Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/442
2023/336
16 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2428 E., 2021/2060 K.
DAVA TARİHİ: 04.12.2018
KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/489 E., 2020/445 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ölen babasından dolayı hem 2330 hem de 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanan davacıya yersiz olarak ödenen aylıkların tahsili istemli başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"7194 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 79 uncu maddesi uyarınca borcun terkin edildiği, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı Kurum vekili, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 16.03.2020 tarih, E.4615726 sayılı yazısıyla söz konusu borcun 5510 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesine girmediği açık olmasına rağmen davanın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili istinaf sebeplerini tekrarla, uyuşmazlığın Geçici 79 uncu madde kapsamına girmediği, İdare Mahkemesinin görevli olduğu, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığı kararı yerine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının her iki kanun kapsamında aylığa hak kazanıp kazanamayacağı noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2330 sayılı Kanun'un 2, 3, 4, 5510 sayılı Kanun’un 96 ve Geçici 79 uncu madde hükümleri.
-
Değerlendirme
-
Davacının babası sigortalı ..., geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken görev alanı olarak belirlenen baraj inşaatı bölgesini koruma vazifesi yaptığı sırada 30.09.1996 tarihinde, BTÖ tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucunda öldürülmüştür.
-
Sigortalının kızı olan davalı ..., hak sahibi durumundadır.
-
T.C. İçişleri Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu’nun 18.12.1996 gün 1996/739 K. sayılı kararıyla; olayın asayiş ve güvenlik hizmeti ile ilgili olduğu, 2330 sayılı Kanun kapsamına girdiği, 2330 sayılı Kanun m.2/e ve 3 hükümleri uyarınca 1.453.500.000 TL nakdi tazminatın mirasçılarına ödenmesine karar verilmiştir.
-
Sigortalı ... ’in görev yaptığı baraj inşaatıyla ilgili olarak 14.07.1994 tarihinden itibaren vefat tarihine kadar SSK sigortalılığı da mevcut bulunmaktadır. Kurum tarafından, SSK İş Müfettişi denetimi sonucu, olayın iş kazası olduğu ve hak sahiplerine 506 sayılı Kanun m.23 uyarınca ölüm geliri bağlanmasına karar verilmiştir.
-
Hak sahibine 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm geliri bağlanması konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ölüm gelirine 2330 sayılı Kanun m.4 uyarınca nakdi tazminat artışı yapılıp yapılmayacağı konusuna ilişkindir.
-
2330 sayılı Kanun m.4 uyarınca, bu Kanun kapsamında vazife malulü olan kişilere görev malullüğü aylığı bağlanır. Ölenlerin görev malullüğü aylığı, dul ve yetimlerine intikal ettirilir. Bu madde gereğince sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan aylıklar %25 (nakdi tazminat ilavesi ile) artırılarak ödenir.
-
Olayda davalı hak sahibinin, 2330 sayılı Kanun m.4’den yararlanma konusunda özel olarak talebi yoktur. Fakat Kurum tarafından resen, 2330 sayılı Kanun kapsamında kabul edilerek 2330/m.4 uyarınca vazife malullüğü hükümlerinden yararlandırılmış, aylık miktarları nakdi tazminat ödemeleri ilave edilmek suretiyle belirlenmiştir. Ayrıca 5434 sayılı Kanun Ek 79’uncu madde uyarınca, 2330 sayılı Kanundan yararlanan kişilerden oldukları için tütün ikramiyesinden de yararlandırılmıştır.
-
Daha sonra ise (SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığı 14.04.2015 tarihli yazısı ile) hak sahiplerinin 2330/m.4’den yararlanma talepleri bulunmadığı sebebiyle nakdi tazminat ilave ödemeleri yersiz ödeme sayılmıştır. 5510 sayılı Kanun m.96/a bendi uyarınca; davalı ...’den 01.03.2005 ilâ 30.04.2015 dönemi aylık tutarına nakdi tazminat olarak ilave edilen toplam 63.907,18 TL ile 01.03.2005 ilâ 2014 döneminde tütün ikramiyesi olarak ödenen 7.776,88 TL olmak üzere toplam 71.684,06 TL borç çıkartılmıştır.
-
Ödeme yapılmaması üzerine, SGK tarafından, Diyarbakır 9. İcra Müdürlüğü 2018/63565 E. sayılı ilâmsız takip dosyasında, ... aleyhine; 71.684,08 TL asıl alacak, 9,00 TL protesto masrafı, 47.635,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.328, 45 TL’nin asıl alacağa takipten itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsili istemiyle haciz yoluyla takip yapılmıştır. Ödeme emri, borçluya 11.10.2018’de tebliğ edilmiş olup borçlu tarafından yasal süresi içinde 17.10.2018 tarihinde borca ve ferilerine yönelik itiraz edilmiş ve takip durmuştur.
-
Davacı ..., icra dosyasına yapılan itirazın iptali ve inkâr tazminatı talebiyle bu dava açılmış ve nihayetinde konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Davanın konusuz kalması genellikle taraf işlemleri sonucu, bazen de mevzuat değişiklikleri sonucu meydana gelir. Bu durumlarda yargılamanın yapılıp hüküm verilmesinde taraflar yönünden de hukuki yarar kalmaz. Bu nedenle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilir.
-
Bölge Adliye Mahkemesi; İİK m.42 ve geçici 13’den hareketle, uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği, ilamsız icra takibi yapılamayacağı sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına yönelik ilk derece mahkemesinin kararını, bu gerekçe ile yerinde görmüş ve istinaf talebini reddetmiştir. Belirtilen kabul, hatalıdır:
-
2330 sayılı Kanun kapsamında olanlar hakkında, bu Kanun uyarınca iki ayrı yardım yapılır. Birincisi nakdi tazminat ödemesi, ikincisi de bağlanan aylıklara nakdi tazminat artışı eklenmesidir.
-
Bu yardımlardan birincisi olan nakdi tazminat ödemesi 2330/m.3 hükmünde düzenlenmiştir. Tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıkların idari yargıda görülmesi gerekir. Çünkü idari komisyon tarafından nakdi tazminat bağlanması konusunda bir karar alınmaktadır. Bu idari karar aleyhine açılacak davalar da idari yargıda görülmelidir.
-
Fakat sosyal güvenlik kanunları kapsamında bağlanan aylıkların 2330/m.4 uyarınca nakdi tazminat artışı yapılmasına ilişkin uyuşmazlıkların, 5510 sayılı Kanun m.101 uyarınca iş mahkemelerinde görülmesi gerekecektir. Çünkü burada, 5510 sayılı Kanuna göre bağlanan temel aylığın; 2330 sayılı Kanun ile belli bir oranda artırılması söz konusudur. Temel aylığın belirlenmesi SGK tarafından yapıldığından, temel aylığa getirilen %25 nakdi tazminat ilavesi de temel aylığa göre yapılır. Burada temel aylığın belirlenmesi işlemi esas alınarak, 506 sayılı Kanuna göre belirlenecek ölüm gelirine eklenecek ilave hakkında açılacak davaların iş mahkemelerinde görülmesi gerekecektir.
-
Somut olayda SSK sigortalısı iken iş kazası ile vefat eden sigortalının, hak sahibi olan davalıya bağlanacak ölüm geliri belirlenmiş, bu gelire 2330 sayılı Kanun m.4 gereğince nakdi tazminat ilavesi de yapılarak aylık ödemeler yapılmıştır. Bilahare SGK hak sahibine nakdi tazminat ilavesi yapılmaması gerektiği sebebiyle yersiz ödeme çıkarmış ve 5510 sayılı Kanun m.96/A bendine dayanarak bu davayı açmıştır. Uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girmemesi sebebiyle İİK m.42 ve geçici 13 hükümlerinin uygulanma alanı bulunmamaktadır.
-
İlk Derece Mahkemesi ise 5510 sayılı Kanun'un geçici 79 uncu maddesi uyarınca, 2330 sayılı Kanundan kaynaklanan borçlarının kanun gereği terkin edildiği sebebine dayanarak, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Bu gerekçe de yerinde değildir.
-
5510 sayılı Kanun geçici 79 uncu maddenin 1 inci fıkrasına göre; 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlananların kendilerine veya hak sahiplerine, maddenin yürürlük tarihi olan 07.12.2019 tarihine kadar, 5510 sayılı Kanun m.96/b kapsamında yapılan yersiz ödemeler için borç çıkarılmayacak, çıkarılmış borçların ödenmemiş kısımları terkin edilecektir. Çıkarılan borçlar nedeniyle 07.12.2019 tarihinden önce tahsil edilmiş tutarlar ise iade ve mahsup edilmeyecektir.
-
Mahkeme, geçici 79 uncu maddenin olayda uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Kuruma başvuru sağlamış; ancak SGK davalı hak sahibinin geçici 79 uncu maddeden yararlanamayacağını belirtmiştir. Kuruma göre, davalıdan talep edilen alacak 96/a kapsamındadır, Kanunda belirtildiği gibi 96/b kapsamında olmadığından geçici 79 uncu madde uygulanmaz. Ayrıca davalının 2330 sayılı Kanundan yararlanma konusunda talebi de yoktur.
-
Somut uyuşmazlıkta, davanın konusuz kalması söz konusu değildir. Uyuşmazlığın çözümü için önce davalı hak sahibinin 2330 sayılı Kanundan yararlanma başvurusu olmadığı halde Kurumca resen, hak sahibine yapılan nakdi tazminat ödemelerinin 2330 sayılı Kanun hükümlerine uygun olup olmadığı belirlenmeli; ödemelerin yersiz olduğu kabul edilirse ikinci aşamada yersiz ödemelerin 96/a kapsamında mı 96/b kapsamında mı olduğu belirlenmeli; 96/b kapsamında olduğu da belirlenirse üçüncü aşamada da geçici 79’uncu maddenin uygulanma şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmelidir. Davanın konusuz kalması söz konusu olmadığından, davanın esasına girilerek uyuşmazlık hakkında yukarıda belirtilen araştırmalar yapılarak bir karar verilmelidir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11