Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2835
2023/3983
10 Nisan 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2489 E., 2022/3602 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Alanya 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/33 E., 2022/61 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı sitede kapıcı, bahçıvan, güvenlik ve temizlik hizmetleri görevlisi olarak işe başladığını, 01.08.2014 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, işine haksız ve sebepsiz olarak son verildiğini, 25.10.2005 tarihinde işe girmiş olmasına rağmen davalı işveren tarafından 24.07.2009 tarihinde SGK'ya bildirim yapıldığını, bu süre zarfında sigortasız olarak çalıştırıldığını belirterek, müvekkilinin 25.10.2005 tarihinden 24.07.2009 tarihine kadar aralıksız olarak yaz kış sigortalı çalıştırıldığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının Alanya İş Mahkemesi 2014/548 Esas, 2015/858 Karar sayılı dosyasının feragat ile sonuçlandığını ve bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının müvekkili davalı site yöneticiliğinde 24.07.2009 tarihinde çalışmaya başladığını ve 25.04.2014 tarihine kadar çalıştığını, tespitini talep ettiği dönemler itibariyle henüz ortada site yönetiminin oluşmadığını, inşaatı bitmeyen ve site yönetimi dönemine ait olmayan inşaat firmasının inşaatı yaptığı dönemlere ilişkin olan talepleri yönünden inşaat firmasına husumet yöneltmesi gerektiğini, davacının işe alındığı tarih itibariyle primlerinin düzenli olarak ödendiğini, site yönetimi ile davacı arasında yapılan ve davacının imzasını taşıyan kapıcı sözleşmesine göre davacının 24.07.2009 tarihinde işe başladığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i Müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'ın 1901019949410 sigorta sicil numarasıyla Alaiye 3 Apartmanı Yönetimi unvanlı işyerinde 24.07.2005 25.07.2014 tarihleri arasında sigortalı hizmet bildiriminin yapıldığını, davacının 04.08.2014 tarih 11055346 sayılı şikayet dilekçesi ile sigortasının bildirmediğini beyan ettiğini, bunun üzerine müvekkili kurumun 04.08.2014 tarih 11.085.931 sayılı yazısı ile denetimin gerekçesi oluşturulduğunu, tanzim edilen 11.03.2015 tarih 2015/EY/40 sayilı rapor ile davacının çalıştığı dönemlerin tespit edilemediğini, hizmet tespiti davalarının hizmetin geçtiği sürenin sonunda başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, aksi halde davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hizmet tespiti davaları kamu düzenine yönelik olduğundan ücret tediye bordroları, dönem bordroları, sigortalıya ait şahsi sicil dosyası, vergi kaydı vs belgelerin celp edilerek incelenmesi gerektiğini, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı yazılı delillerle açıkça ortaya konması gerektiğini, tanık ifadelerine başvurulacaksa bu tanıkların davacıyla aynı işyerinde çalışan ve kuruma intikal ettirilen 4 aylık prim bordrolarında adı görünen şahıslarda olmasına özen gösterilmesi gerektiğini, gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarının bilgi ve görgülerine başvurularak çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulüne, davacının davalı işverene ait 2 6832 01 01 1162880 007 03 91 sicil numaralı işyerinde 01.04.2006 23.07.2009 tarihleri arasında 04/2006 ayında 30 gün, 05/2006 ayında 30 gün, 06/2006 ayında 30 gün, 07/2006 ayında 30 gün, 08/2006 ayında 30 gün, 09/2006 ayında 30 gün, 10/2006 ayında 30 gün, 11/2006 ayında 30 gün, 12/2006 ayında 30 gün; 01/2007 ayında 30 gün, 02/2007 ayında 28 gün, 03/2007 ayında 30 gün, 04/2007 ayında 30 gün, 05/2007 ayında 30 gün, 06/2007 ayında 30 gün, 07/2007 ayında 30 gün, 08/2007 ayında 30 gün 09/2007 ayında 30 gün, 10/2007 ayında 30 gün, 11/2007 ayında 30 gün, 12/2007 ayında 30 gün; 01/2008 ayında 30 gün, 02/2008 ayında 29 gün, 03/2008 ayında 30 gün, 04/2008 ayında 30 gün, 05/2008 ayında 30 gün, 06/2008 ayında 30 gün, 07/2008 ayında 30 gün, 08/2008 ayında 30 gün, 09/2008 ayında 30 gün, 10/2008 ayında 30 gün, 11/2008 ayında 30 gün 12/2008 ayında 30 gün; 01/2009 ayında 30 gün, 02/2009 ayında 28 gün, 03/2009 ayında 30 gün, 04/2009 ayında 30 gün, 05/2009 ayında 30 gün, 06/2009 ayında 30 gün, 07/2009 ayında 23 gün olmak üzere sigortasız geçen çalışmalarının sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; henüz site inşaatı bitmediği dönem hizmet tespiti açısından kat malikleri yönünden dikkate alınmasının mümkün olmadığını, site yönetimi kurulmadan önce site inşaat halindeyken varsa geçen çalışmalardan inşaat firması olan Mehmet Kargı İnşaat firmasının sorumlu olduğunu, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış olmasına rağmen süre yönünden tespite engel bir durum olmadığı yönündeki değerlendirmeye de katılmadıklarını ileri sürmüştür.
Feri müdahil kurum vekili istinaf dilekçesinde; sosyal güvenlik ile ilgili hususların kamuyu ilgilendirmekte olduğunu, dolayısıyla salt işverenin kabulü ile dahi tespit kararı verilmesinin mümkün olmadığını, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı ile ilgili mahkemenin tarafların ve tanıkların beyanları ile bağlı olmadığı gibi sadece dosya üzerinden inceleme yapan bilirkişi raporu ile de bağlı olmadığını, dosya kapsamında ve aldırılan raporda da açıkça davacının davalının işyerinde tespiti istenen sürelerde tam ve kesintisiz olarak çalışıp çalışmadığını ispat edecek tanık anlatımları dahil hiç bir delil bulunmadığını, özellikle bordro tanığı olan tanıkların davacının davalıya ait bulunan işyerinde kesintisiz ve aynı işverene bağlı olarak çalıştığını gördüğüne dair şüpheden uzak ifade bulunmadığını, davacı tarafça sunulmayan fiili çalışma olgusunu destekleyebilecek ücret bordroları, muhtasar beyannameler gibi hususlar da dikkate alınırsa iş bu raporun dikkate alınarak davacının hizmet akdinin tespitinin mümkün olmadığını, kararda geçen tarihler arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı çalıştığı şeklinde denetime elverişli olmayan raporuna istinaden karar verilmesinin yine yerel mahkemenin gerekli incelemeler yapılmadan ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde karar vermesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere, davacının SGK hizmet cetveline, davalı sitede bulunan meskenler için alınan yapı kullanma izin belgeleri tarihine, (sitedeki meskenlerde 14.03.2006 tarihinden beri oturulduğunu gösterir iskan belgeleri) yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, komşu işyeri tanıkları ve site sakini tanıkların davacının 01.04.2006 tarihinden itibaren sitede kesintisiz olarak site görevlisi olarak hizmet akdine tabi olarak çalıştığını beyan etmeleri karşısında davalı ve feri müdahil kurumun istinaf sebepleri yerinde bulunmamış ve istinaf başvurularının HMK 335/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davalı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
-
Feri müdahil Kurum vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 25.10.2006 23.07.2009 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, mülga 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleri.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı incelendiğinde, davacının dava konusu talebine göre mahkemece talebinin kısmen kabulüne karar verildiği halde, hatalı değerlendirme sonucu, davanın kabulüne karar verilmesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312 ve 323 üncü maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin tamamının davalı tarafa yükletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3.Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
-
Davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davanın kabulüne" ibaresinin silinmesine, yerine "Davanın kısmen kabulüne" yazılmasına, "Davacı tarafından yapılan harç, tebligat, yazışma posta gideri, tanık ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.189,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin silinmesine, yerine "Davacı tarafından yapılan tebligat, yazışma posta gideri, tanık ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.189,40 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre 594,70 TL.'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına" yazılmasına, "Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına" ibaresinin silinmesine, yerine "Davalı tarafından yapılan toplam 28,70 TL. yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre 14,35 TL.'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına" yazılmasına, "Davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibaresinin silinmesine, yerine "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T‘ne göre toplam 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44