Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/14497
2023/439
18 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/290 E., 2022/2077 K.
DAVALILAR: 1 ...
vekili Avukat ...
2 ... Otomotiv Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ: 10.03.2021
HÜKÜM/KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/279 E., 2021/167 K.
Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının ... Otomotiv Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde çalışmakta iken iki kez iş kazası geçirdiğini, 14.09.2018 tarihinde davalı işyerinde çalışırken sol kolunun makineye çarptığını, davacının kolunda çarpmaya bağlı olarak mikrop topladığını sonrasında kolunda büyük bir çıban çıktığını ve kolunda iz kaldığını, yine davalı işyerinde 30.05.2019 tarihinde sol kol baş parmağını makineye çarptığını ve parmağında büyük bir çıban çıktığını, davacının parmağında çıkan çıban nedeniyle ameliyat olmak zorunda kaldığını, davacının ameliyat olmasına rağmen parmağının ucunda his kaybı meydana geldiğini ve parmağını tam olarak kullanamadığını, söz konusu kazaların iş kazası niteliğinde olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile davacının davalı şirket nezdinde çalışırken 14.09.2018 ve 30.05.2019 tarihlerinde geçirmiş olduğu kazaların iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili tarafından: Davacının davalıya ait iş yerinde meydana geldiğini iddia ettiği kazaya ilişkin olarak müvekkili kuruma yapılan başvurunun ... Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü İş Kazası Tespit Komisyonunca değerlendirildiğini, 23.06.2020 tarih ve 2020/84 sayılı ünite kararı ve 23.06.2020 tarih ve 2020/85 sayılı ünite kararıyla davacının iddia ettiği olayın iş yerinde gerçekleştiği yönünde yeterli bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle iş kazası sayılamayacağı sonuç ve kanaatine varıldığını, davacının kazanın meydana geldiğini iddia ettiği iş kazasına ilişkin olarak süresi içerisinde yapılmış bir bildirim, kolluk ifade tutanağı, şahit tutanakları vb. belgeler bulunmadığını, davacının medula kayıtlarının incelenmesinden iş kazasının meydana geldiğini iddia ettiği 14.09.2018 tarihinden önce ilk olarak 09.07.2018 tarihinde ... Atatürk Devlet Hastanesine gittiği ve "sol kolda çıban olduğu, kaşıyarak zedelediği," sonrasında 10.07.2018 tarihinde yine ... Atatürk Devlet Hastanesine gittiği "kurban kesmesinden günler sonra sivilce sonrası apse oluştuğu" tespit edildiğini, dolayısı ile davacının bahsettiği rahatsızlığının; iş kazasının meydana geliğini iddia ettiği 14.09.2018 tarihinden önce mevcut olduğunun açık olduğunu, bir olayın iş kazası sayılabilmesi için; kazaya uğrayanın sigortalı olması, olayın 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde belirtilen hallerden birinde meydana gelmesi, sigortalının kaza nedeniyle hemen veya sonrasında zarara uğramış olması, zarar ile kaza arasında illiyet bağı olması gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından: Dava konusu olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi imkanı bulunmadığını, davacının iddiaları doğrultusunda müvekkil şirket kayıtlarında gerekli inceleme ve değerlendirme yapıldığını, bahse konu dönemlerde büyükbaş hayvan bakımı yaptığı bilinen davacının 10.09.2018 tarihinde sol kolda enfekte ile revire başvurduğunu, ilk muayene sonrasında işyeri hekimi tarafından şarbon şüphesi ile enfeksiyon hastalıkları hastanesine sevki istendiğinin tespit edildiğini, davacı dilekçesinde her ne kadar 30.05.2019 tarihinde sol el başparmağını makineye çarptığından ve sonrasında yaşanan sorunlardan bahsetmişse de müvekkili şirket kayıtlarında söz konusu döneme ilişkin bir revir kaydı ve iş kazası bildirimi bulunmadığını, davacının özellikle 30.05.2019 tarihinde yaşadığını iddia ettiği olay sonrasında tedavi amacıyla gitmiş olduğu hastanelere ve ameliyat sürecine ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir bilgilendirme yapmadığını, Müvekkili şirketin bahse konu durumlara ilişkin bilgisi, değerlendirmesi ve tespitinin bulunmadığını, olayları takip eden süreçte davacının SGK'ya iş göremezlik aylığı bağlanması talebi ile başvurduğunu ve kurum tarafından yapılan değerlendirme neticesinde dava konusu olayın iş kazası olmadığı kanaatine varıldığını, bir olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için öncelikle işin yapıldığı sırada meydana gelmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu nedenlerle beyan ve itirazlarının kabulü ile haksız, dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının kaza geçirdiğini iddia ettiği 30.05.2019 tarihinde yıllık izinde olduğu, 30.05.2019 tarihinde Plastik cerrahi doktoru ... Berna ... tarafından ameliyat edildiği, hastanın takip bilgilerinin hikaye kısmında "Yaklaşık 10 gündür mevcut şikayeti olan hastaya antibiyoterapi ve takip amacıyla yatış verildi" ibaresinin bulunduğu görülmüştür. Yine davalı işveren tarafından sunulan puantaj kayıtlarında davacının 22.05.2019 07.06.2019 tarihleri arasında işyerinde çalışmasının bulunmadığı
