Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/121

Karar No

2023/4059

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1517 E., 2022/2035 K.

KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 12. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/36 E., 2020/66 K.

Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi hükümlerinden özel işyeri olması nedeniyle faydalandırılması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 24.10.2018 14179732 Kurum varidesi alan dilekçesi ile aktif ve pasif tüm işyeri dosyalarından 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ı) bendi gereği aynı Kanunun 4/1 a maddesi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenler için öngörülen 5 puanlık prim teşvikinden Ekim/2008 döneminden bu yana yararlandırılmayı ve bu tarihe kadar davalı Kuruma bu kapsamda yapılmış yersiz ödemelerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında kendisince yapılan işlemlerin yasaya ve hukuka uygun olduğunu, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu uyuşmazlık, Belediyenin hissedarı olduğu TTK hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk hükümlerine tabi davacı şirketin kamu idaresi olup olmadığı ve 5510 sayılı Kanun kapsamında %5 teşvik indiriminden faydalandırılması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Belediyeler 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 26 ncı maddesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18 ve 70 inci maddesi gereğince kendi sorumluluklarında olan görevleri yerine getirmek üzere TTK ‘na tabi şirketler kurabilmektedir. Ancak bu şirketlerin hukuki statüsü yani bunların kamu tüzel kişisi mi yoksa özel hukuk tüzel kişisi mi oldukları konusu tartışmalıdır.

Konu ile ilgili mevzuat incelendiğinde;

Davanın yasal dayanaklarından olan, 5510 sayılı Kanun'un “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81 inci maddesinin “I” bendinin 6111 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde; “ı) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara dair gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. ….. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.. ” şeklinde iken 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “....Bu bent hükümleri; 21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine dair işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. ….” şeklinde değiştirilmiştir.

5510 sayılı Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; “Kamu idareleri 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin %50'sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumlarını,” şeklinde düzenlenmiştir.

Atıf yapılan 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde “Münhasıran bu Kanunun uygulanmasında; a) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri güvenlik kurumları ve mahallî idareleri” ifade ettiği, e) maddesinde, “mahalli idare, yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri" olduğu açıklanmıştır.

5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde “Cumhurbaşkanı tarafından atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine (Ek ibare: 5947 21.1.2010 / m.18) "ve Sağlık Bakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarına" yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.

Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar. “ şeklinde düzenlenmiştir.

4857 sayılı Kanunun tanımlar başlıklı 2/8 inci maddesinde; “Kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde ellisine sahip oldukları ortaklıklarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereğince,…” ibaresi ile kamu işverenleri tarif edilmiştir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun kapsam maddesine göre” il özel idareleri ve belediyeler ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketlerin kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihaleleri bu kanun hükümlerine göre yürütülecektir.” denilmiştir.

217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde “İl Özel İdareleri ve belediyeler, bunların birlikleri ve bunlara bağlı iktisadi müesseseler, işletmeler” bu Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşları arasında sayılmıştır.

Davacı A.Ş.’nin, Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine göre Ticaret Silinde ilan edilmesi ile tüzel kişilik kazandığı,124 üncü maddesine göre sermaye şirketi olduğu, belediyeden ayrı bir tüzel kişiliği olduğu, Türk Medeni Kanunu’nun 48’inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabildiği ve borçları üstlenebildikleri, dikkate alındığında davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulan ve özel hukuka tabi olan özel hukuk tüzel kişileri kapsamında değerlendirebilecektir. Ancak, bu şirketler özel hukuk tüzel kişisi olsalar da sıradan birer ticari şirket de kabul edilemeyeceklerdir. Zira, bu şirketlerin; kanunların verdiği özel bir yetkiye dayanarak (önceden Bakanlar Kurulu Kararı ile şu anda Cumhurbaşkanı onayı ile) kamu tüzel kişileri (il özel idareleri, belediyeler, büyükşehir belediyeleri) tarafından kurulması, kamunun parasını kullanması, kendilerini kuran mahalli idarenin denetimi altında bulunmaları, belediyelerin hisselerinin %50’den fazla olduğu şirketlerin personelinin Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi sayılması ve bu şirketlerin belediyelerin hizmetlerini yerine getirmesi, yani bunların faaliyetleri birer kamu faaliyeti olması, ayrıca 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nda 2013 yılında yapılan değişiklikle, mahalli idarelere bağlı veya bu idarelerin kurdukları veya doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ortak oldukları her çeşit işletme ve şirketler Sayıştay denetimine tabi tutulmaları, normal şirketlerden farklı olarak Kamu İhale Kanunu’na tâbi olmaları, göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

Yargıtay 10.HD’nin 21.11.2017 tarihli kararında, “Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle belirtilmelidir ki, davacı şirketin 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinden olduğu ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 01.03.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) maddesi kapsamından faydalanamayacağı hususunda tereddüt yoktur…..Sermayesinin büyük bölümünün Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanarak ihale aldığı anlaşılan davacı şirketin kamusal yönünün ağır basması ile 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendinin sadece özel sektör işyerleri niteliğinde olan işyerleri bakımından uygulanma gereği ile 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de bu durumu teyit eder niteliği ve sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait işyerlerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve davanın reddi gereği dikkate alınmaksızın hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilmiştir.

27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 70 inci maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen ve 01.04.2018 tarihi itibari ile yürürlüğe giren Ek 17 nci madde ile: “Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya dair olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere dair olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir..” denilmiştir.

Davacının 01.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren bu madde kapsamında davalı Kuruma yasal süresi içinde 24.10.2018 tarih, 14179732 vr kayıtlı dilekçe ile müracaat ettiği anlaşılmakta olup davacı Karbel ... Karabağlar Belediyesi İnş. Temizlik Tanıtım Turz. San. ve Tic. A.Ş.’nin 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinden olduğu (Kamu idaresi) dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendi kapsamında beş (5) puanlık prim indiriminden/prim teşvikinden yararlanmasının mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davacının davasının reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, esasen özel işyeri olduğunu ve davaya konu talebi hakkında davalı Kurumca faydalandırılması gerektiğini belirterek, buna göre de usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın yasal dayanakları 5510 sayılı Kanunun 81/(ı) maddesi, 5510 sayılı Kanunun 3/21 maddesi, 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi, 4857 sayılı Kanun 2/9 uncu fıkrasına ilişkindir.

5510 sayılı Kanun'un “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı 81 inci maddesinin “I” bendinin 6111 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki halinde; “ı) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara dair gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. ….. Bu fıkra hükümleri Kamu idareleri işyerleri ile bu Kanuna göre sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.. ” şeklinde iken 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “....Bu bent hükümleri; 21.04.2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 04.01.2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine dair işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. ….” şeklinde değiştirilmiştir.

Dava konusu uyuşmazlıkta, Karabağlar Belediyesinin %100 hissedarı olduğu, TTK hükümlerine göre kurulmuş özel hukuk hükümlerine tabi davacı şirketin kamu idaresi olup olmadığı ve 5510 sayılı Kanun kapsamında %5 teşvik indiriminden faydalandırılması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacı şirketin 5335 sayılı Kanun kapsamında olduğu yaptığı işin mahiyeti itibariyle belediyenin görevlerini ifa kapsamında olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

5510 sayılı Kanunun “tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Kamu idareleri 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kamu idareleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı idare, ortaklık, müessese ve işletmeleri ve yukarda belirtilenlerin ödenmiş sermayesinin %50'sinden fazlasına sahip oldukları ortaklık ve işletmelerden Türk Ticaret Kanununa tabi olmayanlarla özel kanunlarına göre personel çalıştıran diğer kamu kurumları,” şeklinde düzenlenmiştir.

Atıf yapılan 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun Tanımlar başlıklı 3 üncü maddesinde “Münhasıran bu Kanunun uygulanmasında; a) Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri, Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri güvenlik kurumları ve mahallî idareleri” ifade ettiği, e) maddesinde, “mahalli idare, yetkileri belirli bir coğrafi alan ve hizmetlerle sınırlı olarak kamusal faaliyet gösteren belediye, il özel idaresi ile bunlara bağlı veya bunların kurdukları veya üye oldukları birlik ve idareleri" olduğu açıklanmıştır.

Davacı şirketin ortaklık yapısı ve faaliyet konusu bir arada değerlendirildiğinde, prim teşvikinden faydalanma noktasında özel sektör işvereni sıfatını taşımayacağı açık olmakla ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunadığından usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1 b 1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili kurum işlemlerinde hata olduğunu, sasen özel işyeri olduğunu ve davaya konu talebi hakkında davalı Kurumca faydalandırılması gerektiğini belirterek, buna göre de usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirketin özel işyer statüsü nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesi hükümlerinden faydalandırılması gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 81/(ı) maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 3/21 maddesi, 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim