Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3241
2023/3614
3 Nisan 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1089 E., 2023/34 K.
KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2019/788 E., 2021/1280 K.
Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait tuz maden ocaklarında ateşleyici ve patlayıcı uzmanı olarak çalıştığını, sürekli olarak asgari ücretin 3 katından az olmamak üzere maaş aldığını, davacının son bir yıl içerisinde aldığı aylık maaşın 3.000 TL olduğunu, davalı şirketin ücreti banka hesabına, bir kısmı maaş ödemesi bir kısmı iş avansı şeklinde ödediğini belirterek, sigorta primine esas kazançlarının tespitini talep etmiş; 18.10.2017 tarihli dilekçe ile davacının aylık ücretinin 3.000 TL olduğunu açıklamıştır.
II. CEVAP
Davalı Safir Tuz Gıda Mad. Paz. Nak.İnş.İth.İhr.San.ve Tic. Ltd.Şti. vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının şirkette çalıştığı süre zarfında ücret bordrolarında görünen tutarlarda maaş aldığını ve çalıştığı hizmet süresi boyunca tüm primlerinin eksiksiz yattığını, ücret bordrolarının davacı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin imzalandığını, davanın reddini talep etmiştir.
Feri müdahil vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek PTT havale evrakları gerek davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu faturalarla kapatılmayan 14.229,24 TL'lik iş avansı ödemesinin bulunduğu yönündeki tespit dikkate alındığında iş avansı adı altındaki ödemelerin maaş ödemesi olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davacının davalı Safir Tuz Gıda Mad. Paz. Nak İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti ye ait işyerinde 01.12.2014 07.12.2015 dönemini kapsayan hizmet süresindeki aylık ücretinin taleple bağlı kalınarak 3.000,00 TL olduğunun tespitine, sigorta priminin bu miktar üzerinden davalı şirketçe SGK'ya bildirilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının tüm dönem açısından primlerinin eksik yatırıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davacının iddiasını yazılı belgeler ile kanıtlaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Safir Tuz Gıda Mad. Paz. Nak. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili, davacıya yapılan iş avansı ödemelerinin fabrikanın ihtiyaçları için yapılan ödemeler olduğunu, davacının sorumlu kişi olarak harcamaları yaptığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, maaş dışında yatan ödemelerin davacıya, iş avansı olarak mı yoksa ücret olarak mı yatırıldığı hususunun belirlenmesi bakımından şirketin kayıt ve defterleri ile faturaları kapsamında karşılaştırma yapılarak bilirkişi tarafından inceleme yapıldığı, bilirkişi tarafından davalı şirketin davacıya iş avansı açıklaması ile ödediği toplam 24,837.87 TL'nin 10,608.63 TL'sinin iş avansı olduğunun, geriye kalan 14,229.24 TL'nin ise iş avansı olarak kaydedilmesine rağmen ilgili tutarın faturalar ile kapatılmadığının belirlendiği, Yerköy PTT Merkez Müdürlüğünün 10.03.2021 tarih ve E.685 sayılı yazıları ekinde gönderilen davalı tarafından davacıya gönderilen 2.000,00 ile 15.000,00 TL arasında değişen net avans ödemeleri dikkate alındığında, davacının Garanti Bankasında bulunan hesabına 12.01.2015 07.12.2015 tarihleri arasında ödenen avans ödemelerinin, avans mahiyetinde yapılan ödemeler olmadığı maaşından eksik kalan ödemeler olduğu, 12.01.2015 tarihinde yapılan 1.414,33 TL avans ödemesinin 2014 yılı Aralık ayından eksik kalan maaş ödemesi olması gerektiği, bu nedenle anılan tutarın 2014 yılı Aralık ayına ait maaşına eklenmesi gerektiği, yapılan ödemeler ile davacının talebi dikkate alınarak davacının 01.12.2014 07.12.2015 tarihleri arasındaki prime esas kazanç tutarının belirlendiği, kalan dönem bakımından davacının iddia ettiği miktarda ücret aldığını gösteren bir yazılı delil bulunmadığı anlaşıldığnıdan mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davacı vekilinin, davalı Safir Tuz Gıda Mad. Paz. Nak. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 17.04.2004 ile 31.11.2014 tarihleri yönünden talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek tespite konu dönemin tamamı yönünden asgari ücretin 3 katından az olmayacak şekilde prime esas kazançların tespiti gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davacının iddiasını yazılı belgeler ile kanıtlaması gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
Davalı Safir Tuz Gıda Mad. Paz. Nak. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacıya iş avansı adı altında yapılan ödemelerinin fabrikanın ihtiyaçları için yapılan ödemeler olduğunu, bunların ücret niteliğinde olmadığını belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77 ve 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesidir. Bu kapsamda davacı işçinin, işin ve işyerinin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, ücretinin ve davalı Sosyal Güvenlik Kurumu’na davalı işveren/işverenler tarafından ödenen ve ödenmesi gereken primlerin miktarının belirlenebilmesi amacıyla, prime esas kazancın tespitinde, gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2. Bası, Beta Yayınları, Sy:287).
Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21 409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288 inci maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Ücret miktarı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288 inci maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir.
Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nun Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 289 uncu maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür.
- Değerlendirme
Eldeki davada, Emniyet Müdürlüğü tarafından davalıya verilen 21.06.2012 tarihli patlayıcı madde satın alma ve kullanma izin belgesinde, ateşleyici olarak davacının isminin belirtildiği, davacının hizmetinin 24.07.2003 ile 07.09.2015 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinden kuruma bildirildiği, prime esas kazanç tutarının ise ateşleyici belge tarihine kadar asgari ücret düzeyinde, bundan sonra ise asgari ücretin üzerinde bildirildiği, dosyaya sunulan 2012/9 2013/1 dönemine ait ücret bordrolarında imza bulunmadığı, bankaya davacı adına 07.10.2010 ile 11.01.2016 tarihleri arasında maaş ve iş avansı açıklaması ile davalı işverence yatırılan tutarları gösteren kayıtların ve davacı tarafından dosyaya ibraz edilen, harcamalara ilişkin belgelerin bulunduğu, emsal ücret araştırması yapıldığı, tanıkların dinlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, dava konusu edilen 2004/Nisan 2015 dönemi yönünden gerekli araştırma yapılmalı, bankaya maaş ve iş avansı adı altında yatırılan ödemelerin ayrı ayrı yatırıldıkları ay bakımından tutarları tespit edilerek, ilgili ayda bankaya yatırılan ödeme gözetilmek suretiyle ve talebi aşmayacak şekilde davacının ilgili dönem prime esas kazanç miktarı tespit edilmelidir.
Kabule göre de, dava tarihinin 29.09.2015 olduğu dikkate alınarak 07.12.2015 dönemine kadar hüküm kurulması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:20:03