Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3798

Karar No

2023/4532

Karar Tarihi

26 Nisan 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1019 E., 2022/1905 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi

SAYISI: 2015/468 E., 2019/377 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraflar ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait işyerinde 04.01.2013 14.02.2014 tarihleri arası aralıksız mağaza satış ve pazarlama elemanı olarak çalıştığını, davacıya çalıştığı süre içinde işveren tarafından aylık 1.200 TL net maaş ve ayrıca 600,00 TL satış primi ödendiğini, ayrıca öğle ve akşam yemeklerinin davalıca karşılandığını, davalıya ait işyerinde aralıksız çalışmışken çalışma süresi içinde geçici sürelerde SGK kayıtlarından çıkışı verilerek asgari 163 gün primlerinin yatırılmadığını, ayrıca yatırılan primlerin asgari ücret üzerinden yatırıldığını, oysa davacının aylık 1.200 TL net ücret ve ayda 600,00 TL prim ile çalıştığını, ödemelerin bir kısmının banka aracılığı ile bakiye kısmı ise elden ödendiğini ileri sürerek, davacının davalı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 04.01.2013 tarihinden 14.02.2014 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını tesbitine, bu süreler içinde yatırılmayan ya da eksik yatırılan sigorta primlerinin alınan gerçek ücret üzerinden davalı tarafından yatırılmasına, söz konusu hizmetlerin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı işveren 17.12.2016 tarihli beyan dilekçesinde dava dilekçesindeki hususları reddettiklerini, davacının defalarca işi bırakıp davalının iyi niyetini kullanarak tekrar işe girdiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

2.Fer’i müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 1011007, ..., 1117449, 1109655 ve 12736466 işyeri sicil numaralı işyerlerinden bildirilen toplam 660 gün sigortalı hizmeti bulunduğunu, davalı işverene ait olan Güvenoğlu Bellona unvanlı işyerinin de ... işveren sicil numarası ile kurumda kayıtlı olduğunu, davalı olan bu işyerince 22.03.2013 14.02.2014 döneminde 206 gün davacı adına hizmet bildirildiğini, davacının talepte bulunduğu dönemde davalı işveren tarafından kuruma bildirilmiş bir sigorta hizmeti bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davaların kamu düzenine ait olup çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispat gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen bordro tanıkların davacının 2013 başlarında işe girdiğin aralıksız çalıştığını beyan etmiş olduğu, buna göre davacının işe girişinden itibaren işten çıkışına kadar bordro tanık beyanlarına ve sigortalı gösterilmediği bu dönemde davacının imzası bulunan sipariş formu satış sözleşmesi belgelerine göre aralıksız çalıştığı, işe ilk başlangıcı yönünden iddia 04.01.2013 olduğu, tanıkların buna ilişkin herhangi bir net tarih beyan etmedikleri, en eski yazılı belge 13.01.2013 günlü belge olmakla bu belge ile bağlı kalınarak davacının işe de 13.01.2013 başladığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının ....68 sicil sayılı iş yerinde kuruma bildirilenler dışında 13.01.2013 21.03.2013, 11.04.2013 26.06.2013 ve 06.07.2013 13.08.2013 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a kapsamında prime esas asgari kazanç üzerinden sigortalı olarak çalıştığının tespitine,

davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve feri müdahil kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı işyerinin 01.09.2006 itibari ile mobilya satışı mahiyeti ile Yasa kapsamına alınmış olduğu, müvekkilinin davalı işyerinde satış temsilcisi olarak çalıştığı, müvekkiline ait ilk satış evrağının 13.01.2013 tarihli olduğu, bu yüzden yerel mahkemece bu tarihte işe başlanılan ilk gün olarak değerlendirildiği, henüz işe başlayan bir kişinin iş ile ilgili temel bilgileri edinmesi, satış yapacağı mobilyaları tanıması, müşteriye ulaşmasının bir süreç olduğu, bu hususların değerlendirilmediği, müvekkilinin işe girdikten 9 gün sonra ilk satışını gerçekleştirdiği, ilk 9 günün işi öğrenmekle geçen bir süre olduğu, tanıkların ifadelerinde işe başlama tarihi olarak 2013 yılı başı ifadesi olduğu, herhangi net bir tarih verilmediği, mahkemenin sadece yazılı belge üzerinden hareket edip tanık beyanlarını ve hayatın olağan akışı kavramını değerlendirmemesinin eksiklik olduğu, sadece bu 9 günlük fark yüzünden müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemek zorunda kalacağı, davacı yaptığı iş nedeniyle asgari ücret üzerinde, net 1200 TL maaş aldığı ayrıca satışlardan prim aldığı hususları yönünde tanık beyanları bulunmasına karşın mahkeme yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle SPEK'ye esas kazancı asgari ücret olarak belirlediği, işyerinde çaycı olarak çalışan mesai saatleri farklı olan kamu tanığının dışında aynı işyerinde birlikte çalıştığı montaj elemanlarının müvekkili lehine beyanda bulunmalarına karşın bu hususun dikkate alınmadığı gerekçeleriyle, davacının 04.01.2013 14.02.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkil aleyhine açılan tespit davasında davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı tarafın müvekkile ait işyerinde 04.01.2013 14.02.2014 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı, bu süre içerisinde müvekkili tarafından sigorta primlerinin yatırılmadığı gerekçe gösterilerek tespit davasının açıldığı, davacı tarafın sebepsiz olarak pek çok kez müvekkiline ait işyerindeki işi bırakarak ayrıldığı daha sonra müvekkilinin iyi niyetini kullanmak sureti ile işe yeniden başladığı, dinlenen davacı tanık beyanlarının birbiri ile tarih olarak tutarsız olduğu, davacı tarafın sigorla primlerinin yatırılmamasının hayatın olağan akışına müvekkilinin işyeri prensiplerine aykırılık teşkil ettiği, davacının dönem dönem sebepsiz yere işe gelmemesi ve daha sonra müvekkilinin iyi niyetini kullanmak sureti ile işe gelmesi savını doğruladığı gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

3.Fer'i müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren tarafından dava konusu dönemde sigortalı gösterilmediği, kurumun bu nedenle davacının işe başlangıç tarihleri bildirilmediğinden davacının 5510 sayılı Kanun kapsamındaki sigorta sürelerini başlatamadığı, kurumun işverenin bildirimiyle davacı işçinin işe başlangıcını yapacağından dava konusu olayda kusurlu bir işleminin olmadığı, kurumun davalı olan işyeri ile davacı arasında meydana gelen hizmet akdinin tarafı olmadığı, Kurum, davacının açtığı hizmet tespit davasının hasmı olamayacağı, mahkemece, yasal hak düşürücü sürenin dolduğu dikkate alınmadan davacının hizmet tespiti davasının kısmen kabulüne karar verdiği, davacının sigortalı olarak bildirilmediği sürede Kurumun davacıya karşı yasaya aykırı bir işlemi bulunmadığı, yine Kurum yönünden davanın menfaat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kurum yönünden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya keşide ettiği ... 5. Noterliği'nin 21.04.2014 günlü ihtarnamesinde davalı işyerinde 04.01.2013 14.02.2014 arasında çalıştığını beyan ettiği; davacının, dava konusu dönemde ... sicil sayılı davalı iş yerinden kuruma, 22.03.2013 10.04.2013, 27.06.2013 05.07.2013, 14.08.2013 14.02.2014 tarihleri arasında hizmetlerinin bildirilmiş olduğu, davalı işyerinin 01.09.2006 itibari ile mobilya satışı mahiyeti ile Yasa kapsamına alınmış olduğu, toplanan delillere göre, davacının 2013 başlarında işe girdiğinin ve işten ayrıldığı tarihe kadar aralıksız çalıştığının belirlendiği, buna göre davacının işe girişinden itibaren işten

çıkışına kadar 13.01.2013 21.03.2013, 11.04.2013 26.06.2013 ve 06.07.2013 13.08.2013 tarihleri arasında da davalıya ait işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1 a kapsamında asgari ücretle çalıştığı, bu tarihlerin dışında kalan tarihlerde çalışıldığının ve asgari ücretin üzerinde bir ücret alındığının yazılı belgelerle ispat edilemediği, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ve feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekilleri ve feri müdahil kurum vekili;istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 04.01.2013 21.03.2013, 11.04.2013 26.06.2013, 06.07.2013 13.08.2013 tarihleri arası hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflar vekilleri ve feri müdahil kuru vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim