Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5834

Karar No

2023/4389

Karar Tarihi

25 Nisan 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

EK KARAR TARİHİ: 28.02.2013

SAYISI: 2010/1087 E., 2014/29 K.

KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşıldıktan; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; kazalı sigortalının 11.05.2001 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;müvekkili şirketin donatanı bulunduğu M/V Anzer gemisinin açık denizde İspanya'da seyir halinde iken 12.05.2001 tarihinde geminin Güverte Lostromosu ... kendisine verilen koruyucu malzemeleri kullanmamak suretiyle güvertede çalışırken gözüne kaçan metal parçası nedeniyle kaza geçirdiğini, konu hakkında uzman doktorların görüşlerinin alınarak gemide yapılabilecek tüm tedavilerin yapıldığını ve geminin ilk yaşanabileceği limana varıldığında davacının hastaneye götürülerek gerekli tedaviyi alınmasının sağlandığını, davacının 17.04.2001 tarihinde koruyucu malzeme kullanmayarak aynı gözüne çapak kaçması üzerine geminin İtalya' da limanda bulunduğu için hemen doktora götürüldüğünü ve gerekli müdehalenin yapıldığını kaza ve sonrasında yaşananların davacının kendi davranışlarından kaynaklandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.12.2008 tarihli ve 2002/1291 Esas, 2008/774 Karar sayılı kararı ile;

1 Maddi tazminat yönünden;

Davacının zararı SSK tarafından peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat talebinin reddine,

Davacının zararı SSK tarafından PSD ile karşılamış oludğundan davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

2 Manevi tazminat yönünden;

50.000 TL manevi tazminat taktirine olay tarihi olan 11.05.2001 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Fazlaya ait talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 28.09.2010 tarih ve 2009/8615 Esas ve 2010/9186 Karar sayılı ilamında özetle; hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; İş Kanununun 73 üncü ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 nci maddesine göre davalının olayda %40 oranında, davacının da %60 oranında kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen, 19.09.2003 tarihli makine mühendisi iş güvenliği uzmanınca düzenlenen raporda ise; olayda %100 oranında kaçınılmazlık olduğu ve hiç kimsenin kusurunun bulunmadığının belirtilmiş bulunduğunu, hal böyle olunca, iki rapor arasında bariz bir şekilde çelişki oluşmakta ve bu çelişki giderilmeden hükme esas alınan kusur raporunun, İş Kanununun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları içermediği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olmadığının görüldüğü, yapılacak işin; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği hükümlerine göre inceletmek, mahkemenin hükme esas aldığı kusur raporunda sorumluluğu kabul edilen işveren ve işçinin kusur oranını tespit ettirmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 11.02.2014 tarihli ve 2010/1087 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosyanın iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine verildiği ve alınan 07.12.2012 tarihli raporda olayın meydana gelmesinde davalı ...Ş. şirketinin kusursuz olduğunun, davacı ...'ın kusursuz olduğunun ve olayın meydana gelmesinde %100 oranında kötü tesadüf veya kaçınılmazlık faktörünün etkisinin bulunduğunun belirtildiği ve bu kusur oranları esas alınarak hesaplama yapılması için dosya hesap bilirkişisine tevdii edildiği, alınan 23.09.2013 tarihli raporun mahkemece de dosya içeriğine uygun bulunarak bilirkişi raporu doğrultusunda raporda belirtilen miktar olan 321.035.75 TL, maddi tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak kalan 160.517,87 TL, maddi tazminattan taleple bağlı kalınarak 1.000 TL maddi tazminat olarak taktirine , olayın oluşu, tarafların mali ve içtimai durumları kusur durumu, kaza tarihi nazara alınarak takdiren 50.000 TL, manevi tazminat taktirine fazlaya ait talebin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle;

1 Maddi tazminat yönünden;

160.517,87 TL, maddi tazminatan taleple bağlı kalınarak 1.000 TL, maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.05.2001 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

1.000 TL, vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2 MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;

50.000 TL manevi tazminat taktirine olay tarihi olan 11.05.2001 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Fazlaya ait talebin reddine,

karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kaçınılmazlık faktörünün varlığını kabul etmenin hukuka aykırı olduğunu, zarardan indirim yapılması gerektiği yönündeki takdirin yerinde olmadığı, meslekte kazanma gücüünü %100 kaybettiğini, bu nedenle kaçınılmazlık sebebiyle indirim yapılamayacağını, davacının adil yargılanma hakkının da korunması amacıyla maddi tazminat talebinde zamanaşımı başlangıç süresinin tespiti hususunun HMK 163 üncü maddesi gereğince ön sorun olarak ele alınmasını ve zamanaşımı başlangıç süresinin belirlenmesini mahkeme inceleme yapmaktan imtina ederse, açacakları tespit davası sonucunun bekletici mesele yapılmasının talep edildiğini, bilirkişi raporunun hesaplama noktasında hatalı olduğunu, bakiye ömür sonunun 70 yaş olması gerektiğini, manevi tazminatın düşük olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, 6100 sayılı HMK'nun 26 ncı ve 303 üncü maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunun 332 ve 98 inci maddeleri gereğince uygulanan aynı Kanunun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 53 ncü maddesi, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55 inci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden 22/06/1996 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.

  1. Değerlendirme

1.İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur.

2.İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21 365 E. 369 K.sayılı ilamı da aynı yöndedir.)

3.Bu açıklamadan olarak şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alınması ve bu kapsamda da taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirilerek kusurun aidiyeti ve oranına dair raporun oluşa uygun olup olmadığının tespiti gerekir.

4.Bunun yanında işverenin kusursuz sorumluluk hallerinden birisi olan "kaçınılmazlık" kavramına biraz değinmek de gerekir. Öğretide, yargısal kararlarda ve yasalarda kötü tesadüf, fevkalade hal, umulmayan durum, tesadüfi olay olarak da adlandırılan kaçınılmazlık, hukuksal ve teknik anlamda “fennen önlenmesi olanaksız” başka bir anlatımla işverence mevzuatın öngördüğü tüm önlemler alınmış olunsa bile önlenemeyecek olan durumları ifade eder. Kaçınılmazlığın unsurları, 1 İrade dışında meydana gelen olay, 2 Davranış kuralının veya sözleşme borcunun ihlali, 3 İlliyet bağının bulunması, 4 Olayın önlenemezliği hususlarıdır. Bu unsurlardan özellikle sonuncusu olan olayın önlenemezliği hususunu biraz açmak gerekirse; buradaki önlenemezliğin olayla ilgisi yoktur. Önlenemezlik unsuru, tamamen davranış normu ve borca aykırılıkla ilgili olup alınabilinecek tüm tedbirler alınmış olunsa dahi bir davranış normunun veya sözleşmeden doğan bir borcun ihlalinin ifadesidir. Yani olay önlenemez olmasına rağmen bir davranış kuralına yada sözleşmeden doğan borca aykırılık önlenebiliyorsa artık kaçınılmazlıktan söz etme imkanı yoktur. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler önlenemez olaylara karşın bir davranış kuralını ve borca aykırılığı önleme olanağını sağlamaktadır. Örneğin; bir inşaat işçisinin üzerinde çalışacağı tabiyeyi hazınlamak için duvara beton çivisi çakarken çivinin başının kırılıp gözüne kaçması olayında çivinin kırılması irade dışı ve önlenemez bir olay olmakla birlikte kırılan bu çivinin işçinin gözüne kaçması önlenemez bir olay değildir. Zira çalışma esnasında gözlük kullanılarak bu neticenin önüne geçilebilinir. O halde böylesi bir durumda olayın önlenemezliğinden bahisle kaçınılmazlıktan bahsetme imkanı yoktur.

5.Başka bir anlatımla kaçınılmazlık olgusu, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın, sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır. Kaçınılmazlık/ kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların birçoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz.

6.Ayrıca, “kaçınılmazlık'' sosyal sigortalar uygulamasında, hukuksal ve teknik anlamda, olayın meydana geldiği tarihte geçerli olan bilimsel ve teknik tüm önlemlere rağmen zararın meydana geldiği ve önlenemediği durumları anlatan bir kavram…” (Prof. Dr. A.Can Tuncay, Kurumun işverene Rücuu Olayda Kaçınılmazlık Durumu, Sicil İş Hukuku Dergisi, Sayı 4, s. 185) olup; bu olgunun kabulünün koşulu, “…vuku bulan olaya karşı koyulmazlık hali ve her türlü tedbirin alınmasına rağmen gerçekleşmesi önlenemeyen ve objektif bir kaçınılmazlık durumunun söz konusu olmasıdır. Umulmadık bir hal kaçınılmaz olarak nitelenemeyecektir. Ummamak, ummayı düşünmemek ve zarar verici olay ile karşılaşmak, kaçınılmazlık olarak değerlendirilemez.” (Prof. Dr. Berin Engin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu İşverene Rücuya Nasıl Bakıyor?, Sicil İş Hukuku Dergisi, Sayı 4, s. 139).

7.Anayasanın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra “yaşama hakkı” güvence altına alınmış, bu yasal güvencenin yaşama geçirilmesinde, iş ve sosyal güvenlik mevzuatında da işçilerin korunması, işin düzenlenmesi, iş güvenliği, sosyal düzen ve adaletin sağlanması düşüncesi ile koruyucu bir takım hükümler getirilmiştir. Kamu düzeni düşüncesi ile oluşturulan işçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuat hükümleri; işyerleri ve eklerinde bulunması gereken sağlık koşullarını, kullanılacak alet, makineler ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek hastalıklara engel olarak alınacak önlemleri, aynı şekilde işyerinde iş kazalarını önlemek üzere bulundurulması gerekli araçların ve alınacak güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu belirtmektedir. Burada amaçlanan, yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin vücut tamlığı ve yaşama hakkının önündeki tüm engellerin giderilmesidir. Uygulamada önemli olan, işverenin iş kazasına neden olmuş hareketinin işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığının belirlenmesi işidir. Bu konuda yapılacak ilk yargı işlemi, mevcut hükümlere göre alınacak önlemlerin neler olduğunun saptanmasıdır. Mevzuat hükümlerince öngörülmemesine karşın, alınması gerekli başkaca bir tedbir varsa, bunların da tespiti zorunluluğu açıktır. Anılan önlemlerin işverence tam olarak alınıp alınmadığı (=işverenin koruma tedbiri alma ödevi), alınmamışsa zararın bundan doğup doğmadığı, duruma işçinin önlemlere uymamasının etkili bulunup bulunmadığı (=işçinin tedbirlere uyma yükümlülüğü) ve bu doğrultuda tarafların kusur oranı belirlenecektir. Sorumluluğun saptanmasında kural, sorumluluğu gerektiren ve kanunda belirlenmiş bulunan durumun kendi özelliğini göz önünde bulundurmak ve araştırmayı bu özelliğe göre yürütmektir. İşçi sağlığı, iş güvenliği ve yapılmakta olan iş nedeniyle işçinin eğitimi, bir kısım mevzuat hükümlerini içerir belgelerin kendilerine verilmesini değil, eylemli olarak, bu bilgilerin aktarımı ve öneminin kavratılması ile sağlanabilir. Eğitimden sonraki aşama ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili önlemlerin alındığının ve uygulandığının denetlenmesidir. İşverenlerce, iş güvenliği açısından yaşamsal öneme sahip bulunan araç ve gereçlerin sigortalılar tarafından kullanılması sağlandığında, kazalanma olasılığının tamamen ortadan kaldırılabileceği de, yadsınamaz bir gerçektir.

8.Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalının davalı şirket çalışanı olduğu, olay günü saat 16.00 sularında, güverte lostromosu olarak çalıştığı, güvertede çalışanları kontrol ettiği sırada, burada tel fırça yapan işçilerden birinin fırçasından sıçrayan tel parçasının sağ gözüne isabet etmesi sonucu yaralandığı, olay nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK tarafından olayın iş kazası olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.

9.Mahkemece Dairenin bozma ilamına uyma kararı verildiği, tarafların kusur durumlarının tespiti için 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda olayın meydana gelmesinde davalı ...Ş. şirketinin kusursuz olduğu, davacı ...'ın kusursuz olduğu ve olayın meydana gelmesinde %100 oranında kötü tesadüf veya kaçınılmazlık faktörünün etkisinin bulunduğunun belirtildiği, işbu kusur oranları esas alınarak hesaplama yapılması için dosya hesap bilirkişisine tevdii edildiği ve alınan 23.09.2013 tarihli raporda sigortalının maddi zararının 321.035.75 TL olduğunun belirtildiği, mahkemece maddi tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak kalan 160.517,87 TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak 1.000 TL sine hükmedildiği, ancak kusur bilirkişi heyetince; raspalama işi için görevlendirilen personelin ve kullanılan malzemenin iş sağlığı ve güvenliğine uygun olup olmadığının, bu temizleme işinde kullanılan malzemedeki tel kopmasının neden ve nereden kaynaklandığı üzerinde durulmadığı, salt kaçınılmazlığa bağlanmasının doğru olmadığı, bozma ilamında belirtilen hususların yeterince irdelenmediği, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği, şu haliyle bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

10.Mahkemece yapılacak iş, davalı işverenin raspalama işini yapan diğer çalışanının fırçayı kullandığı esnada, fırçadan kopan telin aslında o sırada denetim görevi olan ancak molada olup dinlenme sırasındaki davacı sigortalının gözüne isabet ettiği ve olayın bu şekilde meydana geldiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarfından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilerek verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, kaçınılmazlığın tarifini yaptırtmak, raspalama işi için görevlendirilen personelin ve kullanılan malzemenin iş sağlığı ve güvenliğine uygunluğunu tartışmak, kopan telin rüzgar gibi kaçınılmazlığı etkileyen bir olguyla davacının gözüne isabet etmesindeki rolünü değerlendirmek, dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi gidertmek, önceki bozma ilamında belirtilen hususları irdeletmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını ve kaçınılmazlığı tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek bir karar vermekten ibarettir.

11.Öte yandan, iş kazasının meydana gelmesinde tamamen kaçınılmazlığın etkili olduğu durumlarda, hakim tarafından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi çerçevesinde tazminat belirlenirken hakkaniyet ilkeleri gözetilerek işverenin % 60, işçinin ise %40 kusurlu olduğunun kabulü adil bir çözüm olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.03.2019 gün ve 2015/21 983 2019/252 Esas ve Karar sayılı ilamı bu yöndedir.)

12.Bu açıklamalardan sonra; mahkemece maddi tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının isabetsiz olduğu anlaşılmakla, mahkemece yapılacak işin; davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde kaçınılmazlığın etkili olduğuna karar verilmesi durumunda; kaçınılmazlık faktörünün %60’lık oranından da davalı işverenin kusurlu olduğunun kabulü ile maddi zararını belirlemektir.

  1. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  2. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Mahkemece verilen hüküm bozulmalıdır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamakısmenkabulmahkemekararıyönündentazminatsonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim