Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/311
2023/3642
4 Nisan 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/644 E., 2022/362 K.
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi kazazede sigortalının 17.05.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini beyanla, eş için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuklar için 500,00 er TL maddi, 75.000,00 er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin iş yerinin Ankarada olduğunu ve yetkili mahkemenin ... İş Mahkemeleri olduğunu, olay günü 17.05.2016 tarihinde müteveffa işçinin sabah saatlerinde müvekkile ait ... ili Çankaya İlçesi işçi blokları mahallesi, ... üzerinde bulunan ve inşası devam eden 29 katlı yapım halindeki inşaatın birinci bodrum katı otopark yangın çıkış holu merdiveninde ölü bulunduğunu, müteveffa ...'ın mesai bitim saati olan 17:30 da diğer işçilerle birlikte işi bıraktığını ancak şantiyeden hemen ayrılmadığını, müteveffayı en son işçilerden sorumlu ...'in 18:15 sularında gördüğünü, kendisine neden şantiyede olduğunu sorduğunda lavaboya gideceğini söylediğini, sonrasında müteveffayı inşaatta gören olmadığını, ertesi gün 17.05.2016 tarihinde mesai başladığında müteveffanın olmadığının tespit edildiğini, cep telefonundan arandığını, müteveffanın ailesinin şantiyeye geldiğini ve gece eve gelmediğini söylediklerini, bunun üzerine öncelikle işçi koğuşlarına bakıldığı ve sivil kıyafetlerinin burada olduğunun görülmesi üzerie şantiyede arandığını, cesedinin inşaatın birinci bodrum katı otopark yangın çıkış holu merdiveninde yatar vaziyette bulunduğunu, müteveffanın ölümünün mesai saatinden sonra olması sebebi ile şüpheli olduğunu ve iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, müteveffa işçinin kalıcı görme kaybı olduğunu, 04.05.2016 tarihinde işe başladığını ancak henüz sağlık raporunu şirkete teslim etmeden 17.05.2016 tarihinde bu elim hadisenin meydana geldiğini, müvekkil şirket yetkililerinin elim kaza sonucu cenazede yer aldıklarını, tüm cenaze masraflarını karşıladıklarını beyan ederek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2017/280 Esas, 2019/1103 Karar sayılı kararıyla;
1 Davanın kısmen kabulüne,
2 8.884,44 TL maddi tazminatın 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
3 260.819,96 TL maddi tazminatın 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
4 60.246,74 TL maddi tazminatın 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
5 75,000,00 TL manevi tazminatın 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
6 50.000,00 TL manevi tazminatın 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı fazlaya ilişkin talebinin reddine,
7 50.000,00 TL manevi tazminatın 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
8 Yasal kesintilerin ödeme anında dikkate alınmasına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/1728 E 2021/241 K
sayılı kararıyla; davalı vekilinin Kayseri 4. İş Mahkemesinin 26.11.2019 tarih ve 2017/280 Esas 2019/1103 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 28.09.2021 tarih ve 2021/4049 E 2021/11059 K sayılı ilamıyla; dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; müteveffa sigortalının, davalı işyerinde sıvacı olarak çalıştığı, inşaat iş yerinde 16.05.2016 tarihinde mesai saatinin bitiminde şantiye sahasında görüldüğü, ertesi gün olan 17.05.2016 tarihinde inşaat iş yerine ait 1. bodrum otoparkına ait yangın merdiveni sahanlığında yatar vaziyette bulunduğu, kazanın, müteveffanın 16.05.2016 tarihinde 1. bodruma ait otopark yangın merdivenlerinden inmeye çalıştığı esnada aşağıya düşüp vefat etmesi şeklinde gerçekleştiği kanaatinin oluştuğu, mahkemece aldırılan 24.01.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde müteveffa sigortalının %20 oranında, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, anılan rapora tarafların itirazı üzerine alınan 25.12.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda; taraflara aynı kusur oranlarının verildiğinin bildirildiği ancak bahse konu bu raporlarda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, mahkemenin de bu raporlar ile yetinerek karar verdiği, mahkemece yapılacak işin; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza ve rücu dava dosyasındaki kusur raporunun da dosya kapsamına getirtilerek verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek ( özellikle davacıların istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığının) bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek
ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Davanın kısmen kabulü ile;
1 Hesaplanan 8.884,44 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
2 Hesaplanan 260.819,96 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
3 Hesaplanan 60.246,74 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
4 Takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5 Takdir edilen 75.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6 Takdir edilen 50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 17.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
7 Yasal kesintilerin ödeme anında dikkate alınmasına, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu iş kazasından dolayı ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, bu nedenle müvekkili şirketin kusurunun olmadığını ve kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda hiçbir ek inceleme yapılmadığını, bilirkişi heyetince adeta dosyaya ilk kez kusuru raporu sunuluyormuşçasına bir rapor ibraz edildiğini, özellikle illiyet bağı ve üçüncü kişilerin (özellikle iş yeri hekiminin) kusur durumlarının söz konusu raporda hiçbir şekilde irdelenmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
C.A. Davalı vekilinin çocuklar lehine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8 inci maddesinin 3 üncü fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5 inci maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8 inci maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3 üncü maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1 a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362 nci maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2 nci maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366 ncı maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346 ncı madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Belirtilen açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, temyize konu tutarın yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
C.B. Davalı vekilinin davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 51 ,52, 54, 55 ve 417 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 13, 16,19 ve 21 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR: **
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekilinin çocuklar lehine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
-
Davalı vekilinin davacı eş lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33