Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3634

Karar No

2023/3641

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/6 E., 2022/101 K.

KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Batı 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/70 E., 2021/129 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 23.07.2013 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek kazalı için 100.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili yargılama sırasında 04.03.2021 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 134.493,05 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

1.Davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 200200013589407 nolu bireysel genişletilmiş kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, iş bu poliçe ile manevi tazminat dahil 30.000,00 TL limitle sınırlanmış olmak üzere İMM ek teminatı verildiğini, davaya konu aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını ve kasko poliçesinde ihtiyati mali sorumluluk teminatı bulunduğunu, bununla birlikte kabul manasında olmamak üzere davaya konu kazanın trafik kazası sayılması halinde dahi Yargıtay kararları ve poliçe genel şartları uyarınca maddi tazminata ilişkin talepler bakımından sıralı sorumluluk öngörülmüş olup, müvekkili şirketin ancak trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduğunu, davacı tarafın manevi tazminata ilişkin taleplerinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Boytekma Trafik İşaretleri Ticaret San A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davaya konu kazanın gerçekleşmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, davaya konu kazanın iş kazası olarak nitelendirilmesi durumunda dahi müvekkili şirketin işveren olarak sorumluluğunun kusursuz sorumluluk kapsamında bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle ağır kusurlu olduğu gözetildiğinde söz konusu kaza ile müvekkili şirket arasındaki illiyet bağı kopmuş olduğundan müvekkili şirkete bir sorumluluk atfedilemeyeceğini, aksi halde %50'den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının müvekkili şirket tarafından ödenen ve SGK sicil dosyasında yer alan bordrolardaki tutar üzerinden yapılması gerektiğini, davacı tarafın ZMMS poliçe teminat tutarı kapsamında öncelikle Axa Sigorta A.Ş.'den talep edilmesi gereken 50.000,00 TL bakiye alacağı bulunduğunu, Axa Sigorta A.Ş.'ye başvurmak yerine doğrudan müvekkili şirkete başvuran davacı tarafın talebinin reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle;

1 Davanın kısmen kabulü ile,

134.493,05 TL maddi tazminatın, 35.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 23.07.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

2 Manevi tazminatın fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, %20 kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, araç içerisinde emniyet kemeri takılmadığının ispat edilemediğini, kazanın aracı kullanan şoförden kaynaklandığını ve araç içerisinde bulunan 3 yolcununda savrularak yaralandığını, aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasına karşı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın gerekçeli kararının yerel mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadığını, o tarihte davanın 200.000,00 TL olarak açıldığını aradaki farkın işverenden talep edileceği düşünüldüğü, ayrıca bilirkişi hesaplamasının yeni tarihli yapılmamasınında hatalı olduğu, %100 kusurunda işverene verilmesi gerektiği şeklinde istinaf talebinde bulunulmuştur.

2.Davalı ... Japan Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; kasko sigorta poliçesinde ihtiyari mali sorumluluk teminatı bulunmadığını, ayrıca trafik kazası sayılması halinde poliçe genel şartları uyarınca maddi tazminata ilişkin talepler bakımından sıralı sorumluluk öngörüldüğünü, trafik sigortası limitini aşan miktardan sorumlu olduklarını, zarar hesabı yapılırken bilirkişinin 12 ay ve 30 gün üzerinden hesap yapması gerekirken yıllık 365 gün üzerinden hesap yaptığını, yine sgk tarafından davacıya ödenen geçici iş göremezlik ve peşin sermaye gelirinin düşülmesi gerektiğini yine axa sigorta aş tarafından davacıya yapılan 200.000,00 TL ödemenin düşülmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu şeklinde istinaf talebinde bulunulmuştur.

3.Davalı Boytekma Trafik İşaretleri Ticaret San A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde kendi kusurlarının bulunmadığını, araç içerisinde seyahat eden davacı dahil herkesin emniyet kemerleri takılı olmadığı için araçtan dışarı fırladıklarını aracın sürücüsü dahil tüm işçilere iş güvenliği ile ilgili gerekli eğitimlerin aldırıldığını, olayda kendi kusurları bulunmadığından illiyet bağının ortadan kalktığını, davacının maluliyet oranına itiraz ettiklerini, dosyanın adli tıp trafik ihtisas kuruluna gönderilmesi gerekirken dava dilekçesinde bahsedilen maluliyet raporu dikkate alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ayrıca davacının aracın mali mesuliyet sigortasını yapan Axa sigorta A.Ş.'den 50.000,00 TL daha bakiye alacağı bulunmakta iken bu sigorta şirketine başvurmak yerine kendilerine dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının fahiş olduğu şeklinde istinaf talebinde bulunulmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı yanında işçi olarak çalışırken 23/07/2013 tarihinde davalı işverene ait araç ile yine sürücü Lokman Akdağ'ın sevk ve idaresinde ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik iş kazası meydana geldiği, bu olay sebebi ile davacının maluliyetinin Kocatepe SGM tarafından %32 olarak tespit edildiği, davalı işverenin duruşmada maluliyete itiraz ediyorum demiş ise de sonra itirazını gerekçelendirmediği, davacı tarafından daha önce ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde aracın zorunlu maluliyet sigortasına karşı açılan davada Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim dalından alınan rapora göre de davacının maluliyet oranı %32 olarak belirlendiği, davalının maluliyete yönelik istinafının yersiz olduğu, davacının aracın zorunlu sigortasına karşı açtığı davada davacıya emniyet kemeri takmadığından %20 kusur verildiği, bu dosyanın kesinleştiği, her ne kadar davalısı aynı olmasa da kuvvetli delil niteliğinde olduğu, mahkemece davacının %20 kusurlu olduğu kabul edilerek maddi zararının buna göre hüküm altına alınmasında bir hata bulunmadığı, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunun somut olaya uygun olarak hazırlandığı, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğu, kesinleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında davacının uğradığı zarar işçi kusursuzmuş gibi kabul edilerek 369.795,30 TL olarak hesaplandığı, mahkemece davacının emniyet kemeri takmadığı belirtilerek %20 kusurlu olduğunun kabul edildiği, bu durumda davacının zararının 295.896,24 TL iken mahkeme hataya düşerek sigorta şirketinin sorumlu olduğu 250.000 TL poliçe bedelinden %20 indirilerek 200.000 TL hükmedildiği, bu kararın kesinleştiği, davalı ... şirketinin aracın zorunlu trafik sigortasında tüketilmeyen kısım bulunduğu yönünde itirazı bulunmakta ise de artık davacı kesinleşen karar gereği aracın zorunlu trafik sigortasından bakiye 50.000 TL talep edemeyeceği, dosyada bilirkişi raporunda davacının maddi zararının 134.493,05 TL olarak hesaplandığı, sigorta poliçesindeki sigortanın sorumlu olduğu ihtiyari mali mesuliyet miktarı olan 30.000 TL yi aşmakta olduğu, bu sebeple sigorta şirketinin istinaf isteminin yerinde olmadığı, olay tarihi ve maluliyet oranı ile kusur oranı dikkate alındığında davacı lehine hüküm altına alınan 35.000,00 TL manevi tazminat miktarının yeterli olduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1) b)1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74 üncü ve 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77 nci ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37 nci maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

  3. Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4 üncü maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

  1. Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21 102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

  2. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

  3. Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

  4. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21 1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

  5. İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

  6. Borçlar Kanunu 74 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu 53 üncü) maddesi hükmü gereğince, hukuk hakimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hakiminin, ceza hakiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağı saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkumiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45 61) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır.

  7. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının Boytekma Trafik İşaretleri Tic. San. A.Ş. çalışanı olduğu, 23.07.2013 tarihinde davalı işverene ait araç ile sürücü Lokman Akdağ'ın sevk ve idaresinde, davacı kazalı ...'ın ve diğer 3 kişinin birlikte Dinar ilçesinden Denizli ili yönüne seyir halindeyken, aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek aracın takla atması neticesinde yaralandığı, bu olay nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK Başkanlığı inceleme Raporu'nda; olayın iş kazası olduğunun, işverenin kastı, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı davranışına ilişkin tespitte bulunulmadığı, araç sürücüsü Lokman Akdağ’ın kusurunun bulunduğu, kanaatinin belirtildiği, mahkemece aldırılan 11.11.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde sürücü davalı şirket çalışanı Lokman Akdağ'ın %100 kusurlu olduğunun, kazada yaralı davacı işçinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, aynı kazada vefat eden Hakan Yıldırım mirasçıları tarafından açılan davada kusur oranının belirlenmesi için alınan bilirkişi raporuna göre davalı işveren Boytekma Trafik İşaretleri Tic AŞ'nin %25 oranında kusurlu olduğu, davalı işveren müessesenin istihdam ettiği ve de ... plakalı aracın sürücüsü Lokman Akdağ'ın %75 oranında kusurlu olduğu, yolcu konumunda bulunan kazalı Hakan Yıldırım'ın kusursuz olduğu kanaati ile hüküm kurulduğu ve kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, mahkemece sigorta şirketi hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/637 E sayılı dosyasında davacıya %20 kusur verildiğinin ve kararın kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında %20 kusur indirimi yapıldığı ve buna göre hüküm kurulduğu, böylelikle eldeki dosya ile çelişir nitelikle raporlar bulunduğu ancak bu çelişkilerin giderilmediği anlaşılmaktadır.

9.Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, delillerin toplanması hususunda sigortalının mirasçıları tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetten farklı, trafik uzmanının da yer aldığı A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; tarafların somut verilere dayalı iş güvenliği açısından alması gereken önlemlerin neler olduğu, aracın teknik bakım ve kontrollerinde eksiklik olup olmadığı, kazalının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı, hangi önlemlerin alınıp; hangi önlemlerin alınmadığı, trafik iş kazası olayının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını mahkemece hükme esas alınan 01.02.2021 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da (özellikle davacı tarafın temyiz yoluna başvurrmadığının) gözeterek karar vermekten ibarettir.

10.Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.

11.5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.

12.5510 sayılı Kanun'un 18 nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19 ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı; iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir.

13.5510 sayılı Kanun'un 95 inci maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

14.Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6 4 sayılı Kararı da bu yöndedir.

15.Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp 2. Üst Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.

16.Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda davacının 23.07.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde Kurum sağlık kurulunca sürekli iş göremezlik oranının %32 olarak tespit edilmiş ise de; davalı işveren Boytekma Trafik İşaretleri Tic AŞ'nin aşamalarda rapora itiraz ettiğinin anlaşılması karşısında yukarıda açılandığı şekilde SGK Yüksek Sağlık Kurulundan, çelişki olması halinde Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve gereği halinde Adli Tıp 2. Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle sürekli iş göremezlik oranın kesinleştirilmediği anlaşılmaktadır.

17.Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranını yukarıda açıklanan usule göre kesinleştirmek, kesinleşecek bu sürekli iş göremezlik oranını dikkate alarak, sonucuna göre dosyada kabul edilen %32 oranından daha az miktarda bir sürekli iş göremezlik oranı tespiti halinde, bu oranı mahkemece hükme esas alınan ve usuli kazanılmış hakkın dayanağını oluşturan 01.02.2021 tarihli hesap raporuna uygulamak, iş bu raporda esas alınan bilinen (işlemiş) devre tarihini ileri çekmemek, ücret hususunda mahkemece hükme esas alınan ihtimale itibar etmek, kesinleşen sürekli iş göremezlik oranından bağlanacak gelirin rucuya kabil kısmını da bu raporda hesap edilecek tazminattan tenzil etmek suretiyle davalının sorumlu olduğu maddi tazminatı belirlemek ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

  1. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

  2. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurulsunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim