Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7766
2023/5075
9 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/4214 E., 2022/428 K.
KARAR: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 26. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/600 E., 2020/323 K.
Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacılar ve davalılardan Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalılardan Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edildiği, davacılar vekili ile davalılardan Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep ettiği anlaşılmakla, duruşma için tayin olunan 09.05.2023 Salı günü için yapılan tebligatlar üzerine duruşmalı temyiz eden davacılar adına Av. ... ile davalı ... Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv.Hiz.A.Ş. adına Av. Sevda Olgun Akman ve davalı ...Ş. adına Av. .....'ın geldiği diğer davalılar adlarına gelen olmadığı görülmüş ve gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek, aynı gün öğleden sonra yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 25.06.2014 tarihindeki kasten silahla öldürülen güvenlik görevlisi ... ...'in annesi (...) ve kız kardeşleri (...) olduğunu, davalılar ... ve ... tarafından silahla öldürüldüğünü, geriye mirasçı olarak kendisinden sonra vefat eden babası......, annesi ...'i ve kız kardeşleri ...'ı bıraktığını, müteveffanın annesi ile birlikte aynı evde yaşadığını ölüm sebebiyle destekten yoksun kaldığını beyanla anne ve müteveffa baba lehlerine 10.000,00 TL'şer maddi tazminat ile anne ve baba ve kardeşlerin her biri lehine 200.000,00 TL'şer manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında önce 20.01.2020 tarihli dilekçeyle anne için 60.594,79 TL'ye müteveffa baba için 1.902,30 TL'ye artırılmış, sonrasında 15.10.2020 tarihli dilekçeyle anne için 65.743,13 TL'ye artırılmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı ... Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma ve Güvenlik Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın ... ve ... isimli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak ölmesi ile birlikte kaza ile şirketin yürüttüğü iş arasındaki illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... ve Kredi Bankası A.Ş. vekili tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı ... ile banka arasında alt iş veren üst işveren ilişkisi değil, kanun ve yönetmelikten doğan sözleşmesel ilişki bulunduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, davalı bankanın üst işveren olduğu düşünülse dahi müvekkilin dava konusu olayda herhangi bir kusurunun olmaması ve meydana gelen zararla arasında bir illiyet bağı bulunmaması yönleriyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacı taleplerini 20.01.2020 tarihli dilekçeyle ıslah etmiş ve harcını yatırmıştır. Yargılama aşamasında davacı vekili taleplerini 15.10.2020 tarihli dilekçeyle 2.defa ıslah etmiş ancak yasa gereği iki kere ıslah yapılamayacağı gözönüne alınarak davacı vekilinin 15.10.2020 tarihli dilekçesindeki taleplerine ilişkin usule uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.Yargıtay uygulamasına göre; özel hukuk davası, ceza davasındaki kusur oranları bağlı değilse de, kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla saptanmış maddi olgularla bağlı olduğu ayrıca, davacılar yakınının 10.12.2013 tarihinde davalı ... firmasında silahlı güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı Davalı ... şirketinin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine dair Kanunu çerçevesinde banka ve kurumlara nakit taşıma, işleme, saklama, ATM nakit desteği ve ATM birinci seviye bakım hizmetleri sunduğu, diğer davalı ...nin ise diğer davalı ... firmasından kanun gereği (Bankacılık Kanunu m.35, 36, 93'e göre hazırlanan Bankaların Destek Hizmeti Almalarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde) hizmet aldığı anlaşılmakla davalı şirketlir arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, dava konusu olayın 5510 sayılı Kanun'un m.13 kapsamında iş kazası olduğu, olayda Davalılar ... ve ...'nın birlikte % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Davalı alt işveren Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güvenlik Hizmetleri A.Ş.'nin % 15 (yüzde OnBeş) oranında, Davalı asıl işveren Yapı Kredi Bankası A.Ş. % 5 (yüzde Beş) oranında, kazalı işçi...Uğur ... % 10 (yüzde On) oranında kusurlu olmak üzere davacılara karşı davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir. Davalılar vekillerinin itirazlarına ilişkin olarak dosya kapsamına sunulan ek raporun hüküm hükme ve denetime elverişli olduğu gözönüne alınarak talebin reddine karar verilmiştir.
3.Somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumluluk ilkesine ilişkin 61 ve 163 ncü maddeleri ve 4857 sayılı İş Kanun'un 2/6 ncı maddesi ile Yüksek Yargıtay’ın bu konudaki oturmuş ve yerleşmiş içtihatları da dikkate alınarak, müteveffa işçinin kusuru olan % 10 oranı dışında kalan ve davalı asıl ve alt işverenlerin ve diğer davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları toplam %90 oranındaki kusur ve sorumluluk oranı üzerinden hesaplama yapılması için dosya hesap yönünden bilirkişi incelemesi yapılmak üzere aktuerya bilirkişiye tevdi edilmiş ve 07.10.2019 tarihli rapor aktüerya bilirkişi İbrahim Yılmaz tarafından dosyaya sunulmuş 2020 yılı yasal asgari ücret artışları ile ilk PSD ve Fiili Ödeme tutarlarına ilişkin SGK cevap yazısı gözönüne alınarak aynı bilirkişiden 28.09.2020 tarihli ek rapor alınmıştır. İş kazası kolundan gelir bağlanması için gerekli yasal koşullara taşımayan baba için yargılama sonucunda tarafların kusur durumu olayın oluş şekli göz önüne alınarak müteveffa'nın babası olan...... adına mirasçıları tarafından davalı aleyhine açılan davaya ilişkin olarak, Yüksek Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin, YİBK Kararından sonra oluşan hukuksal duruma ilişkin olarak önceki raporun tanziminden sonra yayımlanan emsal kararlarına göre, iş kazası kolundan gelir bağlanması için gerekli yasal koşulları taşımayan baba......’e fiili desteğin kanıtlanamadığı ve farazi destek olduğu kabul edilerek, TBK’nın 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca maddi tazminat davasının kabulü ile maddi tazminat alacağının 50.000,00 TL olduğunun tespitine, ancak davacı vekilinin 20.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile bağlı kalınarak; 1.902,03 TL olarak kabulü ile olay tarihi olan 25.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak, yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile...... mirasçılarına, miras payları oranında ödenmesine, ayrıca müteveffanın dava tarihinden önce vefat eden babası...... için manevi tazminat talebine ilişkin olarak müteveffanın babasının ölmeden önce dava açma iradesini kolluk aşamasında vermiş olduğu beyanı ile izhar ettiği dolayısıyla onun ölümüyle manevi tazminat isteme hakkının diğer mirasçılarına intikal ettiği kabul edilerek manevi tazminat alacağının 50.000,00 TL tespiti ile olay tarihi olan 25.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak, yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile...... mirasçılarına, miras payları oranında ödenmesine, şeklinde karar verilmiştir.
-
Aktuerya bilirkişi raporunda yapılan inceleme sonucun da SGK Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezinin 06.12.2018 ve 14.12.2018 tarihli cevap yazıları ile müteveffanın annesi ...’e oğlunun vefat etmesi nedeniyle eşinden dolayı ölüm geliri bağlanmasını tercih ettiği için 01.01.2015 tarihinden itibaren eşinin sigortalılığından aylık bağlandığı ve müteveffa oğlundan dolayı iş kazası kolundan bağlanan gelirinin kesildiği bildirilmiştir.Bu duruma göre, dosyada mevcut SGK cevap yazılarından, müteveffanın babasına kendi sigortalılığından dolayı yaşlılık (emeklilik) aylığı bağlanmış bulunması nedeniyle oğlunun vefatı nedeniyle iş kazası kolundan gelir bağlanamayacağı, buna karşılık müteveffanın annesi ...’in oğlunun vefatı nedeniyle iş kazası kolundan gelir bağlanması için gerekli yasal koşulları taşıdığı tespit edilmiş olup, eşinin vefatından sonra eşinin sigortalılığından dolayı ölüm aylığı bağlanmasını tercih ettiği için iş kazası kolundan bağlanan gelirinin kesildiği ve fiili ödemeye dönüştüğü anlaşılmakla, SGK Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezinden, müteveffanın anne ve babasına iş kazası kolundan bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerleri ile gelirin kesildiği tarihe kadar yapılan fiili ödeme tutarları sorulmuş olup; SGK Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezinin 28.08.2019 tarihli cevap yazısı ile müteveffanın annesi ...’e bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri 23.270,99 TL ve müteveffanın annesi ...’in iş kazası kolundan bağlanan gelirinin kesildiği tarihe kadar fiilen ödenen sigorta gelirlerinin (fiili ödemelerin) toplamı ise 1.133,12 TL olarak bildirilmiştir. Bu duruma göre, iş kazası kolundan gelir bağlanması için gerekli yasal koşulları taşıdığı tespit edilen anne ...’e bağlanan gelirin, olay tarihinden bir süre sonra vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı bağlanmasını tercih ettiği için gelirinin kesildiği tarihe kadar yapılan fiili ödemelerin bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin yarısından daha düşük bulunduğundan anlaşıldığından, fiili ödemelerin davalı asıl ve alt işverenler ile üçüncü kişilerin müteselsilen toplam (%90 kusur oranına isabet eden rücu edilebilecek bölümü, annesi ...’in destekten yoksun kalma nedeniyle, SGK gelirlerinin rücu edilebilecek bölümü ile karşılanmamış bakiye maddi tazminat alacağının 65.734,13 TL olduğunun tespitine, ancak davacı vekilinin 20.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile bağlı kalınarak; 60.594,79 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilie karar verilmiştir.
-
Manevi tazminat talepleri hakkında Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, Müteveffanın ölümü, işçinin yaşı ve olay tarihi gibi özelliklerin göz önünde tutulması, bunun yanında olayın iş verenin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Bu ilkeler gözetilerek davacı anne ve baba için 50.000,00 TL'şer kardeşler içim 30.000,00 TL'ler manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılardan Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmedilen maddi tazminatın az olduğunu, kusur raporunda kazalı için % 10 kusurlu olduğu sonucuna varılmasının hakkaniyetli olmadığını, Hükmedilen manevi tazminatların düşük olduğunu, beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisi bulunmadığını, kendilerinin banka destek kuruluşu olduklarını, sadece davalı bankaya değil başka bankalara da hizmet verdiklerini, bu nedenle davalı ... aleyhine kusur hesaplaması yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yapı Kredi Bankası yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece kazalının müteveffa babası......'in dava açma iradesini kolluk aşamasına verdiği ifade ile beyan ettiği ve bu sebeple onun ölümüyle manevi tazminat isteme hakkının mirasçılarına geçtiği şeklinde karar verildiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 25 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca,"Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez." hükmüne yer verildiğini, Müteveffa baba......'in yalnızca kollukta ölüm sonrası cinayet sanıklarından şikayetçi olduğuna ilişkin vermiş olduğu ifade ile manevi tazminata ilişkin talebinin olduğu yönünde karar verilmesi hatalı olduğunu, bu hakkın miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçemeyeceğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, müteveffa'nın ... ve ... isimli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak ölmesi ile kaza ve şirket Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma ve Güvenlik Hizmetleri A.Ş.'nin yürüttüğü iş arasındaki illiyet bağının ortadan kalktığını, Bantaş'a %15 oranında kusur tayin edildiğini, tayin edilen kusur miktarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından işbu iş kazası olayının incelendiğini ve kaçınılmazlık ilkesi kapsamında kendilerine kusur atfedilmediğini, beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi ile müvekkili banka arasında alt işverenlik olduğuna yönelik kabulün hatalı olduğunu, alt asıl işverenlik ilişkisinden bahsedebilmek için işçinin "sadece bu iş yerinde çalışma" koşulu arandığını, Mahkemenin AVM maliki ve yönetiminin sorumluluğuna ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunmadığını, davalı bankanın üst işveren olduğu düşünülse dahi, zararla kusur arasında illiyet bağı bulunmadığını, Mahkemenin her bir davalı bakımından kusuru oranında sorumluluk belirlemeyip, yüzde 90 üzerinden müteselsilen sorumluluğa dair karar vermesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarları fahiş olduğunu, beyanla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Manevi tazminat isteme hakkı, kural olarak zarar görene ait bir haktır. Ancak zarar gören ölmeden önce dava açmış veya dava açma iradesini izhar etmiş ise, manevi tazminat isteme hakkı mirasçılarına intikal eder. Mirasçılar açılmış davaya devam edebilirler veya dava henüz ikame edilmemiş ise bizzat dava açabilirler. Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. (HGK’ nun 3.4.1963 tarihli, 4 80 Esas, 42 Karar sayılı, Yargıtay 21. HD.'nin 22.02.2007 gün 2006/18030E 2007/2541K, 14.06.2010 gün 2009/12032E, 2010/6776K, 30.10.2010 gün 2010/5628E 2010/11845K, 4.HD’nin 17.09.1962 gün 5218 8846, 07.11.1968 3112 8654, 12.06.1981gün 7633/8562, 02.06.1994 gün 1898 5093 sayılı kararları) Davacı babanın, yukarıda açıklanan şekilde manevi tazminat istemi hususunda iradesini vefat etmeden önce sergilemediği, bu minvalde herhangi bir eyleminin bulunmadığı saptanmıştır. Bu nedenle Mahkemenin mirasçılarının manevi tazminat taleplerinin reddi yerine, yazılı şekilde kabulü hatalı ve davalıların bu yönü amaçlayan istinaf nedenleri yerindedir.
2.Meydana gelen iş kazası tarihinde davalı ...'nın, diğer davalı ... Nakit ve Kıymetli Mal Taş. A.Ş.'den hizmet aldığı tartışmasızdır. Bu nedenle meydana gelen kazada davalı bankanın da sorumluluğu mevcut olup, kusura ilişkin bilirkişi raporu ile Mahkemenin müteselsil sorumluluk ilkeleri uyarınca verdiği kararda bir isabetsizlik yoktur. Diğer yandan hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda usul ve yasaya, dosyadaki delil durumuna, kazanın oluşuma, ceza dosyası kapsamına uygun şekilde tarafların kusur oranları belirlenmiş olup, somut olayın özelliklerine göre salt ... ve ...'ya kusur atfeden SGK teftiş raporuna itibar edilemeyecektir. Sonuç olarak tarafların, kusura ve illiyet bağının kesildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
3.Dosya kapsamından, iş kazası sonucu sigortalının vefat ettiği, iş kazasının meydana gelişinde sigortalının % 10 oranında karşıt kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291 370)
4.Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı anne yararına hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminat tutarı azdır. Müteveffanın kardeşleri için hükmedilen manevi tazminat tutarları ise yukarıdaki açılmalarla isabetlidir. Davacı ...'in manevi tazminata dair istinaf başvurusu yerindedir. İlk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılmasına karar verilerek müteveffanın annesi ... için takdiren 80.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi uygun bulunmuştur.
5.Kamu düzenine ilişkin olarak; müteveffanın kardeşleri Nuran Noyan ve ...'nın manevi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulurken infazda tereddüt yaratarak "davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine" denilmiş olması da ayrı bir kaldırma sebebidir." gerekçeleriyle "Tarafların istinaf kanun yolu başvurularının kısmen kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1 b 2 bendi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmıştır
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılardan Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müteveffa babanın kollukta şikayetçi olmasının dava açma iradesini ortaya koyduğundan manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, sigortalının evlilik hazırlıkları yapmaktayken öldürüle bir güvenlik görevlisi olduğu davalıların Türkiye'nin en güçlü özel bankası ve o bankanın işlerini yapan Güvenlik Şirketi olduğu gözetildiğinde ölenin annesi ve kardeşlerine toplam 140.000 TL manevi ve 60.594,79 TL maddi tazminat olmak üzere tazminat ödemesine karar verilmesinin az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, illiyet bağının üçüncü kişiler eylemiyle kesildiğini, SGK müfettişi raporuyla dosya arasındaki rapor çeliştiğini, asıl alt işveren kabulü hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... Şirketi ile müvekkili arasında asıl alt işveren ilişkisi olmadığını, davalı üçüncü kişiler Osman ve Sarper eylemleri ile illiyet bağının kesildiğini, iş kazasının gerçekleştiği AVM yönetimine kusur verilmesi gerekirken kusur verilmemesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların fazla olduğunu, davacıların mirasçı sıfatıyla maddi ve manevi tazminat isteme hakları olmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahibinin maddi ve manevi tazminat alacaklarına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri ile 110 uncu maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417/3 ve 114/2 nci maddeleri gereği aynı Kanun'un 49, 50, 51, 52, 53, 55 ve 56 ncı maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16,19 ve 21 inci maddeleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri, 4721 sayılı Kanun'un 25/4 üncü maddesi ile 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.
- Değerlendirme
A) Davalılardan Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
3.Bölge Adiye Mahkemesinin 23.03.2022 tarihli kararıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davacı anne ... lehine maddi tazminat alacağı 65.734,13 TL olmakla beraber taleple bağlı 60.594,79 TL maddi tazminat ve 80.000,00 TL manevi tazminata, baba...mirasçıları lehine maddi tazminat alacağı 50.000,00 TL olmakla beraber taleple bağlı 1.902,03 TL maddi tazminata, davacı kardeşler ... ... lehlerine 30.000,00 TL'şer manevi tazminata karar verildiği hükmedilen bu tazminatların birbirlerinden bağımsız ayrı birer dava olduğu ve karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldıkları anlaşıldığından temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; somut olayda kusur oran ve aidiyetleri ile manevi tazminat miktarlarının Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olarak belirlendiği, müteveffa sigortalının babası......'in dava açmadan önce dava açma iradesini ortaya koyduğunun dosya kapsamından anlaşılamamasına göre bu hususta Bölge Adliye Mahkemesince verilen karardaki gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılardan Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma Güv. Hiz. A.Ş. ve Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekillerinin davacılar lehine hükmedilen tazminat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,
2.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3.Kararın niteliği gereği taraflar lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının davalılara iadesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacılardan alınmasına,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52