Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4090

Karar No

2023/4778

Karar Tarihi

3 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2107 E., 2023/46 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Niğde İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/105 E., 2020/77 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın süreden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 1999 yılından 2014 yılına kadar Niğde ili Çavdarlı Kasabası Çiftçi Koruma Başkanlığında bekçi olarak çalıştığını, ancak belediyenin ve çiftçi koruma başkanlığının 6360 sayılı yasa ile kapanmasıyla birlikte kendisinin de işine son verildiğini, işçilik alacakları için Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/636 Esası ile dava açıldığını, müvekkilinin çalışma süresinin 07.06.1999 30.03.2014 tarihleri arasında tespit edildiğini, müvekkilinin sadece 2009 2012 yılları arasında primleri yatırılmış olup, bu yılların haricindeki dönemlerdeki çalışmalarının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Feri müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı hususunun irdelenmesi gerektiğini düşündüklerini, müvekkili kurum SGK aleyhinde hüküm kurulmaması gerektiğini, işe giriş bildirgesinin kuruma verilmiş olmasının yeterli olmadığı, bu çalışmayı ortaya koyan belgelerin prim bildirgeleri ve dönem bordroları olduğunu, müvekkili kurumun herhangi bir ihtilafa sebep olmadığı gibi kusurlu herhangi bir davranışıyla da bu davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğunu, bu sebeple davanın kabulüne karar verilse bile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden müvekkil kurumun sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.

  1. Davalı Cevap dilekçesinde; Çavdarlı belediyesinin kapatıldığını, belediye tüzel kişiliğinin İl Özel İdaresine dönüştüğünü, ancak çiftçi malları koruma başkanlığının kapanan Çavdarlı Belediyesinden bağımsız ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, husumetin idarelerine yöneltilmesi hukuka uygun olmadığını, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle de reddini talep ettiklerini, kuruma bildirilmediği iddia olunan hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın tespiti istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılmasının gerektiği, anlatılan nedenlerle davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içerisindeki karar defteri ve irat kaydı incelendiğinde 10/10/2002 ile 15/05/2009 tarihleri arasında davacının davalı işveren nezdinde fiili çalışmasının olmadığından bu yöndeki talebinin reddi gerektiği, aynı şekilde 16/11/2009 01/01/2010 ve 01/01/2013 28/02/2013 tarih aralıklarında davacının fiili çalışması olmadığından bu yöndeki talebinin reddi gerektiği, 15/05/2009 15/11/2009, 01/01/2010 31/12/2012 ve 01/03/2013 30/03/2014 ile belirtilen tarih aralıklarında yapılan fiili çalışması karşılığında SGK primleri yatırıldığından, bu yatırılan prim zamanlarının karar defteri ve irat kayıtları ile de uyumlu olduğundan davacının bu talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı" gerekçeleri ile davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın talepleri gibi kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının 1999 2014 yılları arasında Çavdarlı Çiftçi Malları Koruma Başkanlığı bünyesinde aralıksız olarak Kır Bekçisi olarak çalıştığı iddiasına dayalı hizmet tespiti davası olup, 15/05/2009 15/11/2009, 01/01/2010 31/12/2012 ve 01/03/2013 30/03/2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışma kaydının yer aldığı ve hizmet cetvelinin incelenmesinden davalı tarafça sigorta bildirimleri yapıldığının anlaşıldığı, Çavdarlı Kasabası Çiftçi Koruma Başkanlığına ait karar defteri ve içeriği ile uyumlu irat kayıtlarının incelenmesinde, 01/05/2009 tarihli karar ile: "Bekçi durmak isteyen ...'a sigorta yapılacağı ve yıllık 5.000 TL ücret ödeneceği ve 15/05/2009 tarihinden 15/11/2009 tarihine kadar çalıştırılacağının bildirildiği, ... ve...'nın bu teklifi kabul ettiğinin", 10/12/2009 tarihli karar ile: "Davacı ile ...'ın bekçi olarak görevlendirilmelerine ve 01/01/2010 tarihinde sigorta girişlerinin yapılmasına", 10/12/2012 tarihli karar ile: "2013 yılı için bekçi tutulması için yapmış olduğu ilan neticesinde bugüne kadar bekçilik yapmak üzere koruma başkanlığına hiç kimsenin müracaatının bulunmamasından dolayı ayrıca mevsim gereği kasabamızda korunacak veya zarar görecek ekili alanların olmadığı, ekimi yapılan hububatların kar altında olması yine otlatılacak büyük ve küçük baş hayvanların kış boyu araziden çekilip, ahırlarda beslenmesinden dolayı 2013 yılı için bekçi tutulmasının Mart ayına ertelenmesine" karar verildiği ve sigorta bildirimlerinin de alınan karar ve çalışma süresi ile uyumlu olacak şekilde kuruma yapıldığı, bordro tanıkları beyanlarından davacının kuruma bildirilen süreler dışında çalışması doğrulanamadığı, bu haliyle talebe konu 10/10/2002 ile 15/05/2009, 16/11/2009 01/01/2010 ve 01/01/2013 28/02/2013 dönemlerine ilişkin davacının kesintisiz olarak çalıştığını somut, yeterli ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığı, yine mahkemenin sigorta bildirimi yapıldığı 15/05/2009 tarihi öncesi dönemler yönüyle hak düşürücü süreden reddine ilişkin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından" davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davanın talepleri gibi kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk
  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

  2. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

  1. 6100 sayılı HMK m. 119/1 e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1 e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

  1. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

  1. Değerlendirme

1.Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, eksik araştırma ve inceleme sonucu davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, davacının yaptığı işin bekçilik olduğunun dosya kapsamından anlaşılmasına göre, davacıya bekçi kimliği verilip verilmediğinin, yine görevde kullanılmak üzere silah verilip verilmediği, verilmiş ise silah verilmesine ilişkin tutanakların ilgili jandarma Komutanlığından veya Kaymakamlıktan istenilmeli, davacının talep ettiği dönemde ki köy muhtar ve azaları ile görev yaptığı yerdeki karakoldan yetkili kişiler tanık olarak dinlenilmeli, tanık anlatımları ile çalışmanın kesintisiz olduğunun anlaşılması durumunda hak düşürücü süre olmayacağı değerlendirilmeli, işçilik alacakları dosya içeriği de gözetilerek, tanık anlatımları arasındaki çelişki giderilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:11:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim