Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4306
2023/4531
26 Nisan 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/230 E., 2022/325 K.
KARAR: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin merhum babası ... üzerinden davalı Kurumdan yetim aylığı aldığını, müvekkilinin aylığının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile kesildiğini, muvazaalı boşanmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin akrabalarınca böyle bir iftirada bulunabileceğini, müvekkilinin kardeşinin eşi... ve kardeşinin kızı ... tarafından gönderilmiş olan whatsapp mesajlarında müvekkile karşı hakaret ve tehditlerde bulunularak, almış olduğu yetim aylığının kesilmesi için şikayette bulunacaklarını belirttiklerini, sebep olarak da müvekkilinin eski eşiyle anlaşmalı olarak ve maaş almak amacıyla boşandığını ileri sürdüklerini, bunun üzerine müvekkilinin yetim aylığının kesildiğini, müvekkilinin kesinlikle muvazalı boşanma gerçekleştirmediğini beyanla kesilen yetim aylığının kesilme tarihi itibariye yasal faizi ile birlikte tekrar bağlanarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.07.2020 tarihli ve 2019/402 2020/201 sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince; gerek Nüfus Müdürlüğünden gelen kayıtlar, gerek zabıta ve emniyet araştırmasına ilişkin yazı cevabı, gerekse dinlenen tanık beyanları birarada değerlendirildiğinde; davacı ve eşinin, boşandıkları süreçte de birlikte yaşamaya devam ettikleri, kamu tanığı köy muhtarı Rıza Köksoy'un bunu teyit ettiği davacı ile dava dışı...'un birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, kurumun denetim elemanları tarafından tutulan rapor ve tutanakları aksi sabit oluncaya kadar muteber olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2020/1455 2022/2750 sayılı kararıyla; davacının 04.09.2014 tarihinde kayıtlı "Gürler ..... B/1 ..... Merkez/..." adresinin 18.09.2017 tarihinde sadece kapı numarasının "İç...... olarak değiştiği, boşandığı eşinin ise 13.08.2013 tarihinden itibaren "Ulaklı ...../..." adresinde kayıtlı olduğu, 04.07.2019 tarihli araştırma/inceleme raporunda, davacının adresinde yapılan çevre araştırmasında komşularının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığını beyan ettiklerinin tutanak altına alındığı, davacı ve boşandığı eşinin müşterek çocukları ...'ın davacı ve boşandığı eşinin birlikte olduklarına dair sosyal medya paylaşımlarının bulunduğu ve davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı sonucuna ulaşıldığı, mahkemece raporu düzenleyen denetmen yardımcısının beyanına başvurulduğu, davacının komşularının site içinde farklı bir daireye taşındığı, boşandığı eşinin Ulaklı Köyü'ndeki babasının evine ara sıra gidip geldiği şeklinde ayrıntılı beyanlarda bulunduklarını ancak imza atmaktan imtina ettikleri için yazılı beyan alamadıklarını beyan ettiğinin ve davacının boşandığı eşinin kayıtlı ikameti olan Ulaklı Köyü muhtarının davacıyla boşandığı eşinin boşanmış olsa da bir arada yaşadıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemesi yerinde olup 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin ispatlandığından da söz edilemeyeceğinden davanın reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 23.05.2022 tarihli 2022/4252 E. 2022/7622 K. sayılı ilamı ile; " Kurumca 22.05.2016 tarihli olup davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edilemediğine dair ilk rapor ile, kamu tanığı olarak beyanı alınan ...’ün davacıyı Bimer’e kendisinin şikayet etmediği beyanı değerlendirilmeden, köy muhtarı olan kamu tanığı Rıza Köksoy’un beyanına dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Bu nedenle davacının ikamet adresinde, ilgili dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıkları araştırılmalı, seçmen kayıtları ile medula kayıtları getirilmeli, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konularak hüküm kurulmalıdır." hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yargıtay 10 Hukuk Dairesinin 2022/4252 Esas, 2022/7622 Karar sayılı bozma kararı doğrultusunda, davacının ikamet adresinde, dava konusu olan 22.01.2016 tarihinden sonraki dönemde birlikte yaşayıp yaşamadıklarının araştırılması için seçmen kayıtları ile medula kayıtları dosya kapsamına alınmış olmakla, babası 03.08.1979 tarihinde, annesi ise 05.01.2016 tarihinde vefat eden davacının 14.01.2016 tarihinde dava açarak 01.11.1986 tarihinde evlendiği eşinden 22.01.2016 tarihinde kesinleşen karar ile boşandığı, babasından kız çocuğu sıfatı ile 11.02.2016 tarihli talebi üzerine 15.02.2016 tarihinden itibaren ölüm aylığı aldığı, davacının 04.09.2014 tarihinde kayıtlı "...../....Merkez/..." adresinin 18.09.2017 tarihinde sadece kapı numarasının "İç Kapı...." olarak değiştiği, boşandığı eşinin ise 13.08.2013 tarihinden itibaren "Ulaklı .....h/..." adresinde kayıtlı olduğu, 04.07.2019 tarihli araştırma/inceleme raporunda, davacının adresinde yapılan çevre araştırmasında komşularının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığını beyan ettiklerinin tutanak altına alındığı, davacı ve boşandığı eşinin müşterek çocukları ...'ın davacı ve boşandığı eşinin birlikte olduklarına dair sosyal medya paylaşımlarının bulunduğu ve davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı sonucuna ulaşıldığı, mahkemece raporu düzenleyen denetmen yardımcısının beyanına başvurulduğu, davacının komşularının site içinde farklı bir daireye taşındığı, boşandığı eşinin Ulaklı Köyü'ndeki babasının evine ara sıra gidip geldiği şeklinde ayrıntılı beyanlarda bulunduklarını ancak imza atmaktan imtina ettikleri için yazılı beyan alamadıklarını beyan ettiğinin ve davacının boşandığı eşinin kayıtlı ikameti olan Ulaklı Köyü muhtarının davacıyla boşandığı eşinin boşanmış olsa da bir arada yaşadıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemiş ve 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi de ispatlanamamış olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili tarafından; davacı tanıklarının davacı ile aynı adreste ikamet ettiklerini ve davacının boşandığı eşini tanımadıklarını, davacının muvazaalı boşanmadığını ve yetim aylığının haksız yere kesildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci fıkrası uyarınca boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi nedeni ile ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08