Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4010
2023/4541
27 Nisan 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/233 E., 2022/2595 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/345 E., 2020/250 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kuşadası Gençlik Spor Kulübü Derneği ve dernek yetkilisi olması nedeniyle davacı aleyhine, ödenmeyen prim vb. alacaklarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun gereğince icra takibi yapıldığını, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35 inci maddesi; "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." hükmü gereğince davacının dernek başkanı olduğu döneme ilişkin borçlardan sorumlu olması nedeniyle ödeme emirleri düzenlendiğini, 2012/11421, 2012/11422, 2012/11871, 2012/19854, 2012/19855, 2012/23902, 2012/23903, 2013/27875, 2013/27877, 2013/43262, 2013/43263, 2014/11749, 2014/11750, 2014/11751, 2015/14049, 2015/14050, 2015/14051 dosyalarına ait ödeme emri ve ek olarak 1 adet Mal Bildirim Kağıdı olmak üzere toplam 18 adet evrak gönderildiğini, tüzel kişilikten tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın her bir şirket yöneticisinin görev yaptığı dönemdeki borçların tamamından sorumlu olduğunu, davacının da şirket ortağı olduğu döneme ilişkin prim borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı kurum vekili; Kuşadası Gençlik Spor Kulübü Derneği ve dernek yetkilisi olması nedeniyle davacı aleyhine, ödenmeyen prim vb. alacaklarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Yasa gereğince icra takibi yapıldığını, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35 inci maddesi;"Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." hükmü gereğince davacının dernek başkanı olduğu döneme ilişkin borçlardan sorumlu olması nedeniyle ödeme emirleri düzenlendiğini, 2012/11421, 2012/11422, 2012/11871, 2012/19854, 2012/19855, 2012/23902, 2012/23903, 2013/27875, 2013/27877, 2013/43262, 2013/43263, 2014/11749, 2014/11750, 2014/11751, 2015/14049, 2015/14050, 2015/14051 dosyalarına ait ödeme emri ve ek olarak 1 adet Mal Bildirim Kağıdı olmak üzere toplam 18 adet evrak gönderildiğini, tüzel kişilikten tahsil edilip edilmediğine bakılmaksızın her bir şirket yöneticisinin görev yaptığı dönemdeki borçların tamamından sorumlu olduğunu, davacının da şirket ortağı olduğu döneme ilişkin prim borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "Somut olayda, dava konusu ödeme emirlerinin,
2011/03
2011/03 04 05 06 07 08 09 10 11 12
2012/01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12
2013/01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12
2014/01 02 03 04
tarihlerine ilişkin olduğu, davacının 31.07.2010 24.05.2014 tarihleri arasında dava dışı derneğin yönetim kurulu başkanı olduğu,
davacıya 2019/19358805 takip nolu dosyasında gönderilen 2011/03 04 05 06 07 08 09 10 11 12, 2012/01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12, 2013/01 02 03 04 05, 2014/01 02 03 04 ödeme emirlerine (2014/011749 nolu ödeme emri içeriğine bulunan 2014/1. aya ilişkin damga vergisine ait kısmının ) konu işsizlik sigortası prim borçları yönünden, konu borçların doğumu tarihinde davacının dava dışı derneği temsil ve ilzama yetkili olduğu ve zamanaşımına uğramadığından tahakkuk edilen borçlardan sorumlu bulunması nedeni ile, davanın kısmen kabulü ile;
1 Davacıya Aydın Sosyal Güvenlik il Müdürlüğü'nün 10.12.2019 tarih ve 19358805 sayılı dosyası ile tebliğ edilen 2012/011871 ile 2014/011749 takip nolu ödeme emrinin (içeriğinde bulunan 2013/6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. Aylara ait damga vergisi borçlarının )Zaman aşımı nedeniyle iptaline,
2 Davacıya Aydın Sosyal Güvenlik il Müdürlüğü'nün 10/12/2019 tarih ve 19358805 sayılı dosyası ile tebliğ edilen 2012/011421, 2012/011422, 2012/019854, 2012/019855, 2012/023902, 2012/023903, 2013/027875, 2013/027877, 2013/043262, 2013/043263, 2014/011750, 2014/011751, 2015/014049 , 2015/014050 ve 2015/014051 ile , 2014/011749 nolu Ödeme emirlerinin (2014/011749 nolu ödeme emri içeriğine bulunan 2014/1. aya ilişkin damga vergisine ait kısmının ) iptaline yönelik davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline gönderilen ödeme emirlerinin Kuşadası Gençlik ve Spor Kulübü Derneği aleyhine düzenlendiğini, ancak ödeme emirlerinin gönderildiği tebliğ zarfında, müvekkilinin adının da bulunduğunu, söz konusu tebliğ zarfının içinde ise müvekkilinin borçlu olarak gösterilmediğini, borçlusunun Kuşadası Gençlik ve Spor Kulübü Derneği olduğu ödeme emirlerinin bulunduğunu, söz konusu ödeme emirlerine konu alacakların, zamanaşımına uğradığını, davalı Kurum tarafından Kuşadası Gençlik ve Spor Kulübü Derneği'ne borcun tahsili için herhangi bir ödeme emri gönderilmeden veya herhangi bir araştırma yapılmadan doğrudan doğruya müvekkiline ödeme emri gönderilmesinin usul ve yasaya aykrı olduğunu, bu sebeple kanunun açık hükmü gereği davalı Kurum tarafından öncelikle Kuşadası Gençlik ve Spor Kulübü Derneği'ne ödeme emri gönderilip, şayet derneğin borca batık olduğunun mahkeme kararı ile tespit edilmesi durumunda yöneticilere gidilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 5198 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihinden itibaren Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun'un zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak, 3917 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki genel hükümlere ve dolayısıyla on yıllık zamanaşımı dönemine geri dönüldüğünü, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında ise, 6183 sayılı Kanun'un 102 inci maddesinde belirtilen '' Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. '' maddesini gerekçe göstererek, Kurumun 10.12.2019 tarih ve 19358805 sayılı dosyası ile tebliğ edilen 2012/011871 ile 2014/011749 takip nolu ödeme emrinin (içeriğinde bulunan 2013/6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. Aylara ait damga vergisi borçlarının ) zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verildiğini, ancak yine aynı Kanunun 103 vd. maddelerinde zamanaşımını kesen haller belirtilmiş olup dosyada da zamanaşımını kesen sebepler bulunduğundan yerel mahkemece zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verilmesinin son derece hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dava konusu borcunun tahakkkuk ettiği dönem açısından davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 88/20 inci maddesine göre, "Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmezse kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." düzenlemeleri ile tüzel kişiliğe haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin Kuruma karşı işverenleriyle müştereken ve müteselsilen sorumlulukları; sigorta primleri ve Ek 24/1 madde kapsamındaki sosyal yardım zammı ve fer'ileriyle sınırlı olup, idari para cezaları ve prim dışındaki alacakları kapsamamaktadır.
6183 sayılı Kanun'un Kanuni temsilcilerin sorumluluğu başlığında düzenlenen mükerrer 35 inci maddesinde yer alan "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir" hükümlerine göre, Kurum tarafından borcun davacıdan tahsili yoluna gidilmesinde borcun tahakkuk ettiği dönemde kanuni temsilcisi sıfatı bulunmakta olup yasal düzenlemeler uyarınca davacının sorumluluğunun bulunduğu bu dönemdeki alacağa uygulanması gereken zamanaşımı süresi borcun doğumu 01.10.2008 tarihinden sonra olduğundan 5510 sayılı Kanun'un 93/2 inci maddesi gereği 10 yıl olup zamanaşımının başlangıcı, ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başladığı dikkate alınarak ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihine kadar borcun zamanaşımına uğramadığı, ancak 2012/011871 sayılı ödeme emri ile talep edilen 2011/4 12 aylarına ait damga vergisi, 2014/011749 sayılı ödeme emri ile talep edilen 2013/6, 7, 8, 9, 10, 11, 12. Aylarına ait damga vergisi borçlarının, borcun damga vergisi olması nedeniyle Kurum alacağı olmadığından, alacağın yasal dayanağının amme alacaklarını düzenleyen 6183 sayılı Kanun'un 102 inci maddesi olduğu ve zamanaşımı süresi alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl olup davacıya ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 14.12.2019 tarihine kadar tahsil edilmediği ve davacı yönünden herhangi bir işlem gerçekleştirilmediği, bu haliyle borcun zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla; istinaf kanun yoluna başvuran taraf vekillerinin dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı; ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir."
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesi, 6183 Sayılı Kanun'un 35 inci maddesi hükümleridir.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:13:25