Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3897

Karar No

2023/4375

Karar Tarihi

24 Nisan 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1313 E., 2023/177 K.

KARAR: Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 29. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/276 E., 2021/786 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 01.10.1998 tarihinde işe girdiğini, bu tarihte işe giriş bildirgesi verildiğini, çalışmalarının aralıksız 31.01.2005 tarihine kadar devam ettiğini, bildirge ve bordroların verilmesine rağmen Kurum tarafından çalışmalarının sigortalı çalışma olarak değerlendirilmediğini belirterek davacının 01.10.1998 31.01.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının kardeşi olduğunu, kendisine ait yıkama yağlama istasyonunda 1998 yılının sonlarına doğru çalışmaya başladığını, 2005 yılına kadar bilfiil çalıştığını, ancak hep aynı yerde çalışmadığını, kendisinin yıkama yağlama istasyonunu kapattıktan sonra büfeye yanına geldiğini, burada 2005 yılı başına kadar çalıştığını, asgari ücret aldığını belirtmiştir.

Fer'i Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin hak düşürücü süreye uğramış olduğunu, davacının uzun süre sigortasız çalışma iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sadece işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın ispatı olamayacağını, fiili çalışmanın ispatı gerektiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya celp olunan vergi kayıtları, yoklama fişleri ve mahkemece yapılan Emniyet araştırması, davalının oto yıkama işyerinde hizmeti bulunan bordrolu tanık beyanı ve komşu işyeri sahibi oldukları celp olunan vergi kayıtları sabit olan komşu işyeri sahiplerinin beyanlarına göre davalının uyuşmazlığa konu hizmetin geçtiği iddia olunan tarihlerde işyerlerinin kesintisiz biçimde aktif durumda olduğu ve davacının davalı yanında Yargıtay yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere eylemli, gerçek ve kesintisiz bir biçimde hizmeti bulunduğunun kuşkuya mahal vermeyecek şekilde kanıtlanmış olduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile davacının davalı yanında kuruma eksik bildirilen 06.01.2000 31.01.2005 tarihleri arasında prime esas asgari kazanç miktarı üzerinden hizmeti bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Fer'i müdahil Kurum vekili; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işveren tarafından davacının bir kısım çalışmalarının kuruma bildirildiğinden ve talep edilen süre bildirimden sonraki tarih olduğundan hak düşürücü sürenin geçmediği, talep edilen dönemde iş yerinin faal ve kapsamda olduğu, tanık beyanlarına göre davacının iddia ettiği dönemlerdeki fiili çalışmasının ispatlandığı gerekçesi ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Feri Müdahil Kurum vekili, fiili çalışmanın yeterince araştırılmadığı belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkin davanın hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 maddesidir.

  1. Değerlendirme

506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Eldeki dosyada, davacının 01.10.1998 31.01.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının 01.10.1998 ile 05.01.2000 tarihleri arasındaki hizmetinin davalı işyerinden bildirildiği, davanın 24.12.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmakta olup hak düşürücü sürenin irdelenmemesi isabetsiz olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üyeler ... ve ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ... ve ...'nın oyları ve oyçokluğuyla,

24.04.2023 tarihinde karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, davalı işverene ait oto yıkama ve büfe işyerinde 01.10.1998 31.01.2005 tarihleri arası dönemde kesintisiz ve sürekli çalışmanın tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi, anılan dönemdeki çalışmanın sürekli ve kesintisiz olduğundan bahisle eksik bildirime konu yapılan 06.01.2000 31.01.2005 tarihleri arasındaki çalışma sürelerinin tespitine karar vermiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekilinin temyizi üzerine İlk Derece Mahkemesi kararı Dairemizce özetle “..506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Eldeki dosyada, davacının 01.10.1998 31.01.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının 01.10.1998 ile 05.01.2000 tarihleri arasındaki hizmetinin davalı işyerinden bildirildiği, davanın 24.12.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmakta olup hak düşürücü sürenin irdelenmemesi isabetsiz olup bozma nedenidir.” Gerekçeleriyle bozulmuş ise de:

İnceleme konusu somut uyuşmazlıkta: davacının, 2014 yılında açtığı iş bu davayla davalı işverene ait oto yıkama ve büfe işyerinde 01.10.1998 31.01.2005 tarihleri arası dönemde kesintisiz ve sürekli çalışmanın tespitini istemiş olması; giderek, süresinde verilen işe giriş bildirgesi ve dönem bordrolarıyla baştaki bir kısım hizmeti olan 01.10.1998 05.01.2000 tarihleri arası çalışmaların tam ve eksiksiz şekilde davalı Kurum kayıtlarına bildirilmiş olması karşısında, yukarıda bahsedilen ve davanın yasal dayanağını oluşturan madde hükmü kapsamında bildirim sonrası döneme ait olan eksik bildirime konu 05.01.2000 31.01.2005 tarihleri arası çalışma sürelerinin hak düşürücü süre kapsamında kaldığından bahsedilemeyeceği için Daire çoğunluk görüşüne katılmak mümkün değildir.

Belirtilen nedenlerle çoğunluğun aksi yöndeki bozma kararına katılmayıp, anılan değerlendirmelere uygun yaklaşım gösteren Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiğini düşünüyoruz.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizkaldırılmasınaşerhimuhalefetvı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim