Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4147
2023/4451
26 Nisan 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1509 E., 2022/1545 K.
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/512 E., 2019/260 K.
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; davacının Almanya'da işçi olarak çalışmakta iken geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Alman Hükümeti mevzuatları gereği malulen emeklilik hakkı kazandığını ve halen Almanya'dan malulen emekli aylığı aldığını, Almanya'da zorunlu sigorta kollarından toplam 5 yıl, 1 ay, 1 gün hizmetinin bulunduğunu, davacının kaza sonrası uzun süren tedavi sürecinden sonra vücudunda ve zihninde yaşadığı sorunlar nedeniyle (sık tekrarlayan unutkanlıklar) Almanya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından %80 özürlü raporuyla ve sürekli iş göremezlik raporu verildiğini ve emekli edildiğini, davacının Türkiye'ye döndükten sonra herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmasının bulunmadığını, kendisine Almanya sağlık kuruluşları tarafından verilen maluliyet durumunun Türk sağlık kuruluşları tarafından da teyit edilmesi gerektiğini, SGK'nın bu maluliyet durumunu kabul ederek yurt dışı hizmetlerini borçlanmak üzere sosyal güvenlik kurumuna başvurduğunu ve fakat kurumun başvurusunu reddettiğini belirterek; yurt dışında geçirdiği trafik kazası sonucu oluşan maluliyetin tespitine, karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili tarafından; husumet itirazında bulunduklarını, bakanlık tarafından davacı hakkında yapılan herhangi bir işlem olmadığından davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettikleri, iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 15.04.2019 tarih 6490 karar sayılı raporunda, davacının kendisine mevcut rahatsızlıklarına bağlı görme ve nörolojik arızası nedeniyle, sorulduğu üzere 30.03.2013 tarih 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre; Görme Sisteminin %1, Sinir Sisteminin %25, Balthazard formulüne göre %26 olduğunu, engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %26 (yüzdeyirmialtı) olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu raporu uyarınca, davacının maluliyet oranının %26 olduğu gerekçesiyle;
Davacının maluliyetinin %26 olduğunun tespitine, karar vermiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının kuruma başvuru yaptığını, kurumca yapılan işlemlere göre davacının %60 oranında maluliyetinin olmadığını, anılan oranın tespitinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Somut olayda, davacının maluliyet oranın tespiti açısından Mahkemece yapılan yargılamada Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 15.04.2019 tarih 6490 karar sayılı raporunda, davacının kendisine mevcut rahatsızlıklarına bağlı görme ve nörolojik arızası nedeniyle, sorulduğu üzere 30.03.2013 tarih 28603 Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre; Görme Sisteminin %1, Sinir Sisteminin %25, Balthazard formulüne göre %26 olduğunu, engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %26 (yüzdeyirmialtı) olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli Adli Tıp Kurumu raporu olduğu gerekçesiyle davacının maluliyet oranının %26 olduğuna karar verildiği anlaşıldığı gerekçesiyle;
Davalı SGKB vekilinin Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesinin 30.05.2019 tarih ve 2017/512 E. 2019/260 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1 b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1 6100 sayılı HMK m. 119/1 e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,m. 31 ve 119/1 e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
2 5510 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi, "Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usulune uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, 4. maddenin 1. fıkrasının (a) ve (b) bendleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60 ‘ını, (c)bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulu'nca tespit edilen sigortalının malûl sayılacağı" hüküm altına alınmış olup, malûliyetin tespiti yöntemine ilişkin 95. maddesi, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir." hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme gereğince yapılan ve 28.08.2008 tarih, 26981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 55.; 12.05.2010 tarih, 27579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp yayımı tarihinde yürürlüğe giren Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 51. maddelerinde, sigortalının iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik oranının, Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği belirlenmiştir.
Bu düzenleme çerçevesinde, sigortalı sayılanlar ve bunların bakmakla yükümlü oldukları veya hak sahibi çocuklarının çalışma gücü veya meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının tespitine ilişkin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.10.2008 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 11.10.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönde, 03.08.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.09.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 22. maddesinde, 11.10.2008 tarihli ve 27021 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin çalışma gücü kaybı, vazife malullüğü, harp malûllüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti hükümlerine yapılan atıfların bu Yönetmelik hükümlerine yapılmış sayılacağı; 23. maddesinde, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nde yer alan; çalışma gücü kaybı, vazife malûllüğü, harp malûllüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti ile ilgili tüm hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı; geçici 1. maddesinde, Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, vazife malûllüğü, harp malûllüğü ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ile bunların hak sahibi veya bakmakla yükümlü olduğu çocukları için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Öte yandan, kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumu'nu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından, Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde, inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılması gerekir. Buna ilişkin olarak 01.05.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun; 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak, adlî tıp uzmanlığı ve yan dal uzmanlığı programları ile görev alanına giren konularda diğer adlî bilimler alanlarında sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek ve bunlara ilişkin eğitim programları uygulamak üzere Adalet Bakanlığı’na bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu; 2. maddesinde, Kurumun, mahkemeler ile hâkimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adlî tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildirme görevinin bulunduğu; 15. maddesinde, Adlî Tıp Genel Kurulu’nun, adlî tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adlî tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adlî tıp ihtisas kurulları ile adlî tıp ihtisas dairelerinin ve adlî tıp şube müdürlüklerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adlî tıp ihtisas kurulları ile Adlî Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri, konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyip kesin olarak karara bağlayacağı; 16. maddesinde, Üçüncü Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun, İkinci Adlî Tıp İhtisas Kurulu'nun görevine girmeyen Sosyal Sigortalar ve İş Kanunları ile ilgili olaylar, malûliyetler, meslekte kazanma gücü kaybı, meslek hastalıkları ve meslekî kusurlara ilişkin işlemler hakkında bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmek görevinin bulunduğu belirtilmiş olup; değinilen yasal düzenlemelere göre Adlî Tıp Genel Kurulu’na verilen inceleme ve kesin olarak karara bağlama görev ve yetkisi, kuşkusuz, eldeki gibi uyuşmazlıklarda sürekli itiraz yolu kullanılarak sürüp gitmesini önleme ve bir an önce en geniş katılımlı bir kurul kararı ile çekişmeyi sona erdirme amacını taşımakta olup, bu kapsamda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu veya üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca düzenlenen raporlar arasında beliren çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Genel Kurulu tarafından giderilip kesin olarak karara bağlanması da zorunludur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21 60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10 390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamında da aynı yaklaşım ve görüşler benimsenmiştir.
3.Değerlendirme
Davacının Almanya'da işçi olarak çalışmakta iken geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu Alman mevzuatı kapsamında malulen emeklilik hakkı kazandığını ve Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kendisine % 80 özürlü raporu verilerek emekli edildiğini, bu kapsamda anılan Almanya Sosyal Güvenlik Kurumu SGK'sı tarafından verilen maluliyet durumunun Türk Sağlık Kuruluşları tarafından da teyit edilmesi gerektiğini beyanla; yurt dışında geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu oluşan maluliyetin tespitine karar verilmesi iddiası kapsamına açılan iş bu davada; öncelikle mahkemece, iddiada belirtilen trafik kazasına ilişkin % 80 özürlülüğe dair sağlık kurulu raporu ile dayanak kayıtların celbi, giderek varsa davacının Türkiye'deki sigortalılıklarına (4/1 a, b, c ) ilişkin ilgili sicil dosyaları da celbedilmek suretiyle ve davacının beyanı da alınarak uyuşmazlık konusu istemin açıklığa kavuşturulması gerekir. Bu kapsamda davacının açıklayıcı beyanı da alınmak suretiyle istemin: Almanya'da meydana geldiği iddia edilen % 80 özre dair trafik kazası nedeniyle Türk Sigortası açısından % 60 meslekte kazanma gücü kaybına dayalı maluliyet aylığı bağlanması istemine ilişkin olması halinde, yukarıda belirtilen 5510 sayılı Kanunun 25 vd. maddelerinde düzenlenen maluliyet aylığı koşulları irdelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler incelenip araştırılmaksızın; mahkemece infaz ve uygulama kabiliyeti bulunmayacak şekilde, 'davacının maluliyet oranının %26 olarak tespitine,' şeklinde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.04.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08