Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4096

Karar No

2023/4115

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/380 E., 2022/395 K.

KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; verilen karara karşı davalı vekili ile fer'i müdahil SGK vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde Çumra imalathanesinde 20.10.2015 tarihinde ustabaşı olarak çalışmaya başladığını, günlük 115 TL ücretle çalıştığını, haftanın her günü saat 23.00 06.00 saatleri arası çalıştığını, hizmetinin sosyal güvenlik kurumuna bildirilmediğini belirterek müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 20.10.2015 27.08.2016 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili şirkette herhangi bir kaydı ve çalışması bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin davacıyı haricen tanıdığı, eşinden boşandığı için de insani anlamda yardımlarda bulunduğunu, işyerinde çalışan bütün sigortalıların kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde,davacının hizmetine ilişkin kuruma bildirilmiş hiçbir kayıt olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 10.07.2020 tarih ve 2019/337 Esas 2020/160 Karar sayılı sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacının davalı iş yeri nezdinde 20.10.2015 27.08.2016 tarihleri arası dönemde hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine,karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı ve fer''i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairemizin 27.10.2021 tarihli ve 2021/1619 Esas ve 2021/13013

K. sayılı ilamında, "...Eldeki davada; davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/a kapsamında davalı şirket nezdinde çalışmasının tespitini talep ettiği dönem olan 20.10.2015 27.08.2016 dönemi ile kısmi olarak çakışır şekilde 16.02.2015 31.12.2015 tarihleri arasında 4/1 b kapsamında sigortalılığının var olduğu hizmet cetvelinden anlaşılmakta olup öncelikle 4/1 b kapsamındaki sigortalılık süresi de belirlenerek, her iki sigortalılık süresinde çakışma olması halinde ise ilgili mevzuat irdelenmek suretiyle karar verilmelidir.

Çakışan sigortalılık sürelerinin belirlenmesinde;

  1. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, “Sigortalılık hallerinin birleşmesi” başlığını taşıyan 53 üncü maddesinin ilk fıkrasında, sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı öngörülmüştür.

  2. 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin ilk fıkrası daha sonra 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi ile değişikliğe uğramıştır. 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren bu maddede, sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi durumunda ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı açıklanmış, 5510 sayılı Kanun'a 6111 sayılı Kanun'la eklenen geçici 33 üncü maddede de, Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Diğer bir anlatımla; 01.10.2008–01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir.

Bu itibarla, davacının çalıştığını iddia ettiği davalı işyeri adresi, (....... Çumra) 4/1 b kapsamında adına kayıtlı olan işyeri adresi(Adana sok...... Çumra) Mahkeme kabulünün aksine farklı adresler olup bu husus da gözetilmek suretiyle davacının 4/1 a ve 4/1 b kapsamında çalıştığı süreler belirlenmeli, her iki sigortalılıkta geçen süreler yönünden çakışma olması halinde yukarıda açıklandığı üzere dönemler itibariyle çakışma durumları incelenerek ve buna göre araştırma yapılarak, geçerli kabul edilmesi gereken sigortalılık statüsü tespit edilmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır...." şeklinde denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...Yargıtay bozma ilamı uyarınca; davacı adına işyeri tescili bulunup bulunmadığı, var ise hangi tarihte kanun kapsamına alınıp hangi tarihte kanun kapsamından çıkartıldığı ve davacıya ilişkin 4/a ve 4/b hizmet cetvelleri kurumdan istenilmiş, cevaplar dosya içeresine alınmış, Çumra Belediye Başkanlığı'ndan gelen cevabi yazıda 20.10.2015 27.08.2016 tarihleri arasında ......5 Çumra ... adresinde kurulu davalı ... Gıda Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerine 18.12.2015 tarihinde Ekmek Çeşitleri ve Unlu Mamuller İmalatı ve Satışı noktasında işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı verildiği, ruhsat numarasının 2015/3 olduğunun bildirildiği görülmüş, her ne kadar işyeri açma ruhsatı 18.12.2015 tarihinde ... adına verilmiş ise de işyerinde davacı ile birlikte 2 2,5 yıl kadar çalışması bulunduğunu beyan eden ...'nın işyeri ünvan listesi ekli hizmet cetvelinden, davalı şirkete ait işyerinin 14.11.2014 28.11.2015 tarihleri arası dönemde ... adına kayıtlı olduğu, sonrasında ... adına kayıtlı işyerinin davalı şirkete devredildiği, ...'nın alınan beyanlarından bu devrin 2015 yılı Ekim ayı içerisinde gerçekleştiği anlaşılmış, 16.02.2015 31.12.2015 tarihleri arası dönem ekmek, pasta ve unlu mamulleri ticareti işlerinden kaynaklı davacı adına vergi mükellefiyet kaydı bulunuyor ise de davacının 4/B bağkur sigortalılığının vergi mükellefiyet başlangıç tarihi olan 16.02.2015 tarihinde başlaması ve aynı tarihte terk yapılması, ayrıca davacı adına bir işyeri tescil kaydının bulunmayışı da gözetildiğinde talebe konu dönem zarfında davacının kendi nam ve hesabına bir çalışmasının bulunmadığı, her iki sigortalılıkta geçen süreler yönünden çakışma olmadığı anlaşılmakla bozma öncesi yapılan tespit ve değerlendirmelerde gözetilerek..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı işyeri nezdinde 20.10.2015 27.08.2016 tarihleri arası dönemde hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette herhangi bir kaydı ve çalışması bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin davacıyı haricen tanıdığı, eşinden boşandığı için de insani anlamda yardımlarda bulunduğunu, işyerinde çalışan bütün sigortalıların kuruma bildirildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. .Fer'i Müdahil SGK vekili, kurum kayıtlarında davacının hizmerine ilişkin olarak kuruma bildirilmiş hiçbir kaydın yer almadığını, davacı işçinin kendisinin de hiç bir bildiriminin söz konusu olmadığını, müvekkil kurumun kendisine bildirilmeyen bir çalışma için kayıt oluşturmasının mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili kurum açısından davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

  1. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir.

  2. Değerlendirme

  3. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizderecekabulkararımahkemesionanmasınaadliyebölgesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim