Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2843
2023/4007
11 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2008/51 E., 2016/45 K.
KARAR: Red
Taraflar arasındaki meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı esnada mesleki astım hastalığına yakalanarak çalışma gücünün %9,3'ünü kaybettiğindan bahisle 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği olayların yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, ... Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından verilen rapora ve davacının iş yerindeki sebeplerle astım hastalığına yakalandığına dair kanaate itiraz ettiklerini, davacı vekilince belirtilen hastane raporunun mahkemeyi bağlayıcı bir yönü olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle ... Meslek Hastanesi'nden alınan raporda davacının %9,30 oranında maluliyetinin belirlendiği, 5510 sayılı Kanun'un 95'nci maddesi uyarınca Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu'dan maluliyetin tespiti istemi ile rapor alındığı, düzenlenen raporda davacı sigortalının azalma kaydı ile maluliyeti gerekmediğine oy birliği ile karar verildiği, iki rapor arasındaki çelişki nedeni ile davacının maluliyetinin kesin olarak tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan davacının maluliyetinin belirlenmesinin istendiği, düzenlenen raporda davacıda tespit edilen arazın meslek hastalığı olarak kabul edildiği ancak kişide mevcut olan arazın halihazırda maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığına oy birliği ile karar verildiğinin bildirildiği, gerek Sosyal Sigortalar Yüksek Kurulu'nun kararı gerekse Adli Tıp Kurumu raporu ile davacının yaptığı iş nedeni ile maluliyetinin olmadığı tespit edildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davacının davalı iş yerinde ağır şartlarda ve sağlık koşullarına riayet edilmeden çalıştırıldığını, taş kırma, kimyasal maddeler ile yapılan dolgu işi, taç cilalama gibi insan sağlığını doğrudan etkileyecek ağır işlerde çalıştırılan davacının bu çalışma koşullarından dolayı meslek hastalığına yakalandığını, buna ilişkin SGK kayıtları ve hastane raporlarının dosya kapsamında mevcut olduğunu, dosya kapsamında dinelen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalı işyerinde hiç bir şekilde sağlık koşullarına riayet edilmediği, iş sağlığı konusunda gerekli önlemlerin alınmadığının beyan edildiğini, Adli Tıp Kurumu raporuna itirazlarının sunulmuş olmasında karşın itirazları giderilmeden karar verildiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından davacının astım hastalığına kapıldığı, ancak rahatsızlığın mesleki olmadığı yönünde rapor hazırlandığını, rapora yapılan itirazlar dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı sırada herhangi bir rahatsızlığı bulunmadığını, Kurum tarafından ... Meslek Hastalıkları Hastanesi'nden aldırılmış olan 17.01.2007 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının mesleki astım rahatsızlığının olduğu ve sürekli iş göremezlik derecesinin %9,3 olduğu şeklinde rapor verildiğini, Kurum raporuna karşı bir itiraz olmadığı için müvekkil lehine verilmiş olan maluliyet oranının kesinleştiğini, Kurum nezdinde herhangi bir itiraza tabi tutulmadan kesinleşen meslek hastalığının mahkemece ayrıca ATK dan alınan rapor ile yok sayılamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dukuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
- Değerlendirme
Dosya kapsamından, Sosyal Güvenlik Kurumu Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığı’nın bila tarihli sürekli iş göremezlik oranı tespit kararına göre davacıya mesleki astım tanısı ile (2 yıl sonrası için kontrol kayıtlı) %9,30 sürekli iş göremezlik oranı tayin edildiği, rapora göre meslek hastalığı tespit tarihinin 15.01.2007 olduğu, davalı tarafın 5. celsede davacıda tespit edilen sürekli iş göremezlik oranına itiraz etmesi üzerine Yüksek Sağlık Kurulu'ndan rapor alındığı, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 16.06.2010 tarih 45/3451 karar sayılı kararında davacı sigortalıda mesleki astım hastalığının bulunduğu, ancak azalma kaydıyla maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun anılan raporunu ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Alerjik Hastalıklar Bilim Dalı’nın 19.03.2010 tarihli raporuna dayandırdığı, bu aşamadan sonra Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin 25.05.2015 tarihli raporunda ”Kişide tespit edilen arazın 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında Meslek Hastalığı olarak kabul edildiği ancak kişide mevcut arazın halihazırda maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığı"nın oy birliğiyle mütalaa olunduğu, İlk Derece Mahkemesince Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporları gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6 4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Daire Başkanlığı’nın bila tarihli sürekli iş göremezlik oranı tespit kararına göre Kurum'un öncelikle davacıya mesleki astım tanısı ile (2 yıl sonrası için kontrol kayıtlı) %9,30 sürekli iş göremezlik oranı tayin edildiği, rapora göre meslek hastalığı tespit tarihinin 15.01.2007 olduğu, itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu'nun 16.06.2010 tarih 45/3451 karar sayılı kararında davacı sigortalıda mesleki astım hastalığının bulunduğu, ancak azalma kaydıyla maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, devam eden aşamada alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin 25.05.2015 tarihli raporunda ”Kişide tespit edilen arazın 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında Meslek Hastalığı olarak kabul edildiği ancak kişide mevcut arazın halihazırda maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığı" belirtildiğine göre ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden davacının sürekli iş göremezlik oranının meslek hastalığının ilk tespit tarihinde kaç olduğu, bu oranın sonradan azalıp azalmadığı, azalmış ise azalma tarihi konusunda rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden davacının sürekli iş göremezlik oranının meslek hastalığının ilk tespit tarihinde kaç olduğu, bu oranın sonradan azalıp azalmadığı, azalmış ise azalma tarihi konusunda rapor almak, Kurum raporları ile alınacak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki oluşması halinde Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan rapor alarak çelişkiyi gidermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Kabul ve uygulamaya göre de davacıda meslek hastalığı bulunduğu ve fakat sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğu dikkate alındığında, kusur raporu alınıp davacı lehine makul bir manevi tazminat takdir edilmesi, yine hastalık nedeniyle geçici iş göremezlik söz konusu olmuş ise geçici iş göremezlik dönem zararı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:17