Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/12833

Karar No

2023/430

Karar Tarihi

17 Ocak 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/3721 E, 2021/2221 K

... Mirasçıları:

DAVACILAR: 1 ... 2 ... 3 ...

4 ... 5 ... 6 ...

vekili Av. ...

vekili Av. ...

İHBAR OLUNANLAR: 1 ... Petrol Nakliyat Gıda ve Hayvancılık San. ve

Tic. Ltd. Şti.

vekili Av. ...

: 2 ...

vekili Av. ...

DAVA TARİHİ: 28/12/2017

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/793 E 2020/157 K

Taraflar arasındaki iş kazasından vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili 28.12.2017 tairhli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği sigortalı ...'ın 30.03.2017 tarihli iş kazası neticesinde vefatı nedeniyle eşi ... çocukların her biri lehine 500,00 TL maddi tazminat ile eşi lehine 100.000,00 TL, çocukların her biri lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacılar vekilinin 21.10.2019 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemini eş ... için 127.804,99 TL’ye, çocuk ... için 10.476,42 TL’ye, çocuk ... için 1.669,23 TL’ye, Çocuk ... için 1.056,43 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 233 sayılı Kanun hükmünde kararname hükümlerine tabi bir kamu iktisadi teşebbüsü olan müvekkili idarenin ... Tarım İşletmesi Müdürlüğünde tahmil tahliye, bahçe bitkileri ve muhtelif işler için hizmet alım ihalesi yapıldığını, ihalenin 2017 yılında ... Petrol Nak. Gıda ve Hayvancılık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin üstlendiğini, davacılar murisinin, yüklenici şirket ile müvekkili arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle de husumet itirazında bulunduklarını, iş yerinde gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmış olduğunu ve işçilere de eğitim verilmiş olduğunu, olayda müteveffa işçinin ağır kusuru olduğunu ,illiyet bağının kesilmiş olduğunu, müvekkili idarenin kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, temerrüt oluşmadığından kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;

1 Davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;

a Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 127.804,99 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

b Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 10.476,42 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

c Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 1.669,23 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

ç Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile, 1.056,43 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

d Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 70.000,00 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

e Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 15.000,00 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

f Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 15.000,00 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

g Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 15.000,00 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

h Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 15.000,00 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

ı Davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, 15.000,00 TL'nin 30.03.2017 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizleri ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine,

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davalı vekili istinaf sebeplerinde özetle; Davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, işin ihale ile dava harici ... Petrol Nak. Gıda ve Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verildiğini, ihale makamı olarak sorumlu tutulamayacağını, asıl ve alt işveren ilişkisi olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında tüm önlemlerin alındığını, kusur raporları arasında çelişkinin giderilmediğini, bu dosya kapsamında alınan raporda müvekkili işçisi ...'in kusurunun %70 müteveffa sigortalı kusurunun %30 olarak kabul edilmişken, SGK müfettişi tarafından düzenlenen raporda dava harici işveren ... Petrol Nak. Gıda ve Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. %50 ve sigortalıya %50 oranında kusur verildiğini, müvekkiline kusur verilmemesine rağmen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müteveffa sigortalı kusurunun illiyet bağını kestiğinin kabulü gerektiğini, müvekkilinin adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulamayacağını müvekkilinin ... 'i tamirci ustası olarak seçtiği bu hususta gerekli özeni gösterdiğini, hükmedilen manevi tazminat ile faiz miktarlarının fahiş olduğunu beyanla istinaf talepleri doğrultusunda kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

1 Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davacılar murisi ...'ın 30.03.2017 günü vefatı ile sonuçlanan olay SGK İnceleme raporuna göre iş kazası olarak kabul edilmiştir. Ayrıca inceleme raporunda müteveffa işçi ...'ın SGK kaydında işvereni olarak gösterilen dava dışı ... Petrol Nak. Gıda ve Hayvancılık San. Tic.Ltd.Şti'nin kazanın meydana gelmesinde %50, davalının kadrolu çalışanı dava dışı ...'in %50 kusurlu olduğunun, müteveffa işçi ...'ın kusurlu olmadığının belirtildiği görülmüştür. İş kazasına ilişkin olarak taksirle ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasında (Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarih 2017/328 Esas, 2020/55 Karar sayılı dosyası) hükme esas alınan 21.10.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporlarında müteveffa işçinin tali kusurlu olduğu, TİGEM kadrolu çalışanı sanık (dava dışı) ...'in asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, savcılık aşamasında alınan 31.01.2017 tarihli raporunda da aynı hususun teyit edildiği anlaşılmış olup sanığın taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan aldığı hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki davada ise ilk derece mahkemesince alınan ve aralarında A sınıfı iş güvenliği uzmanı ve trafik kazaları yönünden uzman bilirkişilerin bulunduğu bilirkişilerden teşekkül heyet raporunda; yukarıda bahsi geçen ceza soruşturması kapsamında düzenlenen kusur raporuna katılarak ve %30 oranında müteveffa işçi, %70 oranında TİGEM kadrolu çalışanı sanık (dava dışı)...'in kusurlu bulunduğu, kazalı işçinin SGK kaydında işvereni olarak gözüken şirkete kusur izafe edilmediği, davalı işveren yönünden adam çalıştıranın sorumluluğu itibariyle kusursuz sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunun SGK inceleme raporunda müteveffa işçi aleyhine kusur izafe edilmemişken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müteveffa işçiye kusur izafe edildiği belirlenmiş ancak davacı tarafın itirazının bulunmadığı görülmüştür. Davalı tarafın rapor ve istinaf itirazı olarak müteveffa işçinin kusurlu olduğunu savunmuş ise de, SGK inceleme raporunda müteveffa işçiye kusur izafe edilmediği gibi ceza dava dosyasında yer alan raporlarla uyumlu hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli, kusurun aidiyeti ve dağılımı açısından yapılan değerlendirmelerin ise isabetli olduğu anlaşılmıştır.

  1. Yargıtay 9. HD.'sinin 18.01.2021 tarih 2020/4297 Esas, 2021/1298 Karar sayılı ilamı ile onanan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7.HD.'nin 26/02/2019 tarihli 2018/146 Esas, 2019/500 Karar sayılı benzer nitelikte kararı ışığında; davalı ile dava dışı ... Petrol Nak. Gıda ve Hayvancılık San. Tic. Ltd. Şti. arasında "tahmil tahliye bahçe bitkileri ve muhtelif işler" hizmet alım ihalesinin 2017 yılında yapıldığı, vefat eden kazalının da bu şirketin SGK kaydı ile davalı nezdinde çalıştığı, davalının sahada hakimiyetini koruması nedeniyle asıl işveren olarak kabulü ile iş kazası olayından asıl işveren davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

  2. Diğer taraftan, Yargıtay 21. (Kapatılan) HD.'nin 10.12.2018 tarih 2017/1264 Esas, 2018/9092 Karar sayılı ilamı ışığında; kazaya sebebiyet veren dava dışı ...'in davalı TİGEM'in kadrolu çalışanı olması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 66. maddesinde tanımlı "adam çalıştıranın sorumluluğu hükümleri kapsamında da davalının sorumlu olduğu açıktır. Şu halde davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.

  3. Hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarına yönelik istinaf sebebinin incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, eylemin kabul edilen meydana geliş biçimi, tarafların kusur ve sorumluluk oranları, ekonomik ve sosyal durumları, olay tarihi ve yukarıda anılan ilkeler nazara alındığında, kazalı işçi mirasçıları davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek düzeyde olup, fazla olmadığı kanaatine varılmıştır.

  4. Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, kök hesap raporuna göre yapılan ıslah tutarlarına göre verilen hükümde talep gibi usul ve yasaya uygun olarak belirlenen faiz miktarının tespitinde hata bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

  5. Açıklanan nedenlerle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz sebepleri olarak özetle; yukarıda açıklanan istinaf sebepleri ile benzer sebepleri göstererek ve özellikle husumetten davanın reddi gerektiğini, işin ihale ile dava harici şirkete verilmesi nedeniyle sorumluluğu olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında tüm önlemlerin alındığını, müvekkiline atfedilecek kusur olmadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, dosya kapsamında alınan raporla SGK Müfettişi tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişkinin giderilmesi gerektiğini, illiyet bağının müteveffa sigortalı eylemi ile kesildiğini, hükmedilen manevi tazminat ve faizin fahiş olduğuna işaretle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

C.A. Davalı vekilinin davacıların her biri lehine hükmedilen manevi tazminatlar ile davacılardan ..., ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

  1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Dosya içeriğine göre davacı eş ... lehine 70.000,00 TL, çocuklar ...,... lehlerine 15.000,00 TL'şer manevi tazminata, çocuk ... lehine 10.476,42 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata, çocuk ...'a 1.699,23 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata, çocuk ... 'a 1.056,43 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği her bir tazminat hükmünün Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalı vekilinin davacılardan eş ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin destekten yoksunluk sebebine dayalı maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417.maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4. maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine ve özellikle somut olayda mahkemece davaya konu iş kazası nedeniyle hükme esas alınan kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olması, hükme esas alınan hesap raporundaki hesap ilkelerinin Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olması, ve davalı tarafça temyiz sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin aynı zamanda istinaf sebebi olarak daha evvelce ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye MAhkemesi gerekçesinde açıklandığı şekilde incelenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği bu yönle Bölge Adliye Mahkemesince oluşturulan gerekçenin de yerinde olduğu dikkate alındığında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin davacıların her biri lehine hükmedilen manevi tazminatlar ile davacılardan ..., ... ve ... lehlerine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,

  2. Davalı vekilinin davacılardan eş ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartigemtemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınareddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim