Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3961

Karar No

2023/4452

Karar Tarihi

26 Nisan 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2133 E., 2023/136 K.

KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 20. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/78 E., 2021/312 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait işyerinde çalışan ...'ın 26.11.2013 tarihinde ayağının kayması sonucu düşmesi ile meydana gelen olayda SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından 22.04.2015 tarih, 404914/04/İR/04 sayılı rapor hazırlandığını ve bu düşmenin iş kazası olarak değerlendirilmesi gerektiğinin ilgili raporda belirtildiğini,haksız şekilde tesis edilen SGK maluliyet raporu ve gelir bağlama işleminin iptalini, Sağlık Kurulu Raporunun ve müfettiş raporlarının gerçeğe aykırı olduğunun tespit edilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP

Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak davanın esasına yönelik cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

Dosya kapsamının tetkik edilmesi neticesinde tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastaneleri tarafından yapılan tetkik ve muayeneler sonucu tanzim olunan raporlar ve sağlık kurulu raporu gözetilerek, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından tanzim edilen 05.02.2020 tarihli mütalaa ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından tanzim edilen 12.11.2020 tarihli mütalaada belirtildiği üzere; davalının ilk düşme (07.01.2014) olayına ait grafilerin incelenmesinde sol kalçada perthes sekelinin izlendiği, bu rahatsızlığın kişinin zaten bünyesinde var olan bir hastalık olduğu, bu hastalık nedeniyle sol kalçada femur başında genişleme, mantarlaşma, femur boynunda kısalma ve varus deformitesine ait bulgular mevcut olduğu, bu patolojinin çocuk yaşlarda görülen femur boyun yumuşamasına bağlı leg perthese ait sekeller olduğu, travma kaynaklı olmadığı, sağ kalçanın normal olarak izlendiği, grafilerde herhangi bir döneme ait kırık sekeli saptanmadığı, yine ameliyattan 2 gün önce çekilen grafilerde de benzer bulgular ve kalça artrozu (kireçlenmesi) izlendiği, taze kırık hattı izlenmediği, 22.01.2019 tarihli kalça grafisinde sol kalçada total kalça protezi izlendiği, davalının hali hazırda total kalça protezi nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve düz işçi olduğu anlaşılmakla meslek grup numarası 1(bir) alınarak E cetveline (yaşına) göre %47(yüzdekırkyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, ancak maluliyetinin kendisinde mevcut bünyesel bir hastalıktan kaynaklandığı (leg perthes), dosyada iddia edilen tarihlerdeki tıbbi belgelerde ve grafilerde herhangi bir kırık tarif ve tespit edilmediği cihetle; maluliyetin travma ile illiyetinin olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas daireleri tarafından tanzim olunan raporların hükme esas alınması gerektiği, davacının iddiasının dava dosyasında mevcut tıbbi belge, bilgi ve grafi sonuçlarıyla ispatlandığı gerekçesiyle;

Davanın kabulüne,

22/10/2014 tarih 2014/5120 rapor numaralı Engelli Sağlık Kurulu raporundaki "kadın hasta işyerinde düşme sonucu femur fraktürü" şeklindeki tespitin ve iş bu rapora dayalı kurum tarafından düzenlenen kusura ilişkin müfettiş raporunun iptaline, sigortalı ...'ın mevcut bünyesel hastalıktan ( Leg Perthes ) dolayı maluliyetinin tespitine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A.İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:

1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri

Davalı sigortalının 2 kez davacı iş yerinde çalışırken iş kazası geçirdiğini ve maluliyet oluştuğunu, davalının doğuştan gelen fiziki rahatsızlığının işveren tarafından işe alınırken dikkat etmesi gereken husus olduğunu, kurum işleminin yerinde olduğunu, hatalı raporlara dayalı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2.Dahili Davalı Vekilinin İstinaf Sebepleri

Davalının davacı iş yerinde temizlik personeli olarak çalıştığını, ıslak zemin üzerinde ayağının kayması sonucu merdivenlerden düşerek yaralandığını, çalıştığı iş yeri olan hastanede ilk müdahalenin yapıldığı ve kalça kırığı teşhisi konulduğunu, alınan ATK raporları ve diğer raporların çelişkili olduğunu, üniversiteler arası üst kurulundan veya Yüksek Sağlık şurasından rapor alınarak çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, eksik araştırma ve inceleme ile verilen kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,

Kurum müfettişlerince düzenlenen 22.04.2015 tarih 404914/04/IR/04 sayılı inceleme raporunda sigortalının 26.11.2013 tarihinde iş yerindeki çöpleri atmaya giderken yoldan düşerek yaralanmasının iş kazası olduğunun tespiti yapılarak sigortalının %90, işverenin %10 kusurlu olduğunun tespit edildiği, 09/11/2015/4646 tarih ve sayılı sağlık kurulu raporunda 26.11.2013 tarihli iş kazası sonucunda %25 oranında sürekli iş görmezlik belirlenerek 20.03.2018 tarihinde kontrol muayenesine karar verildiği, işverenin itirazı sonucunda 31.10.2017 tarihli SSYSK raporunda sigortalının %47 oranında iş görmezliğinin olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği görülmüştür. ... 20. İş Mahkemesinin 2016/360 Esas sayılı dosyasında alınan 22.10.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda 26.11.2013 tarihli olayın evde düşme ve omuz çatlağı olduğu, 02.03.2014 ve 21.11.2014 tarihindeki olayların iş yerinde meydana geldiği, işçinin kurum müfettişlerine verdiği beyanda ikinci olayın ayağın kayması sonucu merdivenlerden düşme olduğu, 3. olayın ise bu olaydan yaklaşık 5 ay sonra çöp atmaya giderken ayağının kitlenmesi sonrası düşme olduğunu beyan ettiğinin tespit edildiği, dosyada mevcut raporlardan, Balta Limanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden verilen 24.06.2012 tarihli muayene bilgileri formuna göre sigortalının 4 yıldır sol kalça ağrısı olduğu ve ameliyat randevusu verildiği, 18.09.2013 tarihli özel Güngören Hastanesi muayene raporunda koksortoz teşhisi konduğu, aynı hastanenin 26.11.2013 tarihli muayenesinin nöroloji servisinde olduğu, ilk kez düşmeden bahsedilen 07.01.2014 tarihli özel Şafak Hastanesi muayene raporunda 3 gün önce düşme olduğundan yumuşak doku bozukluğu tanısı belirlendiği, 10.02.2014 tarihli özel Güngören Hastanesi Ortopedi muayene raporunda koksortoz cerrahi tedavisi tanısı yapıldığı, 21.08.2014 Özel Bağcılar Tekden Hastanesi kayıtlarında kemik kırığı olduğunun tanı kodu girildiği, 12.11.2014 tarihli aynı hastaneden, kayıp düştüğü kırık oluştuğu ibaresi içeren tanı kodu girildiği, dosyada mevcut tüm hastane tıbbi evrakları da incelenerek Adli Tıp 3. İhtisas Dairesinden ve 2. Üst Kuruldan alınan raporlar sonrası sigortalının 3 kez düştüğü iddiasının bulunduğu, ilk düşmenin evde olduğunun sigortalı beyanından da anlaşıldığı, 2. ve 3. düşmelere ilişkin kurum denetim raporunun bulunmadığı, dosyada mevcut hastane raporlarına göre iş yerinde ilk düşmenin 07.01.2014 tarihli Özel Şafak hastanesi muayenesine göre muayeneden 3 gün önce olduğundan söz edildiği, sigortalının önceden süregelen şikayetleri nedeniyle ameliyat önerildiği ve ameliyat olduğu, 21.08.2014 tarihli Bağcılar Tekden Hastanesi muayenesinde ilk kez 3 ay öncesi sol kalça kırığı olup ameliyat olduğu ibaresinin bulunduğunun anlaşıldığı, yukarıda belirtilen tüm raporların adli tıp kurulları tarafından irdelendiği, tüm rapor ve bilgilere göre kurum denetmenlerince düzenlenen 22.04.2015 tarihli raporda belirtilen iş kazası tarihi ve incelemesinin iddia olunan iş kazası tarihi olmadığı, Adli Tıp raporlarında da belirtildiği üzere davacının ameliyat öncesi ve sonrası çekilen grafilerde kırık saptanmadığının tespit edildiği, davacının maluliyetinin kendisinde mevcut bünyesel rahatsızlık olduğunun belirtildiği, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamına göre mahkeme karar ve gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılmakla;

Davalı kurum ve Davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve dahili davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

Dahili davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; kurum tarafından düzenlenen 22.04.2015 tarih 404914/04/IR/04 sayılı inceleme rapor ile iş yerinde çalışırken ayağının kayması nedeniyle düşen davalı sigortalının düşmesi olayının iş kazası olarak değerlendirildiğini, gerçeğe aykırı kusur ve maluliyet belirlendiğini beyanla maluliyet raporu ve gelir bağlama işleminin iptali ile sağlık kurulu raporunun ve kusura ilişkin müfettiş raporlarının gerçeğe aykırı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararssyskvı.ıdavamahkemekararıonanmasınaıııilkdereceııcevapvtemyizıvistinaf

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim