Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/560

Karar No

2023/3850

Karar Tarihi

6 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: **

Taraflar arasındaki ... ... sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin 22.07.1998 tarihinde, ... ve Tic. Ltd. Şti. sahibi olarak ...'de kurulan bu şirketi Uşak ili, Merkez ilçesine taşıyarak mesleki faaliyetine başladığını, söz konusu faaliyeti 22.07.1998 ile 01.09.2002 tarihleri arasında sürdürdüğünü, bahse konu şirketin 2014 yılına kadar açık kaldığını, 2002 yılı ile 2014 yılı arasında müvekkilin şirketi faal olarak çalıştırmadığını, müvekkilin ilk kaydı 01.09.2002 tarihindeki 2926 sayılı Kanun Zorunlu Tarımsal Faaliyet olarak görülmekte olduğunu, fakat müvekkilin bu tarihten önce bilfiil .... San. ve Ltd. Şti.'yi işlettiğini, müvekkilinin ... San. ve Tic. Ltd. işletmeciliğine resmi olarak 22.07.1998 tarihinde başladığını başlangıç tarihini gösterir Uşak ... ve ... Odası kaydına rağmen 22.07.1998 ile 01.09.2002 tarihleri arasında çalışma süreleri olarak ...'da var olması gereken kayıtların bulunmadığını tesadüfen öğrendiğini, müvekkilinin bugüne kadar üye olarak üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini, öte yandan müvekkilinin çalışılan süreler olarak tespiti istenen 22.07.1998 ile 01.09.2002 tarihleri arasında Vergi Dairesine mesleki faaliyeti nedeniyle mükellef olduğu vergileri düzenli olarak ödediği, vergi mükellefi olduğuna dair kurum kayıtlarının da istenilebileceğine, tüm bu nedenlerle müvekkilinin çalışılan süreler olarak belirtilmiş olan 22.07.1998 ile 01.09.2002 tarihleri arasında ... San. ve Tic. Ltd. işletmeciliği yapmış olmasına ve ayrıca Uşak ... ve ... Odası kayıtlarında gerekli kayıtların var olmasına ve ifa ettiği mesleki faaliyeti nedeniyle yükümlü bulunduğu vergileri ödemesine rağmen ... tarafından tescil edilmeyen hizmetlerinin tespit ve tescili için işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu davacının çalıştığı süreler olarak belirtmiş oldukları 22.07.1998 ile 01.09.2002 tarihleri arasında ... Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini'' talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, müvekkil kurumun ... T.C. Kimlik numaralı sigortalısı ... ..., 22.07.1998 01.09.2002 tarihleri arasında Uşak ... Müdürlüğüne bağlı olarak ticari faaliyetinin bulunduğunu ancak buna istinaden sigorta tescilinin yapılmadığını ve ... Gazetesi kayıtlarına istinaden tescilinin talepli olarak dava açtığını, bilindiği üzere 1479 ... Kanunu ve 4956 sayılı Kanunun 47 inci maddesiyle getirilen düzenleme gereği, "sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kurumumuza kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar, yine 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddenin 1 inci fıkrasının b bendine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 1479 sayılı Kanun gereğince 01.10.2008 tarihine kadar kurmumuza kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılıkları 01.10.2008 tarihinden başlar.’’ denildiğini, 2016/20 sayılı genelgede ise 'Kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmalarından dolayı mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayıldıkları halde, 01.10.2008 tarihine kadar Kuruma müracaat ederek kayıt ve tescilini yaptırmayan ancak 01.10.2008 tarihinden önce doğru ... numarası üzerinden Kurum hesaplarına intikal etmiş olan prim ödemelerine göre sigortalılığının başlatılmasını talep edenlerin ticari faaliyetlerinin başladığı tarih itibariyle 01.10.2008 tarih öncesi sigortalılıkları başlatılacaktır.' denildiğini, bu mevzuat hükümleri doğrultusunda, davacının ... numarası üzerinden Kurum hesaplarına intikal etmiş olan prim ödemesi bulunmadığından ve 04.10.2000 tarihine kadar müvekkil kuruma herhangi bir başvuru yapmadığı anlaşıldığından, 1479 ... Kanunu ve 4956 sayılı Kanun hükümleri gereği geriye dönük hizmet verme talebinin reddedildiğini, davacının kanunda belirtilen sürede müvekkil kuruma yazılı başvurusu bulunmadığından 4b (...) tescili yapılmadığını, yukarıda bahsedilen bu hususlardan dolayı müvekkil kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddinin gerektiğini, bu nedenlerde müvekkil kurumun çalıştığı süreler olarak belirtilen 22.07.1998 ile 01.09.2002 tarihleri arasında ... ... sigortalısı olduğunun tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda bahsedilen yasal düzenleme uyarınca geçici 18 inci maddenin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar (bu tarih hariç) Kurumca tescili gerçekleştirilmediği gibi Kuruma yönelik tescil başvurusu veya prim ödemesi de bulunmayan davacının 04.10.2000 günü öncesine ilişkin zorunlu sigortalılık talebinin olumlu karşılanması olanaksız olduğu gibi, vergi kaydının bulunduğu uyuşmazlık konusu süreleri borçlanmak için 02.08.2003 – 05.02.2004 (bu tarih dahil) döneminde Kuruma başvurmadığından, sonrasında vergi kaydı borçlanması yoluyla da olsa 04.10.2000 tarihi öncesinde zorunlu sigortalı kabul edilemeyeceği" gerekçelerine dayalı olarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; duruşmalar devam ederken mahkeme ve davalı vekilinin Kuruma başvuruyu dava şartı olarak nitelendirmesini hatalı bulduklarını, hizmet tespit davaları için Kuruma başvurunun dava şartı olmadığını, mahkemenin usulüne uygun bildirdikleri tanıkları dinlemediğini, müvekkilinin bir işletmeci olarak 22.07.1998 ile 01.09.2022 tarihleri arasında ... Gazetesinde ilanı, ... sanatkarlar odası kaydı ve vergi ödemelerine ilişkin evrakları incelendiğinde dahi kişinin ... sigortalısı olduğunun aşikar olduğunu, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının b bendine göre 2000 yılına kadar çalışması olan ama kurumda sicili ve tescili olmayanları 01.10.2008 tarihine kadar kuruma başvuru yapılması halinde sigortalılıklarının kabulü hakkındaki düzenlemeyi kabul etmediklerini, bu düzenlemenin açıkça büyük bir eşitsizliğe neden olduğunu, kanunu bilmemenin mazeret olmadığını fakat bu kadar teknik bir konuda bundan haberdar olamayacak veyahut kanunun çıktığı tarihte bu konular gündeminde olmayan vatandaşlar için işbu yolu tıkamanın vatandaşların eşitlik hakkının ihlal edildiğini gösterdiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Geçici 18 inci maddenin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 gününe kadar (bu tarih hariç) 1479 sayılı Kanun kapsamında Kurum işlemiyle tescil işlemi gerçekleşmediği gibi, bu tarihte Kuruma yönelik tescil başvurusu veya prim ödeme olgusu da bulunmayan davacının, söz konusu Geçici 18 inci madde hükmü karşısında, 04.10.2000 tarihi öncesine yönelik sigortalılık süresinin tespitine yönelik isteminin kabulüne olanak bulunmadığı konusundaki hukuksal gerçeğin; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.04.2017 t., 2017/10 955 E., 2017/722 K. sayılı ilamındaki, "...Geçici 18 inci maddede öngörülen ve 04.10.2000 tarihi öncesi döneme ait vergi kaydı bulunan dönemler için borçlanma imkanı sağlayan hükmünden yararlanmak için, maddede belirtilen süre içinde Kuruma müracaatı veya borçlanma iradesini ortaya koyacak şekilde herhangi bir prim ödemesi bulunmadığından, süresinde borçlanma talebinde bulunmayan davacının geriye dönük olarak vergiye kayıtlı olduğu süreleri borçlanması ve buna dayalı olarak sigortalılığının tespitine yasal olanak bulunmamaktadır...." irdelemeyle de ortaya konulmuş bulunduğu gözetilerek; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verilen itirazların, sıralanan gerekçeler karşısında yerinde olmadığı, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı" gerekçelerine dayalı olarak "Uşak 2. İş Mahkemesinin 28.04.2022 tarih, 2021/199 Esas ve 2022/227 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... ... sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü ve 25 inci maddelerinde kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler, meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren zorunlu sigortalı sayılmış iken, anılan maddelerde 2229 sayılı Kanun ile yapılan ve 04.05.1979 günü yürürlüğe giren değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, kendi adına ve hesabına çalışma olgusu sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir. Daha sonra, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun'la değişik 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinin (1) numaralı bendinin (a) ve (h) fıkralarında, diğer ... kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların zorunlu sigortalı kabul edilebilmesi için, ... ve ... gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar yönünden vergi kaydı, gelir vergisinden bağışık olanlar yönünden kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunma koşulu getirilmiş; anılan madde 22.03.1985 günü yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun'la bir kez daha değiştirilip kapsam genişletilerek, gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar (vergi kaydı bulunanlar) veya ... ve sanatkâr siciline kayıtlı bulunanlar ya da kanunla kurulu meslek kuruluşunda usulüne uygun kaydı olanlar zorunlu sigortalı olarak kabul edilmiş, anılan düzenleme 4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar geçerliliğini korumuştur. 4956 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesiyle değiştirilen hükümle 02.08.2003 gününden itibaren zorunlu sigortalılık kapsamına yalnızca, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar alınmış, gelir vergisinden bağışık tutulanlar yönünden ise ... ile birlikte aynı zamanda kanunla kurulu meslek kuruluşuna yöntemince kayıtlı bulunma koşulları getirilmiştir.

Kural olarak, 1479 sayılı Kanun'da yapılan bu değişiklikler, değişiklikten önceki madde hükümlerinin öngördüğü koşullara sahip sigortalıların sigortalılıklarını sonlandırıcı etkiye sahip olmayıp, bu kişilerin sigortalılık nitelikleri geçerliliklerini korumaktadır ve anılan düzenlemeler, yürürlük tarihinden itibaren sigortalılık niteliği kazananlar yönünden kayıt ve koşullar içermektedir. Başka bir anlatımla, yeni düzenlemeler, değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihlerden sonra ilk kez kayıt ve tescil edilecekler için uygulanmalıdır ki, buna aykırı bir düşünce, yasaca ve hukukça kabulü olanaksız olan kazanılmış hakları ortadan kaldırmak niteliğindedir.

Önemle vurgulanmalıdır ki; ilgili vergi, kanunla kurulu meslek kuruluşu, ... ve ... ... memurluğu kayıtları zorunlu sigortalılığın dayanak belgeleri niteliğinde olup, anılan kayıtlara sahip kişiler yönünden ancak, “(diğer) ... kuruluşları kapsamı dışında kalma” ve “herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma” olgularının birlikte gerçekleşmesi durumunda zorunlu sigortalılık söz konusu olabilir. Belirtilen kayıtların yokluğunda zorunlu sigortalılıktan söz edilemeyeceği gibi, anılan sigortalılık niteliğine sahip olunmadığı döneme/sürelere ait prim borçlarının daha sonraki tarihlerde Kurumca hatalı olarak geriye dönük tahsil edilmesi, ödemeler icra takibi sonucu gerçekleşmediği veya 06.03.1992 günü yürürlüğe giren 3780 sayılı Kanun ile 16.05.1997 tarihinde yürürlüğe giren 4247 sayılı Kanun hükümleri kapsamında primler yatırılmadığı sürece ilgili yararına usulü kazanılmış hak olgusunu da oluşturmaz.

1479 sayılı Kanuna 4956 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 18 inci maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir.4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Kanuna eklenen geçici 18 inci maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22.03.1985 tarihinden itibaren de vergi, ... sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim