Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2690

Karar No

2023/3674

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2449 E., 2022/2439 K.

KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/305 E., 2022/158 K.

Taraflar arasındaki davacıya ait tüm iş yerlerinin mahiyet kodunun özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesi ve şirketin kuruluş tarihinden geriye dönük ve ileride doğacak teşviklerden de faydalandırılacak şekilde değiştirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi kapsamında %5 teşvikten faydalanması gerektiği belirtilerek, davalı Kurumun işleminin iptali ile davacı şirketin tüm işyeri mahiyet kodlarının şirketin kuruluş tarihinden itibaren geriye dönük olarak ve ileride doğacak teşviklerden faydalandırılacak şekilde özel hukuk tüzelkişisi olarak değiştirilmesine, 5510 sayılı Kanun kapsamında %5 teşvik indiriminden faydalanmasına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davacı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket hakkında yapılan işlemlerin yasaya ve mevzuata uygun olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dava konusu uyuşmazlık Belediyenin hissedarı olduğu TTK hükümlerine göre kurulmuş, özel hukuk hükümlerine tabi davacı şirketin kamu idaresi olup olmadığı ve 5510 sayılı Kanun kapsamında %5 teşvik indiriminden faydalanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Davacı şirket tarafından, davaya konu talep hususunda davalı Kuruma 25.10.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı Kurumca davacı şirkete herhangi bir cevap verilmemesi üzerine zımni red olarak değerlendirilerek eldeki davanın 04.02.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davalı Kurum tarafından dava açıldıktan sonra davacı şirkete hitaben yazılan 26.02.2019 tarihli cevabi yazıda, davacı şirket adına tescilli işyerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği ancak 5510 sayılı kanunun 81/ı kapsamında teşvikten faydalanamayacağının bildirildiği anlaşılmıştır.

Yine Bornova SGM tarafından mahkememize gönderilen cevabi yazılarda yer alan açıklamalar ve ekinde bulunan işyeri tescil bilgilerinden, davacı şirket adına tescilli işyerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği anlaşılmıştır.

Bu haliyle, davaya konu davacı Belediyeye ait tüm işyeri mahiyet kodlarının özel hukuk tüzelkişisi olarak değiştirilmesi isteminin dava açıldıktan sonra davalı Kurumca yerine getirildiği, davacı her ne kadar dava dilekçesinde ayrıca ileride doğacak teşviklerden faydalandırılacak şekilde özel hukuk tüzel kişisi olarak mahiyet kodunun değişimini talep etmiş ise de, 5510 sayılı Kanunun 81/1 ı maddesinde yer alan prim teşvikinden ileride yararlanmak için yasada aranan koşulların oluşup oluşmadığının bugünden tespitinin mümkün olamayacağı, davacı şirketin yasal koşulların oluşması halinde prim teşvikinden faydalanmak hususunda davalı Kuruma başvurma hakkının her zaman bulunduğu, bu sebeple davacı şirketin bu yöndeki talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı, davanın özünü davacı şirkete ait işyerlerinin mahiyet kodunun özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesinin oluşturduğu ve davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.

... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 26.02.2019 tarihli yazı ve eki belgelerin incelenmesinde; Merkez 203077 Tic. Sicil noda kayıtlı halen faal olan Bornova Belediyesi Personel A.Ş.’nin, 29.03.2018 tarihinde tescil olunduğu, şirketin sermayesinin 400.000,00 TL. olduğu, bu sermayenin her birinin 25 TL kıymetinde 16000 hisseye ayrıldığı, 16.000 paya karşılık olan 400.000,00 TL'nin Bornova Belediyesine ait olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay 10.HD’nin 21.11.2017 tarihli kararında, “Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle belirtilmelidir ki, davacı şirketin 5335 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinden olduğu ve 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda 01.03.2011 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) maddesi kapsamından faydalanamayacağı hususunda tereddüt yoktur…..Sermayesinin büyük bölümünün Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanarak ihale aldığı anlaşılan davacı şirketin kamusal yönünün ağır basması ile 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendinin sadece özel sektör işyerleri niteliğinde olan işyerleri bakımından uygulanma gereği ile 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin de bu durumu teyit eder niteliği ve sosyal güvenlik ilkeleri de dikkate alınarak, şirkete ait işyerlerinin de Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğunun kabul edilmesi ve davanın reddi gereği dikkate alınmaksızın hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu” belirtilmiştir.

Zira; gerek 5510 sayılı Kanunun 81(ı) fıkrası gerekse 4447 sayılı Kanunun Geçici 10 uncu maddesi düzenlemeleri kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olup, bu indirimlerin genç ve kadın işçilerin işsizliğinin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olduğu ve özel işverene Hazine'ce sağlanan ek bir katkı olduğu, dolayısıyla söz konusu Hazine yardımının özel işverenlere yönelik bir düzenleme olduğu, davacı şirketin Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğu, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendi kapsamında teşvikten yararlanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere, davacı ...Ş.’nin Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğu, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendi kapsamında %5 teşvikten yararlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının davacı şirkete ait tüm işyeri mahiyet kodlarını özel hukuk tüzel kişisi olarak değiştirilmesine yönelik tabeli hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının 5510 sayılı Kanun'un 84/1 ı maddesinde yer alan %5 teşvikten faydalanması gerektiği talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili , kendisinin özel sektör işvereni olup TTK hükümlerine uygun şekilde kurulduğunu bu nedenle kurum işleminin iptali ile davasının kabulünün gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne dair karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili ise, davacı şirketin 5510 Sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (I) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma şartlarına haiz olmadığını, buna göre kendisi hakkında açılan davanın tamamen reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kurum tarafından dava açıldıktan sonra davacı şirkete hitaben yazılan 26.02.2019 tarihli cevabi yazıda, davacı şirket adına tescilli işyerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği ancak 5510 sayılı kanunun 81/ı kapsamında teşvikten faydalanamayacağının bildirildiği anlaşılmış, Bornova SGM tarafından gönderilen yazılarda ise ekte bulunan işyeri tescil bilgilerinden, davacı şirket adına tescilli işyerlerinin mahiyet kodunun özel (2) olarak değiştirildiği, bu haliyle, mahiyet kodunun özel hukuk tüzelkişisi olarak değiştirilmesi isteminin dava açıldıktan sonra davalı Kurumca yerine getirildiği, gerek 5510 sayılı Kanunun 81(ı) fıkrası gerekse 4447 sayılı Kanunun Geçici 10 uncu maddesi düzenlemeleri kanunla işverene sağlanan Hazine yardımı olup, bu indirimlerin genç ve kadın işçilerin işsizliğinin azaltılması ve yatırımların istihdam odaklı arttırılması amaçlı teşvik olduğu ve özel işverene Hazine'ce sağlanan ek bir katkı olduğu, dolayısıyla söz konusu Hazine yardımının özel işverenlere yönelik bir düzenleme olduğu, davacı şirketin Kamu idaresi işyerleri kapsamında olduğu, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun'un 81(ı) bendi kapsamında teşvikten yararlanmasının mümkün olmadığı tespit olunmakla, ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın yerinde olduğu kabul edilmiştir.

Sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili, kendisinin özel sektör işvereni olup, kamu iş yeri statüsünde sayılamayacağını ve tüm teşviklerden faydalandırılması gerekirken davalı kurumca açıklanan nedenle teşviklerden faydalandırılmadığını, bu nedenle kurum işleminin iptali ile davasının tamamen kabulünün gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

  1. Davalı Kurum vekili ise, davacı şirketin 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (I) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma şartlarına haiz olmadığını, buna göre kendisi hakkında açılan davanın tamamen reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı şirketin özel hukuk hükümlerine tabi olarak kurulan bir şirket olması nedeniyle iş yerlerinin teşvik hükümlerinden faydalandırılması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 331 inci Maddesi ile birlikte 5510 sayılı Kanun hükümleridir.

  1. Değerlendirme

6100 sayılı HMK m. 119/1 e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1 e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

Eldeki davada ise, davacı şirketin dava dilekçesinde, tüm iş yerlerine ilişkin mahiyet kodunun özel sektör işvereni olarak kabul edilmesi ve tüm iş yerlerinin geriye dönük olarak ve ileride doğacak teşviklerden faydalandırılmasını talep ettiği anlaşılmakta ise de, yapılacak irdeleme ve varılacak tespite göre özel sektör işverenliği sıfatı dışında veya başkaca bir sıfatla teşvik talebinin bulunup bulunmadığı hususunda davacı şirketten alınacak açıklama ile davasında hangi kanun maddesindeki teşvikten hangi geçerli sebeple faydalandırılma şartlarını taşıdığı hususu ve faydalandırılmayı talep ettiği husus tespit edilmelidir. Başka bir deyişle, davacı şirketin özel sektör işvereni sıfatının bulunmaması halinde dahi teşvik hükümlerinden faydalandırılmasını talep edip etmediği hususu ile talep ediyor ise ileride doğacak teşviklerden de faydalandırılmaya yönelen talebinin hangi teşvike yöneldiği ve buna göre açtığı davada bir talep sonucunun ve hukuki sebebinin bulunup bulunmadığı hususunun davacıdan alınacak açıklama ile tespit edilmesi ve sonucuna göre hangi iş yeri veya iş yerleri hakkında net bir şekilde hangi teşvik hükümlerinden hangi gerekçe ile faydalandırılma talebinin olduğu açıklığa kavuşturulduktan sonra davacı şirkete ait ve talebine konu edilen iş yerlerinin niteliği de gözetilerek bir karar verilmesi gereklidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim