Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/9539

Karar No

2023/4430

Karar Tarihi

25 Nisan 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/107 E., 2022/208 K.

KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... ve davalılardan ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.04.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Av...... geldi, duruşma talep eden davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SGK ... İl Müdürlüğünde 1337528.35 sicil sayılı işyeri dosyasında işlem gören davalı ...'a ait işyeri sigortalılarından 3501200000328 SS nolu ...'ın 02.02.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %34,2 oranında malül kaldığını, kurum tarafından kazalı sigortalıya 99.964,29 TL ilk peşin sermaye değerli sürekli işgöremezlik geliri bağlandığını, ayrıca 114,70 TL geçici işgöremezlik ödeneği ödendiğini ve 285,52 TL tedavi masrafı yapıldığını, iş kazısı ile ilgili 26.11.2009 tarih 119 sayılı raporda; ...'ın köprü betonuna keser ile beton çivisi çakarken sıçrayan çivinin sağ gözüne isabet etmesi sonucu meydana geldiği, işveren tarafından koruyucu gözlük verilmediği, betona çivi çakma işinde keser değil çekiş kullanılması gerektiği, işyerinde bu iş için uygun çekiş bulunmadığı, iş kazasının oluşunda işverenin %75 kazalının %25 oranında kusurlu oldukları tespit edilmiş olup, ...'ın işyerinde kazadan 3 gün önce işe başladığını, sigortasının kaza günü yapıldığını ve işe giriş bildirgesinin 02.02.2009 tarihinde kuruma verildiğini ileri sürerek kusur ve miktar yönünden fazlaya ait talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kurum zararı 100.364,51 TL.nin %75 i 75.273,38 TL'nin (74.973,21 TL peşin sermaye değerli gelirin 29.12.2011 onay tarihinden 86,03 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin 27.03.2009 ödeme tarihinden, 214,14 TL tedavi masrafının 11.05.2009 masraf tarihinden yasal faizleri ile ) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, meydana gelen olayın iş kazası niteliğinde olmadığını, kazalının kendi işçisi dahi olmadığını, kaldı ki, davacı yanın isteminin zamanaşımına uğramış olduğunu, bu nedenle zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, 24.02.2016 tarihli ve 2012/141 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararı ile "... Dava konusu olayda; davalının işin yapımını üstlenen müteahhit olmasına ve iş güvenliği tedbirlerini alma ve gerekli araç ve gereçleri bulundurma yükümlülüğü bulunmasına rağmen beton çivisi çakılması işinde çalışanlarına koruyucu gözlük vermeyen ve kullanmalarını sağlamayan, çalışanlarına işin riskleri ve iş güvenliği hususunda eğitim vermeyen işveren ...'un kusurlu olup, kazada 28 yaşında olmasına ve kendi deyimi ile 15 yıldır inşaatlarda kalıpçı olarak çalışan deneyimli bir usta olmasına rağmen beton zemine beton çivisi çakılması esnasında koruyucu gözlük ve yüz siperliği kullanmayan ve talepte bulunmayan çalışmalar esnasında gerekli dikkat ve itinayı göstermeyen kazalı işçinin de daha az kusurunun bulunduğu anlaşılmış, ... 10. İş Mahkemesinin 2010/504 Esas sayılı dava dosyasından alınan 27.04.2012 tarihli kusur raporu mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli nitelikte görüldüğünden yeniden kusur incelemesi yapılmasına gerek bulunmamış ve bu kusur raporuna itibar edilerek kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %75 oranında, sigortalı ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca, davaya konu olan iş kazasıyla ilgili olarak, davacının maluliyet oranı %34,2 oranında tespit edilmiş ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verilmiştir, ... 10. İş Mahkemesinde görülen 2010/504 Esas sayılı davanın yargılamasında, kurum tarafından tespit edilen bu orana davalı işveren vekilince itiraz edildiğinden, mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp ihtisas Kurulundan aldırılan 08.08.2014 tarih, 9548 karar nolu raporda; ...'ın % 35,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağını tespit edilmiş ise de o dosyada verilen 07.12.2015 tarihli ve 2016/671 Karar sayılı kararda; ...'ın Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun tespit ettiği %35,2 oranı sebebiyle ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müracaat ettiği, yeniden ilk peşin sermaye değerinin belirlenmesini istediği, ancak ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün davacıya verdiği 06.07.2015 tarihli yazıda Adlı Tıp Kurumu'nca verilen maluliyet oranının ancak ilgili mahkemece kesinleşme kararı verildikten sonra kurumun taraf olduğu veya tespit davası olması durumunda uygulandığını, bu nedenle dilekçe ekinde yer alan rapora istinaden işlem yapılamadığını bildirdiği, davacı tarafından da maluliyet oranının tespitine ilişkin ayrıca bir davada açılmadığından davacının maluliyet oranının kurumun da tespit ettiği üzere % 34,2 olarak kabul edildiği anlaşılmış, eldeki davada da kurum tarafından %34,2 oranındaki maluliyet oranına göre talepte bulunulmakla bu maluliyet oranına göre karar verilmesi gerekmiştir.

Bu itibarla davacı kurum tarafından sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli sürekli iş göremezlik geliri 99.964,29 TL.den davalının kusur oranı karşılığı 74.973,21 TL'nin, sigortalıya ödenen geçici işgöremezlik ödeneği olan 114,70 TL'den davalının kusur oranı karşılığı olan 86,03 TL'nin, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen tedavi kayıt suretindeki 285,52 TL' den davalının kusur oranı karşılığı olan 214,14 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

1.İlk derece Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2012/141 Esas, 2016/51 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Dairemizin, 18.10.2016 tarihli ve 2016/12398 Esas, 2016/12556 Karar sayılı kararında özetle " iş kazasına maruz kalan sigortalıya ait davacı kurum nezdindeki sigorta sicil dosyası da getirtilerek davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin varlığı usulünce araştırılması, varsa ceza dosyası ile sigortalı tarafından açılıp halen derdest olduğu anlaşılan tazminat dosyaları celbedilmek suretiyle iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişi kurulundan, yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınması ile 5510 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesinde; sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ya da ileride yapılması gereken harcama ve ödemeler yönünden herhangi bir sınır öngörülmemişken; bağlanan gelirler yönünden, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamına, sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere hükmedilebileceği öngörülmesi nedeniyle gerçek zarar hesabı yapılması" gereklerine işaret edilerek karar ilk kez bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2017/116 Esas, 2019/652 Karar sayılı kararı ile "...... 9.Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/293 2010/31 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; katılanın ..., sanığın ... olduğu, taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sonucunda sanığın para cezası ile cezalandırıldığı, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

... 10.İş Mahkemesinin 2010/504 2015/671 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının Kızılırmak İnşaat Müt.... olduğu, yapılan yargılama sonucunda işveren ...'un %75 oranında, işçi ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek %34,2 oranındaki maluliyet oranıda dikkate alınmak suretiyle maddi ve manevi tazminat davasının kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce alınan 02.04.2019 tarihli heyet raporu ile işveren ...'un %75 oranında, işçi ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce alınan heyet kusur raporu ile işçi tarafından açılan tazminat dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki oranların birbirini teyit etmesi nedeni ile yeniden kusur raporu alınmamıştır.

Mahkememizce alınan 26.09.2019 tarihli bilirkişi raporu ile 5510 sayılı Kanun'un 21/1 inci maddesinin uygulanması halinde kurum zararının 75.273,38 TL olduğu, 21/1 inci madde yanında 23 üncü maddenin de uygulanması halinde kurum zararının 87.818,95 TL olduğu tespit edilmiştir.

Sigorta Müfettişi tarafından düzenlenen tahkikat raporunda kazalı işçi ...'ın kaza günü işe başladığının tespit edilmiş olması nedeni ile 5510 sayılı Kanun'un 8/a maddesi uyarınca 23 üncü maddenin dava konusu olayda uygulama yerinin bulunmadığı kabul edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, ... 10.İş Mahkemesinin 2010/504 2015/671 Karar sayılı ilamı, 02.04.2019 tarihli kusur heyet raporu ve 26.09.2019 tarihli hesap raporu birlikte değerlendirildiğinde; sigortalı ...'ın davalıya ait işyerinde 02.02.2019 tarihinde geçirdiği kaza nedeni ile %34,2 oranında malul kalması nedeni ile davacı SGK'nun işverenin %75 kusuru oranına tekabül eden 74.973,21 TL PSD, 86,03 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 214,14 TL tedavi masrafını talep edebileceği kabul edilmiştir.

C.2 nci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2019 tarihli ve 2017/116 Esas, 2019/652 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Kurum, davalı ... vekilleri ve ihbar olunan ... mirasçıları vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile; özetle öncelikle ... mirasçılarının dava ile ilgilerinin ihbar olunan sıfatından kaynaklandığı, aleyhlerine herhangi bir hüküm tesis edilmediği, kendileri tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına dair mahkeme hükmünün de aleyhe bir durum yaratmadığı ve bu bağlamda taraf ve temyiz sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz istemlerinin reddi gerektiği kabul edilerek, 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 23 üncü maddelerine dayanılarak açılması halinde mahkemece her iki maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığının araştırılıp saptanması gerekmektedir. Her iki madde koşullarının oluştuğunun tespiti halinde ise, Dairemizin yerleşmiş görüşüne göre 23'üncü maddenin uygulanma önceliği nedeniyle, inşaat işyerinde işe başlayacak sigortalılar için işe başlanılan gün Kuruma bildirim yapılması yeterli olup, davaya konu inşaat işyerinden, iş kazasına uğrayan sigortalıya ait işe giriş bildirgesi de e bildirge ile 02.02.2009 tarihinde yani kaza günü Kuruma verilmiştir. Ancak, zararlandırıcı sigorta olayı nedeni ile düzenlenen 26.11.2009 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı İnceleme Raporu ekinde bulunan kazalı işçi ifade tutanağında, “kazadan üç gün önce işe başladığını, kaza günü sigortasının yapıldığını” belirtmesi, ... 10. İş Mahkemesinin 2020/504 E. 2015/671 K. sayılı tazminat davası dosyasında dinlenen tanıklardan...’ın sigortalının işe başladıktan bir ya da iki gün sonra iş kazası geçirdiğini söylemesi, yine aynı dosyada tanık olarak dinlenen...’ın ise olaydan bir buçuk hafta önce davacı ile birlikte işe başladıklarını, birlikte kalıp çakma işi yaptıklarını, olayın 02.02.2009 tarihinde meydana geldiğini beyan etmesi, dosyada Kurum Müfettişlerince yapılmış bir Soruşturma Raporunun bulunmaması nazara alınarak ve sigortalının hizmet cetvelinde davalı işveren işyerinden yapılan bildirim öncesi son çalışma kaydının 01.08.2008 olduğu, yani çakışan çalışma kaydı bulunmadığı gözetilerek; kusursuz sorumluluk halini düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü madde şartlarının varlığı usulünce araştırılarak karar verilmesi" gereklerine işaret edilerek karar 2. kez bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince 2 nci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bornova Naci Şahin Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 31.01.2022 tarihli yazısı ekinde gönderilen sigortalı ...'a ait işe giriş bildirgesi ve ekindeki "4A İşe Giriş Değişiklikleri1" belgesi incelendiğinde; davalı ...'a ait işyerine 02.02.2009 tarihinde işe başladığını gösteren işe giriş bildirgesinin 02.02.2009 tarihinde 17.01.53'te bildirildiği anlaşılmıştır.

... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün 20.02.2010 tarihli yazısı ekinde bulunan 26/11/2009 MA/119 Nolu inceleme raporu incelendiğinde; sigortalı ... iş müfettişine 06.11.2009 tarihinde verdiği ifadesinde kazanın saat 14:00 sıralarında meydana geldiğini beyan etmiştir.

Sigortalı ...'ın beyanı ve 02.02.2009 tarihli işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği saati bildiren SGK yazısından kazanın, kaza meydana geldikten sonra SGK'ya bildirildiği anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı, ... 10. İş Mahkemesi'nin 2010/504 2015/671 karar sayılı ilamı, 02.04.2019 tarihli kusur heyet raporu ve 26.09.2019 tarihli hesap raporu birlikte değerlendirildiğinde; sigortalı ...'ın davalıya ait işyerinde 02.02.2019 tarihinde geçirdiği kaza nedeniyle %34,2 oranında malul kalması nedeniyle SGK'nın 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi uyarınca 87.468,75 TL PSD, 100,36 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 249,83 TL tedavi masrafı talep edebileceği kanaatine varılarak, davanın kabulü ile 87.468,75 TL PSD'nin 29.12.2011 onay tarihinden itibaren, 100,36 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin ödeme tarihi olan 27.03.2009 tarihinden itibaren, 249,83 TL tedavi giderinin sarf tarihi olan 11.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine", dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Kurum temyiz dilekçesinde; kusurun hatalı olduğunu ve hesap raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın bozulmasını, istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde ise, meydana gelen olay nedeniyle kusurunun bulunmadığının kabul edilmesi gerektiğini, dava konusu olayda 23 üncü madde koşullarının uygulanmasının mümkün olmadığı gibi bu maddenin varlığı sabit olmuş gibi uygulama yapan tarafsız olamayacak Kurum eski vekilinin verdiği hesap raporunun da hükme esas alınamayacağını belirterek, verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21 ve 23 üncü madde hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9 508 E., 2006/521 sayılı kararı)

2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

3.Eldeki davada ise, uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hakkın gereği gibi yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, mahkemece kazalı sigortalının işe giriş bildirgesinin kuruma veriliş saati esas alınarak kazadan sonra verilmesi nedeniyle, davalı hakkında 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü madde hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiş ise de, 5510 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde yer alan, "...İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde işe başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün; yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer esnasında alınarak çalıştırılanlar ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilecek işyerlerinde, ilk defa sigortalı çalıştırmaya başlanılan tarihten itibaren bir ay içinde çalışmaya başlayan sigortalılar için, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren en geç söz konusu bir aylık sürenin dolduğu tarihe kadar; Kamu idarelerince istihdam edilen 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde, işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmeleri" gereğine ilişkin hüküm karşısında sigortalı hakkında saat esas alınarak uygulama yapılması hatalı olduğu gibi uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hak çerçevesinde kazalının beyanında geçen "üç gün önce işe başladığına" ilişkin iddia üzerinde durulması ile hangi gün itibari ile kazalının çalıştığını bilebilecek bordrolu ve kazalı yanında çalıştığı tespit edilenlerin beyanlarının alınması ile bu iddianın netleştirilmesi, aksi halde davalının kazalının işe giriş bildirgesini süresi içerisinde verdiği kabul edilerek sorumluluğunun 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükümlerine uygun şekilde ve ilk bozma kararımızda belirtilen hesap ilkelerine uygun şekilde aldırılacak bir hesap raporu sonrasında belirlenmesi gereklerinin gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Davacı avukatı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık ücretinin Davalı ...'a yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesiderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim