Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3785

Karar No

2023/3677

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/547 E., 2021/932 K.

HÜKÜM/KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/98 E., 2020/605 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ile davalılardan Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalılardan Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan Yıldırım Petrol şirketinde şubat 2013 yılında gaz dolum işçisi olarak çalışmaya başladığını, davalılardan Yıldırım Petrol şirketin İpragaz markasına ait gaz dolum tesisi olduğunu, diğer davalı Adil ... gibi ipragaz bayiliğini yapan şahıs ve şirketlere gaz dolumu hizmeti verdiğini, İpragaz bayiliğini yapan bayilerin araçlarla davalı Yıldırım Petrol şirketine ait dolum tesisine gelip gaz dolumu yapıp gittiklerini, müvekkilinin 11.03.2016 tarihinde diğer davalı Adil ...'ye ait araca yükleme yapılırken davalı Adil ...'nin müvekkilini fark etmeden aracı çalıştırıp hızlıca hareket ettiği ve müvekkilinin de araç ile sundurma arasından düşerek ağır yaralandığından bahisle 50,00 TL tedavi gideri, 191.593,12 TL iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Yıldırım Petrol şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının işe girdiği tarih olan 15.02.2013 tarihinden bu yana müvekkili şirket bünyesinde tesis işçisi olarak çalıştığını, iş bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının iddiasının aksine olayın belirttiği gibi gelişmediğini, davalının ifade tutanağında, iş kazasının kendi dikkatsizliği sonucu gerçekleştiğini açıkça belirttiğini, bayi arabasının hareket etmesinin olayın gelişiminde etkisi bulunduğundan ise hiç söz etmediğini, müvekkili şirketin işçilerin güvenliğine son derece önem verdiğini, müvekkili şirketin dolum tesislerinde yapılan işin yapı işi olmadığının izahtan vareste olduğunu, diğer davalı ile müvekkili şirket arasında bir alt işveren üst işveren ilişkisi bulunmadığını, diğer davalı şirketin müvekkili şirketin bayisi olduğunu ve aralarında bayilik sözleşmesinin mevcut olduğunu, işçiye gerekli tüm eğitimlerin verildiğini ve denetim, gözetim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, davacının kendi kusuruyla gerçekleşen iş kazasından müvekkilinin sorumlu olmayacağını, davacı vekilinin % 41 oranında ağır maluliyeti olmasına rağmen davacıya sürekli olarak ağır yük taşıtıldığı iddiasının kabul edilemez olduğunu, ayrıca davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin ATK'dan heyet raporu alınmasını talep ettiklerini, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı Adil ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %30,20 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %30, davalı İşveren şirketin %40, üçüncü kişi davalı Adil'in %30 oranında kusurlu olduklarından bahisle davacı lehine hesaplanan 191.593,12 TL maddi tazminatın 109.481,78 TL'sinin davalı işveren Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş.‘den, 82.111,34 TL'sinin ise davalı üçüncü kişi Adil’den tahsiline, yine 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının az olduğunu, davalıların maddi tazminatın ve vekalet ücretinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini,

Davalı Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin olayda bir kusurunun bulunmadığını, karara dayanak bilirkişi raporunda diğer davalının, işyerinde bulunan görevlilerin uyarmasını dikkate almadan aracını hareket ettirmesi sonucu, müvekkili şirket çalışanlarını paniğe sürüklediğini ve kazanın bu sebeple oluştuğu tespitine yer verildiğini, kazanın meydana gelme sebebi olarak diğer davalı gösterilmesine rağmen hiçbir sebep sunmadan gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtilen müvekkili şirkete %40, kazaya sebep olduğu belirtilen davalıya ise %30 kusur izafe edilmesinin nedeninin de kararda açıklanmadığını, iş kazalarında kusur durumu saptanırken, mevzuata göre alınması gereken önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının tartışılması gerektiğini, bu durumda işçilere tüm iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin eğitimleri veren, bayilerine tamimler gönderen müvekkili şirketin tüm önlemleri aldığının açık olmasına rağmen, kusurlu sayılmasının sebebinin açıklanmasının elzem olduğunu, kaldı ki olayda müvekkili şirket açısından sorumluluğun doğabilmesi için kusurun yanında, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunması gerektiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından bahisle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatın az olduğunu, davalıların maddi tazminatın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, davalıların ayrı ayrı maddi tazminat miktarlarından sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, vekalet ücretinin tamamından davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken, davalıların ayrı ayrı sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

Davalı Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, gerekçesiz karar verildiğini, hatalı kusur raporu doğrultusunda düzenlenen hesap raporuna dayanılmasının doğru olmadığını, müvekkili davalının kusursuz olduğunu, kusur raporunda kazanın meydana gelme nedeni diğer davalı Adil olarak gösterilmiş olmasına karşın adı geçen davalıya %30 kusur izafe edildiğini, hiçbir sebep sunmadan gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtilen müvekkili şirkete %40, kazaya sebep olduğu belirtilen diğer davalıya ise %30 kusur izafe edilmesinin nedeninin kararda açıklanmadığını, davalı Adil’in ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8'inci ve 31'inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

a.Davacı vekilinin hüküm altına alınan manevi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ıncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilinin manevi tazminat talebinin 50.000,00 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce manevi tazminat olarak davacı lehine 25.000,00 TL ödenmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Temyiz eden taraf vekillerinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle temyizin kapsam ve nedenlerine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %30,20 olduğu, kazanın meydana gelişinde davacının %30, davalı işveren şirketin %40, üçüncü kişi davalı Adil'in %30 oranında kusurlu oldukları, davacı tarafın hem dava dilekçesi hem de talep arttırım dilekçesinde hüküm altına alınacak maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, hükme dayanak kılınan bilirkişi hesap raporunda davacıya bağlanan iş kazası sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının %70 oranı üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 inci maddesinde birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermeleri durumunda veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir.

6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinde ise, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Adalet Komisyonu'nun 55 inci madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafık kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”

Öteyandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.

Yine 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 1 inci fıkrasında iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği, 4 üncü fıkrasında ise, iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle gerçekleşmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısının, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edileceği belirtilmiştir. Anlaşılacağı üzere 1 inci fıkrada işverenin, 4 üncü fıkrada üçüncü kişinin rücu alacağından sorumlulukları düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı tarafın teselsül talebi bulunmasına rağmen hüküm altına alınan maddi tazminatın kusurları oranında paylaştırılmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davalıların tazminle sorumlu olacakları maddi zarar tutarının tespiti amacıyla davacıya bağlanan iş kazası sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının hesaplanan zarardan indirilmesi sırasında ilk peşin sermaye değerinin %55'i oranında tenzilat yapılması gerekirken, davalı Adil ...'nin üçüncü kişi konumunda olduğu gözden kaçırılarak ilk peşin sermaye değerinin %70'i oranında tenzilat yapılmak suretiyle davacının maddi zararının eksik hesaplanması hatalı olmuştur.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Davacı vekilinin hüküm altına alınan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine,

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere;

"HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı olarak yukarıda açıklanan sebeplerle;

1 Maddi tazminat yönünden davacıya bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek %55'lik kısmı bilirkişi hesap raporu ile belirlenen tutardan tenzil edildiğinde her ne kadar davacının maddi zararı 208.657,72 TL olarak tespit edilmiş ise de davacı tarafın maddi tazminat isteminin 191.593,12 TL olduğu dikkate alındığında taleple bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat talebinin kabulüne, 191.593,12 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 11.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

2 Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3 Hüküm altına alınan toplam 216.593,12 TL tazminat üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 14.795,47 TL harçtan 171,29 TL peşine harç ile 660,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 831,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.964,18 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

4 Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 171,29 TL peşin harç, 660,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 867,19 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5 Davacının karşıladığı 270,65 TL tebligat gideri, 49,50 TL yazışma gideri, 1.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.620,15 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 167,65 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6 Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince tespit edilen 14.350,77 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7 Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince tespit edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8 Davalı Yıldırım Petrol şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince tespit edilen 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine,

9 HMK 333 üncü maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17.12.2020" rakam ve sözcüklerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının davalı Yıldırım Pet. Tic. ve Nak. A.Ş.'den tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkarardüzeltilerekistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesionanmasınadereceortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim