sorumlu bulunduğu, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyada mevcut delillerin hüküm kurmak için yeterli olduğundan delil toplanmasına ve duruşma açılmasına gerek olmaksızın davanın reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27