Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/616

Karar No

2023/4270

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1429 E., 2022/2450 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Anadolu 21. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/196 E., 2021/120 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2003 yılında Günsa Tekstil Dış Ticaret San. Ltd. Şti. İsimli şirkete %25 hissedar olarak ortak olduğunu, kendisinin herhangi bir şekilde şirket müdürlüğü veya diğer bir vazifesi bulunmadığını, şirketin kuruluşunda Nihat Aday isimli ortağın 5 yıllığına şirket müdürü olarak seçilmiş olduğunu, şirket kuruluşundan kısa bir süre sonra müvekkilinin diğer ortaklarla anlaşamadığından, şirketteki tüm hissesini dilekçeleri ekinde sundukları Kartal 8 Noterliğinin 16.06.2005 tarih ve 13831 yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile 5.000 TL karşılığında ...isimli kişiye devrettiğini ve şirketle bağlantısının kalmadığını belirterek müvekkil hakkında gönderilen ödeme emirinin hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, takibin durdurulmaması halinde hak kaybına neden olacağından davalı kurumun takip işleminin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasını, davalarının kabulünü, Sosyal güvenlik merkezinin müvekkiline gönderilen 00001004 takip kartı nolu ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu işyeri ile ilgili olarak 04.05.2005 tarihli ve 2005/11233 takip nolu ödeme emri Günsa Tekstil Dış Tic. San. Ltd. Şti. adına düzenlenmiş fakat 16.05.2005 tarihinde ulaşmayarak iade olduğunu, bu defa 23.05.2005 tarihli ve 2005/11231 32 takip nolu ödeme emirleri yine borçlu şirket adına düzenlenmiş ve 02.06.2005 tarihinde tebliğ edilerek borç kesinleştiğini, İş yerinin borçları için 05.05.2006 tarihinde 5458 sayılı yapılandırma başvurusunda bulunduğunu, fakat hiç ödeme yapılmadığını, Şirket adına 11.07.2007 tarihli ve 2007/16989 90 91 takip nolu ödeme emirleri düzenlenmiş fakat 26.07.2007 tarihinde tebliğ olmayarak iade olduğunu, 02.10.2007 tarihinde Kartal Belediye Başkanlığına ve Sarıyer Belediye Başkanlığına borçlu şirket adına emlak vergisi ve çevre temizlik vergilerinin olup olmadığı, ayrıca yine 02.10.2007 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığına borçlu şirket üzerine kayıtlı araç olup olmadığı sorulduğunu, şirket adına 25.05.2011 tarihinde borçların yapılandırması ile ilgili olarak 6111 sayılı yapılandırmaya başvurulmuş fakat hiç ödeme yapılmadığını, 08.03.2018 tarihinde şirketin banka hesaplarına e haciz uygulandığını, bankalarda herhangi bir tutara rastlanmadığını, 6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesinde, “Limited şirket ortakları şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. " Yine aynı Kanunun 5766 sayılı Kanunla değişik 35 inci maddesine göre: “Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağını, yine devam eden kanun maddeleri; limited şirketlerde borçlarla ilgili sorumlulukla alakalı olarak; limited şirketlerde müdürler müdürlük görevi yaptıkları dönemlerden kaynaklanan borçların tamamından şirket tüzel kişiliği ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur." denmekte olduğunu, belirterek, davacı tarafça yapılan itirazlar haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu işlemlerin tamamı hukuka uygun ve usulüne göre yapılmış olduğundan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile; ... Başkanlığı Kartal Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen ve davacıya gönderilen;

0001004 takip kartı numaralı 2005/011231 takip numaralı,

0001004 takip kartı numaralı 2005/011232 takip numaralı,

0001004 takip kartı numaralı 2005/011233 takip numaralı,

0001004 takip kartı numaralı 2007/016989 takip numaralı,

0001004 takip kartı numaralı 2007/016990 takip numaralı,

0001004 takip kartı numaralı 2007/016991 takip numaralı,

0001004 takip kartı numaralı 2016/020435 takip numaralı ödeme emirlerinin (zamanaşımı nedeniyle) iptaline," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımını kesen hallerin bulunduğunu, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosyadaki kayıt ve belgelere göre; davalı Kurumun 1067662.034 sicil sayılı Günsa Tekstil Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin Kuruma olan borçları nedeniyle takibe geçildiği, kurucu ortak olan davacının TTSG'de 27.08.2003 tarihinde ilan edilen 2 yıl süreyle şirket müdürlüğüne seçildiği ve bir sonraki müdürlük seçim kararının 15.05.2008 tarihle TTSG'de ilan edildiği, davacının ortaklık payını 16.06.2005 günü noterden devrettiği, Kurumun davacıyı 27.08.2003 15.05.2008 tarihleri arasında müdür kabul ederek dava konusu ödeme emirlerini tanzim ettiği, ödeme emirlerine konu borçların 2003/11 2007/2.aylara ait olduğu, davacının yapılandırma başvurusunun bulunmadığı, ödeme emirlerinin 13.07.2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine eldeki davanın 22.07.2020 tarihinde süresinde açıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda; son ayın prim borcuna göre ödeme süresinin 31.03.2007 tarihinde sona ermesine karşın ödenmemesi nedeniyle 01.04.2007 tarihinde muaccel hale gelen Kurum alacaklarında 10 yıllık zamanaşımı süresinin 01.04.2017 tarihinde dolduğu, Kurum tarafından dosyaya sunulan belgelere ve özellikle 12.08.2020 tarih ve E.9457772 sayılı yazı içeriğine göre 01.04.2017 tarihine kadar davacı bakımından zamanaşımını kesen ve durduran bir nedenin bulunmadığı gibi borçlular arasında eksik teselsül bulunduğundan diğer borçlular yönünden zamanaşımını kesen hallerin davacıya sirayet etmeyeceği, davacının yapılandırma yasalarından yararlanmadığı anlaşılmakla, dava konusu ödeme emirlerinin zamanaşımı nedeniyle iptaline dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçelerine dayalı olarak "... Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarihli, 2020/196 Esas 2021/120 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (SSK)’nun “Primlerin ödenmesi” başlığını taşıyan 80. maddesinin 08.12.1993 gün ve 3917 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde yerleşik uygulama uyarınca; prim alacağı ve gecikme zamları yönünden, anılan Kanun’da zamanaşımı süresine ve başlangıcına ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından Kurum alacağının zamanaşımı yönünden genel hükümlere tabi olduğu, buna göre, zamanaşımı süresinin 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesi uyarınca on yıl olduğu ve zamanaşımının başlangıç tarihi Borçlar Kanununun 128 inci maddesi hükmüne göre, alacağın muaccel olduğu tarih olarak kabul edilmekteydi.

Belirtilmelidir ki, prim zamanaşımı, Borçlar Kanunu'nun 128 inci maddesine göre, alacağın muaccel olduğu tarihte başlar. 506 sayılı Kanunun 80. maddesine göre, her aya ait prim borcunun ertesi ayın sonuna kadar ödenmesi gerektiğinden, zamanaşımının başlangıcı; her prim ayı bakımından o aya ilişkin ödeme süresinin sona erdiği tarih olup, ay be ay ödenmesi gereken prim borcu ertesi ayın sonunda muaccel hale gelmektedir. Bu dönemde zamanaşımının kesilmesi ve durdurulması, bu konuda bir özellik göstermez. Borçlar Kanunu'nun 132. ve ardından gelen maddeleri burada da aynen geçerlidir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1977, shf; 641).

506 sayılı Kanunun 80 inci maddesinde 01.12.1993 gün ve 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile anılan madde; “…Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Kurum, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır…” şeklinde düzenlenmiştir.

3917 sayılı Kanunun yürürlük tarihine kadar olan dönemde, SSK prim alacakları İcra İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil edilmek iken, anılan Kanun’la yapılan düzenleme ile 3917 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 08.12.1993 tarihinden itibaren, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına başlanmıştır.

6183 sayılı Kanun’un “Tahsil zamanaşımı” başlıklı 102. maddesi uyarınca;

“Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvimi yılını takib eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar.”.

Anılan düzenlemeler karşısında, 08.12.1993 tarihinden itibaren Kurumun prim alacaklarının tahsilinde zamanaşımı yönünden 6183 sayılı Kanun’da düzenlenen beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaya başlanmış ve sürenin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yıl başı olarak belirlenmiştir.

Açıklanan düzenleme bu kez 30.09.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 38 inci maddesiyle yeniden değiştirilerek; prim alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı belirtilmiş, sonrasında bu maddede 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 24.06.2004 tarih ve 5198 sayılı Kanunun 11 inci maddesi ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılarak; 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin beşinci fıkrası; “…Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 ve 102 nci maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, söz konusu Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır...” şeklinde düzenlenmiştir.

Anılan düzenleme uyarınca, 5198 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 06.07.2004 tarihinden itibaren Kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanunun zamanaşımı düzenleyen 102 inci maddesinin uygulanamayacağı hükme bağlanarak, 3917 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki; genel hükümlere ve dolayısıyla on yıllık zamanaşımı dönemine geri dönülmüştür.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim