Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
10. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3032
2023/3292
29 Mart 2023
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/252 E., 2021/228 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işverene ait tatil köyünde, 15.10.1994 12.12.2007 tarihleri arasında bahçıvanlık v.b işlerde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle, mahkememizin yetkisiz olduğunu, yetkili Mahkemenin ... İş Mahkemesi olduğunu, davacının, müvekkilinin Bodrum İlçesi, Turgutreis, Yalı Mevkiindeki Odak Tatil Köyünde (Devre mülk tatil köyü) belirli süreli iş sözleşmesi ile mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, yaz sezonunun bitmesi ile de 30.09.2007 tarihinde işine son verildiğini, Beyoğlu 23. Noterliğinin 31.12.2007 tarih 117979 sayılı ihtarnamesi ile mevsimlik işçi statüsünde çalışan davacının 30.09.2007 tarihine kadar tüm alacaklarının ödenmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin bir borcunun bulunmadığının bildirildiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliğinin 01.02.2008 tarihli tutanağı ile de açık bir şekilde işyerinde oturan ve çalışan kimse bulunmadığının belirtildiğini, davalı işyerinin deniz kenarında devre mülk tatil köyü olduğunu, Haziran Eylül ayları dışında hiç kimse bulunmadığından yapılacak bir işin olmadığını, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olup çalışma iddiasının belgelerle ispatlanması gerektiğini, davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kurumun masraf ve vekalet ücretine maruz bırakılmamasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.02.2012 tarihli ve 2008/232 Esas, 2012/82 Karar sayılı kararıyla;
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan hizmet tespiti davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı işverene ait işyerinde 25.02.1998 12.12.2007 tarihleri arasında 682 gün bildirimleri yapılıp primleri ödenerek, 2846 gün bildirimleri yapılmayıp primleri ödenmeyerek toplam 3528 gün hizmet akdine dayalı olarak 506 sayılı SSK kapsamında asgari ücretle çalışmış olduğunun tespitine,
Birinci bentte sözü edilen süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı işveren tarafından yatırılmasına.
Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 24.03.2014 tarih, 2014/3023 Esas,2014/5632 Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.2. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 27.06.2003; 02.06.2005; 01.06.2006 ve 01.06.2007 tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, davalı işyerinden davacının 27.06.2003 tarihinden itibaren her yıl, yılın belirli dönemlerinde çalışmasının bildirildiği, davacının adına düzenlenmiş 2003 yılı 6.ayından itibaren bazı aylara ilişkin para makbuzlarının ibraz edildiği, davacının ve ... ile ...'in şikayeti üzerine düzenlenen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu'nun 20.03.2008 tarihli inceleme raporunda, mevsim itibariyle çalışan kimsenin olmadığı, mevsimlik olarak her yıl yenilenen sözleşmeler ile çalıştıklarının tespit edildiği, davalı işverenin cevap dilekçesinde davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını savunduğu ve bir kısım tanıkların da davacının mevsimlik çalıştığını beyan ettiğinin anlaşıldığı,
2.3.Yapılacak iş, davacının davalı işyerindeki çalışmasının sezonluk bir çalışma mı yoksa yıl boyunca devam eden sürekli bir çalışma mı olduğunu tespit etmek, bunun için davalı işverenden davacı ile yapılmış hizmet sözleşmeleri gibi her türlü kayıt ve belgeyi istemek, davalı işyerinin elektrik ve su tüketimine ilişkin kayıtları ilgili yerlerden isteyip incelemek, gerektiği takdirde davalı işyerinde keşif yaparak işyerinin büyüklüğünü, kapsam ve kapasitesini, müşterilerine hizmet verme şeklini, faaliyette olduğu dönemi somutlaştırarak davalı işyerinin yıl boyu çalışmayı gerektirip gerektirmeyeceğini tespit etmek, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 27.10.2017 tarihli ve 2015/264 Esas, 2017/288 Karar sayılı kararıyla;
Davacının davasının kısmen kabulüne,
Davacının davalıya ait iş yerinde 03.07.1995 20.06.1996 tarihleri arasında 347 gün, 25.02.1998 12.12.2007 tarihleri arasında 3528 gün olmak üzere, asgari ücretle 3875 gün çalıştığının, 682 gününün bildiriminin yapılıp primlerinin ödendiğinin, 3193 gününün bildirimlerinin yapılmadığının tespitine, karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
- Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarih, 2019/2331 Esas, 2020/4101 Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1.Eldeki davada ise, mahkemece verilen ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olması karşısında ilk karar ile davacı bakımından hak düşürücü süreye uğradığı kabul edilen 05.10.1994 20.08.1996 tarihleri arasındaki dönem hakkında kabul kararı verilmesi, usuli kazınılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğu,
2.2.Diğer taraftan, davacının hizmet bildirimlerinin davalı şirkete ait ...’da bulunan ve 03.07.1995 tarihi itibari ile kanun kapsamına alındığı anlaşılan ve büro niteliğindeki 428077 sicil numaralı işyerinden yapılmış bulunduğu, ancak davacının iddiasının ...’daki işyerinde değil, kapsam ve nitelik itibari ile farklı prim nispetlerine tabi olan ve Tatil köyü niteliğindeki işyerinde geçtiğinin belirgin bulunması karşısında, öncelikle davacı adına ...’dan yapılan bildirimlerin iptali, devamında ise, davalı işverene ait olan ve 01.12.2002 tarihi sonrası bakımından tescilsiz olduğu anlaşılan “tatil köyü” niteliğindeki işyerinden talebe konu dönemde davacı adına yatırılan prim ve yapılan bildirimlerin aktarılması gerektiğinin tespitine dair karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
Davanın kısmen kabulü ile,
Davacının davalı işverene ait 60808.48 sicil numaralı Tatil Köyü mahiyetli iş yerinde 25.02.1998 12.12.2007 tarihlerinde asgari ücretle aralıksız ve kesintisiz olarak 3528 gün süre ile asgari ücretle çalıştığı, 2846 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin ve primlerinin ödenmediğinin, 682 günlük çalışmasının kurma bildirildiği, davacının 428077.34 sicil numaralı büro iş yerinden bildirilen 682 günlük çalışasının iptal edilerek yeni tescil edilecek davalı işveren ait kurumda tescilsiz olan Turgutreis Beldesi Odak Devre Mülk Tatil Köyü iş yeri dosyasına aktarılması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; reddedilen kısım için de kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı kurum vekili; tanık beyanlarının çalışma olgusunu ispatlayamadığı, yazılı delille iddianın ispatlanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı şirket vekili; tanık beyanlarının çalışma olgusunu ispatlayamadığı, yazılı delille iddianın ispatlanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 15.10.1994 14.12.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atıfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fırkaları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7 inci maddesi 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında, yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz ilgililere yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:27