Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

10. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/183

Karar No

2023/3251

Karar Tarihi

28 Mart 2023

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1556 E., 2021/1749 K.

KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına

İLK DERECE MAHKEMESİ: Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2018/307 E., 2018/1041 K.

Taraflar arasında ilk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesindeki teşvikten faydalandırılmaya ilişkin olarak Kuruma verilen belgelerin işleme alınması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararını kaldırarak, davanın kabulüne dair hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesi ile 8 adet iş yeri ile ilgili olarak, 6111 sayılı Kanunla 4447 sayılı işsizlik sigortası kanununa eklenen geçici 10 uncu madde kapmasındaki teşviklerden sehven faydalanmamış olup, müvekkili şirketin 6111 sayılı Kanunu hükümleri çercevesinde ilgili 6111 sayılı Kanundan doğan sigorta prim teşviki uygulamasından geçmiş dönemler bakımından yararlanma talebini içeren, başvurularının hukuka uygun olduğunun tespiti ve belirtilen işyerleri bazında faydanlandırılmadığına dair listede yer alan mağaza bazında ayrıntılı olarak belirtilen dönemleri ait sigorta pirm teşviklerinden faydalandırılmasına, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun müvekkil şirket'in 8 adet başvurusunun reddi şeklindeki kurum işlemlerinin iptaline, müvekkili şirketi tarafından, ..., Aydın Sosyal Güvenlik il müdürlüğü, Didim Sosyal Güvenlik Merkezine kayıtlı listede yer alan işyerlerinin belirtilen dönemlere ilişkin olarak 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanuna eklenmiş geçici 10 uncu maddesindeki 6111 sayılı Kanundan doğan sigorta prim teşvikinden yararlanmaya yönelik 8 adet başvurunun hukuka uygun olduğu ve kabulü ile yararlanma koşullarının bulunması nedeniyle hesaplanan prim iadelerinden doğan meblağın 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan hükmü gözetilerek iadesinin gerektiğinin tespitine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği kurum işlemleri yasal düzenlemeye uygun olarak yapıldığından iptalini gerektirir bir husus bulunmadığını, husumetin hazineye yöneltilmesinin gerektiğini, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeni ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi, 20.12.2016 tarihli ve 2016/587 Esas, 2016/733 Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda 5510 sayılı Kanun'un 81/1 (ı) bendindeki düzenlemeye göre; aynı yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerce ödenecek primin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarı Hazine tarafından karşılanacağından, gerek bu tutarın Hazinece karşılanmaması, gerek işverenin bu tutarı davalı Kuruma ödemiş olması, gerekse de ihale makamınca işveren şirketin hak edişlerinden, sigorta primi işveren hissesinin, %5 puanlık muafiyet indirimi yapılmadan tümüyle kesilmesi durumunda sebepsiz zenginleşen Hazine olacaktır. Bu durumda prim iadelerine ilişkin taleplerde husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğinden, davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davalı Kurumun davacının başvurusu üzerine yapmış olduğu; 18/07/2016 tarih 46725910 20200917 1089216 E.3915331, 05/08/2016 tarih 46725910 20200917 1089216 E.4319800 sayılı işlemlerinin iptaline, davacı şirketin 6111 sayılı Kanun ile 4777 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10 uncu maddesindeki sigorta primi teşvikinden yararlanmaya yönelik 03/06/2016 06/06/2016 07/06/2016 16/06/2016 20/06/2016 tarihli başvurularının hukuka uygun olduğunun ve işleme alınması gerektiğinin tespitine, davacının prim iadesine ilişkin talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2016/587 Esas, 2016/733 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Nedenleri

  1. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, başvurunun işleme alınması gereğine yönelik karar yerinde olmakla birlikte, prim iadesine ilişkin istemin reddinin, mevzuat ve konuya ilişkin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyanla; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekili, işlem nedeniyle sebepsiz zenginleşen hazine olduğundan, davanın pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu nedeniyle tümden reddi gerektiğini; ayrıca, 18.03.2015 tarih, 2015/10 sayılı genelge hükümleri karşısında davacının isteminin kabulüne olanak bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kalıdırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli ve 2017/694 Esas, 2017/579 Karar sayılı kararıyla; "... istem ve hükmün isteme uygun kısmının, davacının başvurusunun işleme alınıp gerekli değerlendirmenin yapılması gereğine ilişkin olduğu gözetilerek davalı kurum vekilinin istinaf başvurusu yerinde bulunmamış ise de; başvurunun işleme alınması üzerine yapılacak inceleme sonucu iadesi gereken prim tutarı belirlendiği takdirde, iade işleminin 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan, "Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır." düzenlemesi uyarınca davalı Kurum tarafından gerçekleştirilmesi yasal gereğinin açık bulunmasına karşın, bu yöndeki talebin sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmakla birlikte; bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1 b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş ve; a) Davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, b) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, 20.12.2016 tarihli, 2016/587 E, 2016/733 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; davanın kabulüne, davalı Kurumun, davacının başvurusu üzerine gerçekleştirdiği; 18/07/2016 tarih 46725910 20200917 1089216 E.3915331, 05/08/2016 tarih 46725910 20200917 1089216 E. 4319800 sayılı işlemlerin iptaline, davacı şirket tarafından, 6111 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanuna eklenen Geçici 10 uncu madde madde ile öngörülen sigorta primi teşvikinden yararlanmaya yönelik 03.06.2016 06.06.2016 07.06.2016 16.06.2016 20.06.2016 tarihli başvurularının hukuka uygun olduğunun ve işleme alınması gerektiği ve başvuru gereği yapılacak inceleme sonucu iadesi gereken prim tutarı belirlendiği takdirde, 5510 sayılı Kanunun 89/3 üncü maddesi uyarınca iadesi gereğinin tespitine, dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli ve 2017/694 Esas, 2017/579 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin, 10.05.2018 tarihli ve 2018/2624 Esas ve 2018/4582. Karar sayılı kararında; "...27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 70 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Ek 17 inci madde ile:

“Bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde Kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olmak üzere tüm şartları sağladığı halde bu Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanmamış işverenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yararlanılan prim teşviki, destek ve indirimlerin değiştirilmesine yönelik talepte bulunan işverenler tarafından en son bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde Kuruma başvurulması halinde, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşvik, destek ve indirimi ile değiştirilebilir.

Bu maddenin ikinci fıkrası kapsamında talepte bulunan işverenlere iade edilecek tutar, maddenin yürürlük tarihinden önce talepte bulunanlar için maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından, yürürlük tarihinden sonra talepte bulunanlar için ise, talep tarihini takip eden aybaşından itibaren kanuni faiz esas alınmak suretiyle hesaplanarak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak üç yıl içinde ödenir. Ödeme, öncelikle bu Kanunun 88 inci maddesinin on dört ve on altıncı fıkralarına göre muaccel hale gelmiş prim ve her türlü borçlardan, sonrasında ise ilgili kanunlar uyarınca yapılandırma veya taksitlendirme de dâhil olmak üzere müeccel haldeki prim ve her türlü borçlarından mahsup yoluyla gerçekleştirilir. Ancak, üç yıl sonunda ilgili kanunları gereği yapılandırılma veya taksitlendirilme sebebiyle vadesi gelmemiş taksit ödemelerinden peşinen mahsup edilir. Kuruma borcu bulunmayan işverenlere altı ayda bir eşit taksitlerle iade yapılır.

Görülmekte olan davalarda ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Türkiye İş Kurumu'nun görüşleri alınarak Kurumca belirlenir.”

Mahkemece, yukarıda açıklanan ve karar tarihinden sonra yürürlüğe giren Ek m.17 hükmüne göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davaların konusuz kalacağı ancak bu konuda karar verme yetkisinin ilk derece mahkemesi'ne ait olduğu, davacı vekilinin temyiz talebinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğinden anılan yasa maddesi kapsamına göre bir karar verilmesi gerekir.

Bu hukuki olgu çerçevesinde, yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. "denilmek suretiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/286 Esas, 2018/430 Karar sayılı kararı ile; "...Yapılan yargılama toplanan deliller doğrultusunda davacı her ne kadar kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de 21.03.2018 tarihinde Vergi Kanunları ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında kanun kanun No 7103 sayılı kanununa göre davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

C. Dairemizin Kaldırma Gönderme Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/307 Esas, 2018/1041 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 18.05.2021 tarihli ve 2019/1535 Esas, 2021/6431 Karar sayılı kararı ile; "...Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak işin esasına girilmiş ve yazılı şekilde karar verilmiş ise de, aslen temyize konu davadaki, Dairemiz bozma hükmünün, Bölge Adliye Mahkemesince işin esası hakkında ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1 b.2 maddesi kapsamında verilmiş olan karara yönelik olduğu, Dairemiz bozma ilamı sonrası yargılama ve hüküm tesis etme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olacağı açık olmakla, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde verilen kararın kaldırılarak, Dairemiz bozma ilamı sonrasında yargılama yapmak ve bir karar vermek üzere, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir." denilerek karar kaldırılmış ve inceleme yapılmak üzere dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/1556 Esas, 2021/1749 Karar sayılı kararında "...Uyulan bozma ilamı gereğince Ek 17 inci madde uyarınca yapılan işlemin bildirilmesi konulu yazıya verilen 13.07.2021 tarihli Kurum yanıtı içeriğinde, dava konusu işlem yönünden 5510 sayılı Kanunun Ek 17 maddesi uyarınca gerekli işlemin yapıldığı ve ortaya çıkan tutarın mahsubunun gerçekleştirildiği bilgisine yer verilmiş olup; uyulan bozma ilamı gereğince sürdürülen yargılamada davacı vekili 02.11.2021 tarihli dilekçesi ile davanın konusuz kaldığını, ancak davanın açılmasına davalı Kurum tarafından sebebiyet verildiği gözetilerek, davacı taraf yararına vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş; davalı vekili de davanın konusuz kaldığı gözetilerek hüküm kurulmasını talep etmiştir.

Davanın konusuz kaldığına ilişkin taraflar arasında çekişme bulunmamakla birlikte; 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi gazetede yayımlanan, Anayasa Mahkemesi'nin 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile 5510 sayılı Kanunun Ek 17 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında yer alan, “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” içerikli düzenlemenin iptaline karar verildiği; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları, idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının, bozma kararları ile oluşan usulü kazanılmış hakların istisnasını oluşturduğu ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı karşısında, yeni oluşan durumun kesin hüküm halini almamış derdest tüm davalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu dikkate alınarak, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına ilişkin, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı SGK vekili; davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu belirterek, verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılmak için verilen belgelerin kurumca işleme alınması gerekip gerekmediğine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 4447 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 10 uncu maddeleri hükümleridir.

  1. Değerlendirme

1.Dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.

2.Eldeki davada, mahkemece uyulan bozma ilamı sonrasında, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dairemiz geri çevirme kararı sonrasında, davacı şirkete ait 1143471, 1145132 sayılı iş yerleri hakkında verilen belgelerin işleme alınıp alınmadığına ilişkin bilgilerin yer almaması karşısında, davacı şirkete ait ve dava konusu edilen tüm iş yerleri hakkında, verilen belgelerin işleme alınıp alınmadığı ile davacının davaya konu ettiği tüm dönemler bakımından 4447 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinden faydalandırılmaya dair kuruma verdiği belgelerin işleme alınmasına ilişkin istemin yeniden irdelenmesi ile sonucuna göre bir karar tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

3.Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadanverilmesinekararistinafcevapsürecitemyizyargılamakararımahkemesiolmadığınadereceyersonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim