Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1337
2023/4337
24 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2020/236 E., 2022/482 K.
HÜKÜM/KARAR: Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazasının ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti
davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece,
İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı
Ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar
verildikten ve ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki
belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'e ait evi yaparken 24.05.2011 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve davacının sürekli iş göremezlik oranının tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2014 tarihli ve 2013/41 2014/491 Karar sayılı kararı ile "davanın kabulüne, davacının davalı ...'e ait evi yaparken 24.05.2011 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, 30.05.2014 tarihli adli tıp raporunda belirtildiği üzere; davacının 24.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyet oranının % 23,2 olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 24.12.2015 tarih ve 2014/19620 2015/23135 Karar sayılı kararında;
"Davalı ... ile davacı arasında hizmet akdi ilişkisinin varlığı kanıtlandığından meydana gelen kazanın 5510 sayılı Kanunun 13. maddesi kapsamında iş kazası niteliğinde olduğu belirgin ise de meslekte kazanma gücü yerine genel beden gücünün kaybını belirleyen Üniversite Raporunun hükme dayanak kılınamayacağı açıktır. Bu bakımdan, 28.06.1976 gün ve 6 4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da gözetilmek suretiyle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’ndan rapor alınarak davacının meslekte kazanma gücünün hangi oranda azaldığı saptanmalı, anılan Kurul rapor ve tespitlerinin davalı Kurum yönünden bağlayıcılığı dikkate alınmalı, rapora itiraz edildiğinde bu kez Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’na başvurularak sürekli iş göremezlik derecesi açıklıkla belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2016/141 2019/142 sayılı kararı ile, "davanın kabulüne, davacının davalı ...'e ait evi yaparken 24.05.2011 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, 24.12.2018 tarihli adli tıp raporunda belirtildiği üzere; davacının 24.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle maluliyet oranının %48 olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizin 01.07.2020 tarih ve 2019/3043 2020/4239 Karar sayılı kararında;
"sigortalının sürekli işgöremezlik oranının S.S. Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %40,2 olduğu belirlenmiş; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından ise sürekli işgöremezlik oranının %48 olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ile S.S. Yüksek Sağlık Kurulunca düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece yapılması gereken iş, raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak giderilmesinin sağlanması, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihinin kesin olarak karara bağlanmasıdır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2020/236 Esas 2022/482 Karar sayılı kararı ile "davanın kabulüne, davacının davalı ...'e ait evi yaparken 24.05.2011 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine, davacı yanın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle maluliyet oranının %48 olduğunun tespitine, davacının 24.05.2011 tarihinde geçirdiği iş kazasına ilişkin sürekli iş göremezliğinin başlangıç tarihinin 24.11.2011 olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; yerel mahkeme tarafından soruşturma dosyası ve dosyadaki raporlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, bozma ilamından önceki aşamada alınan raporlarda, aynı kurum tarafından düzenlenmesine ve aynı veriler incelenmesine ve kullanılmasına rağmen, iki rapor arasında farklılık çıkmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, en son alınan Adli Tıp Üst Kurulu raporunda önceki raporlar arasındaki çelişkiler giderilmediğini, yerel mahkemenin, eksik inceleme ve araştırma ile yanlış değerlendirme neticesinde kurmuş olduğu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili; yerel mahkemenin daha önce dinlenen tanık beyanlarını dikkate almadan ve önceki mahkeme kararının aynısını yeterli inceleme ve ayrıntılı araştırma yapmadan karar vererek olayın iş kazası olduğuna hükmettiğini, eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğundan bozulması gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasının ve sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı ... vekili ve davalı ... Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29