Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/187
2023/406
17 Ocak 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2123 E., 2022/433 K.
DAVALILAR: ...
vekili Avukat ...
DAHİLİ DAVALILAR: 1 ... 3 ... (Müteveffa)
4 ... 5 ...
DAVA TARİHİ: 28.08.2009
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kuşadası 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2009/297 E., 2019/457 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ...'ın davacıya ait işyerinde çalışmadığından, adı geçen kişilerin davacıya ait 1039306 nolu işyeri sicil dosyasındaki bildirimlerinin iptali ile SGK kayıtlarının düzeltilmesine, davacı aleyhine başlatılan icra dosyalarından borçlu olmadığının tespitine, icra takipleri nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı ve dava sonuçlanıncaya dek ödeyeceği bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, Kurum aleyhine %40'dan aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılar davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda; kurum kayıtlarında davacıya ait iş yeri çalışanları olarak gözüken ... ve ...'ın iş yerindeki çalışmalarını ortaya koyacak belgelere yönelik olarak yapılan incelemede, gerek ... ve gerekse ... ile davacı arasında akdedilmiş bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, ...'ın Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/5021 Es. sayılı soruşturma dosyasında bulunan ifadesinde, davacıya ait iş yerinin muhasebe işlerini yaparken çalışmadıkları halde sigortalı olarak bildirimde bulundukları yönündeki beyanı, ... Güvenlik İl Müdürlüğünce gönderilen ...'ın tahsis dosyasında muhtelif tarihlere ait işe giriş bildirgesi görülmesine rağmen, davacıya ait iş yerindeki işe başlamasına ilişkin işe giriş bildirgesi bulunmadığı, Kuşadası Vergi Dairesinin davacıya ait mükellef kayıt formunda "davacının iş yerinin 29.07.1998 tarihinde terk kapsamına alınması karşısında, davacının ... ve müteveffa annesi ...'ın davacıya ait iş yerinde fiili çalışmasının bulunmadığı, iş yerinin muhasebesini yapan müteveffa ... tarafından usulsüz olarak sigortalı olarak bildirimde bulunulduğunun kabulü gerekmektedir'' şeklinde rapor tanzim edildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan rapordaki tespitlerin isabetli olduğu ve hükme esas alınması gerektiği, dosya da aynı zamanda davacı tarafından yapılan ödemelerin hesaplanması amacıyla bilirkişiye gönderilmesi yönünde ara karar kurulmuşsa da davacı vekili tarafından eksik avansın yatırılmaması sebebiyle hesaplama yapılması için bilirkişiye gönderilemediği ve davacının ödediği miktar hesaplanamadığından dolayı sadece davacı tarafından ödenen primlerin yersiz ve yanlış alınmış olduğunun tespit edilmesi gerektiği, yine her ne kadar davacı taraf davalı Kurum aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişse de, yapılan işlemin yargılamayı gerektirmesi davaya dahil edilen kişilerin gerçek anlamda sigortalı olup olmadığının öncelikle tespiti gerekeceğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle, davanın kısmen kabulü ile;
1 Dahili davalılar ... ve ...'in, ... işyeri sicil numaralı ... Pansiyon (...) adına tescilli iş yerinde yasa tarafından sigortalı sayılmak için şart olan fiili çalışmalarının olmadığının tespitine,
2 Dahili davalılar ... ve ...'in, davacıya ait olan ... sicil numaralı iş yerinde fiili çalışmaları bulunmadığından ve sigortalı sayılmanın koşullarını taşımadıklarından, davacıya ait iş yerinde çalıştıkları görünen sigortalılık hallerinin iptali için Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bildirimde bulunulmasına,
3 Sosyal Güvenlik Kurumu Aydın İl Müdürlüğü tarafından ... işyeri sicil numaralı dosya aleyhine işveren primlerinin ödenmesi amacıyla başlatılan 1999/2230, 1999/6360, 2001/3074, 2009/81 icra takip numaralı takiplerden dolayı davacı ...'ın (... Pansiyon) borçlu olmadığının tespitine,
4 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 89/3'üncü maddesi gereği davacı tarafından yersiz ve yanlış alınmış olduğu tespit edilen primlerin yine bu kanun maddesine bağlı olarak davacıya kanuni faizi ile birlikte geri verilmesi gerektiğinin tespitine,
5 Davacı tarafın, davalı Kurum aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi talebinin reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davacıya ait pansiyon işletme iş yerinin 01.06.1998 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını, 1998/6 7 8 9 10 11 12.aylar primlerinin ve işe giriş bildirgesinden verilen idari para cezası ödenmediğinden icra takibine başlandığını, ... ve ...'ın davacıya ait iş yerinde çalışmadıklarından sigortalılıklarının iptaline karar verilmesi konusunda Kurum aleyhine dava açılamayacağını, hak alanlarını ilgilendirdiğinden adı geçen kişilere davanın yöneltilmesi gerektiğini, Kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını, Kurumdan faiz ve kötü niyet tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek, eksik inceleme sonucu verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında bulunan Kuşadası Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26.05.2009 tarihli yazı içeriğinden anlaşıldığı üzere; davacıya ait İstiklal Cad. Kuşadası/Aydın adresinde faaliyet gösteren pansiyon işyerini 29.07.1998 tarihinde terk ettiği, dahili davalılar ...,...'in bildirimlerinin ise 01.07.1998 31.12.1998 tarihleri arasında (...'in bildirimi daha az) davacıya ait iş bu işyerinden yapıldığı, davacı hakkında davalı Kurum tarafından iş bu bildirimlerden kaynaklı olarak doğan borçlar ve işe giriş bildirgesinin süresinde yapılmamasından kaynaklı idari para cezalarının tahsili için takip başlatılması üzerine davacının yaptığı suç duyurusu üzerine ceza soruşturması kapsamında dahili davalı ...'in 26.10.2009 tarihli beyanında; kendisinin ve annesi olan ... 'in davacıya ait işyerinde eylemli olarak çalışmadığını, işyerinin Temmuz 1998 tarihi itibariyle fiilen faaliyetine son verdiğini, işyerinin kapanış işlemlerini muhasebecileri olarak kendisinin yaptığını, muhasebecilik ücreti karşılığı kendisinin ve annesinin işyerinden sigortalı bildiriminin yapıldığını beyan etmiş olmakla davacının davasının kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dahili davalılar ... ve ...,...'ın davacıya ait işyerinden yapılan bildirimlerinin fiili olmadığının tespiti ile borç çıkartılan Kurum işlemlerinin iptaline, bu kapsamda tahsil edilen bedellerin faizi birlikte iadesine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinde, davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45