anlaşılmıştır. Bu haliyle davacının kaza geçirdiğini iddia ettiği tarihten önce iddia ettiği sağlık sorunu bulunduğu ve davacının iş kazasının olduğunu iddia ettiği tarihte işyerinde çalışmasının bulunmadığı anlaşıldığından davacının 30.05.2011 tarihinde 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında iş kazası geçirmediği kanaatine varılmıştır. Bir an için davacı tarafın iş kazasının tarihini maddi hata ile yanlış bildirdiği düşünülse dahi davacı asilin dahi parmağını nasıl, ne zaman ve nereye vurduğunu bilmediği, davacının eldivenle çalıştığı, iddia edildiği şekilde bir olay meydana gelmesi halinde eline takılı eldivenin zayi olacağı, davacıya yeni eldiven verilmesi gerektiği, olay nedeniyle en azından işyerindeki revire veya doktara sevkinin gerekeceği, bunlara ilişkin dosyada evrak veya bilgi bulunmamakla beraber davacının bunları hatırlamamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davacının iddiasını ispat edemediği kanaatine varıldığı gerekçesiyle;
Davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davacı asil tarafından her iki iş kazasının meydana geldiği tarihlerin sehven yanlış bildirildiğini, davacı asilin hata ile iş kazasının meydana geldiği tarihler yerine, hastaneye gittiği tarihleri bildirdiğini, her iki kazanın, kazanın meydana geldiğini belirttiği tarihten 10 gün önce meydana gelmiş olduğunu,
Davacı asilin iddia ettiği gibi kolunu, devlet hastanesine gittiği 14.09.2018 tarihinden yaklaşık 10 gün kadar önce çarptığını, davacının 20. 12. 2021 tarihli duruşmada kolunu çalışırken çarptığını, o an muhtemelen küçük bir acı ile geçtiğini, çarptığı yerdeki yaranın önce nohut kadar olduğunu, ancak çıban oluştuktan sonra hastaneye gittiğini belirttiğini, dinlenmiş olan tanıklardan işyerinde sağlık personeli olarak çalışan ... ın kolunda oluşan ağrı nedeniyle davacının geldiğini ve kendisinin 2 3 gün bu apseye pansuman yaptığını belirttiğini, davacının çarpmaya bağlı şikayetleri ilerleyen günlerde başladığını, davacı vekilinin şikayetlerin başladıktan sonra hastaneye gitmiş ve muayene olduğunu, davacının duruşmadaki beyanında da belirttiği gibi hiçbir zaman hayvan kesmediğini, hayvanları olmasına rağmen kendisini kan tuttuğu için kesim işi yapmadığını, hastaneye giderken şarbona ya da hayvan kestiğine dair herhangi bir beyanı olmamasına rağmen hastane kayıtlarında neden şarbondan bahsedildiğini bilemediğini, bu hususun muhtemelen iş yeri tarafından bu şekilde bildirildiğini, davacının kolunu çarpmasına bağlı oluşan rahatsızlığı nedeniyle önce 3+ 1 gün ücretsiz izin sonrasında ise 10 gün raporlu olarak 14.09.2018 24.09.2018 tarihleri arasında çalışmadığın, yani davacının belirtildiği üzere kolunu hastaneye gittiği ilk gün olan 14.09.2018 tarihinden yaklaşık 1 hafta 10 gün kadar önce vurmuş olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından dava bu şekilde iş kazası geçirdiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de; davacının kolunu vurmasına bağlı olarak oluşan apsenin pansuman için işyeri hekmine gitmiş olduğunu, iş kazasına ilişkin tutanak düzenlenmemiş olması hususunda davacının kusurunun olmadığını, bu durumun davacı aleyhine kullanılamayacağını,
Davacının 30.05.2019 tarihinde işyerinde çalışmadığı ve hastanede olduğu hususu doğru olup, davacının sehven kaza geçirdiği tarihin 30.05.2019 olduğunu belirttiğini, ancak aslında davaya konu kazanın 30.05.2019 tarihinden 10 gün kadar önce meydana geldiğini, zaten hastanın takip bilgilerinin hikaye kısmında da yaklaşık 10 gündür mevcut şikayeti olduğunun belirtildiğini, hastane kayıtlarında da davacının parmağını 10 gün kadar önce vurduğu hususunun takip formundan anlaşıldığını, davacının 20.12.2021 tarihli duruşmada da parmağını vurduğunda ilk anda acı hissi olduğunu daha sonra kızardığını ve sonrasında aradan uç verdiğini, parmağındaki şişkinliğin daha sonradan ilerlediğini beyan ettiğini, davacının parmağın çarptıktan sonra parmağında apse oluşmasından sonra hastaneye gittiğini, davacının parmağını çarptığı iş kazası sonrasında hastaneye gittiği ilk gün olan 22. 05. 2019 tarihi ile 07.06.2019 tarihleri arasında önce 3+10, rapor sonrasında da 6 gün yıllık izin almış ve tedavisini tamamlamış olduğunu, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği gibi davacının parmağını ne zaman ne şekilde vurduğunu bilmediği hususunun doğru olmadığını, Davacı beyanında da belirtildiği gibi sadece ilk anda hafif bir yanma hissi olduğunu sonrasında ilerleyen günlerde kızarma olup, uç verdiğini,
Her iki kazaya ilişkin olarak da davacı asil ve diğer tanıkların da belirttiği gibi, işyerine gün içerisinde bu tarz işi durduracak derecede olmayan kazaların yaşanmakta olduğunu, davacının gördüğü tedavi ve hastane kayıtları bulunmasına rağmen mahkeme tarafından bu kazaların meydana geldiği tarihlerin yanlış bildirilmiş olması ile kazalara ilişkin dosya evrak ve delilin bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuşlardır.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalı şirket nezdinde çalışırken 14.09.2018 ve 30.05.2019 tarihlerinde tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Yasanın 13. Maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:13